İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Aşı, aşı olmayanların ölüm riskini arttırıyor

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 9, 2021

Aşı, aşı olmayanların ölüm riskini arttırıyor

Değerli okurlar, iki gün yazamayınca “Ne oldu, bir şey mi var” demeye başladınız. Haklısınız. Türkiye’nin koşullarında bir yazar, hele bir de kimseye yancılık yapmayan bir yazar bir iki gün yazmayınca kimsenin aklına olumlu bir şey gelmiyor. Ama merak etmeyin. Bir sıkıntı yok. Sadece kendimin bile anlam veremediği bir halsizlik, bir yorgunluk, bir kırıklık nedeniyle yazamadım. Televizyon programlarını zar zor da olsa yapabildim ama emin olun yazacak takatim yoktu. Açıkçası aşı nedeniyle hafif atlatılan bir coronadan da şüphelenmedim değil ama bir şey çıkmadı. Corona demişken, vakaların giderek arttığı, geçen yılın bu döneminden beter bir seyir izlediği çok açık ortada. Geçen yıl 7 Eylül günü COVID 19’dan ölen kişi sayısı 57 idi. Bu sene 7 Eylül'deki kaybımız ise 262. Yani hemen hemen 5 katı. Ölenlerin yüzde 95’ten fazlası aşısız, tek doz aşılı ya da iki doz Sinovac aşıda kalan kişiler. Ama yine de ölümlerin azalması gerekmiyor muydu! Ya da onca aşılamaya rağmen niye böyle? Bunun nedenini New York Times’ta yer alan bir makale açıklıyor aslında. Aşılılar da aşısızlar kadar hastalığı taşımaya müsait. ABD’de üç farklı eyalette yapılan araştırmada aşılı olanlarla, aşısız olanların Delta varyantı virüsü aynı oranda taşıdığını ortaya koymuş. Burun sürüntülerinden yapılan testlerde, aşılılarda rastlanılan Delta virüs miktarı ile aşısızlarda rastlanılan Delta virüs miktarı hemen hemen aynı çıkmış. Ancak aşılılar, bu virüsten hastalanmazken, aşısızlar hastalanmışlar. Aynı araştırmaya göre, bireyleri korunma önlemlerine dikkat eden ve yüksek oranda aşılı bir toplulukta bir kişinin virüsle karşılaşma ihtimali 10 binde bir. Buna karşılık bireyleri iyi korunmayan ve aşılanma oranı düşük bir toplulukta bu oran 5000’de bir. Basit bir biçimde anlatmak gerekirse. Aşısız iseniz başkalarının aşılı olması sizi daha büyük bir riske sokuyor. Çünkü aşılı olanların taşıdığı virüsü alıp hastalanabiliyorsunuz. Aşılamanın artması aşısızlar açısından tek bir şey ifade ediyor. Riskleri artıyor. Yani eğer aşısız iseniz, aşılıların yoğun olduğu bir ortamda bulunmak sizi korumuyor tam aksine hastalığı kapma olasılığınızı arttırıyor. Bu yüzden de en azından aşısızlar ile aşılıları bir araya getirmemek gerekiyor. Çünkü aşılı olanlar kendilerini koruyor ama aşı olmayanların hastalanması ölme ihtimalini arttırıyor. ***

Ya Oytun Erbaş haklı ya da Bakanlık doğru söylemiyor

Madem corona mevzuuna girdik yine, biraz daha ilerleyelim. Türkiye’nin salgının başından beri açıkladığı verilere baktıkça acaba salgının ilk günlerinde “Merak etmeyin bu virüs Türkleri etkilemez, Türkler genetik olarak bu virüse yakalanmayacak” diyen Oytun Erbaş haklı mıydı acaba diye düşünmeden edemiyorum. Oytun Erbaş elbette ki, bilimsel olmayan saçma sapan bir şey söylemişti ama Sağlık Bakanlığı verileri de en az Oytun Erbaş’ın sözleri kadar bilimsel. Nedenini anlatayım. Türkiye’de bugüne kadar 6 milyon 550 bin kişi COVID 19’a yakalandı. Toplam kaybımız ise 58 bin 651 kişi. Bizden biraz daha fazla 7 milyon kişinin COVID’e yakalandığı Rusya’da ise ölüm sayısı 188 bin. Rusya ile aynı sayıda kişinin hastalandığı İngiltere’de ölü sayısı 113 bin. 5 milyon 200 bin kişinin hastalandığı Arjantin’de ölüm sayısı 113 bin, 5 milyon kişinin hastalandığı İran’da ölü sayısı 110 bin, 500 milyon kişinin hastalandığı Kolombiya’da ölü sayısı 125 bin. 2,3 milyon kişinin hastalandığı Ukrayna’da ölü sayısı 54 bin. Oran her ülkede üç aşağı beş yukarı aynı. Dünya’da 219 milyon toplam hasta ve 4,5 milyon toplam ölüm var. İki ülke bunu bozuyor. Peru hasta sayısına oranla çok daha yüksek oranda ölüme sahip. Türkiye ise tam tersi. Hasta sayısına oranla çok düşük ölü sayısına. Dünya ortalamasına göre Türkiye’de de yaklaşık 113 bin kaybımızın olması gerekiyordu. Biz bunun yarısı kadar kayıp vermişiz. Oysa dünyada bile bu sayılar tartışılıyor ve ölü sayısının aslında açıklananın iki misli yani 9 milyon civarında olduğu ama hükümetlerin sayıyı gizlediği söyleniyor. Öyle veya böyle. Bizim sayılarımız şunu ortaya koyuyor. Ya Oytun Erbaş haklı. Ya da Bakanlığın açıkladığı veriler doğru değil. Kimse kalkıp da “Biz tedavide çok başarılıyız o yüzden” demesin. Eğer öyle olsa idi bütün dünya gelip bizi inceliyor, bizim tedavi protokollerimizi bire bir taklit ediyor olurdu. ***

Diyani Vesayet

Yıllar önce dönemin Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’tan bir telefon almıştım. “Fatih Bey uygunsanız bir ara sizi misafir etmek isterim. Biraz sohbet ederiz” demişti. Ben de hemen kalkıp Ankara'ya gitmiş, kendisine konuk olmuş, yeni Anayasa Mahkemesi binasında uzun bir sohbet etmiştik. Ne yalan söyleyeyim, beklediğimden farklı bir hukuk adamı görmüştüm karşımda. Haşim Bey’in o gün söylediği bir cümleyi hiç ama hiç unutmadım. Şöyle demişti Kılıç: “Fatih Bey, Turgut Bey beni buraya atadığında hukukçu olmamam çok tartışılmıştı. Aradan neredeyse 20 yıla yakın bir zaman geçti. Tüm bu zamanı bir tek şey için harcamaya çalıştım. Hukukun üstünlüğünü sağlamak ve demokratik hukuk devleti üzerindeki her türlü vesayete karşı çıkmak. O zaman bu vesayetten kasıt askeri vesayetti ve ben tüm varlığımla bu vesayeti kaldırmak için savaştım. Ama bugün geldiğimiz noktada şunu söylemek isterim ki, biz bu vesayeti ortadan kaldırmak isterken yerine başka vesayet gelsin diye savaşmadık. Hele hele bireysel vesayet gelsin diye hiç savaşmadık.” Bu sözleri sarfeden Haşim kılıç kısa bir süre sonra emekli oldu ve gitti. Ve bugün Türkiye, Anayasal hukuk devletinin üzerinde yeni bir vesayet türünü keşfediyor. Diyani Vesayet. Kendini TBMM’nin yasama, Cumhurbaşkanlığı’nın yürütme ve yasama yetkilerinin üzerinde gören bu yeni vesayetin müellifi ise Diyanet İşleri Başkanlığı koltuğuna oturtulmuş olan kişi, Ali Erbaş. Yasamanın ve yürütmenin yetki alanına giren her konuda, en yüksek dini otorite sıfatıyla ahkam kesen, akıl veren, yön gösteren ve talep eden kişi olarak göze çarpıyor. Utanmasa Anayasa Komisyonu'na temsilci gönderip Anayasa yazdıracak, kanunların uygunluğunun kendisi tarafından onanmasını talep edecek. Ve “egemenlik" konusunda oldukça hassas görünen kesimlerden bu konuda çıt bile çıkmıyor. Bu Diyani Vesayeti herkes sineye çekmiş görünüyor. Hayırdır inşallah. ***

Kıbrıs Rum kesimi ve Mısırıoğlu

Kıbrıs Rum kesimi ders kitaplarından Atatürk’le ilgili bölümlerin çıkarılmasını, Atatürk’ün yok sayılmasını istemiş. Dünyada bunu yapan iki kesim var. Biri Türkiye’deki siyasal İslamcı kesim. Diğeri de Kıbrıs Rum kesimi. Belli ki, hedefleri aynı. Türkiye ise bu duruma tepki gösterdi ve iktidar, Kıbrıs Rum kesimini sert bir dille kınadı. Doğrusu şaşırmadım değil. Aynı fikriyat ve aynı zikriyattaki Kadir Mısırıoğlu gibileri baş tacı eden bir siyasi yaklaşımın Kıbrıs Rum kesiminin aynı yöndeki eyleminden rahatsız olması garibime gitti. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Fikrimiz ve zikrimiz bir olduğunda.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026