İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bu karar ülkeye zarar verir, dönülmeli

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 4, 2022

Bu karar ülkeye zarar verir, dönülmeli

Ekonomi sanki Özal öncesine dönme sinyalleri veriyor. Daha kapalı, daha kontrollü, kamu kontrolünde bir ekonomi. Bunun ilk adımı, ihracat gelirlerinin, yüzde 25’inin Merkez Bankası’na bozdurulması şartını getiren uygulama. Diyelim ki, 10 milyon dolarlık ihracat yaptınız. Ödemenizi aldınız, akreditifinizi çözdürdünüz. Bunun 2,5 milyon dolarını hemen Merkez Bankası’nda bozdurup TL’ye çevireceksiniz. İyi de bu nasıl olacak! Biliyoruz ki, Türkiye ihracatta ithalata bağımlı. Bunun oranı yüzde 80’in üzerinde. Deniz ürünleri ihracatında bile yemdi, ağdı, ilaçtı, motordu derken yüzde 80 ithalata dayalıyız. Bazı sektörlerde bu daha yüksek ama ortalama olarak 100 dolarlık ihracat yapmak için en az yüzde 80 oranında ithalat yapmalıyız. Tekstilde bile. Çin’den aldığın ham bezi, Avrupa’dan aldığın boya ile İtalya’dan aldığın emprime makinasında boyayacak, Almanya’dan aldığın dikiş makinasında, Çin’den gelen iğne ile dikecek, Almanya’dan gelen ütü ile ütüleyecek, Azerbaycan’dan gelen petrokimya ürünü ile yapılmış torbaya koyacak, Finlandiya’dan gelen kağıtla imal edilmiş koliye yerleştirecek, Almanya malı kamyona yükleyecek, Arap petrolü ile yurt dışına ulaştıracaksın. Hadi hepsini geçtik, ham kumaşı, boyayı ithal ederken, nasıl olacak da aldığın dövizi “şart” olarak Merkez Bankası’na bozduracaksın. O dövizin yüzde 80’ini zaten hammadde için yurt dışına yollayan ihracatçı ne yapacak! Bugün 13’ten Merkez Bankası’na sattığı dövizi yarın 14’ten geri mi almaya çalışacak? Tabii ki, öyle olmayacak. Olacak olan şu. İhracatta çifte fatura dönemine geçilecek. Becerebilen, bir resmi bir de gayrı resmi fatura oluşturacak. Ya da yurt dışında bir aracı firma kuracak, ihracatı kendi firmasına düşük fatura ile yapacak, sonra dışardaki firması gerçek müşteriye gerçek faturayı kesecek. Kâr yurt dışında oluşacak, firmanın bulunduğu ülke kazanacak, Türkiye kaybedecek. Bunu yapamayan veya sektörü gereği yapamayan ise muhtemelen fabrikasının üretim tesisini yurt dışına taşıyacak. Bu yüzde 25 kararını iktidara kim aldırdı ise Türkiye’ye iyilik yapmamıştır haberi olsun. Bugünü belki kurtarırsınız ama tüm bir geleceği kaybettirirsiniz. ***

Fedakarlık

İktidar diyor ki, “Biz 1 yıl boyunca size destek olduk. Şimdi sıra sizde.” Elektrikte, akaryakıtta artan fiyatlar, tütün ve alkollü içkide artan fiyatların “gerekçesi” bu. “Biz verdik sıra sizde.” Bu yüzden sigarada ortalama yüzde 81 olan vergi yüzde 96’ya yükseliyor, alkollü içkide ortalama vergi yüzde 80’i buluyor. “Yerli ve milli rakı”nın fiyatı, İskoç viskisini geçiyor. İktidarın geçen yıl pek çok gelirinden vazgeçtiğini burada çok önce yazdık zaten. 2,5 dolarla dünyanın en pahalı akaryakıtını satan ülkenin, 0,80 dolara akaryakıt sattığını ve bunun sürdürülebilir olmadığını ilk yazan benim herhalde. Geçtiğimiz dönemde devletin 86 milyon artı 8 milyon göçmenden almadığı miktarın 165 milyar TL olduğunu öğrendik dün. Peki aynı dönemde başka nelerden “vazgeçmiş” devletimiz? Mesela 3. Havalimanı’nın 2 yıllık kirasından vazgeçmiş. Her biri 1 milyar avrodan 2 milyar avro. Yaklaşık 30 milyar TL. Bu yoklukta, KÖİ projeleri için de fedakarlık yapmaya devam etmiş. Şehir hastanelerinde yüzde 80’e yakını 4 firmanın, yol ve köprü projelerinde yine yüzde 80 civarı 8 firmanın kontrolünde olan bu projelere de eğer bir artış olmadıysa bütçe rakamlarına göre 110 milyar TL ödeme yapılmış. Yine iktidarın açıklamalarına göre göçmenlere de yılda 3 milyar dolar harcandığı söyleniyor. Bu da yapar mı bir 39 milyar TL'lik fedakarlık. Gördüğünüz gibi fedakarlık hayli fazla. Siz buradan çıkarın konuyu. Ne demişler, "Lafın tamamı aptala söylenir.” Bu köşenin düzenli okurlarının zekasından asla şüphem olmadı… ***

İkramiye devretmezse Milli Piyango batar

Gazeteler her yılbaşı ertesi Milli Piyango çekiliş sonuçlarını yayınlardı. Habertürk’ü kağıda bastığımız dönemlerde çekiliş sonuçlarını okurlara ulaştırmak için 31 Aralık gecesi hummalı bir faaliyet olurdu gazetede. Ertesi gün tirajlar artar, herkes piyango sonuçlarını verdiğimiz ekten takip ederdi. Sonra tamamen dijital hale geldik. Bu kez de MP Yılbaşı Çekilişi sonuçlarını internet ortamında duyurmaya başladık. Şunu gördük yıllar içinde ilgi giderek azaldı. Milyonlarca kişinin baktığı sayfaların bakılma sayısı düştü. 1 Ocak gününün en çok okunan haberi olan çekiliş sonuçları merak edilmez oldu. Bunun en önemli nedeni Milli Piyango’ya olan güvenin azalması. Bunun faturasını Demirören Grubu'na kesiyorlar. Olabilir. Ama çöküş öncesinde başladı. Hatırlayacaksınız, daha Milli Piyango özelleştirilmeden bir yılbaşı öncesi buradan “Bu yıl büyük ikramiyenin sahibi ortaya çıkmayacak” diye yazdım. “Daha neler” dedi herkes. Sonuç ne oldu? Ben haklı çıktım. Milli Piyango’nun o yılki, ikramiyenin sahibi asla ortaya çıkmadı. Para idareye kaldı. Sonrasında da benzer durumlar tekrar etti. Özelleştirme de bu durumu değiştirmedi. Bu yıl da büyük ikramiyenin dörtte üçü satılmayan biletlere çıkmış. Diğer ikramiyelerdeki durumu ise bilmiyoruz. Yani mesele satın alanla ilgili değil, Türkiye'nin içinden geçtiği dönemle ilgili. Haliyle ilgi azalıyor, hile hurda iddialarını güçlendiriyor. Oysa dünya bunun çözümünü bulmuş. Sahibini bulmayan ikramiye bir sonraki haftaya devrediyor. Avrupa ve Amerika’daki büyük lotaryalarda yapılan bu. Bazen iş öyle bir hale geliyor ki, ikramiye 300-500 milyon dolara çıkıyor. Bu ilgiyi körüklüyor. Katılımı arttırıyor, ikramiye miktarı geometrik büyüyor. Öyle ki, insanlar dünyanın her yerinden bilet alıyorlar. Türkiye’de de yapılması gereken bu. Çıkmadı mı, devreder. Organizatör haksız kazanç sağlamaz, halkın güveni yıkılmaz. Milli Piyango'yu kurtarmanın tek yolu budur. Sonuçta bu tüpgaz değil ki, dibinde kalan miktar üreticinin kâr hanesine yazılsın. ***

Badelenen komünist var mı aranızda

Hiç komünist olmadım. Yani konunun beni şahsen ilgilendiren bir tarafı yok ama bir grubun tümden karalanmasına hiç gelemem. O yüzden kızgınım. AK Parti Elazığ Milletvekili, komünistleri hedef alarak “Komünistlerde aile namusu diye bir şey olmaz” buyurmuş. Namustan kastettiği cinselliğe bağladıkları namus anlayışı. Rüşvet yemek, kamu malına göz dikmek, yetim hakkını götürmek bu tiplerin namus anlayışına girmediği için oradan söz etmiyor belli ki! Bunlara göre namus cinsellikle, seksle ilgili. Bu beyefendiye hatırlatmak isterdim. Kendisini ve namusu olarak adlandırdıklarını ailesini topyekun tarikat şeyhine badelettiren komünist görmedim ama Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan, Erdal Eren gibi darağacında dahi inancını korkusuzca savunan komünist gençler, Kıvılcımlı, Boran ve Aybar gibi namus, dürüstlük ve bilgelik simgesi komünist aydınlar gördüm. Sayın milletvekili bilsin ki, Soğuk Savaş döneminin ABD imalatı ve yobaz tekerlemeli komünist palavralarına karnımız tok. O yüzden bacak arasında namus arayacaksa, bade meselesine eğilsin. Ya da ne olur ne olmaz. Eğilmesin. Bilmem anlatabildim mi! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Birden fazla kez kandırılıyorsanız sorunun kandıranda olmadığını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026