İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Gençler deist olmasın da ne olsun!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 13, 2022

Gençler deist olmasın da ne olsun!

İki tarikat yurdunda iki ölüm. Başka tarikat yurtlarında olan türlü rezalet. Tacizler, tecavüzler, ölümler. Bunlarla ilgili soruşturmaların TBMM’de engellenmesi. Bu engellemelerin kutlanması. Ve tabii iktidar tarafının tüm bu yaşananlar karşısındaki sessizliği. Konuşanların da durumu “normalleştirme” çabası. Bir milletvekilinin hiç sıkılmadan, “Ne var canım herkes intihar edebilir” diyerek hiç üzerine elzem değilken olayı savunması. Şimdi soruyorum size, bu yaşananlar, böyle peş peşe biçimde din kisvesi altına saklanmamış bir vakfın, bir derneğin yurtlarında meydana gelseydi iktidarın yaklaşımı nasıl olurdu! Ne bileyim, bu intiharlar Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’nin bir yurdunda, bu tacizler iktidara ait olmayan bir belediyenin sağladığı barınma imkanlarında olsaydı bugün iktidar ne diyor olurdu! Tüm yaşananları en yetkili ağızların ballandıra ballandıra anlattığını, televizyonlarda başka konuların konuşulmadığını, TBMM’de bu yurtlarla ilgili programlar, açık oturumlar düzenlendiğini, TBMM’de bu yurtları araştırmak için komisyonlar kurulduğunu, tüm bakanlıkların meseleyi ayrı ayrı araştırmak için bu yurtlara ve bu yurtları işletenlere müfettişler yolladığını görmez miydik! Kesinlikle görürdük. Ve çok da iyi olurdu. Alkışlardık desteklerdik. Şimdi aynısını istiyoruz zaten. Bu rezaletlerin üzerini örtmeyin. Araştırın, soruşturun. Biz de destekleyelim. Ama biliyorum ki, böyle bir şey yapmayacaksınız. Sonra da ağlaşacaksınız “Bu gençler niye deist oluyor, niye ateist oluyor” diye. Siz bu kafa ile giderseniz, o gençler sonunda satanist olacaklar. Çünkü sizin yutturduğunuz dindarlığın karşısında ne varsa onu olacaklardır. Gençler ahmak değil. Bilesiniz! ***

Tüm Terim karşıtları Terimci oldu

Aslına bakarsanız bu konuya girmeye pek niyetim yoktu. Ama söz konusu olan Galatasaray olunca, okurlar da bana soruyor. “Ne oluyor, ne düşünüyorsun” diye. Galatasaray’daki yönetim krizleri, teknik direktörün gitmesi gibi meseleler peş peşe gelince sormaları da normal. Galatasaray’da Fatih Terim’in görevine son verilmesi ile başlayan tartışma aslında Türkiye’deki ve tabii Galatasaray’daki iki yüzlülüğün, sahtekarlığın, kumpasçılığın bir göstergesi. Düne kadar medyada ve Galatasaray mahfillerinde kime sorsan Galatasaray’daki en büyük sorun olarak Fatih Terim gösteriliyordu. Takıma doğru düzgün bir futbol oynatamadığı, Dursun Özbek yönetimi tarafından kurulmuş ve Tudor tarafından hazırlanmış bir kadro ile şampiyonluklar kazandığı ama sonrasında hem bu kadroyu dağıttığı hem de yerine doğru transferler yapamadığı hem de takıma hiçbir şey veremediği konusunda geniş bir konsensüs vardı. Üstelik de kendini yönetimler, başkan üzeri görmesi ayrı bir sorundu. Herkes ama herkes bunu konuşuyor, bunu söylüyordu. Sezona da kötü başlanmıştı ve iyiye doğru bir gidiş de yoktu. Takım her hafta bir önceki haftayı aratacak kadar kötü futbol oynuyor, ligin en güçsüz takımlarına sahasında puan kaybediyor, derbilerde yeniliyor, elinde kalan tek umut olan Türkiye Kupası’nda 1. Lig'den 2. Lig'e düşmek üzere olan bir takıma yenilip eleniyordu. Futbolda bu olabilirdi elbet ama tek kalan kupanda, Avrupa’ya gidebilmek için kalan son şansında sahaya yedeklerle çıkıp bunu becermek bir teknik direktörlük zaafiyeti idi. Herkes ama herkes Terim’le olmayacak gitmeli diyordu. Bu konuda beni arayanlara “Bence de gitmeli ama Başkan Elmas’ın işi zor. Şimdi yollarsa Mart’ta UEFA maçı var. Onu bekleyecektir yönetim” diyordum. Çünkü Terim’di bu. “Yollamasalar UEFA Kupası’nı bir kez daha alacaktım” diyebilirdi. Denizlispor’u eleyemeyen takımın B. Dortmund’u, Sevilla’yı, Barcelona’yı eleyip şampiyon olacağına taraftarı inandıracak bir kapasitesi vardı Terim’in. Ancak takım öyle kötüye gitti ki, neredeyse küme düşme potasına doğru bir yolculuk başlayınca Başkan Elmas dayanamadı ve Terim’e “Sportif AŞ’de yönetici ol. Teknik direktörlüğü bırak” dedi. Terim ise her zamanki Terim’di. Sanki kendisine doğrudan git denmiş gibi bir hava takındı ve yönetimi kendisine destek veren bir grup taraftar ile karşı karşıya bıraktı. Hadi buraya kadar her şey normal. Ama garip olan düne kadar “Terim gitmeli, Terim gitmeli, Terim gitmeli” diyenler, Terim’e ağzına geleni söyleyenler, camia içinde seçim döneminde Terim’i yollama sözü veren adayları destekleyenler Terim’i yolladığı için Burak Elmas’ı suçlamaya başladılar. Dünün Terim karşıtları, şimdi Terimci oldular. Burak Elmas büyük ihtimalle bu durumdan şaşkındır ama Galatasaray’ı ve Türk sporunu bu yolla öğreniyor. Burak Elmas’ın başka seçeneği var mıydı! Vardı elbet. Terim’le devam edebilir, takım küme düşmeye doğru gidebilirdi. Belki de gereken buydu ama Terim ona da hazırlıklıydı. “Benden gençleştirme operasyonu istendi” diyerek kendini savunuyordu zaten. Oysa o da büyük bir yalandı. Gençleştirme operasyonu dediği 23-24 yaşında futbolcular hepsi. Zannedersin ki, altyapıdan bedavaya alınmış 17-18 yaşında çocuklarla oynuyor ve adını gençleştirme operasyonu koymuş. Hayır 40 milyon avro harcanmış. Türkiye liginde az para değil. Denizlispor daha mı çok harcamış mesela! İyi olursa Terim yapıyor, kötü olursa yönetimin gençleştirme operasyonu nedeniyle. O zaman Avrupa Ligi’nde nasıl namağlup üst tura çıktın. Orada yaşlılar mı oynadı. Terim madem bu kadar Galatasaraylı idi, geleydi Sportif AŞ'ye biraz da almadan vereydi Galatasaray’a. Hadi şimdi gitsin Benfica’ya. Geçen hafta öyle haberler çıkıyordu medyamızda. “Eski öğrencisi Rui Costa Benfica’nın başkanı oldu ve Terim’i istiyor” diye. İşte Lizbon, işte arşın. Hadi… Başkan Burak Elmas’a gelirsek. Galatasaray Başkanı olmayı bu kadar isteyen iki kişi tanıdım hayatımda. Biri Özhan Canaydın, diğeri Burak Elmas. İkisi de Terim’le başladı, ikisi de kötü gitti. Ancak Burak Elmas’ın tek sorunu Terim değil. Yönetiminin 6. ayında yönetimi dağıldı. Tüm seçim döneminde en yakınında olan iki isim istifa etti. Seçimde “Beraber yürüyeceğiz” dediği teknik direktörle yolları ayrıldı. Ve biliyorum ki, yönetiminin kendisine güveni çok düşük seviyede. Ve Başkan da Galatasaray’da benim hiç sevmediğim bir kelimeyi kullanıyor ve “Ben” demeye başladı. Elmas, kısa sürede koltuğunun üç ayağını kaybetti. Bu durumda yapması gereken tek şey, Mali Genel Kurul’un hemen ardından bir seçime gitmesi. Bunu da şimdiden ilan etmesi. Aksi takdirde Mali Genel Kurul’u da riske atar. Bir abisi olarak benden söylemesi. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bu kadar hızlı dönmek Mevlevi dervişlerine mahsus kaldığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026