İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Bekle gör

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Aralık 23, 2021

Bekle gör

Doların hızlı düşüşüne bakılırsa döviz ve altın cinsinden mevduatlarda hızlı bir azalma, TL cinsinden mevduatlarda hızlı bir artış olması gerekiyor. Eğer bu gerçekleşiyorsa yapılan iş en azından bir süre, yani gerçek anlamda ekonomik önlemler alınıncaya kadar işe yarayacak demektir. Şimdilik döviz ve altın cinsi mevduatların ne kadar azaldığını ve TL Mevduatların ne kadar arttığını bilmiyoruz. Net sayıları önümüzdeki hafta görebiliriz. Zaten düzenlemenin amacı bunu sağlamaktı. En azından biz öyle olduğunu düşündük. Aksi takdirde kurların böyle hızlı bir biçimde düşmesi sadece ve sadece Türkiye’deki yabancı ve yabancı görünümlü yatırımcılara yarar. Ellerinde kalan son Türk varlıklarını satıp, paralarını düşük kurdan dolar ya da Euro’ya çevirip kaçmalarına. ***

Hepsi doğru olur mu!

İktidarın yaptığı her şeyin nedenini anlıyorum da, iktidar destekçilerinin tavırlarını anlamakta zorlanıyorum. İktidar diyor ki, “Bir ülkenin parasının gücü o ülkenin gücüdür. Bir ülkenin itibarı o ülkenin itibarıdır. Bu yüzden güçlü TL istiyoruz.” Destekçiler alkışlıyor. Bir dolar 1 TL sloganları yükseliyor. Bunu sağlayan liderlik övülüyor. Aradan çok uzun olmayan bir zaman geçiyor aynı iktidar bu sefer diyor ki, “Güçlü TL bize darbe vurdu. İthalata dayalı bir ülke haline geldik. Bu yüzden İhracatı arttırmak için kurları serbest düşüşe bıraktık. Bu yolla ülkeyi ekonomiyi kurtaracağız. İhracat artacak. Cari açık azalacak” Destekçiler yine alkışlıyor. “İşte akıllı yönetim budur. Kahrolsun güçlü TL isteyenler” diyor. Bu durumu eleştirenlere hakaretler, tehditler savruluyor. Paranın bu denli güçsüzleşmesi yanlış diyenler vatan haini ilan ediliyor. Aradan zaman bile geçmiyor. Birkaç gün içinde aynı iktidar bu kez zayıflayan TL’yi güçlendirmek için eski Türkiye’de denenmiş bir önlemi devreye sokuyor. TL eskisi kadar güçlenmese de en azından kayıplarının bir bölümünü telafi ediyor. Aynı kitle bir kez daha “Helal olsun. Güçlü iktidar güçlü TL” sloganları atmaya başlıyor, sloganla yetinmiyor, sokaklara dökülüp halay çekiyor. Para güçlenirken de iktidar doğru yapıyor güçsüzleşirken de. Üstelik bu her şey için geçerli. Komşularla dost olurken de doğru yapılıyor, aynı dostlarla ertesi gün kavga edilirken de. Papaz tutulurken de, serbest bırakılırken de… AB’ye girerken de, girmezken de… Daha aklınıza hangi konu gelirse. Oysa mantık olarak bu yapılanların hepsinin birden doğru olma ihtimali yok. Ya biri doğru ya diğeri. Ama destekçiler hangisi yapılırsa onu doğru buluyor ve alkışlıyor, destekliyor. Böylesine bir destekçi grubu ile bir ülkeyi yönetmek çok keyifli olmalı. En azından yönetenler açısından. Vallahi bizim çocuklarımız 2 yaşından beri bizi bu kadar dinlemiyor. Aile içindeki kararlarımızı sorguluyor. Galiba hata bizde. ***

İmparatorluk devri çoktan bitti

Spor yazmaktan uzak durmak istiyorum ama bazen duramıyorum. Bu da o bazenlerden biri olacak kusura bakmayın. Konu elbette Galatasaray. Taraftarı olduğum ve geçmişte yöneticiliğini de yaptığım kulüp tarihi başarısızlıklarından birini yaşıyor. Şu an ligde zirveden çok düşme hattına yakın ve şans eseri kazandığı bir iki maç olmasa şu an ligin dibinde olacaktı. Taraftar Avrupa Ligi’nde bir üst tura geçmenin başarısı ile şimdilik avunuyorsa da, Mart ayı itibarıyla büyük olasılıkla o avuntudan da olacak. Çünkü aslında orada da öyle aman aman bir futbol oynandığı yok. Koskoca takımın sezon başından bu yana Marsilya maçı dışında adam gibi futbol oynadığı tek bir maç bile yok. Ama işin doğrusu koskoca takım yıllardır doğru düzgün futbol oynamıyor. Ve takımın başında “İmparator” Fatih Terim var. Başında olduğu takım yılladır futbol adına ortaya hiçbir şey koymamış, sürekli hatalı oyuncu tercihleri yapmış, eline gelen yıldızları köreltmiş, köreltemediklerini takımdan uzaklaştırmış bir İmparator. Mısır’dan aslan gibi gelen Mustafa Muhammed’i birkaç ay içinde çöpe çeviren, geri gittiği İspanya ilginde golleri sıralayan Falcao’yu Türkiye’de rezil eden, takımdan yolladığı oyuncular gittikleri yerde yıldız olurken, takımda tuttuğu yıldızları yok eden, kendi almadığı milli oyuncuyu oynatmazken, kendi aldığı kötü oyuncuları her hafta sahaya süren, futbolcu olmadığı belli adamlarla her hafta takımı yakan, orta sahaya tecrübeli ve kaliteli bir oyuncu gerektiğini göremeyip, aynen Canaydın döneminde olduğu gibi boşuna para saçtıran ve futbol adına yıllardır ortaya hiçbir şey koyamayan bir sözde İmparator. Tamam hakemler kötü ve Galatasaray’a düşman bir Federasyon var. Eyvallah. Ama bir de bak bakalım sen ne yapıyorsun, sen ne oynuyorsun. Yıllardır ne oynadın. Başın çok sıkışınca da bir bahane ile kendini attır, ağır bir ceza al ve Federasyonu suçla. Evet Federasyon sana ceza vermek için fırsat kolluyor ama sen de onlara bu fırsatı verme. Galatasaray’ın başında olduğu müddetçe neredeyse bir tam sezonu cezalı olarak saha dışında geçir. Aynı şeyi futbolcu yapınca ağır bir ceza alsın sen kahraman ol. Galatasaray Başkanı kardeşim Burak Elmas. Artık Terim’i onurlu bir şekilde kenara alma zamanı geldi. Mart'ta Avrupa'dan da elensin diye bekleme. Bu futbol ile Mart'tan sonrası yok. Konuş kendisi ile. Her halde Galatasaray’dan tazminat isteyecek hali yoktur bu saatten sonra. Bıraksın. Kenara çekilsin. Sportif AŞ yönetimine girsin. Sen de yeni bir dönemi başlat. Belki başarılı olursun belki olamazsın. Ama en azından kendi başarın veya kendi başarısızlığın olur. Hiç değilse boğulacaksan kendi yaptığında boğulursun, Terim’inkinde değil. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Öngörmek suç olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026