İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Açgöz

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ocak 5, 2022

Açgöz

Mide doyar da, göz doymaz diye boşuna dememişler. Sosyal medyada muhtemelen görmüşsünüzdür, twitter, instagram hepsi inledi. İddialara göre 31 Aralık gecesi gece yarısına kısa bir süre kala Osmangazi Köprüsü ve İstanbul-İzmir otoyolundaki gişeler kapatılmış. Araçların geçişi zorla engellenmiş. Kısa sürede kuyruklar oluşmuş. Saatler gece yarısını 1 dakika geçip, yeni ve zamlı tarife 1 Ocak 2022 itibarıyla devreye girince, gişeler açılmış ve sırada bekleyenler zamlı tarife ile köprüden geçip, yolları kullanmışlar. Ben ömrü hayatımda bu kadar alçalma, bu kadar kendini küçük düşürme görmedim. Milyar dolarlık köprü, milyar dolarlık otoyol. Buna daha 17 sene işletme hakkı ve zaten hak edilenin çok üzerinde bir gelir, bir kârlılık ve hala o sırada oradan geçecek birkaç otomobilden birkaç kuruş fazla alma hırsı. Değil milyar, zilyon doların olsa bu ne yazar bu kadar küçüldükten sonra. Belli ki göz doymamış hala. Belli ki, bunların adam olması için birkaç nesil bile yetmeyecek. Yazık. Tepkiler üzerine, işletmeci şirket bir açıklama yapıp, bu ücretlerin iade edileceğini söyledi ama tepkiler olmasa bunu gönüllü yaparlar mıydı pek emin değilim. Ama eminim ki, heybeden çıkarılıp vatandaşa sokulacak turpun büyüğü otoyol gişelerindeki bu “açgözlülük” bu “doymamışlık” değil. Ben şimdi elektrik faturalarını bekliyorum asıl. Aralık ayı içinde kullandığımız elektriğin faturası henüz gelmedi. Eli kulağındadır. Birkaç gün içinde gelir. Bakın bakalım sayaç ne zaman okunmuş, fatura hangi bedel üzerinden kesilmiş. Merakla bekliyorum. Acaba 1 Ocak’ta yapılan yüzde 125’lik zam Aralık ayında kullandığımız elektriğin de fiyatı mı olacak! Sayacı 31 Aralık’ta okumayarak, zammı 1 ay önceden mi yürürlüğe koyacak dağıtım firmaları çok merak ediyorum. Böyle bir şey olursa şimdiden söyleyeyim. Bu işi yargıya taşırım. Size tavsiyem, siz de taşıyın. Arsızlığa, hırsızlığa alıştırıldık ama bu kadarını da iyiden iyiye hakaret sayarım. ***

Uzaklaşılan aynı ama daha uzak

Önümüzdeki dönem hedefinin Türk ekonomisini dünyada ilk 10 ekonomi arasına sokmak olduğunu gururla öğrendik. Sevindirici bir haber, gurur verici bir hedef. Biliyorsunuz Türkiye AK Parti öncesi dönemden beri zaten dünyadaki ilk 20 ekonomi arasındaydı. Bazen 17.'liğe çıkıyor, bazen 19.’luğa geriliyor ama sürekli olarak ilk 20 içinde oluyordu. G20 ülkeleri arasında yer almamızın nedeni de buydu zaten. Bu yüzden de AK Parti iktidar olduğu zaman yani 19 yıl önce de “İlk 10 ekonomi” hedefini koymuştu. Cumhuriyet’in 100. Yılında bu noktada olacaktık. Aradan yıllar geçti. Bir nesil AK Parti ile büyüdü. Bugün de hedef aynı. İlk 10 ekonomi arasına girmek. Ancak bugün bu hedef 2003’e göre daha iddialı bir hedef. Çünkü şimdi ilk 10’a girmeden önce, yeniden 20'inci sırada yerimizi sağlamlaştırmamız lazım. Zira 20 ile 21'inci sıra arasında gidip geliyoruz. İlk hedefimiz ilk 20'de kalmak olmalı. Sonra ilk 10. 15 yıl önce Türkiye’yi dünyanın ilk 10 ekonomi arasına sokmak için 7 sıra tırmanmak gerekiyordu. Şimdi ise 10 sıra tırmanmak gerekecek. Yapılır mı yapılabilir. Ama aynı yanlışları yapıp, farklı sonuç bekleyerek yapılmaz. ***

Satan sizinle gurur duyuyor

Maskeli programla ilgili tartışmalar bitmiyor ve giderek komik hale geliyor. Hükümet yanlısı medyada son okuduğum iddia şu: “Bu program Türkiye'yi satanist yapacak.” Mış… Sosyal medyada başlayan tartışmalar ve RTÜK’ün hamlesi olmasa zar zor 3 rating alacak bir eğlence programı, bu ülkenin kanına, ruhuna işlemiş bir dini ortadan kaldıracak ve milleti satanist yapacak öyle mi! Gerçekten komiksiniz. Ve galiba asıl satanist olan sizsiniz. Çünkü bu sözleriniz dine, imana, Hazreti Muhammed’e hakaret. 1500 yıllık bir inancın, bir dandik televizyon programı ile yıkılacağını iddia ediyorsunuz öyle mi! Yani size göre İslam inancı bu kadar zayıf, bu kadar temelsiz. Vay anam vay. Yemin ederim “satan” yazdıklarınızı okuyorsa sizinle gurur duyuyordur. O bile dini inançlara bu kadar hakaret etmemişti. ***

Cebinizden dolar çalınıyor

Türkiye’nin yükselen enflasyonu ile tüm dünyada yükselen enflasyonu birbirinden ayırmak, koparmak imkansız. Bu enflasyon, pandemi sonrası bir trend ve pandemi sırasında özellikle ABD ve AB’nin piyasaya pompaladığı yüksek miktardaki para arzından kaynaklanıyor. Tabii bizdeki enflasyon oransal olarak daha yüksek. TÜİK’in açıkladığı enflasyonumuz bile Avrupa ve ABD’nin 5-6 katından fazla. Arjantin ile yarışan bir oran. Diğer ülkeler enflasyonu kontrol altında tutabilmek için faizleri az da olsa yükselttiler. Biz ise tam tersini yaptığımız için ayrıştık ve daha yüksek bir enflasyona sahip olduk. Ancak ABD ve AB’deki enflasyonla bizim enflasyonumuz arasında kamu açısından bir fark var. ABD yüksek enflasyonla para kazanıyor. Türkiye’deki yüksek enflasyonla Türk vatandaşları para kaybediyor. Çünkü ABD’nin parası dolar rezerv para. Yani ABD vatandaşlarının elindeki paradan daha fazla ABD parası başka ülkelerin elinde. Dolar değer kaybedince bu ülkelerin elindeki paranın değeri düşüyor. Bunu ABD Hazinesi kazanıyor. Dolara olan güveni kaybettirmeyecek düzeyde bir enflasyon ABD’nin lehine. 2021 yılı ABD enflasyonu 6,8. Bu şu demek şu anda dünyanın çeşitli ülkelerinde bulunan trilyonlarca doların yüzde 7'ye yakını buharlaştı. Mesela Türk vatandaşlarının bankalarda bulunan 250 milyar dolarının satın alma gücü yüzde 7 oranında eridi. Hadi doların yüzde 2 civarında olan faizi ile bu zarar yüzde 5 olsun. Aslında 12,5 milyar doları kaybettik. Ama sorun şu ki, bu hesapların sahipleri yine de TL’ye göre karlı. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

En iyi yöneticinin yönettiği insanları mutlu eden yönetici olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026