İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Sübvansiyon devrine dönüş

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 11, 2021

Sübvansiyon devrine dönüş

Birkaç yıl önce dünyanın en pahalı akaryakıtını satın alıyorduk bayilerdeki pompalardan. Şaka yapmıyorum en pahalı. 2006 yılında 1 litre mazotun fiyatı 2,26 TL idi. Dolar kuru ise 1,35 TL. Bir litre mazotun dolar cinsinden ederi 1,6 dolardı. 2012 yılında bir litre mazotun fiyatı 4,5 TL olmuştu. Dolar kuru ise 1,35 TL idi. Mazotun litresine tam tamına 2,47 dolar ödüyorduk. Bu dünyanın en pahalı akaryakıtı idi. Aradan 10 yıla yakın bir zaman geçti. Bugün mazotun litre fiyatı hemen hemen 7,52 TL. Dolar kuru ise 8,95. Mazotun litre fiyatı da haliyle 1 doların altında. 0,83 cent. Bir zamanlar Avrupa’nın en pahalı akaryakıtını satan ülke, ekonomisi o güne oranla çok daha kötüye gittiği halde bugün akaryakıtı en ucuz satan ülke haline geldi. Şaka yapmıyorum. Gerçekten petrol üreten birkaç körfez ülke dışında en ucuz. Peki niye! Çünkü devlet akaryakıttan alınan vergiyi giderek geriye çekti. Dolar arttıkça, vergi geriledi. Bunun adı “subvansiyondur”. Geçmişte de yapıldı. 1970’lerde de, üstelik de dünya petrol krizi ile sarsılırken Türkiye’de akaryakıt göreceli olarak ucuzdu. Devlet akaryakıtı maliyetin altında bir bedele satışa sunuyordu. Satılan her litre akaryakıtta devlet cebinize bir miktar para koymuş oluyordu. Sürdürülebilir bir şey olmadığı için sürdürülemedi zaten. 1980’de çok büyük zamlarla makas kapatıldı. Görünen o ki, "Yeni Türkiye, Yeni Türkiye" derken en eski Türkiye'ye, en sorunlu dönemlere gerisin geri dönüyoruz O gün sürdürülebilir olmayanın, bugün de sürdürülebilir olmadığı aşikar. Ancak belli ki, iktidar bunu sürdürmek istiyor. Çünkü akaryakıta yapılacak zammın zaten fırlamış gitmiş; fiyatları daha da uçuracağını, zaten yükselmekte olan enflasyona turbo etkisi yapacağını biliyor. Bu yüzden de vergiden vazgeçerek enflasyonu tutmaya çalışıyor. Beyhude bir uğraş ama deniyorlar. Peki nereye kadar tutabilir! Muhtemelen 2023’e ya da seçime kadar tutmak isteyecektir. Tutabilir mi! Belki tutabilir. Ama bu tam anlamıyla kanseri ağrı kesici ile tedavi etmek gibidir. Ağrısı yok diye mutlu olursunuz. Ama sonunda tedavi edilmeyen hastayı kaybedersiniz! Burada hasta olan ülke ekonomisidir. Kaybedilecek olanın ne olduğunu da siz daha iyi bilirsiniz! ***

Paran var mı derdin var:))))

Son duyduğum dedikodu beni çok eğlendirdi. Memleketin halini anlatmak açısından da hoş bir örnek. Bir süreden beri kredi borçlarının ertelenmesi ve yeniden yapılandırılması için bankalarla pazarlıkta olan bir işadamı var. Bilinen, tanınan bir iş adamı. AK Parti döneminde yıldızı parlamış gibi görünen gruplardan birinin sahibi. Bu “Patron” bankalarla pazarlığı sürerken, görüşmekte olduğu bankalara bir mektup yazarak, kredi ödemeleri nedeniyle nakit akış sorunu yaşadığını, kendi geçimini sağlamakta zorlandığını bu yüzden de “şahsi masrafları” için de bankalar tarafından bir fon yaratılmasını talep etmiş. Mektubu okuyan banka yöneticilerinin gözleri yerinden çıkmış. Çünkü işadamı bankalardan özel uçağının giderlerini de talep ediyormuş. Yaklaşık 30-35 milyon dolarlık iş jetinin bakım, sigorta, personel ve yakıt giderlerinin de alacaklı bankalar tarafından karşılanmasını istemiş. Tabii bankacılar bu talepleri tebessümle karşılamışlar ve yanıt bile vermemişler. Yani diyeceğim o ki, sevgili okurlar siz de kendinizinkini dert zannediyorsunuz. Bakın insanların ne büyük dertleri var. ***

Kırsalda aşı nasıl yürüyor!

En son babalar duyar derler ya. Bazen de en son en yetkili kişiler duyar. Çünkü aksaklığın ya da sorunun tepeye aksettirilmemesi Türkiye’nin yalakalık geleneğinin bir parçasıdır. Bu yüzden belki de, aşağıda okuyacağınız “hekim mektubu” Sağlık Bakanlığı’nın en üst kademesi tarafından bilinmeyen bir durumu ortaya koyacaktır: “Sayın Altaylı; Ben Sağlık Bakanlığı Taşra teşkilatında, batıdaki bir ilimize bağlı merkez ilçe Sağlık Müdürlüğünde çalışan bir Hekimim. Çalıştığım kurum ilçe Sağlık Müdürlüğü dolayısıyla aktif olarak yaptığımız en önemli iş; filyasyon ve aşılama. Her iki faaliyette de maalesef işler tam manasıyla şirazesinden kaymış durumda. Aşı çadırları vb. faaliyetlerde kötü planlama yüzünden köylere giden aşılar, aşı nakil kaplarında 8-10 saat, bazen daha uzun bekleyip, tüketilemediği için tekrar aşı dolabına geri giriyor. Aynı aşılar ertesi gün başka bir aşı çadırında 8-10 saat bekleyip yine geri geliyor. Aşı nakil kaplarında bulunan buz akülerini düzenli olarak değiştirmenize rağmen aynı flakon 3-4 defa dolaba girdiği için soğuk zincir bozuluyor. Bu durum, aşının etkinliğini ciddi oranda düşürüyor. Çok aşı yapalım, oranımızı mevcut şartlar altında maksimuma yükseltelim, buna kimsenin itirazı yok fakat bunu efektif ve şu an olduğu gibi plansız yaparsak, yüzde 70 aşı oranlarına ulaşsak bile vaka ve ölüm sayılarımız maalesef azalmayacak. Aşılama faaliyetlerinin başladığı ilk günlerde, aşıların çalkalanmaması, fazla hareket ettirilmemesi konularında Bakanlık tarafından uyarılmıştık. Fakat mevcut durumda bu kurala da riayet edilmesi çok mümkün değil. Köy yolları berbat ve bu aşılar günde 4-5 köy geziyor. Ben kucağıma alıp taşıyorum fakat aracın bagaj kısmına atıp götüren onlarca meslektaşımı gördüm. Bu iki durum sadece ilk etapta belirtmek istediğim konular. Filyasyon ise ayrı bir başlık ve orada da bundan daha beter sıkıntılar var. (Dilerseniz seve seve yazarım). Aşı konusunda hassasiyetinizi biliyor ve okuyorum. Bu nedenle bu konuyu sizinle paylaşmak istedim. Saygılarımı sunuyorum.” ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Benim olsun küçük olsun diyeceğimize bizim olsun büyük olsun diyebildiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026