İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Kim bu işgalciler, ne zaman işgal ettiler

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Kasım 23, 2021

Kim bu işgalciler, ne zaman işgal ettiler

Son hatırladığım, iktidar, Kurtuluş Savaşı tanımını değiştirip yerine “Milli Mücadele" kavramını getirmek istiyordu. Şimdi ise yeniden Kurtuluş Savaşı’na döndüler. Ancak Atatürk ve silah arkadaşlarının önderliğindeki Kurtuluş Savaşı’na değil, kendi yürüttükleri “Ekonomik Kurtuluş Savaşı"na. Ülke ekonomisinin içinde bulunduğu vaziyete uygun gördükleri kavram bu. Bir kurtuluş savaşı olması için, esir düşmüş olmak, işgal edilmiş olmak gerekiyor. İyi de bu işgal ve esaret ne zaman gerçekleşti! Ve biz nasıl oldu da farkında olmadık. 2003, 2004, 2005, 2006, 2007 gayet iyiydi. 2008 teğet geçmişti. 2009, 2010, 2011, 2012, 2013 de gayet iyiydi. 1 dolar 1 TL şarkıları söyleyenler, danışman yapılıyordu. Güçlü bir iktidarımız var idi. Her şey kontrolleri altındaydı. O zaman da, AK Parti iktidardaydı, şimdi de AK Parti iktidarda. Ne zaman esir düştük, ne zaman işgal edildik? Niye kimsenin haberi olmadı? Her şeyin yerli ve milli olmasıyla övündüğümüz bir ortamda kim bu işgalciler? Havalimanlarımızı, yollarımızı, hastanelerimizi, bankalarımızı, silah fabrikalarımızı, üretim tesislerimizi ne zaman ele geçirdiler? Etkili ve yetkili iktidarımız nasıl oldu da bu işgalin farkına varamadı? Nasıl boş bulundular da bu hale düştük? Arada iktidar falan da değişmedi ki yanlış ellere düştük işgale uğradık diyelim. Bu kadar tecrübeli, bilgili, donanımlı bir iktidar döneminde bu işgal, bu esaret. Akıl alır gibi değil. Ama anlıyoruz ki, olmuş bir kere. Madem bir kurtuluş savaşı veriyoruz, söyleyin bize işgalciler kim, öğrenelim. İşin kötüsü elimizde bir rahip falan da kalmadı ki, takas edip vakit kazanalım. ***

Ekonominin ilacı hukuk

Vatandaşlar soruyor, “Bu ekonomi düzelir mi?” diye. O kadar hızlı düzelir ki, ekonomi bile şaşar kendine. Türkiye, çok ama çok güçlü bir ülke. Her şeye rağmen çok sağlam ekonomik ilişkiler ağına sahip. Tüm çabalara rağmen oligarşik bir yapıya çevrilememiş, sağlıklı, uluslararası bağlantıları kuvvetli, iş yapma beceresi yüksek, çalışkan bir özel sektörü var. Üstelik de krizlere alışkın, krizlerden hızlı çıkmayı becerebilen bir özel sektör. Bölgedeki ülkelerden de, uzaklardaki benzer büyüklükteki ülkelerden de farklı bir yapı. Bu yapı her türlü krizden çok ama çok hızlı çıkar. Çok hızlı normalleşir. Ama bu normalleşme, ekonomik düzelme bağırarak, çağırarak olmaz. Ekonomi biliminde böyle bir yöntem yok. Bağırıp çağırarak ekonomik krizleri az da olsa öteleyebilirsiniz ama yok edemezsiniz, tam aksine derinleştirirsiniz. Bu krizden çıkmanın tek bir yolu var. “Hukuk” ya da “Adalet”. Hukukunuzu uluslararası saygınlığa kavuşturacaksınız, adaleti tesis edeceksiniz. Yatırımcı, iş adamı, kreditör ülkeye güvenecek. Rekabetin adil şartlarda olduğuna inanacak, yasa karşısında herkesin eşit olduğunu görecek, bilecek. İş insanları gazete manşetlerinden terörist ilan edilmeyeceğinden emin olacak. Yıllar önce Mehmet Barlas’tan duyduğum “Karadeniz’de gemin, Türkiye’de malın olmasın” sözünün en azından Türkiye ile ilgili bölümü tarih olacak. Avrupa Birliği’nin en azından “Hukuk” çıpasına bağlı olacaksınız. Bakın bakalım o zaman bu ekonomi çok değil altı ayda düzeliyor mu, düzelmiyor mu! ***

Açlık sınırının yarısı emekli maaşı olur mu!

Asgari ücrete yapılacak zam meselesini ilk olarak bu köşede gündeme taşımıştık. Sendikaların ve toplumun beklentisi en az yüzde 30 idi. Çünkü gıda enflasyonu TÜİK’e göre bile bu orandaydı. (Gerçeği en az yüz de 50.) Ancak asgari ücret kadar önemli bir mesele tamamen göz ardı ediliyor. “Emekli maaşları” Bugün en düşük emekli maaşı 1.750 TL. Asgari ücretten hemen hemen 1000 TL daha düşük. 2022 yılı ortasında ise 1.910 TL olması planlanıyor. Yine asgari ücretten düşük. Neredeyse yarısı. Peki yazık değil mi emeklilerimize! Sürekli vicdandan, dinden, imandan bahsedenlerin, büyüklere saygıdan dem vuranların yaşlı başlı insanların böyle bir maaşla geçinmek zorunda kalmalarından, pazarlardan artık gıda toplamalarından hiç rahatsız olmuyor olmaları normal mi! Eskiden bir emekli, emekli ikramiyesi ile iyi kötü bir ev alır, hiç değilse hayatının son döneminde bir de kira derdi ile uğraşmazdı. Artık bu da söz konusu olmadığı için o 1.750 TL ile hem kira ödeyecek, hem geçinecek. Biri bana bunun nasıl olacağını anlatırsa çok sevinirim. Tabii iki aylık maaşlarıyla bile bir atkı alamayacaklarını bilip, empati kurabilen birinin. ***

Kenarda da gençleştirme gerek

Galatasaray futbol takımı bir gençleştirme operasyonu yürütüyor. Yönetimin açıklamalarından bunu anlıyoruz. Uygulama da bunu gösteriyor zaten. Bir şikayetim yok. Uzun zaman önce başlanması gereken bir iş, yapılması gereken bir hamle idi. Ancak Galatasaray yönetimi bu gençleştirme operasyonunu eksik ya da yarım yapıyor. Sadece takımı değil, teknik kadroyu da gençleştirmek gerektiğini unutuyor. Sahada çok net görünen gerçek, Fatih Terim’in artık teknik direktör olarak devrini kapadığıdır. Son 4 yıldır görünen gerçek Terim’in başarılı olması için rakiplerinin başarısız olması gerektiğidir. Galatasaray'ın şampiyonluğu rakiplerin ikramına bağlıdır. Terim artık modern futbolun dışında, çağdaş futbolun gerisinde kalmıştır. Evet. Galatasaray tarihinde önemli bir yeri vardır, Galatasaray’a büyük başarılar yaşatmıştır, Galatasaray ona, o Galatasaray’a teşekkür etmelidir. Ama bitmiştir. Terim artık olsa olsa Sportif A.Ş.’de murahhas yönetim kurulu üyesi, murahhas aza olarak görev yapabilir. Bütün dünyada 30’lu yaşlarda teknik direktörler başarıdan başarıya koşarken, rakipleriyle arasında 20 yaş, başında olduğu takımın oyuncuları ile arasında iki kuşaktan fazla fark varken Terim artık Galatasaray’a saha kenarında bir şey veremez. Hoca artık hak ettiği sevgi ve saygıyı da alarak kenara çekilmelidir. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Havadan nem kapmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026