İstanbul 19°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Primat

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 12, 2022

Primat

Tıp fakültesi 2. sınıf öğrencisi Enes intihar etti. İntiharın gerekçesi felaket. Enes, oldukça muhafazakar ve tarikatçı bir ailenin evladı. Belli ki, aile Nurcu. Gencecik çocuğu da üniversite için gittiği kentte, zorla tarikat yurdunda kalmaya zorlamışlar. Bir yandan okul, bir yandan Enes’in anlattıklarından öğrendiğimiz tarikat yurdundaki veya yurtlarındaki baskı sonucu çocuk boğulduğunu hissetmiş, gençliğini, insanlığını yaşayamaz hale getirilmiş. Çocuk içinde isyan etmiş ama isyanını ne ailesine ne de yurttaki ortama yansıtamayınca ve işin içinden çıkamayınca çareyi intihar etmekte bulmuş. Yazık ki, ne yazık. Bu varan ikiydi aslında. Bir de birkaç hafta önce meydana gelen olay vardı. Antalya’da yine bir tarikat yurdunda, 18 yaşındaki bilgisayar mühendisliği öğrencisi bir çocuk, 38 yaşındaki aşçı tarafından başı kesilerek öldürülmüş ve katil “Deccal’in başını kestim” demişti. Bu yurtlarda neler döndüğünü bilmiyoruz. Bazen böyle cinayetler veya intiharlarla gündeme geliyor bu yurtlar, bazen cinsel istismar suçlamaları ile bazen de yetersiz yerlere, sadece din kisvesi altında toplandıkları için ruhsat verilmesi ve sonrasında ölümlere sebebiyet vermesi ile. Sonra birileri çıkıp “Bunlara nasıl yurt açtırırsınız” deyince de konuyu hemen zıvanadan çıkarıp “Bakın şu dinsizlere. Tarikat yurtlarına karşı çıkıyorlar çünkü dine karşılar” yaygarası yapıyorlar. Ancak tüm bunlardan daha vahim bir durum var. AİLELER… Evet büyük harflerle yazdım. Çünkü asıl vahim olan yer orası. Antalya’da 18 yaşındaki bilgisayar mühendisi adayı evladı başı kesilerek öldürülen baba ne dedi hatırlıyor musunuz! “Bir evladım daha olsa onu da o yurda veririm. Biz ölümünü düğün gecesi olarak görüyoruz.” İnsanın ağzına geliyor da söyleyemiyor kelimeleri. Ya da yazamıyor buraya. Keza Enes’in babası ne diyor duydunuz herhalde. “25 yıldır cemaatin içindeyim. Kaldığı yerde bir sorun yoktu. Biz kimseden şikayetçi değiliz.” Kendinden de şikayetçi değildir muhtemelen ve vicdanı da oldukça rahattır oğlunu intihara sürükleyen babanın. Türkiye’nin sorunu bu babalardır. Bu ailelerdir. Belgesel izliyorsanız görmüşsünüzdür mutlaka. Hayvanlar bile evlatlarını canları pahasına korur, onlara sahip çıkarlar. Bu tiplerin belgeseli çekilip izlense, yavrusunu korumaktan aciz ve koruyamamaktan dolayı hiçbir vicdani yük duymayan yeni bir tür olarak tanımlanırlar. Adını büyük ihtimalle, “Primate nonconsicencia” koyarlardı. O çocukları ölüme yollayan işte bu "Primat" kafadır. ***

Az serbest piyasa

Şirketlere de döviz hesaplarını TL’ye çevirip, kur garantili ticari hesaba yatırma imkanı tanınınca, “Şirket döviz bozdurunca kur farkından kâr etmiş görünecek ve bu kâr için gelir vergisi ödemek zorunda kalacak. Niye bozdursun, deli mi?” dedik televizyonda. Akıllarına geldi, şimdi bu tür gelire “istisna” getiriyorlar. Kur farkı gelirleri gelir vergisinden muaf tutulacak. Derinlemesine düşünülmeden akla ilk gelen olarak uygulanan tedbirlerin sonra başka tedbirlerle ayakta tutulmaya çalışılmasına yeni Türkiye’de “Ekonomide reform paketi” diyorlar belli ki! Ama paket paket içinde oluyor mecburen. Döviz borcu ödemesi ya da hammadde ithalatı için elinde döviz bulunduran şirket niye döviz bozdursun da kendini riske atsın diye soran yok. Şimdi muhtemelen zorla güzellik olsun diye uğraşacaklar, şirketlere “ricacı” olacaklardır döviz bozdurun diye. Bozdurmak sorunu çözecek olsa, herkes bozdursun elbet ama çözmez. 130 milyar dolar satıldı çözmedi, şirketlerin satacağı mı çözecek! Gömleğin düğmelerini baştan yanlış iliklemişsiniz, açıp yeniden ilikleyeceğinize, düğmelerin karşısına ilik açmaya çalışıyorsunuz. İhracat gelirlerinin yüzde 25’ini Merkez Bankası’nda bozdurma zorunluluğu ise hala sürüyor. Kimse de çıkıp “Yahu bu karar Türkiye’nin serbest piyasa ekonomisinden vazgeçmesi anlamına gelir" demiyor. Gençler bilmez, eskiden Türkiye’de döviz almak, döviz bulundurmak devletin iznine tabiydi. Bu yolla kimin yurt dışı ile ticaret yapacağına ya da kimin gerçekten zengin olacağına devlet karar verirdi. Yurt dışına çıkarken izinle döviz alırdık, onun da miktarı sınırlı idi. Cebinde dövizle yakalanan yargılanırdı. Dövizin bir Merkez Bankası kuru vardı bir de Kapalıçarşı denilen karaborsa kuru. Sonra Batı dünyasının tamamı gibi serbest piyasa ekonomisine geçtik. İsteyen istediği para cinsini bulundurur oldu. Şimdi getirilen yüzde 25 kararı eskiye dönüşün ilk adımıdır aslında. İhracat gelirlerinde serbest piyasadan yüzde 25 geri dönmektir. Kural delinmiştir. Bundan sonrası oran meselesidir. Özünde serbest piyasa hamilelik gibidir. Azı çoğu olmaz. Ya serbesttir ya değildir. ***

Nasreddin hoca, eşi ve eşeği hikayesi gibi

Niyeyse meseleyi uzattıkça uzattılar. Hala “Kılıçdaroğlu yayında iken, kendisi kabul etmiş bile olsa TBMM Başkanı ve bir Bakan'ı yayına bağlamak doğru değildi” diyenler var. Çocuklar, arkadaşlar boş konuşmayın lütfen. Kemal Bey kabul ettikten ve durumdan da memnun olduktan sonra size ne bir. İki. De ki, Kemal Kılıçdaroğlu kabul etmedi ve Bakan Karaismailoğlu’nu yayına bağlamadık. Ama adama yayın sırasında, belediyede genel sekreter yardımcısı iken ihalesiz iş verdiği, yapılmayan işleri yapılmış gibi gösterip haksız ödeme yaptığı gibi oldukça ağır ithamlarda bulunulmuş ve hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğu söylenmiş. Bakan Karaismailoğlu’nun da bu itham ve iddialara karşı bir savunma hakkı var. Bakan Karaismailoğlu’nu o yayına bağlamasak, bir hafta sonraki Teke Tek’te ya da başka bir programda kendisine söz vermek gerekecek. Bu kez de “Kılıçdaroğlu’nun karşısına çıkmadı. Karşısında kimse yokken boş kaleye gol attırdılar” demeyecek miydiniz! Tabii ki, diyecektiniz. Hem de ağzınızdan salyalar akıtarak. İyi niyetli olanlarınıza söylüyorum tabii bu cümleleri. Başka maksatla bu olayın üzerine atlayıp, parti içi hesaplaşmaları program bahanesiyle yapmaya çalışanlara değil. Hele hele Kılıçdaroğlu’nun iddialarını yazmaya cesaret edemeyip, programı yazanlara hiç değil. ***

İlaç

Giderek daha fazla ilaca daha fazla fark ödeyeceksiniz diye yazdım dün. Diken internet sitesi sayıları vermiş. Onların tespitine göre düzenli kullanım gerektiren ve elzem 57 ilaçta firmalar bakanlık iskontosunu kaldırmışlar ve bu ilaçları alanlar fark ödemek zorunda kalıyorlar. Bu ilaçların sayısı her geçen gün daha da artacak ne yazık ki! Kur artışının doları olmayanı da ya da maaşını dolarla almayanı da ilgilendirdiğinin en açık kanıtı bu. Ama bazılarına bunu anlatmak çok zor. Zaten anlasalardı bugün bu halde olmazdık. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Üretmeden zengin olduğunu zannedenin aslında fakir olduğunu er geç fark edeceğini bildiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Engin Altay: Ya hemen Kurultay, ya bölünme
Köşe Yazıları
Engin Altay: Ya hemen Kurultay, ya bölünme

Fatih Altaylı

Mayıs 23, 2026

Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026