İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Göçmen tezgahını görmüyor musunuz!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 7, 2021

Göçmen tezgahını görmüyor musunuz!

Göçmen sorunu ortadan kalkmış gibi davranmaya daha ne kadar devam edeceğiz bilmiyorum ama sorun ortadan falan kalkmadı. Ağırlaşarak devam ediyor. Altındağ’da patlayan olaydan sonra ortaya çıkan “Ses çıkarmayalım da bizden bilmesinler” tavrı açık söyleyeyim sürdürülebilir değil. İşgal sürüyor. İşgal yayılıyor. İşgal hadsizleşiyor. Ucuz işgücü, bir tür köle olarak görünen ve bu nedenle birilerinin işine gelen göçmenler, Türkiye’de giderek kent çeperlerindeki kira artışlarının, fiyat artışlarının, işsizliğin, sosyal bozulmanın, ahlaki yozlaşmanın ve giderek artan suç oranlarının nedeni haline geliyor. Ve Türkiye içeri gireni kontrol etmiyor, denetlemiyor da, Avrupa'ya giden TIR'larda göçmen arıyor. Avrupa'nın kapı güvenliği olmuşuz da haberimiz yok. Sorarsan bizi kıskanıyorlar. Bildiğin rezalet yani. Çok açık ki, bu göçmen meselesi Türkiye üzerine oynanan bir kirli oyundur. Bakın burada sizlerle sosyal medyadan aldığım iki fotoğrafı paylaşıyorum. Bunlar Türkiye’ye sığınmış göçmenler. Akşam Boğaz kıyısında bir eğlence mekanında, Adnan Oktarvari bir ortamda oturup içkilerini yudumluyorlar. Ertesi gün güneş doğunca ellerine aldıkları seccadeleri yollara sererek Müslümanlık gösterisi yapıyor, daha fazla din talep ediyorlar. Tiplere bakın ve sıkıysa bunlara itiraz edin. Bunlar Afgan kökenli bir mafya. Avrupa'da da terör estirmiş. Her yerden atılmış. Şimdi Türkiye'de ve kontrolsüz bir göçmen kitlesi ile buluşup, organize bir örgüt kurmasının önünde hiçbir engel yok. Bu fotoğraf Türkiye üzerine oynanan oyunun fotoğrafıdır. Bu oyunun ya parçası olursunuz ya da karşısında durursunuz. Ama seyircisi olamazsınız. Hele ülkeyi yönettiğinizi iddia ediyorsanız. Hiç olamazsınız. ***

Bu hukuk 1945'te bitti haberiniz olsun

Köşenin okurları büyük ihtimalle hatırlayacaklardır. Geçmişte bu köşede “sippenhaftung” kavramından söz etmiştim. Ortaçağ’dan kalma bir “adalet anlayışı” idi sippenhaftung. Modern zamanlarda son olarak 1930’larla 1945 arasında görülmüştü Batı dünyasında. İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’nın yenilip, Hitler’in ölümü ile son bulmuştu. Zaten bu hukuk anlayışının mucidi de Germenlerdi. Ortaçağ’da Orta ve Kuzey Avrupa’da, zaman zaman da Anglo sakson kabilelerde uygulanırdı. Özü şuydu. Bir kişi bir suç işlemiş ise, o kişinin eşi, çocukları, ailesi, kabilesi de aynı suçu işlemiş, suçla hiçbir bağlantıları olmamışsa bile o suça ortaklık etmiş gibi cezalandırılırlardı. Bu ceza hapis, işkence ya da ölüm bile olabilirdi. Suçun bireyselliği ilkesi sippenhaftung anlayışında geçerli değildi Suç ortaktı, aile, kabile bağıyla yayılabilirdi. Nereye kadar yayılacağına ise hükmeden karar verirdi. Dediğim gibi bu ilkel ya da hukuksuz hukuk anlayışı 2. Dünya Savaşı ile birlikte modern dünyaya tamamen veda etti. Ancak ne yazık ki, Türkiye’de sippenhaftung şimdilerde hortladı. Son örneği Fox TV’ye başlatılan inceleme. Gerekçe cezaevinde yatan Selahattin Demirtaş’ın eşi  Fox TV’de bir programa katılması. HDP’li milletvekilleri zaten adı konmamış bir sansür ve RTÜK korkusu nedeniyle ekranlara çıkamıyorlar, çıkarılmıyorlar. Ama kocası mevcut yasalara göre suçlu bulundu diye, bir kadına da suçlu muamelesi yapmak, herhangi bir hukuk sisteminde en azından mensubu olduğunu iddia ettiğimiz veya zannettiğimiz modern dünyada kabul edilebilir bir şey değildir. Kabile cezası vermek ancak kabile devletlerinde olacak bir iştir. Zannederim biz şimdilik hala hukuk devletiyiz. Kabile devleti olduğumuzu zannedenlere rağmen. ***

30 bin mi güldürmeyin beni

Vaka sayısı yine 30 bini aştı. Yine çağrılar başladı. Aman dikkat falan. Bakın size bir şey söyleyeyim. Vaka sayısı 30 bin falan diyerek kendinizi kandırmayın. Vaka sayısı bunun çok ama çok üzerinde. 300 bin test yaparsanız 30 bin vaka bulursunuz. Hadi gelin geçen yıl olduğu gibi test sayısını 1 milyona çıkaralım bakalım kaç vaka buluyoruz. Ban size söyleyeyim. En az 90 bin. O da en az. Allah'tan aşı olanların oranı yüzde 50'lerde de de ölüm sayıları çok artmıyor. Aşı olmasa bugün günlük en az 500 ölümden belki fazlasından söz ediyor olurduk. Ama hala Türkiye'de yalandan aşı yapın diye çağrı yapılıyor gerçekte ise aşı karşıtlarına mitng izni veriliyor. Bu da aslında devletin resmi politikasını gösteriyor. Benim ise içim rahat. Sevdiğim herkes aşılı. Gerisi! Kendileri bilir. ***

Teşekkürler Habertürk

Teşekkürüm Habertürk'ün yönetimine. Niye mi! Anlatayım. Biliyorsunuz birkaç gün önce Habertürk’ü yönetenlere bir çağrıda bulunmuş ve “Lütfen aşısız olan kişileri Habertürk binasına sokmayın. Beni ve çalışma arkadaşlarımı riske atmayın. Eğer onlar gelmeye devam edecekse ben evden çalışayım” demiştim. Dün bu konuda çok net bir karar alındı. Bundan böyle ziyaretçilerden aşı kartı istenecek. Aşı kartı yoksa eğer son 48 saat içinde yaptırılmış ve sonucu negatif çıkmış bir PCR testi talep edilecek. İkisi de yoksa eğer misafirlerimizi ne yazık ki misafir edemeyeceğiz. Ciner Yayın Holding binasına giremeyecekler. Bu arada okurlar merak etmiş, “Sizde herkes aşılı mı?” diye. Grubumuz çalışanlarından sadece iki kişi aşı olmadı. Onları da bu yüzden binaya zaten almıyoruz ve evden çalışıyorlar. ***

F1 Hazır

Bugün bir kez daha Formula 1’deki hakemlik görevime başladım. Bu yüzden 4 gün boyunca yazılarımda ufak tefek aksamalar olursa kusura bakmayın. İstanbul Park misafirlerini karşılamaya hazır. Artık çevre yolları yapıldığı için trafik ilk yıllardaki gibi bir felakete dönüşmeyecek. Hem TEM hem de Kuzey Marmara otoyolu İstanbulpark’a bağlandı. Gidiş geliş çok rahat. Elbette yarış günü biraz sıkışıklık olacak ama eskisi gibi kilitlenme olmayacak. En azından yol yüzünden olmayacak. Takımlar geldiler, garajlarını kurdular. Pilotların birkaçı geldi kalanlar da bugün ve yarın gelmeye başlayacaklar. Hava şimdilik fena değil ama yarış hafta sonu, çok şiddetli olmayan yağmur bekleniyor. Bilet fiyatlarından şikayet var. Doğru ucuz değil ama bunun nedeni Türk Lirasının çok değer kaybetmiş olması. Bir Euro 10 TL olunca ne yazık ki bilet fiyatı da bir Türk vatandaşı için yüksek oluyor. Gençlik ve Spor Bakanlığı başta olmak üzere devlet üzerine düşeni çok iyi yapmış görünüyor. Pist geçen yıla oranla çok daha iyi durumda. Eğer bilet alacak imkanınız var ise bence gelin. Bekleriz. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Başarısızlığın sorumlusunu bulmadan başarılı olunamayacağını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026