İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Tesla gelir, BTK'ye takılır

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 24, 2022

Tesla gelir, BTK'ye takılır

Tesla, sonunda Türkiye’ye gelme, dağıtım ağına Türkiye’yi de dahil etme kararı almış. Tesla derken, Elon Musk’un, Tesla markalı elektrikli araçlarından söz ediyorum. Yıllardan beri pek çok büyük grup, Tesla’nın Türkiye distribütörlüğünü almak için uğraştı ama hepsi firmanın “Türkiye’de pazarlamayı kendimiz yapacağız. Distribütör aramıyoruz” yanıtı ile karşılaştı. Ancak marka buna rağmen yıllarca Türkiye’ye gelmedi. İhtiyacı da yoktu zaten. Çünkü üretim sıkıntıları vardı ve mevcut pazarlarına otomobil yetiştiremiyordu. Ancak anladığımız kadarı ile artık Türkiye pazarına girmeye hazırlar. Kendilerini ikna eden ise Cumhurbaşkanı Erdoğan olmuş. Ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan da bilmeli ki, Tesla Türkiye’ye girdiği anda pişman olur ya da Tesla’yı Tesla yapan en önemli özelliklerini Türkiye’de kullanamaz. Niye mi! Çünkü BTK izin vermez. BTK dediğim Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu. Diyeceksiniz ki, “Bilgi teknolojileri ile otomobil ne alaka?” Ben size söyleyeyim çok alaka. BTK bugün otomotiv endüstrisindeki gelişmelerden Türkiye’deki tüketicilerin de yararlanabilmesinin önünde dev gibi bir engel olarak duruyor. Biliyorsunuz, yeni nesil otomobiller barındırdıkları teknoloji ile birer mobil iletişim aracı. Geleceğin otonom sürüş teknolojilerine hazır olmak, mevcut otonom sürüşü imkanlarını kullanabilmek, otomobillerdeki yazılımları sürekli güncel halde tutabilmek, yol verilerini navigasyon sistemlerinde kullanabilmek, kaza ve güvenlik verilerini paylaşabilmek için bu otomobiller üreticilere ait merkezlerle sürekli bir iletişim halindeler ya da olmak zorundalar. Ancak Türkiye’de bu mümkün değil. Çünkü BTK tüm üreticilerden bu verilerin tamamını yerli bir operatör üzerinden iletmesini, kendileri ile paylaşmasını ve bu verileri Türkiye’de bir merkezde toplamasını istiyor. Tabii bu müthiş bir ek maliyet ve büyük bir yatırım gerektiriyor. Üreticiler, iç güvenlik ve trafik güvenliği ile ilgili verileri paylaşmayı kabul ediyorlar ama üreticinin diğer özel verilerini paylaşmayı hem şirket politikası hem de ticari sır olması nedeniyle paylaşmak istemiyorlar. Hal böyle olunca da, modern otomobillerin bu modern sistemleri Türkiye’de çalışmıyor. Mesela geçen hafta yazdığım Mercedes’in en üst otomotiv teknolojisine sahip EQS modelinin bazı özellikleri Türkiye’de kullanılamıyor. Bu yüzden Tesla Türkiye’ye gelmesine gelir de, Tesla’yı rakiplerinden ayrıştıran en önemli özellikleri ne yazık ki, Türkiye’de bir halta yaramaz. Elon Musk’un haberi olsun, belki Erdoğan’la bir dahaki konuşmasında bunu da hatırlatır. Belki o isteyince BTK biraz geri adım atar. ***

Otomobil yokluğunun nedeni devlet

Madem bugün otomobil mevzuuna girdik oradan devam edelim.
Yine hepiniz ve hepimiz farkındayız ki, Türkiye’de otomobil tedarikinde bir sorun var.
Hemen hemen hiçbir marka pazarın talep ettiği sayıda araç getiremiyor.
Bu yüzden de geçmişte olduğu gibi karaborsa hortluyor, araçlar el altından primli satılıyor, 2. el araçlar sıfırdan daha pahalıya alıcı buluyor.
Devlet ise bayi baskınları ile buna çözüm bulmaya çalışıyor.
Arz azlığının nedeni olarak da Dünya’daki “çip krizi” gösteriliyor.
Oysa krizin kaynağı “artık” çip değil, devletin  kaynağı devletin ta kendisi.
Türkiye’de bugün otomobil bulmak zor ve aylarca kuyruk var çünkü üreticiler Türkiye’ye otomobil satmak istemiyor.
Şaka yapmıyorum gerçek bu.
Şu anda Avrupa’da, Amerika’da otomobile talep hayli yüksek.
Bu yüzden de markalar otomobillerini Türkiye’ye getirmektense Avrupa pazarında satmayı tercih ediyorlar.
Bunun nedeni ise Türkiye’deki vergilerin yüksekliği.
Vergilerin çok yüksek olması nedeniyle, markaların Türkiye’deki kâr marjları çok düşüyor.
Üreticiler de düşük kârla araç sattıkları Türkiye’ye araç yollamaktansa yüksek kârla sattıkları pazarlarda otomobil satmayı tercih ediyor, Türkiye kotalarını mümkün olduğunca düşük tutuyorlar.
Bu aşırı yüksek vergiler sürdüğü müddetçe Türkiye’de otomobil bulmak hep zor olacak.
Haberiniz olsun. ***

Manasız bir tutuklama daha

Kimsenin kimseye hakaret etme hakkı yok.
Sıradan vatandaşa da, Cumhurbaşkanı’na da.
Hiçbirimizin hakaret etme özgürlüğü yok.
Ama zaman zaman bu konuda ölçüyü kaçırdığımız olmuyor değil.
Benim de.
Bazen bu köşede ben de kendimce hakaret olmayan ama muhatabınca hakaret olarak algılanan cümleler kuruyor, ifadeler kullanıyorum.
Hakarete uğradığını düşünen kişi soluğu savcılıkta alıyor, davacı oluyor.
Savcı da yazdıklarımda hakaret olduğuna kanaat getirirse konuyu mahkemeye taşıyor.
Bazen de savcı burada hakaret yok diyor ve dava açmıyor.
O zaman hakarete uğradığını düşünen kişi bir üst mahkemeye başvuruyor.
Bazen de dava açılıyor, yargılanıyoruz.
Kimi zaman beraat ediyoruz, kimi zaman mahkum oluyoruz.
Uzunca zamandır sert bir muhalif gazetecilik yapan Sedef Kabaş da bir televizyon programında bir şeyler söylemiş.
Dinlemedim okudum.
Eski, bildik bir cümleyi tekrarlamış.
Bazıları da bu cümlede hedefin Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğunu düşünmüş.
Kızmış, öfkelenmiş.
Ve gece yarısından sonra Kabaş’ın evi basılmış, gözaltına alınmış.
O sırada Adalet Bakanı Gül sert bir açıklama yapmış ki, bir Bakan’ın hele hele Gül gibi genelde özgürlükçü tavrı ile öne çıkan bir bakanın bunu yapması olacak iş değil.
Tabii olarak bu sözlerin ardından Sedef Kabaş tutuklanmış.
Sedef Kabaş hakaret etmiş mi etmemiş mi, hedef Cumhurbaşkanı mı idi değil miydi buna elbette yargı karar verecek.
Ancak ortada gerçek bir garabet var.
Gece yarısı gözaltı.
Ve hemen bir tutuklama.
Bu bir cinayet davası değil.
Bu bir hakaret davası.
Bu kadar olağandışı bir hız ve üzerine bir de tutuklama.
Hiç kimse buna normal bir adli süreç diyemez.
Bu Türkiye’yi küçük düşürecek, Türkiye’yi Adalet’in olmadığı bir baskı rejimi olarak gösterecek kötü bir uygulama.
Bu ne Türkiye’nin lehine, Cumhurbaşkanı’nın lehine.
Bakın hiç kimse Sedef Kabaş yargılanmasın falan demiyor.
Ama bu ne şiddet ne celal.
Sedef Kabaş da bu gereksiz tutuklama ile Osman Kavala’nın yanına 2. bir kişiyi de eklemiş oldu.
Ve şansa bakın ki her ikisi hakkında da tutuklama kararını aynı hakim vermiş. ***

Bir Cevdet Sunay vardı

CHP’nin Cumhurbaşkanı’na hakaret suç olmaktan çıkarılsın şeklindeki teklifini çok doğru bulmadığımı söylemem lazım.
Bu teklif dönüp dolaşıp, başka yerlere gider, teklifi yapan yaptığına pişman olur.
Bugün size hakaretten mustarip bir Cumhurbaşkanı’ndan söz etmek istiyorum.
Gençler bilmez ama yaşı tutanlar hatırlayacaktır, rahmetli Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’ı.
Benim çocukluğumun Cumhurbaşkanı’ndan.
Sunay, 27 Mayıs darbesi sonrası Genelkurmay Başkanlığı’na gelmişti.
1966’da emekli oldu.
Aynı yıl kontenjan senatörü yapıldı ve hemen ardından görevden ayrılan Cemal Gürsel’in yerine Cumhurbaşkanı seçildi.
Gafları ve becerisizliği ile ünlüydü.
Tek cümlelik konuşmaları dahi bir kağıttan okuması, anlamsız soruları hep alay konusu olurdu.
Alman TRT’sine teşekkürü ise bir efsaneydi.
Darbeci kalıntısı olduğu için pek sevilmezdi üstüne bunlar da gelince iyice tadı kaçmıştı.
Cumhurbaşkanı’na hakaret o günlerde de suç olduğu için kendisine “Çivit marka” derlerdi çünkü o günlerde en satılan çivit markası “Öküzbaş” çivitleri idi.
Cumhurbaşkanı’na çivit marka diyen pek çok kişi yargılanmıştı o dönemde de.
Kendisine takılan bir başka lakap ise Et Balık Kurumu idi.
O sırada Et Balık Kurumu’nun amblemi bir büyükbaş hayvan kafasıydı ve altındaki E.B.K harfleri ise Sunay’ın konumuna atfen “En Büyük Komutan” olarak okunurdu.
Yani anlayacağınız Türkiye’de hiçbir tartışma yeni değil.
Sürekli dönüp dönüp başa sarıyoruz. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Korkmayana değil, korkusuna boyun eğmeyene cesur dendiğini unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026