İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Bakanlıktan karar, YÖK'ten mugalata

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Eylül 6, 2021

Bakanlıktan karar, YÖK'ten mugalata

Yeni Milli Eğitim Bakanı çok net. “Yüz yüze eğitim önceliğimiz” diye bir açıklama yaptı önce. Sonra “Yüz yüze eğitim olmazsa olmaz” dedi. Ardından yüz yüze eğitimin kesinlikle başlayacağını söyledi. Nasıl olacağını net bir biçimde anlattı. Kurallarını açıkladı. Bakanlığa bağlı birimlerin yüz yüze eğitim için ihtiyaçlarını belirledi. Bu ihtiyaçların giderildiğini açıkladı. Son derece kararlı bir biçimde yüz yüze eğitimi başlattı. Medeni ülkelerin salgının başından yapmaya çalıştığını Türkiye’de de gerçekleştirdi. Bu yıl yüz yüze eğitim olacak. Ve bu çok ama çok önemli. Keşke Bakan Mahmut Özer bu dirayeti Bakan Yardımcılığı sırasında, eski Bakan’ı etkilemek için de gösterseymiş diyesi geliyor insanın. Milli Eğitim Bakanı’nın bu kadar net ve okulların açılmasından yana tavrına karşılık hala “Okullar açılmalı” diye yaygara yapanlar niye bağırıyor anlamış değilim. Okullar açıldı işte. Buna karşın eğitimin bir diğer önemli ve yetkili kurumu YÖK’te ise Bakanlığın kararlı tutumunun esamisi yok. Milli Eğitim Bakanı ne kadar net ise YÖK Başkanı bir o kadar flu. YÖK Başkanı’nın geçen hafta Milli Eğitim Bakanı ile eşzamanlı yaptığı açıklamayı gördünüz herhalde. Ne dediğini, ne yapmak istediğini, planının, programının ne olduğunu anlayan varsa lütfen beri gelsin ve bana da anlatsın. Her işe karışan, üniversitelerdeki her meseleye maydanoz olan YÖK, böylesine önemli bir konuda sorumluluk almaktan, fikir beyan etmekten, kural koymaktan ve eğitimi sürdürme konusunda kararlı bir tavır sergilemekten son derece uzak. YÖK Başkanı sadece mugalata yapıyor. Elbette her üniversitenin, her ilin kendine göre sorunları, kendine özgü alması gereken önlemleri olabilir. Ama bir genel çerçeve belirlemek de bu kadar zor olmasa gerek. Bakanlık ne yapacağını gayet iyi biliyor, YÖK ise ne yapacağını bilmiyor. Pandeminin ikinci yılında bile hala şaşkın, hala kararsız. Ama Milli Eğitime demediğini bırakmayanlar YÖK’le ilgili tek kelime etmiyor, yazmıyor. Herhalde üniversite öğrencileri dadı, bakıcı gerektirmediği ve evde olmaları ana babaları ilgilendiren bir durum olmadığı için kimsenin umurunda olmadığı için olsa gerek. Oysa YÖK’ün üniversitelerde yüz yüze eğitim konusunda daha kararlı ve daha zorlayıcı bir tavır benimsemesi gerek. Yoksa bu dönem eğitim görenleri ilerde hiçbir sektör üniversite mezunu saymayacak. Ana babaların haberi olsun. ***

Ey hükümet bu hakaretler bana değil size

Hükümetten aşı olmayanlara yönelik kısıtlamalar gelmeye başlayınca hükümet yanlısı medyanın “yalaka” ama aşı karşıtı taifesi saldıracak kişi buldu. O kişi bendeniz oluyorum. Hükümetin aşı olmayanlara yönelik başlattığı kısıtlamaların suçlusu benim. Yahu bunlar kadar yavşak yaratık bulamazsınız emin olun. Kararı alan ve uygulatacak olan hükümete gık demeye, eleştirmeye, yanlış yapıyorsunuz demeye bir tarafları yemediği için bana saldırıyorlar. Aşı karşıtlarına “Aslında benim de yalakası olduğum ve beş para etmez biri olduğum halde bu sayede nemalandığım hükümetin aşı olmayanlara yönelik hiçbir tavrı olmayacaktı. Ama bu Fatih Altaylı var ya bu Fatih Altaylı tüm bu yasaklamalar ve önlemler onun yüzünden oldu. Hükümete kızmayın buna kızın.” Aslında içlerinden geçen hükümete dönüp, “Kardeşim böyle yasak mı olur. Millete nasıl eziyet edersiniz. Bu faşist bir uygulamadır. Böyle faşist bir uygulamayı millete dayatamazsınız” demek ama yemiyor. O yüzden benim üzerimden hükümete sallıyorlar. Nasılsa hükümet yandaşı değilim, çok sıkışırlarsa "Bize bu pis muhalife söyledik" diyecekler. Çünkü adam değiller. Çünkü beş paralık adamlıkları, 3 paralık cesaretleri yok. Hak etmedikleri köşelere iktidar tarafından oturtuldukları ve kucakta yazdıkları için bunu söyleyemiyorlar. O yüzden o kuralı koyana gık diyemeyip, aşısızlara karşı önlem alınmalı diyeni suçlu ilan ediyorlar. Aslında “faşist” dedikleri hükümetin ta kendisi. Sadece mektubu benim üzerimden yolluyorlar. Ulan utanmaz arlanmaz korkaklar. Ben bundan şikayetçi olur muyum zannediyorsunuz. Tam aksine hoşuma gider. Sizi hiç ama hiç takmayanlar benim bilime dayanarak yaptığım önerileri ciddiye alıyorlar demek. Ulan salaklar. Mahallenizde bile kıymeti harbiyeniz yok. Tü sizin kalıbınıza… ***

Her şey yüzeysel

Memlekette her şeyin yüzeysel olduğunun en güzel kanıtı müsilaj meselesi. Marmara’yı öldüren müsilaj yüzeyde yaygınlaşınca hemen herkes panik oldu. “Eyvah Marmara elden gidiyor” diye. Günlerce yazıldı, günlerce çizildi. Ardından Bakanlık hemen önlem aldı ve yüzeydeki müsilaj vidanjörlerle çekildi. Görünen kısım mevsimin ve rüzgarın da etkisi ile kaybolunca sorun da ortadan kalktı ve mesele unutuldu. Geriye müsilaj ile kahramanca mücadele anıları kaldı. Ergene pis akmaya, çevrenin boku Marmara’ya boşaltılmaya devam edildi. Ancak bu müsilaj meselesine ilk dikkat çeken bilim insanı Prof. Mustafa Sarı, şimdi hala uyarıyor. “BİT-ME-Dİ” diye. Hatta bitmek bir yana dipte çok daha kötü bir hal aldığını söylüyor. Düzenli yaptığı ve yaptırdığı dalışlarla Marmara’nın dibine bir kanser gibi çöken ve bir ur gibi yayılan müsilajı ve etkilerini görüntülüyor, bunları yayınlıyor. Ama dinleyen yok. Niye? Çünkü artık yüzeyde değil ve derinde. Çünkü artık görmüyoruz ve görmediğimiz şeyden rahatsız olmuyoruz. Ama biliniz ki, sorun hala var. Ve siz onu derinde zannetseniz bile aslında çok da derinde değil. 17 metrede. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Semeri değil eşeği dövebildiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026