İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

AK Parti'den İYİ Parti'ye derin transfer

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 30, 2021

AK Parti'den İYİ Parti'ye derin transfer

Siyasette çok önemli bir transferi anlatmak istiyorum bugün size. Partilerarası transferler, bir parti ile özdeşleşmiş bir ismin bir başka partiye geçişi ille de milletvekili düzeyinde olması gereken bir olay değildir. Bazen milletvekili olmayan ama bir parti için bir milletvekilinden çok daha fazla anlam ifade eden isimler bir partiden diğerine geçerler. Bugün size aktaracağım da işte böyle bir geçiş öyküsü. Söz konusu kişi kuruluşundan bu yana AK Parti içinde görev alan ama milletvekili olmaktansa arka planda, partinin liderliğine yakın durarak partinin seçim ve yönetim stratejilerini oluşturan bir isimdi. 15 Temmuz darbe girişimi sırasında öldürülen Erol Olçok’la birlikte AK Parti’nin seçim dönemi stratejilerinin en önemli ismiydi. Önce araştırmalarla partinin sahadaki durumunu, algısını ölçerler ve bir swot analizi yaptıktan sonra da strateji ve sloganlarını bulup sonra da bunu bir kampanyaya çevirirlerdi. Partinin kuruluşundan beri görevleri bu idi. Hep sahne arkasında kalmayı tercih etmişlerdi. 2016’da Olçok’un ölümünden sonra tek kalmıştı. 2018 Referandumu ve genel seçiminde AK Parti’nin kampanya stratejisini belirlemiş ve yönetmişti. Ve Olçok ile birlikte genel başkana seçim kampanyaları ve yaklaşımlar konusunda itiraz yöneltebilen iki kişiden biriydi. Önce Abdullah Gül, sonra da Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası yürütmüştü. Siyasette negatif kampanyaya değil pozitif kampanyaya inanırdı. Durumu görüp, 2019 yerel seçimlerinden önce parti yönetimine “Bütün büyükşehirleri kaybediyoruz” diyen tek kişiydi. Bu açık tavrı ile parti içindeki “yeni” odakların hedefi olmuştu. O seçimlerde Ankara’daki kampanyayı o yürüttü. İstanbul’daki seçim kampanyasına karışmadı. Sonuçta onun önceden uyardığı tüm iller kaybedilince sanki kaybın nedeni onun önceden uyarması imiş gibi parti içinde hedef haline getirildi. Zaten partideki yeni oluşumlarla da arası iyi değildi. Ve kenara çekildi. Erdoğan ile eskiye dayanan yakınlığına güvenerek zaman zaman yaptığı uyarıların parti içinde ama özellikle Beştepe Sosyetesi’nde hoş karşılanmadığını görünce uzak durmaya karar verdi. Sonra yavaş yavaş eleştirilerini yüksek sesle dile getirmeye, gördüğü yanlışları açıkça söylemeye başladı. Hatta benimle birlikte televizyona çıkmaya ve iktidar eleştirisi yapmaya başladı. Partiden kopmaya başladığı artık aşikardı. Beştepe’nin davetlerine icabet etmiyor, “Boşa nefes tüketmeye gerek yok” diyordu. Hal böyle olunca diğer partilerden teklifler gelmeye başladı. Bir büyük partiden gelen teklifi “Sizin beyefendiliğinize çok saygı duyarım ama sizinle beraber olmam siyasi mantık olarak imkansız. İnandırıcı olamayız, birbirimize zarar veririz” diye reddetti. Çok eskiden beri tanıdığı, birlikte çalıştığı Ali Babacan’ın önerisine “AK Partili küskünler” gibi görünmemek için hayır dedi. Ama sonunda Meral Akşener’in “Birlikte çalışalım” önerisini kabul etti. Evet, sözünü ettiğim kişi AK Parti’nin kuruluşundan bu yana tam göbeğinde olan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la 20 yıldır özellikle seçim dönemlerinde en yakın çalışan isimlerin başında gelen, partinin stratejilerini belirlemede en yetkin 3 isimden biri olan Faruk Acar artık AK Parti’de değil. Bundan böyle Meral Akşener’in ve İYİ Parti’nin seçim stratejilerini belirleyecek. İnanmakta zorlandığım bu gelişmeyi duyunca öncelikle çok şaşırdım, kendisini aradım. “Doğru” dedi. “Zor olmadı mı ayrılmak. Tayyip Bey nasıl karşıladı?” dedim. “Kendisi ile konuşmadım ama haber verdim” dedi. “Çok eleştirileceksin, çok komplo teorisi olacak. Kimileri partiyi sattığını, gemiyi terk ettiğini söyleyecek, komplo teorisyenleri ise AK Parti ile İYİ Parti’nin arasını yapmak istediğini iddia edecek” dedim. “Hepsini tahmin ediyorum ama ne dedikleri önemli değil” dedi Erol Olçok’un ölümü AK Parti için ciddi bir kayıptı. Faruk Acar’ın ayrılması ise 2. büyük darbe olacak bence. Sonuçlarını hep birlikte göreceğiz. ***

Tenezzül

Önemsizleştirilen Sayıştay raporları her şeye rağmen önemli bilgiler vermeye devam ediyor. Son açıklanan Sayıştay raporundan yavaş yavaş ayıklanan bilgiler devletin nasıl bir mantıkla yönetildiğini, bazı kamu görevlilerinin kamuya nasıl kötülük yaptıklarını ortaya kokuyor. Son yılların en çok tartışılan kurumlarından biri olan Merkez Bankası’nın mesela. Sayıştay, Merkez Bankası’nda yine bir makam otomobili rezaletini ortaya koymuş. Bankanın kendi görevlilerine tahsis ettiği makam otomobilleri değil mesele. Orada zaten işin cılkı tüm kamuda çıkmış vaziyette de, bu daha da beteri. Banka yasalara ve kendi yönetmeliğine aykırı olarak tam 39 kişiye lüks makam aracı tahsis etmiş. Bunlardan 6’sı Audi A6. Hem de 245 beygirlik güçlü motora sahip olan, Design tipi. 18’i Audi A4 190 beygirlik. 15’i ise A4’ün 245 beygirlik büyük motorlu olanından. Zannedersin Merkez Bankası değil, yarış kulübü. 190 beygir yetmemiş 245 beygir. Fiyatı da ona göre benzin harcaması da. Ama devletin malı deniz nasıl olsa. Bunlar yasaya aykırı biçimde hakkı olmayan kişilere tahsis edilmiş. Her biri 1,2 milyon TL ile 2,2 milyon TL arasında fiyatlardaki otomobiller. Aylık kiraları 15 bin TL ile 30 bin TL arasında değişen araçlar. 36 aylığına kiralanmış hepsi. Bunlara ödenecek kira bedeli 30 milyon TL’den aşağı değil. Üzerine bir de yakıt giderlerini koy. Mis. Tabii bu kadar da değil. Yine aynı Merkez Bankası 52 milyon TL’de usulsüz sağlık harcaması yapmış. Toplam 52 milyon TL değil. Usulsüz olan bölümü 52 milyon TL. Toplamını siz düşünün artık. Belli ki şehir hastanelerine gitmemişler. Belli ki kamunun o çok övünülen sağlık hizmetini beğenmeyip, özele yönelmişler. Bize de usullüsünü bilmem ama usulsüz 52 milyonu sokuşturmuşlar. Tabii siz şimdi haklı olarak “Fatih 128 milyar doların yanında bunların lafı mı olur” diyeceksiniz. Doğru haklısınız. Ama yine de ağrıma gidiyor. Biz bu kafaya devletin en önemli bankasını emanet ediyoruz. Bir makam otomobiline tenezzül eden kafaya. Çirkin olan o. ***

Korkan İstatistik Bakanı

Sağlık Bakanı Koca, bazı yerlere giriş için Aşı Kartı isteneceği iddialarını çok açık bir dille yalanladı ve “Böyle bir planımız, böyle bir çalışmamız yok” dedi. Hastaneleri dolduran COVID 19 vakalarının büyük çoğunluğunun ve günlük 200’ün üzerinde seyreden ölümlerin neredeyse hepsinin aşısızlardan oluştuğu bilindiği halde, Sağlık Bakanlığı hala halkın toplu halde bulunduğu alanlara girişte aşı kartı zorunluluğu getirmekten “KOR-KU-YOR”. Hala boş ve anlamsız bir şekilde “Aşı olun aşı olun” diye eveleyip geveliyor. Görmüyor musunuz kardeşim. Olmuyorlar işte. Olmaya da niyetleri yok. Ne yapacağız onların keyfinin gelip bir gün aşı olmalarını mı bekleyeceğiz? Belli ki olmayacaklar. Olmayabilirler. Böyle bir zorlama olamaz. Tamam. Kabul. Ama o zaman da aşı olanlarla aynı ortamlara giremezler. Girmemeliler. Öyle canım cennette durumu olamaz. Hem virüse açık olacak hem virüs saçmaya uygun olacaklar hem de her yerde fink atacaklar. Ne bu yağma hasanın böreği mi! Sağlık Bakanlığı’nın bu zorlayıcı tedbir korkusunu anlamak mümkün değil. Ama belli ki bir şeyden korkuyorlar. Muhtemelen tarikatlardan gibi geliyor bana. Bence Sağlık Bakanı Koca artık susup oturmalı. İstatistik açıklamaktan başka bir şey yapamadığı ortada. Bari susup otursun. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Ne geç ne de güç olduğu zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Milli piyango mu bu!
Köşe Yazıları
Milli piyango mu bu!

Fatih Altaylı

Temmuz 7, 2026

CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026