İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Süpür faşizm halısının altına

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 29, 2021

Süpür faşizm halısının altına

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Ümit Özdağ, İzmir’de bir kuyumcu dükkanına girmiş. Dükkan sahibi esnaf Suriyeli bir göçmen. Ülkemize Şanlıurfa’dan girmiş anlaşılan. Şanlıurfa’dan kuyumculuk yapmak için gerekli belgeleri almış. Türk vatandaşlığını da kapmış. Kuyumculuk yaptığı için silah ruhsatına da başvurmuş. Onu da almış. Tüm bunları Ümit Özdağ’ın Suriye kökenli taze vatandaşımızla yaptığı sohbet sayesinde öğreniyoruz. Özdağ, bu sohbetin ardından kuyumcuya teşekkür ediyor ve hayırlı işler dileyip dükkandan çıkıyor. Fotoğraflarda dükkandaki Arapça yazılar da dikkat çekiyor. Bu esnaf ziyareti sonrası Özdağ “faşist" yaftası ile damgalanıyor ve geniş kesimlerin hedefi oluyor. [embed]http://twitter.com/umitozdag/status/1475520878402314240#twitter#pull-left#[/embed] Varsa bu işin günahını Özdağ’ın üzerine yükleyelim yüklemesine de, bazı soruları da sormak ayıp mı! Soramayacak mıyız? - Ülkemizde kaç göçmen olduğunu ve bunların nerelerden geldiğini - Kaç göçmenin ülkeye giriş yaptığı ya da kayıtlı olduğu ilden başka bir ilde yaşadığını - Bu göçmenlerden kaçına Türk vatandaşlığı verildiğini - Vatandaşlık verdiğimiz göçmenlerle ilgili uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan her türlü hakkımızı kaybedip etmediğimizi - Oturma, çalışma ve hatta vatandaşlık verdiğimiz bu göçmenlerin ülkelerindeki adli sicillerini bilip bilmediğimizi - Bu göçmenlerin kaçında silah olduğunu, kaçına silah ruhsatı verildiğini Öğrenme hakkımız yok mu! Ülkemize kontrolsüzce girmiş 7-8 milyon civarında olduğunu zannettiğimiz ama gerçek sayısını asla bilmediğimiz kişilerle ilgili soru sormak ayıp mı! Suriye asıllı İzmirli esnafımız artık vatandaşımızdır ve kendisine asla ve kata bir ayrımcılık yapılamaz, yapılmamalıdır. Ama göçmen meselesinde durumu bilmek her vatandaşın, en azından bu ülkenin geleceği ile ilgili olarak dertlenen her vatanseverin hakkıdır. Sorulmasını istemediğiniz her türlü soruyu “Faşist” suçlamasının altına süpürmektir asıl faşizm. Ve sormak isterim, siz bu ülkeyi sokakta mı buldunuz! ***

Şaşırmadım ki

Bir tip, Ümit Özdağ’ın Suriye kökenli esnafı ziyaretini Köln’de Zürih’te bir Nazi’nin Türk esnafa “Ülkemden git” demesine benzetmiş. Aymazlığın bu kadarı olur. Yüz binlerce Türk Almanya’ya Türkiye’de iç çatışma var bahanesi ile sığınmadılar. Alman devletinin, o zamanki adıyla Batı Almanya ya da Alman Federal Cumhuriyeti’nin resmi talebi ile o ülkeye işçi olarak gittiler. Zamanla bir bölümü o ülkenin vatandaşı oldu. İçlerinde mülteci, kaçak göçmen sayısı oransal olarak yok denecek kadar azdır. Türkiye’deki Suriyeli göçmenlerle, Almanya’daki Türkleri kıyaslamak tam bir aymazlıktır. Üstelik Almanya’daki Türklerin eğitimi, entegrasyonu için Türkiye ile Almanya yıllardır ortak çaba yürütür. Bu ikisini karşılaştırmak, kıyaslamak tam bir aymazlıktır. Sonra nereden aklıma geldiyse, bu karşılaştırmayı yapan kişinin kim olduğuna bir bakayım dedim. Karşıma çıkan ilk fotoğraf aynı kişinin Fransa’daki Ermeni Soykırım Anıtı’nın önünde Türkiye’yi protesto ettiğini gösteren görüntüler oldu. Şaşırdım mı! Hayır. Bu tipin "sözde" yerli ve millicilerle kol kola gezmesine şaşırmadığım gibi. ***

Gençlerle sorununuz bu işte

KPSS diye bilinen Kamu Personeli Seçme Sınavı’nın  hiçbir iye yaramadığını, sadece formalite olarak yapıldığını biliyorduk ama bu kadar çarpıcı bir örnekle pek karşılaşmamıştık. KPSS’de yüksek puan alan pek çok kişinin atamalarının yapılmadığını, torpille atamalar yapıldığı bilinen bir gerçek olarak uzun zamandır karşımızda duruyordu. Ama bir dal birincisinin, üstelik de aynı alanda doktora yapmasına rağmen “sözlü mülakat başarısızlığı” gerekçesiyle bir kez daha elenmesi tüm bu bilinenlere rağmen ağır geldi. Gerçi bu bir ilk değil. Geçen sene fizik dalı birincisi Deniz Eren Demir, önceki yıl coğrafya alanı birincisi Alpaslan Uysal da sözlü de elenmişlerdi. Ama artık işin cılkı çıktı. Üç senede üç vaka. Herhalde meseleyi biliyorsunuz. KPSS’de kendi alanında 1. olan bir genç, iş için girdiği sözlü mülakatta sınav heyeti tarafından eleniyor. Gerekçe belli değil. Ne yapmış olabilir diye düşünüyorum bulamıyorum. Konuşmamış olsa, dili tutulsa bile bir ikinci şans verilir. Dilsiz olsa zaten engelli kadrosundan işe alınır. Mülakata çıplak falan gitse polise şikayet edilir. Vallahi çözemedim. Sınav heyetine “nah” falan mı yaptı diye düşünüyorum. Öyle birine de benzemiyor. Belli ki, sözlü mülakat tam arzu edildiği gibi torpillilerin elenmesini, garibanların ise işe girmesini engellemek maksatlı yapılıyor. Ve sonra iktidar “Gençlerle aramızda ne sorun var acaba” diye düşünüyor, gençlerle organizasyonlar yaparak, televizyonlarda gençlerle buluşarak bu sorunu çözeceğini zannediyor. Oysa gençlerle aralarındaki sorun çok açık. Güven sorunu var, gelecek sorunu var. Torpille işe aldığınız her kişiye karşı 100 gence kaybediyorsunuz. Çünkü onlara yarınları kaybettiriyorsunuz. ***

İnanılmaz

Omicron varyantı hızlı yayılırken, Türkiye, sayıları saklamasına rağmen bu varyantın en hızlı yayıldığı ülkelerden biri oldu. Vakalarımızın yarıya yakını Omicron kaynaklı. Ve tüm medeni dünya bu varyanta bağlı olarak inanılmaz yüksek vaka sayılarına çıkarken, Türkiye deli beller gibi bellediği vaka sayılarından asla ve kata uzaklaşmıyor. Yer yarılsa, gök yıkılsa bizde vakalar 25 bini aşmıyor, 18 binin altına düşmüyor. Tüm Avrupa ve ABD salgının başından bu yana gördüğü en yüksek günlük vaka sayılarına çıkarken, Türkiye’de durum stabil. Üstelik de hiçbir önlem, hiçbir kısıtlama olmadığı halde. Eğer durum gerçekten böyle ise bütün dünyadaki bilim insanların Türkiye’ye akın etmesi ve bu ülkede yaşayanların genetik yapılarını incelemesi gerekiyor. Ama durumun bu olmadığını hepimiz biliyoruz. Çünkü COVID 19 hiç olmadığı kadar yaygın. Ünlüler arasında bile neredeyse COVID olmayan kimse yok bugünlerde. Ama Bakanlığımız hala bize komik sayılar veriyor ve inanmamızı bekliyor. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

En değerli ihraç malının bilgi olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026