İstanbul 18°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Fahiş zamlar için şimdi nereyi basacaksınız!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 3, 2022

Fahiş zamlar için şimdi nereyi basacaksınız!

Yeni yılda herkeste bir zam beklentisi vardı. Çalışanlar, kamu görevlileri, emekliler herkes. Ama kimse yeni yıl gecesi havai fişekler patlarken, devletin mal ve hizmetlere böylesine büyük bir zam yapacağını beklemiyordu. Yüzde 50’lerden başlayıp, yüzde 150’lere giden zamlar. Özellikle de elektriğe gibi, enerjiye yapılanlar gibi bir zam dalgasını tetikleyecek yüksek oranlı artışlar. Daha üç gün önce “Alınan muhteşem kararlarla iktidarımız doların yükselişini durdurup, kurları aşağı çekmeyi başardı” diye sevinip halay çekenlere bu “zamları” anlatmak normalde kolay olmaz. Hele hele “İktidarımız doları aşağı indirdi, siz niye hala fiyatları indirmediniz” diye takibe alınan ve horlanan üreticilere anlatmak imkansız hale gelmiştir bile. Hayat pahalılığını polisiye tedbirlerle engelleyebileceğini zannedenlerin, fiyat artışlarını stokçuluğa bağlayanların, polise jandarmaya depo bastırarak kamunun gücünü gösterenlerin şimdi ne yapacağı ise ayrı bir merak konusudur. Soğandaki, bakliyattaki, bitkisel yağdaki fiyat artışlarında aracıyı ve perakende zincirlerini suçlayanların, akaryakıtta vergiden, elektrikte ise neden olduğunu dahi bilmediğimiz fahiş artışlardan kimi sorumlu tutacaklarını bildiklerini zannetmiyorum. Herhalde, Emniyet güçlerinin zam yapan kamu kurumlarını basacak hali yok. Bakanlar Kurulu'nu da basmayacaklarına göre acaba nereyi veya kimi basacaklar diye merak etmiyor da değilim. İktidar yanlısı medyanın halka soğan ekmek yeme tavsiyesinden sonra işe bisikletle veya yürüyerek gitme, soba veya kaloriferin çevreye zararlı etkilerini azaltmak için evde kazak ve hatta palto ile oturma, deterjan yerine tokaçla çamaşır yıkama gibi tavsiyelerini de pek yakında tedavüle sokacağını tahmin ediyorum. Doğrusunu isterseniz, din kisveli çakma bir muhafazakar değil, gerçek bir muhafazakar olduğum için gereksiz harcamaların kısılması, ahmakça tüketim yapılmaması fikri bana uzak bir düşünce değildir. Ama düne kadar evlerin önünde duran lüks otomobil sayısını gelişmişlik ve başarı göstergesi diye halka anlatıp, iktidarlarını övenlerin o otomobillerin yola çıkamayacağı bir ortam yaratmaları, yıllar süren zenginleşme masalını, şimdi fukara edebiyatına çevirmeleri çok açık bir tutarsızlıktır. Üstelik de tüm bunlar olurken, iktidara yakın müteahhitlere yapılan ödemelerin azalmak yerine artması, Kamu Özel İşbirliği projelerinin hazinemize soktuğu hortumun asla ve asla daralmaması tutarsızlıktan da öte bir durumdur. Ancak anladığım kadarı ile bir eliyle gençlerin telefonunu kontrol edip, diğer eliyle halay başı olarak mendil sallayanların bu tutarsızlık pek umurunda değildir. ***

Ya önlem alın ya saymayı bırakın

Bakan Koca’nın yılın son günü bana açıkladığı üzere COVID 19 salgınında İstanbul patladı gidiyor. Vakaların yüzde 52’si İstanbul’da. Ankara ve İzmir gibi diğer büyük kentlerin de eli kulağında. İstanbul’da son 10 gündeki artış yüzde 500. Ankara’da yüzde 100. Yılbaşı gecesi sokakların durumu göz önüne alınırsa, İstanbul’da bu artışın katlanma ihtimali var. İyi de, tüm bunlar Bakanlığın gözü önünde ve bilgisi dahilinde yaşanırken niye en küçük bir önlem dahi alınmaz. Bakan Koca maskenin ve mesafenin Omicron ile beraber daha da önem kazandığını, 1,5 metre olan güvenli mesafenin 3 metreye çıktığını anlatırken, en azından bu konuda bir zorlayıcı tedbir niye getirilmez? İstanbul, Bakan Koca’nın deyişiyle “Patlamış giderken” İstanbul’un diğer kentlerle bağlantısına neden bir sınırla getirilmez. Şimdi “Zaten HES kodu ve aşı belgesi istiyoruz” diyenler olabilir. Ama kazın ayağı öyle değil. Omicron’un özellikle aşılılarda ve gençlerde daha hafif geçmesi nedeniyle pek çok kişi karantinaya da alınmamak ve işinden gücünden olmamak için test dahi yaptırmadan COVID 19’u geçiriyor. Bu da yayılmayı hızlandırıyor ve kontrol edilmesi güç hale getiriyor. Bu durumda ek tedbirler gerekiyor. Haaa, şuna da saygı duyarım. “Kardeşim hastalık hız kaybediyor ve ölümler oransal olarak düşük. Her gün bir Boeing 737 yolcusu kadar insanın ölmesi çok büyük sorun değil. Zaten ölenlerin yüzde 87’si 60 yaş üzeri. Biz o yüzden boş verdik” deyin gitsin. Bakın bu da bir şeydir. Hastalığın sonunun geldiğini düşünüyorsunuzdur, sürü bağışıklığına güveniyorsunuzdur. Hatta Haziran itibarıyla aşı programlarını dahi iptal edebilirsiniz. Bu da olabilir. Ama o zaman da her gün sayı açıklamayı bırakın. Koy verin kendi haline. Ölen ölsün. Kalan sağlarla devam edersiniz. ***

İlaç

Haftalar önce uyarmadım mı sizi, “İlaç bulamayacaksınız” diye. Bugünlerde herkes, nöbetçi eczanelerde oluşan kuyruklardan şikayet ediyor. Bu kuyrukların nedeni nöbetçi eczane sayısının az olması ya da hasta sayısının fazla olması değil. Bu kuyrukların asıl nedeni pek çok ilacın artık bulunamıyor olması. İlaç firmaları, artık ucuz ilaçları ne üretiyorlar ne de ithal ediyorlar. En basit ve en yaygın ağrı kesiciler bile artık piyasada yok. Çünkü bu ilaçların satış fiyatları artık kutusunun maliyetini bile karşılamıyor. Yakında bulanamayan ilaçların sayısı daha da artacak. Kısa bir süre önce ilaç ve tıbbi malzeme satıcılarına kamudan ciddi bir ödeme yapıldığını biliyoruz. Alacakların bir kısmı kapatıldı ama kurlardaki belirsizlik, fiyatlardaki düşüş nedeniyle hiçbir uluslararası ilaç devi Türkiye’de özellikle ucuz ilaçlarını satmak istemiyor. Yakın zamana kadar turistler ve yurt dışından Türkiye’ye tatile gelen gurbetçiler Türkiye’de ucuz diye pek çok ilacı Türkiye’den alıyorlardı. Pek yakında durum tersine döner. Türkler, Türkiye’de bulamadıkları için pek çok ilacı fahiş fiyata yurt dışından almak zorunda kalabilirler. ***

Yarışma

Bir televizyon kanalında ünlü yarışmacıların, yüzlerinde maske ile şarkı söylediği ve izleyicilerin de maskeli ünlünün kim olduğunu bulmasına dayanan bir yarışma programı başlamış. Adı da “Maske sen kimsin” galiba. Yarışmayı izlemedim. Ama fotoğraflarını ve tanıtımlarını görüyordum epeydir. Aklıma takılan şu olmuştu, “Maskelerle amma uğraşmışlar. Karnaval gibi olmuş. Acaba bu maskeleri dışardan mı getirdiler, bunu Türkiye’de üreten var mıdır?” Ne satanist ayin düşüncesi geldi aklıma ne de başka bir şey. Allah'a şükür ruh sağlığım yerinde ve baktığım her şeyde böyle garip halüsinasyonlar görmüyorum. Belli ki, bazı trollerin de gazlaması ile konu sosyal medyada büyütülmüş ve aralarında Azerbaycan, Malezya, Endonezya ve hatta birkaç Arap ülkesinin de olduğu ülkelerde uzun zamandır yayınlanan bu programla ilgili RTÜK soruşturma başlatacakmış. Canım ülkem nasıl bir hastalıklı ruha bürünmüşse, geldiğimiz hale bak. Bir yarışmayı gösterişli hale getirmek için yapılmış rengarenk maskelerden korkar hale gelmişiz. Vay anam vay. Şizofrenik paranoya bu olsa gerek. Elbette pek çoğu troll de olsa bunca şikayet varken RTÜK soruşturma başlatabilir. Eleştiremem. Ama merak ederim. Aynı program hükümete yakın bir kanalda yayınlansa idi RTÜK yine de soruşturma başlatır mıydı! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Ülkeyi troller yönlendirmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Ekrandaki şiddetin sorumlusu RTÜK zihniyeti
Köşe Yazıları
Ekrandaki şiddetin sorumlusu RTÜK zihniyeti

Fatih Altaylı

Nisan 21, 2026

Umursamazlık
Köşe Yazıları
Umursamazlık

Fatih Altaylı

Nisan 20, 2026

Modern zamanın Gertrude Bell özentisi
Köşe Yazıları
Modern zamanın Gertrude Bell özentisi

Fatih Altaylı

Nisan 19, 2026

  • Videolar

Tümü
Adalet bir duygu mudur? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapAdalet bir duygu mudur?Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Adalet ve Annem Şefika kitaplarını ele aldık. Felsefe ve kişisel anlatı ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 01:00 Spor izleyicisi olmak 06:01 Kültür-sanat takipçisi olmak 11:15 Michael J. Sandel’in “Adalet” kitabı 34:22 Nuriye Ortaylı’nın “Annem Şefika” kitabı 46:50 “Yan Yana” serileri 55:32 Artemis II 1:02:51 Kapanış
Nisan 20, 2026
"Plastik ambalajlı her ürün tehlikeli!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Sedat Gündoğdu & Fatih Altaylı - Teke Tek Bilim"Plastik ambalajlı her ürün tehlikeli!"Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 01:59 Plastik nedir? 08:27 Plastik poşetlerin üzerindeki geri dönüşüm logoları ne anlama geliyor? 08:43 Monomer ve polimer 10:34 Plastik ve naylon farkları 13:07 Tek kullanımlık plastikler 16:13 Plastik doğada çözünebilir mi? 16:52 Plastik mikroplastiğe nasıl dönüşür? 22:58 Mikroplastiğe en çok nerelerde rastlanıyor? 26:21 Sigaralardaki plastikler 30:26 Bu plastiklerin insana zararı nedir? 37:44 Plastik barındıran en tehlikeli ürünler neler? 38:44 Çöp ithalatı 46:43 Organik çöplerin yakılarak elektriğe dönüştürülmesi 48:15 Çöpler yakılmadan ne yapılabilir? 50:14 Dünyada sıfır atık projesi uygulayan ülke var mı? 54:05 Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ortak projeleri var mı? 55:01 Türkiye sıfır atık projesinde ne kadar başarılı? 1:01:34 Türkiye dünyada çöp üretimi ve yönetimi konusunda ne durumda? 1:03:30 İthal edilen çöpe para ödeniyor mu? 1:03:46 Çöp ithalatı ile organize suçlar bağlantılı olabilir mi? 1:04:52 Kapanış
Nisan 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Seçmediğim işler hep uzun sürdü!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Rıza KocaoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Seçmediğim işler hep uzun sürdü!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:39 İzmir’de doğmak nasıl bir his? Ailesi nasıldı? 07:07 Düşünceleri yüzünden linç yiyor mu? 08:06 Göztepe taraftarlığı nereden geliyor? 13:09 Oyunculuğa nasıl başladı? 17:30 Belediyenin tiyatro kursundan sonra ne yaptı? 17:58 İlk profesyonel sahne deneyimi neydi? 22:46 Diziye geçiş süreci nasıl oldu? 25:05 Kaçırdığı projelere üzülüyor mu? 26:54 Yılmaz Erdoğan’la çalışmak ve BKM’nin oyunculuğa katkısı 29:19 İnci Taneleri neden bitti? 30:34 Organize İşler süreci nasıl gelişti? 31:42 Çukur dizisi hakkında 33:41 Sanatçı gözüyle siyaset ve gençler 35:03 Kız kardeşi nasıl oyuncu oldu? 36:23 Fit kalmak için neler yapıyor? 40:14 Göz önünde bir hayat yaşamak rahatsız edici mi? 42:43 Gelecek planları neler? 43:36 Yeni proje veya dizi var mı? 45:42 Yargısal süreçler hakkında 46:36 Neden ayda sadece 2-3 oyun sahneliyor? 48:35 Oyunculuğun yanında yazarlık/yönetmenlik düşünüyor mu? 50:00 Gelecekteki projeleri neler? 51:07 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 19, 2026