İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Memnuniyeti bize itirazı Sayıştay'a

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 7, 2021

Memnuniyeti bize itirazı Sayıştay'a

Bursa Büyükşehir Belediyesi, dün “Kendi belediyesi AK Parti liderinin TL’ye dönün talimatını dinlemediği için 500 küsur milyon TL kur farkı geliri elde etti” demem üzerine dün akşam saatlerinde “Fatih Altaylı’nın iddiası doğru değildir” şeklinde bir açıklama yaptı ve belediye dolar cinsinden borçlu olduğu için ve dolar cinsinden ödemeler yaptıkları için böyle bir durumun ortaya çıktığını iddia etti. Ancak Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin bir yanlışı var. Belediyenin, Türk lirasının değer kaybından dolayı yükselen döviz kurlarından 535 milyon 339 bin 851 TL ve 56 kuruş gelir elde ettiği iddiası bana ait değil. Bu iddiayı ortaya koyan ben değilim, bir kamu kuruluşu. Kamunun hesaplarını, gelirlerini, giderlerini, harcamalarını, muhasebesini denetlemekle görevli olan Sayıştay. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin “Dolar mevcudunun değerlenmesinde oluşan olumlu kur farkları” cümlesi bana ait değil. Bu cümleyi raporuna aynen yazan Sayıştay denetçileri.   Bursa Büyükşehir Belediyesi sadece beni değil ve aynı haberi belgeli bir biçimde yazan gazeteci kardeşim Mert Taşçılar’ı da yalanlamaya çalışıyor. Ama ortada yalanlanacak bir şey yok. Kamunun denetimle görevli bir kurumunun hazırladığı denetim raporu var. Yani Bursa Büyükşehir Belediyesi’nden ricam memnuniyetlerini bize, itirazlarını ise Sayıştay’a yapsınlar. Üstelik kendilerine kötü bir şey de söylemedim. Tam aksine olacakları tahmin edip, basiretli ve müdebbir bir tüccar gibi davranarak belediyeye kâr ettirdikleri için kendilerini tebrik ettim. Bursa Belediyesi'ni suçlayabileceğimiz tek konu AK Parti yönetimi vatandaşa “Dolarlarınızı satın” dediği zaman “Biz satmıyoruz, siz de satmayın” diye halkı uyarmamış olmaları olabilir. Bunun dışında siyasetçilerin ekonomi ile ilgili telkinlerine ne kadar güvenmemiz gerektiğini bize gösterdikleri için ayrıca teşekkürü hak ediyorlar. ***

Kelepir

Türk heyetinin Katar ziyareti tatsız başladı demek mümkün. Katarlı bir gazeteci, Türk Dışişleri Bakanı’na “Ülkenizdeki ekonomik sorunlar nedeniyle Katar’a para bulmaya mı geldiniz?” diye bir soru sorunca TRT yayını kesmiş. Katarlı gazetecinin, bu ağır ve alçaltıcı soruyu özgür Katar basını olarak sorduğunu düşünmek ne kadar mümkün bilemiyorum. Nitekim Katar’ın yönetici ailesinin mensubu Dışişleri Bakanı’nın “Türk lirasının değer kaybının Türkiye’de yarattığı fırsatları değerlendiriyoruz” cümlesi de aslında bir gerçeği ortaya koyuyor. Türk lirasının durumunu. İktidar yanlısı medya istediği kadar “AK Parti öncesi TL daha hızlı değer kaybediyordu” diye yayın yapsın ekonomik veriler palavra ile değişmiyor. Bugün Türk lirası tarihinin en “değersiz” seviyesinde. Ya da “ölçülen tarihinin” en düşük değerinde. Şu anda TL’nin reel efektif döviz kuru 54,33 ile tüm zamanların en dip seviyesini gördü. Bu 1994 ve 2001 krizlerinde görülen seviyenin bile çok altında. 1994’te 67,3’e, 2018’de 62,5’e inmiş ama hiç bu kadar kendini küçük duruma düşürmemiş. 2008’de ise zirveyi görüp 127,4’e kadar çıkmış yani aşırı değerli hale bile gelmiş. Türk lirası bu kadar değersiz hale gelince ister dostunuz olsun, ister düşmanınız her ülke Türkiye’nin elindeki varlıkları satın almak ister. Kimseye kızamazsınız. Burada kızılması gereken ülkeyi “kelepir” hale getirendir. Zararına satışlardan mal almayı bekleyen değil. ***

Yakışan var yakışmayan var

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu TBMM kürsüsünde bütçeyi eleştirirken çok bildik bir el hareketini patlatınca, günün gündemi oluverdi. Ne yalan söyleyeyim, bu hareketi zaman zaman ben de yapıyorum. Ancak bu hareketi benim veya herhangi bir başkasının da yapıyor olması, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun da yapıyor olmasını ne gerektiriyor ne de haklı çıkarıyor. Kılıçdaroğlu’nun önemli bir siyasetçi ve bir genel başkan olmasını, bu hareketin TBMM kürsüsünde yapılmış olmasını bir kenara koysak bile hareket Kemal Bey’e yakışmıyor, yakışmadı. Çünkü bu aslında Kemal Kılıçdaroğlu üslubu değil. Çünkü Kemal Kılıçdaroğlu kendisini tanıdığımız bildiğimiz günden bu yana “kibar” tavrı ile bilinen birisi. Son günlerde giderek sertleşen tonda siyaset yapıyor ve farklı bir yaklaşım gösteriyor olsa bile bu tip bir hareket onun doğal davranış biçimi değil. Bu yüzden de eğreti duruyor, sakil oluyor. Hani bazen el becerisi isteyen bir şeyi yapmaya kalkışır birisi de beceremez ya. “Eline yakışmıyor” denir. Kemal Kılıçdaroğlu’nda da bu hareket aynen öyle duruyor. Eline oturmuyor. Haleti ruhiyesine uymuyor. Hani yakışsa “Hoş değil ama adama da yakışıyor” diyeceğim. Ama yakışmıyor. ***

Perinçek'ten özür dilerim

Yılların Maocusu, Çincisi Doğu Perinçek birkaç yıl önce AK Parti iktidarına yanladığı zaman şaşırmıştım. Sonrasında Doğu Perinçek bildik üslubu ile “Hükümeti ben yönetiyorum, AK Parti benim peşime takıldı. Ben politika değiştirmedim, onlar benim politikama geldiler. Türkiye artık Vatan Partisi çizgisindedir” demeye başladığında ise gerçekten çok gülmüş, Doğu Perinçek’in kendini ve fikirlerini ciddiye alma özgüvenine de mütebessim bir saygı duymuştum. Ancak yanılmışım. Doğu Perinçek doğru söylüyormuş. AK Parti yönetimi gerçekten Doğu Perinçek çizgisine gelmiş. Hatta aşmış. Doğu Perinçek bile Türkiye’yi bu kadar hızlı bir biçimde Çinleştiremez. Bu kadar açık biçimde marifetmiş gibi söyleyemezdi. Sayın Perinçek’ten özür diliyorum. Haklı imiş. Doğru söylüyormuş. ***

Teneke kelebek ve Tatlıses

Hürriyet gazetesinin dağıttığı Altın Kelebek ödülleri her sene eleştirilerin hedefi oluyor. Bu eleştiriler de genelde haklı oluyor. Aslına bakarsanız, Doğan Grubu Kanal D'yi satın aldığı gün bu ödüllerin hiçbir anlamı kalmadı. Tarafsızlık, hak edene verme gibi şeyler ortadan kalktı. Son 10-15 yılda ise iyiden iyiye özensiz, iyiden iyiye fütursuz bir biçimde dağıtılmaya başlandı ödüller. Hürriyet'in saygınlığı ile birlikte ödüller de çöpe döndü. Fakat ilginçtir, yine de herkesin pek çok kişinin boy göstermek için koştuğu bir yer olma durumunu da sürdürdü. Pek çokları ödüllere ve veren gazeteye hem sövdüler hem de ödüllere koştular. Bu yıl zaten pek çok kişi aday listesinden çıkmak için baştan tavırlarını koymuşlardı. Ödül gününün kıyameti ise İbrahim Tatlıses'e "Yaşam Boyu Onur Ödülü" verilmesi yüzünden koptu. Tatlıses ödülü alınca herkes Tatlıses'in sanatçı tarafını değil, kadına yönelik şiddet tarafını öne çıkararak, "Bu dönemde böyle birine nasıl ödül verirsiniz" noktasına getirdi meseleyi. Tatlıses'in Derya Tuna ve Asena'yı vurdurtmasını ve Perihan Savaş'ı dövmesini hatırlattı. Ancak bir şeyi unuttular. Tatlıses'in şiddet dolu geçmişi sadece kadına yönelik şiddetle sınırlı değildi. Tatlıses'in sicilinde Urfa'da tartıştığı halıcılar pazarı esnafı Ahmet Toptan'ın Tatlıses'in yeğeni Fevzi Tatlı tarafından vurulması da vardı. Lütfen onu da unutmayalım. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Hem söverim hem giderim demediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026