İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

O poşet Louis Vuitton poşeti mi!

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Şubat 21, 2022

O poşet Louis Vuitton poşeti mi!

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Kübra Par’ın programına katılmış. Türkiye’nin durumunun Avrupa ülkelerinden iyi olduğuna seçmeni ikna etmek için “Fransa’da 150 Euro’ya dolan bir poşet bugün 750-800 Euro'ya doluyor. Orada enflasyon yüzde 6-7 fiyatlarda 6-7 misli artış var” diyor, Par’ın uyarısına rağmen bu hesaptaki inadını sürdürüyor ve haliyle dün geceden beri sosyal medyada madara ediliyor, hesap bilmemekle suçlanıyor. Bence yanılıyorsunuz. Üniversite sınavını kazanıp hukuk okumuş ve hukuk fakültesini bitirmiş, siyasette parti grup başkanvekilliğine gelmiş birinin bu kadar bilgisiz ya da bu kadar “hesapsız” olmasına imkan yok. Yüzde 6-7’lik enflasyon ile 6-7 kat fiyat artışı olmayacağını bilmeyecek kadar “eğitimsiz” de olamaz. Onunki, bilmemekten kaynaklanan bir durum değil. Öyle olsaydı, Kübra Par’ın uyarısı ile “Aaa, haklısınız. Özür dilerim” der düzeltirdi. Tam aksine inat ediyor, devam ediyor yanlış hesabına. Fransa’da yaşayan yakınlarının 750 Euro’ya Pazar poşeti doldurduğunu söylüyor. Herhalde bahsettiği poşet Louis Vuitton ya da Cartier poşeti. Aslında biliyor neyin ne olduğunu ama bile bile yanlış söylüyor. Çünkü o aslında bu hesabı yapabilenlere seslenmiyor, onun hedef kitlesi bu hesabı yapamayan kendi seçmeni. Onlara kahvede konuşabilecekleri, kabul gününde ileri sürebilecekleri, kafa karıştırabilecekleri bir malzeme verme peşinde. Örgüte mesaj veriyor. “Böyle söyleyin, böyle bir hesap yapın kafaları karıştırın” diyor aslında. Yoksa Fransa’da ya da Avrupa’nın herhangi bir yerinde fiyatların böylesine artmadığını bilmiyor olması mümkün mü! Bu bir siyasi taktik. Aynı şey elektrik faturaları için geçerli değil mi! Elektrik fiyatlarındaki inanılmaz artışı CHP’ye bağlamadaki mantık aynı değil mi! CHP’li birisi son olarak 1978 yılında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yapmış. CHP 1950’den bu yana tek başına iktidar olmamış. AK Parti iktidarı öncesi TBMM’de CHP diye bir parti yok. 20 yıldır AK Parti iktidar. Ama elektrik zamlarından CHP sorumlu diyor AK Partili milletvekilleri. Söylediklerinin doğru olmadığını sizin kadar, benim kadar bilmiyorlar mı! Biliyorlar elbet. O kadar eğitimsiz değiller. Tam aksine çok akıllılar. Örgütlerine, seçmenlerine söylenecek yalanları üretiyorlar. Anlamadınız mı hala bu sözlerin hedef kitlesinin siz ya da ben olmadığımı. Onlar başka bir gruba sesleniyorlar. Anket sonuçlarına bakılırsa, bence başarılı da oluyorlar. ***

IQOS kaçakçılığına niye göz yumuluyor

Çevremde dikkat ettiğim bir durum var. Pek çok kişi sigara yerine, Philip Morris’in icat ettiği ve artık tüm sigara üreticilerinin imal ettiği yeni tip bir yarı elektronik sigarayı içiyorlar. Mutlaka görmüşsünüzdür, burada sigara çakmakla veya kibritle yakılmıyor, elektronik bir şeyin içine tıkılıyor ve yanmadan düşük ısıda içiliyor. Philip Morris buna “IQOS” adını takmıştı ve “I quit ordinary smoking” yani “Sıradan sigarayı bıraktım” deniyordu. Şu anda bu tip sigaralar daha az zararlı oldukları inancıyla hayli yaygın. Ve belirli bir gelir düzeyinin üzerinde neredeyse çoğunluk sigara yerine bunu kullanıyor. Peki biliyor musunuz ki, bu sigara türü Türkiye’de resmen yok. İthalatı yasak, satışı yasak. Bu sigaraların tamamı, çevre ülkelerden, Kıbrıs’tan, Bulgaristan’dan, Gürcistan’dan, İsrail’den “kaçak” olarak Türkiye’ye sokuluyor ve satılıyor. Yüzbinlerce, belki milyonlarca kişinin tükettiği, pazarı milyarlarca liraya ulaşan bu ürünün tamamı ülkeye yasa dışı yollardan vergisiz ve kaçak olarak giriyor ama her yerde satılıyor ve açıkça herkes kullanıyor. Aynen Özal öncesi tüm yabancı sigaraların kaçak olarak ülkeye girdiği gibi, bugün de bu sigaralar kaçak. Merakım ise şu. Bu kadar yaygın olarak tüketilen bir ürün ülkeye normal yollardan, vergisi, harcı rüsumu ödenerek girmez. Niye yasak olur? Niye bunun kaçak olarak girmesine göz yumulur? Bunun kaçak gelmesinden dolayı oluşan milyarlarca liralık vergi kaybı niye sineye çekilir? Bu kaçakçılıktan kim milyarlar kazanmaktadır ki, bu kaçak durumun sürmesine izin verilir, bırakın izin verilmesini bu durum neredeyse teşvik edilir? Bu kayıp vergi kimin cebine girmektedir ki, devlet bu rezil duruma müdahale etmemektedir? Bunun vergisiyle yasal girişine izin vermemek kimin çıkarınadır! ***

Tarihe takılırsak

Güçlendirilmiş parlamenter sistem için bir araya gelen 6 parti, bu konudaki yol haritasını ve mutabakat metnini 28 Şubat günü Ankara’da Bilkent Otel’de yapılacak bir törenle imzalayacaklar. Törenin 28 Şubat günü yapılacağının duyulmasından beri iktidar yanlıları “Vay 28 Şubat haaa” diyerek tarihe dikkat çekiyorlar. Ve 28 Şubat’ın hafızalardaki olumsuzluğunu hatırlatarak, bu tarihten olumsuz bir sonuç çıkarmaya çalışıyorlar. Ben ise tarihlere pek takılmam. Geçmişe doğru giderseniz binlerce yıl içinde 365 günün her birine kimileri için olumsuz anılar uyandırabilecek bir kulp takabilirsiniz. Mesela mevcut iktidar da 12 Eylül’de bir Anayasa Referandumu yapmıştı. FETÖ desteğiyle yaptıkları bu referandumda, gayeleri 12 Eylül darbesine selam çakmak mıydı! ***

Tağşiş mi yok, Bakanlık mı!

Hatırlarsınız, eskiden Tarım Bakanlığı sık sık, neredeyse her ay *Gıdada tağşiş, hile ve taklit ürünler” listesi yayınlardı. Bakanlık piyasadan çeşitli ürünler toplar, bu ürünleri laboratuvarlarında inceletir, içeriğine bakar ve sonra da hangi üründe ne var, hangi ürün zararlı, hangi ürünün içine bulunmaması gereken bir katkı eklenmiş, etiketi ile içeriği arasında ne farklar var şeklinde bir liste yayınlardı. Çok güvenilir olmamakla birlikte bu liste tüketiciler tarafından izlenir, firmaların da bir şekilde hizaya gelmesine neden olurdu. Gerçi bu listeler üzerinden firmalara tehdit ve şantaj yapıldığı, bazı firmaların kollanıp, bazılarının batırılmaya çalışıldığı iddiaları da ortaya atılırdı ama sonuç olarak tüketici açısından önemli bir liste idi. Geçenlerde tarım sektörünün dergilerinden birinde okuduğum kadarı ile 18 aydır Tarım Bakanlığı bu listeyi yayınlamıyor. Aradım, taradım ben de bulamadım. Ya tüm üreticiler çok namuslandı, artık kimse tarımsal sanayi ürünlerinde tağşiş, hile ve taklit yapmıyor. Ya da bakanlık görevini yapmıyor. Birinden biri ama asla ikisi birden değil. Peki sizce hangisi. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Ülkeler geleceklerini kişilere değil, sistemlere emanet ettiği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026