İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

O programlar ayna kızmayın

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ekim 9, 2021

O programlar ayna kızmayın

Gündüz kuşağı denilen program türüne yönelik tepkiler giderek artıyor. Çünkü programlarda akılalmaz şeyler oluyor. Son birkaç günde olanlardan bir kaçı şöyle mesela: - Adamın eşi yeğeniyle beraber olmaya başlamış. Adam bunları yakalamış. Kadın pişmanım demiyor tam aksine yeğenle beraber olmakta ısrarlı. Koca affettim kızdığım için pişmanım eve dön diyor. Kayınpeder devreye girmiş, damat kızımı pazarlamak istiyor diyor. Kadın eve arkadaşlarını getirirdi ve beni onlarla beraber olmaya zorlardı diye anlatıyor. - Bir diğerinde adam engelli bir kızla evlenmiş. İddialar adamın kızın engelli maaşı için bu evliliği yaptığı yönünde ama programda ortaya çıkan adamın engelli eşini pazarladığı iddiası. Daha neler neler ama asabınızı daha fazla bozmayayım diye uzatmıyorum. Üstelik bunlar muhafazakar siyasetçiler tarafından sürekli olarak ahlaksızlığın merkezi olarak gösterilmeye çalışılan bazı semtlerden değil tam aksine muhafazakar siyasetin en güçlü olduğu bölgelerden ve “sözde” muhafazakar görünümlü çevrelerden çıkıyor. Ve şimdi bu programların yasaklanması isteniyor. Gerekçe ise “Bu tip programların bu rezaletleri normalleştirdiği”. Oysa programların hiçbir suçu yok. Farklı programlarda sürekli ortaya çıkan rezilliklere bakarsanız bunlar zaten normalleşmiş. Belli ki, her yol var buralarda. Rahatsız olunan şey ise bunların ortaya çıkması-gizli saklı kalmaması. Anlayacağınız bu programlar aslında toplumun bir kesimine ayna tutuyor. Rahatsızlığın aynadan. Ayna olmasa sorun yok. ***

Demekle olsaydı

20 ayrı suç kaydı. Adam öldürme dahil. Kendi deyimiyle karışık işlerden 24 yıla mahkum. Televizyon programında Müge Anlı’nın karşısında. 3 yıl yatıp çıkmış. Müge Anlı soruyor, “Nasıl çıktın?” İnfaz yasası ile yarıya düşmüş, corona sebebiyle biraz daha inmiş, sonunda 24 yıla mahkum 3 yılda tahliye. Aramızda. Osman Kavala ise neredeyse 3 yıldır içerde. Suçu ne? Bilinmiyor. Henüz doğru düzgün suçu bile kendisine söylenmemiş, doğru düzgün ifadesi de alınmamış. 24 yıla mahkum 3 yılda çıkıyor, suçunu dahi bilmeyen adam Osman Kavala 3 yıldır içerde. Ve biz buna yargı, bu kararı verenlere de hakim diyoruz. Çok açık ki, Osman Kavala adam öldürse idi şimdiye çoktan cezasını yatıp çıkmıştı. Serbestçe geziyordu. Televizyon programlarına katılıyordu. Kavala’nın suçu yeterince suçlu olamamak galiba. Ama zaten Türkiye’de Adalet artık Adalet Bakanlığı'ndan alınıp, Kültür Bakanlığı üzerinden devlet tiyatrolarına bağlanmalı. Çünkü tam anlamıyla bir komediye dönüşmüş vaziyette. Mesela Yılmaz Özdil de önceki gün yargı karşısındaydı. Ebubekir Sifil diye bir canlıya hakaretten. Sifil, Özdil’in ölüsünün camiye sokulmamasını, gassallar tarafından yıkanmamasını söylüyor sözde din adamı kisvesi ile ve Özdil’i hedef gösteriyor. Özdil bu yaşam formunu mahkemeye vereceğine yanıt veriyor ve “Yobaz” diyor. Sifil ayakları arkasına vurarak savcıya koşuyor ve hakarete uğradığını söylüyor. Ve tüm bunların toplamına biz Adalet diyoruz. Ama demekle olmuyor işte. ***

NATO'ya aldıklarımıza bak

Komşumuz Yunanistan ile Türkiye’ye karşı hasmane tavrını giderek tırmandıran Fransa bir askeri işbirliğine imza attılar. İşbirliği doğru kelime mi emin değilim. Fransa, Doğu Akdeniz’deki çıkarları için Yunanistan’ı himayesine aldı. Bunu da “Türkiye’ye karşı” yaptıklarını resmen açıkladılar. Türkiye, Yunanistan’a saldırırsa, Fransa Yunanistan’ı koruyacakmış. Napolyon’dan bu yana savaş kazanmamış Fransa kimi nasıl koruyacak onu bilemem ama Türkiye’nin zaten Yunanistan’a saldırmak gibi bir niyeti zaten yok. Boşu boşuna Fransa’nın hamiliğini kabul ediyorlar. Yazık. Buradaki ilginç durum ise şu. NATO üyesi Yunanistan, NATO üyesi Türkiye’nin olmayan tehdidine karşı, NATO üyesi Fransa’nın koruması altına giriyor. NATO açısından oldukça hoş bir durum. Ve bu arada bizim dış politikamızın halinin de göstergesi. Biliyorsunuz Yunanistan, NATO’nun askeri kanadına geri dönebilmek için Türkiye’nin onayına muhtaçtı. Bu onay 12 Eylül darbecilerinin, darbeden sonra yaptığı ilk iş olmuştu. Peki Fransa’nın de Gaulle döneminde NATO’nun askeri kanadından çıktığını hatırlayan var mı aranızda. Evet Fransa da aynı Yunanistan gibi hatta Yunanistan’dan daha önce NATO’nun askeri kanadından çıkmıştı. Peki onlar nasıl döndü dersiniz NATO’ya? Tabii ki, Türkiye’nin onayıyla. Darbe döneminde değil. Ama parti döneminde. Evet, Fransa NATO’ya 2009 yılında Sarkozy’nin talebi ile ve Türkiye’nin onayıyla dönebildi. Hem de Türk düşmanı Sarkozy’ye “Posta koyduğumuz” zamanlarda. ***

Kim neyi kime kaça kiraladı bir ortaya çıksa

TÜGVA’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kendisine kiralanan Büyükada İskelesi’ndeki yerini Adalar Kaymakamlığı’nın tahliye yazısına rağmen boşaltmamasının garabeti bir kenara, ki TÜGVA yürütmeyi durdurma için iki mahkemeye müracaat etmiş mahkemeler ret kararı vermiş. Bu aymazlık Türkiye açısından geleceğe dönük çok da olumlu bir izlenim yaratmıyor. “Bırakmazlar” şüpheciliğini güçlendiriyor. “İskeledeki yeri bırakmayan Türkiye’yi bırakır mı!”  diyenlerin artmasına neden oluyor. Bunu söyleyenlerin unuttuğu ise Türkiye’nin bir iskele olmadığı. Benim merak ettiğim ise bambaşka bir konu. “Acaba belediyelere ve kamuya ait kaç taşınmaz böylesi komik kiralarda kimlere kiralandı!” Gerçekten merak ediyorum. İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de, Türkiye’nin dört bir yanında kaç taşınmaz bugün kimlerin elinde? Toplumun ortak malı olan bu gayrimenkuller, hangi amaçla kimler tarafından kullanılıyor? Hangi partili belediye veya bakanlık neyi kime kaça veriyor? Bunu öğrenebilecek miyiz! Hiç zannetmiyorum. Çünkü parti ayrımı olmaksızın her parti kendi meşrebine peşkeş çekiyor. Bazıları bunu daha hesapsızca yapıyor. Çünkü hesap vermeyeceklerine inançları tam. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Tedavi etmek için doğru teşhis koymak gerektiğini unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026