İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Elektrik niye çarpıyor

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 14, 2022

Elektrik niye çarpıyor

Hafta sonunda elektrikte üçlü geçirmeyi anlattım size. Üçlü tarife adı altında, siz tasarruf yapıyorum zannederken elektriği en çok kullandığınız zamanda nasıl en pahalı tarifeden fatura ödediğinizi, kış saati uygulamasına geçilmemesi sayesinde ikinci bir kazığın nasıl sokulduğunu. Ama canınız çok acımasın, kendinizi çok enayi hissetmeyin diye tamamını anlatmadım o yazımda. Biliyorsunuz, uzunca bir süredir Türkiye, bütün dünyanın aksine yaz saati-kış saati uygulaması yapmıyor. Analar babalar çocuklarının kör karanlıkta kalkıp, yollara dökülmesinden yıllardır şikayetçi ama dinleyen yok. Biz kış saati uygulamasına geçmeyen bir ülkeyiz. Herkes bunun niyesini merak ediyordu. Anlattık niye olduğunu. Elektrikte biraz daha pahalı tarifeden fatura ödeyin diye olduğunu. Ama kazık o kadarla da kalmıyor. Siz yaz ve kış saati uygulamasına geçmiyorsunuz ama size “üçlü geçiren” akıllı saatiniz geçiyor. Çünkü öyle programlanmış bir kere. Bunun doğal sonucu şu. Elektrik sayacınız otomatik olarak kış saati uygulamasına geçtiği için siz “az fatura ödemek” maksadıyla çamaşırınızı gece 10’dan sonra yıkasanız bile, ütünüzü gece 10’dan sonra ütüleseniz bile, elektrikli radyatörü gece 10’dan sonra çalıştırsanız bile sayacınıza göre saat henüz 9 olduğu için size ekstradan 1 saat daha en pahalı tarifeden geçiriyor. Tabii elektrik faturanızı okumak ve anlamak için de özel bir kursa hatta üniversitede bu konuyla ilgili bir eğitime ihtiyacınız olması da bir ayrı durum. Mesela hiçbirimiz, elektriğimize gerçekte kaç lira zam yapıldığını, üçlü tarifede hangi dilime ne kadar zam yapıldığını kolay kolay öğrenemiyoruz. Bayağı bir hesap kitap gerektiriyor. Üçlü tarifede tarifenin bazı zaman dilimlerine yüzde 200, bazı zaman dilimlerine yüzde 180, bazı zaman dilimlerine ise yüzde 130 civarı gelmiş. Niye, neye göre belli değil. EPDK'DAN ELEKTRİK ÜCRETLERİNE İLİŞKİN AÇIKLAMA Benim haftalar önce yazdığım “Devlet elektriği dağıtıcılara ucuza veriyor, bize gelirken fiyat katlanıyor”u sonunda devlet de itiraf etti. EPDK açıklamasında “Görevli tedarik şirketleri tüketicilere yaptığı elektrik satışının sadece yüzde 20’sini EÜAŞ’tan 31,86 kuruşa alıyor. Kalan 100 milyar kWh’lik kısım ise spot piyasadan yaklaşık 150 kuruştan alınıyor. Dolayısıyla ağırlık ortalama enerji alım fiyatı 125 kuruş/kWh civarındadır” dedi. Yani kamu şirketi EÜAŞ, elektriği 31,86 kuruşa veriyor, özel sektör ürettiği elektriği 150 kuruşa satıyor. Ortalaması 125 kuruşa geliyor. Pahalı elektrikte bir başka sebep de kaçak kullanım. Dicle’de yüzde 46,3, Vangölü’nde yüzde 44,5, Aras’ta yüzde 20,5, Toroslar’da yüzde 11,5 diğer bölgelerde ise ortalama yüzde 7 civarında olan kaçak kullanımı da sizin benim gibi faturasını düzenli ödeyenlere ödetiyorlar onu da unutmayın. Sözde özelleştirme sayesinde bu kayıp kaçak azalacak ve bunun faturasını düzenli ödeyen namuslu, edepli, terbiyeli, medeni vatandaş ödemeyecekti. Ama ne yazık ki öyle olmadı. Hala biz ödüyoruz. Tabii şunu da unutmayın. Size sürekli olarak söylenen “Dünyada da enerji fiyatları artıyor” palavrasına da sakın inanmayın. Evet artıyor. Bu yüzden de tüm ülkeler elektrik ve diğer enerji fiyatlarını arttırıyor ama bizdeki gibi bir artış hiçbir yerde yok. Çünkü onların parası bizimki gibi hızla değer kaybetmiyor. O ülkelerde bilim dışı ekonomik teoremler halkın üzerinde denenmiyor. Hiçbir medeni ülkede hırsızın faturası namuslu vatandaşa sokuşturulmuyor. ***

Bir araya gelmemek daha mı iyi

Bir ittifak çatısı altında birleşme ihtimali olan 6 farklı partinin lideri bir yuvarlak masada bir araya geldi. Yorumlar müthiş. “Dağ fare doğurdu, bir sonuç çıkmadı, bunların anlaşması mümkün değil, ortak bir mutabakat yok. Sonuçsuz” gibi yorumlar. Ben ise hiç o kanaatte değilim. Bu toplantılardan bir sonuç çıkar çıkmaz, bu toplantılar yeni bir ittifakı doğurur doğurmaz, anlaşırlar veya anlaşamazlar… Benim için önemli değil. Ben meseleye başka bir açıdan bakıyorum. Yıllardır her türlü nedenle ortadan ikiye, sonra dörde, sonra sekize, sonra 16’ya, sonra 32’ye bölünmüş olan bir toplumun 6 siyasi partisi bir masanın etrafına, kendi özgün fikirlerinden taviz de vermeden oturup, ülke meselelerini konuşabiliyorsa, sorun olarak gördükleri konularda ortaklaşa ne yapabiliriz diye istişarede bulunabiliyorsa, egolarını ayakları altına alıp birbirlerine söz hakkı verebiliyorsa, daha ilk toplantıda kavga gürültü çıkarıp, masayı devirmiyorlarsa bu, toplantının sonucundan daha önemlidir. 6 benzemez dediklerinin bir araya gelebilmesi, 6 benzerin bir araya gelmesinden daha önemlidir. 4 eğilimi bir çatı altında birleştirmeyi, yıllarca marifet olarak anlatan bir siyasetin, 6 benzemezi bir masa çevresinde toplamanın önemini anlamaması düşünülemez. Belki de rahatsızlığın nedeni de bunun önemli olması, önemli olduğunun anlaşılmış olmasıdır. Bunun verdiği mesajdır. Buradan bir şey çıkar veya çıkmaz. Beni hiç ilgilendirmez. Önemli olan bir araya gelebilmek, birlikte konuşabilmek, beraber çözüm arayabilmektir. Masada olmayan HDP’yi masada imiş gibi gösterme çabasında olanların HDP’nin o masada olmamaya gösterdiği sert tepkiyi görmezden gelme çabası da ayrıca ilginç. ***

Spor yazmak veya yazmamak

Bazı ahmaklar tutturmuşlar bir “Galatasaray yazmıyorsun” diye. Yaz başında söylemiştim oysa “Spor programı yapmayacağım. Spor yazarlığının seviyesinden rahatsızım, o seviyede olmak istemiyorum” diye. Pek çok gerçek spor yazarı da bu işin geldiği noktadan rahatsız. Bir sürü rezillik televizyonlarda spor programı diye sunuluyor, futbol dışı bir şey yok, bir grup kültürsüz, bilgisiz, spordan bihaber bir sürü adam futbol konuşup, abuk sabuk hareketler yapıyor. Bunun adı da spor yazarlığı oluyor diye uzak durmak istediğimi söyledim baştan. Yaşı müsait olanlar hatırlayacaktır, Galatasaray yönetiminde olduğum dönemlerde de spor yazmamıştım. Haksızlık olmasın diye. Spor yazıp konuştuğum zaman ağızlarına geleni söyleyenler, şimdi de “Arkadaşın Burak Galatasaray Başkanı oldu diye yazmıyorsun di mi?” diyorlar. Burak Elmas arkadaşım değil kardeşim. Arkadaşım olan kayınpederi. Ama Burak Elmas’ın da sık sık söylediği gibi ne ben ne de kayınpederi Burak Elmas’ın akıl hocası da değiliz, danışmanı da. Ne adaylığını bize danışarak açıkladı ne de Başkanlığı sırasında bize bir şey sordu. Hatta ben şahsen aday olmamasını önerdim. Başkan Burak Elmas’la da sadece Galatasaray Spor Kulübü Yüksek İstişare toplantılarında bir araya geldiğimizde fikrimizi diğer katılımcılar gibi söylüyoruz o kadar. Arkadaşın diye yazmıyorsun diyorlar. Yahu Galatasaray’a Başkan olup da benim arkadaşım olmayan kimse mi var. Kulüp ulan orası, arkadaşların buluşma yeri. Ama prensip olarak yazmayacağımı, program yapmayacağımı Burak Elmas Başkan olmadan önce açıkladım zaten. Bu durum hakkında ne düşündüğüme gelince. Onu da yarın anlatırım. Madem bu kadar istiyorsunuz. Bir gün daha bekleyin. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Saygı duymamız gereken tavırlara sövmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026