İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Sayılar faşist olabilir mi!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 20, 2022

Sayılar faşist olabilir mi!

Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş, olay yerinden son derece önemli bir uyarıyı, olabildiğince insani bir biçimde yapmaya çalıştı ve dedi ki, “Tanju Özcan gibi birtakım uygulamalar yapma taraftarı değilim. Bu sorunla ilgilenmek Türkiye’yi yönetenlerin işi ama herkesin haberi olsun ki, böyle giderse 12 sene sonra Suriyeliler burada çoğunluk olacaklar. Hatay’ı Suriyeli bir belediye başkanı yönetir, Atatürk’ün Türkiye’ye kazandırdığı bu toprak elimizden gidebilir.” Bu son derece yerinde ve olabildiğince “milli” uyarının karşılığı ne oldu? Tabii ki her zaman ki gibi, “faşistlik suçlaması”. Peki Lütfü Savaş’ın ardından açıklama yapan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın verdiği sayılara ne diyeceksiniz! Bugüne kadar Türkiye’deki Suriyeli göçmenlere; - 97 milyon poliklinik hizmeti verilmiş. - 2,6 milyon ameliyat yapılmış. - 3 milyon yataklı tedavi hizmeti uygulanmış. Ve sıkı durun; - 760 bin Suriyeli bebek doğmuş. Ama bu iyimser bir resmi sayı. Çünkü Türkiye’de 10 yaşın altındaki Suriyeli sayısı 1 milyon 68 bin. Şu anda Türkiye’deki resmi Suriyeli göçmen sayısı ise 3 milyon 700 bin. Burada bulundukları süre içinde neredeyse yarı yarıya artmışlar anlamı çıkıyor bu sayılardan. Türkiye’nin ortalama nüfus artış hızı yüzde 1,1. Suriyeli göçmenlerin ortalama yıllık nüfus artış hızı yüzde 5. Hemen hemen 5 katı. Savaş'ın sözlerinden değil, kendi Bakanınızın ve kurumlarınızın verilerinden yola çıksanız bile durumun vahametini hesaplamanız, birkaç on yıl içinde ülkenin nereye gideceğini görmeniz mümkün. Bırakın şimdi faşistlikle suçladığınız eski AK Partili, yeni CHP’li Lütfü Savaş’ın açıklamalarını, kendi kurumlarınızın verdiği resmi sayılara bakın ve gerçeği artık görün. Ortada çok ciddi bir sorun var. Bakın paradan puldan bahsetmiyorum. Suriyeli göçmenlere verilen 97 milyon poliklinik hizmetinin, 2,6 milyon ameliyatın, 3 milyon yataklı tedavi hizmetinin bu ülkenin fakir vatandaşlarına yüklediği milyarlarca dolarlık faturadan, vatandaşlara verilen sağlık hizmetinin kalitesini düşürmesinden söz etmiyorum. Bu ülkenin demografisinin değişmesinden, geleceğinin riske girmesinden söz ediyorum. Hem de yönettiğiniz devletin resmi rakamları ile. Kendi verdiğiniz sayılar ile. Geçmişte, kürsülerden, sahnelerden Türkiye’ye davet ettiğiniz Fetullah Gülen Örgütü ile ilgili yaptığımız tüm uyarılar karşısında bizi din düşmanlığı ile suçladınız. Uyarıları dinlemediniz. Sonra “Kandırıldık” diye işin içinden çıktınız, af istediniz. Şimdi yine uyarıyoruz, “Faşist” diyorsunuz. Yarın yine “Kandırıldık” diyecek, af isteyeceksiniz. Seçmen üç paket makarna, iki paket kömüre affedecek belki. Ama tarih emin olun ki affetmeyecek. ***

İtiraf

AK Parti yöneticileri yine bürokrasiden şikayet ediyor. 20 yıldır ülkeyi yöneten bir iktidarın, kendi yarattığı bürokrasiden şikayet etmesi çok ilginç. Bugün bürokrasinin en tepesindeki isimler, artık tamamen AK Parti tarafından, daha doğrusu Anayasa’nın verdiği yetkiyle doğrudan doğruya Cumhurbaşkanı tarafından atanıyor. Tek seçici. 20 yıldır tüm devlet kadrolarına alınanları da AK Parti belirliyor. 20 yıldır bürokrasinin tabi olduğu tüm yasa ve yönetmelikleri de AK Parti çıkarıyor, AK Partili hükümetler uyguluyor. Peki tüm bunlara rağmen bürokrasiden şikayet ediliyorsa. Bunun anlamı sizce nedir. “Biz beceremedik” itirafından başka ne olabilir! ***

Bu haraçtır

Türkiye’de yurt dışı çıkış harcı diye bir saçmalık var. Başka hiçbir medeni ülkede böyle bir şey görmedim. Ülkenin vatandaşları, seyahat etme özgürlüklerini kullanabilmek için devlete bir harç ödemek zorundalar. Bana sorarsanız Anayasa’ya aykırı bir durum. Ama nerde bu saçmalığı Anayasa Mahkemesi’ne taşıyacak bir muhalefet! Ve bu harç geçtiğimiz hafta içinde arttırıldı. Ham de akılalmaz bir oranda. Yüzde 300. 50 TL’lik harç, 150 TL’ye çıkarıldı. Ve kimsenin de gıkı çıkmadı. Yurt dışına çıkacak kadar zenginsen öde mantığı. Yani aslında gerçekten harç değil. Haraç. ***

Güvenme

Son birkaç yılını sürekli olarak Fatih Terim’i eleştirmekle ve Terim’i korkaklıkla suçlamakla ve Galatasaray’ın Terim’den kurtulması gerektiğini yazmakla geçiren Hıncal Uluç şimdi de sıkı bir Terimci oldu. Torrent’i suçlayıp, Terim’i övüyor sürekli. Bu kez Barcelona karşısında tek gol farkla elenen Galatasaray’ı eleştirmiş ve “Terim olsaydı elenmezdik. Torrent korkak” demiş. Hıncal Abimiz belli ki, Süleyman Demirel felsefesinde gidiyor. Dün dündür, bugün bugün. Dün söylenilenin bir önemi yok. O geçti gitti. İyi de Hıncal Abi, biz senin dün ne dediğini çok çok iyi hatırlıyoruz. Kim billir belki de Galatasaray yönetimi seni dinleyip, sana kulak verip, senin de etkinle Terim’in görevine son verdi. Anlaşılan sen “Beni dinlemeyin. Ben yazarım. O gün öyle, bugün böyle yazarım. Benim ne eleştirime güvenin ne de methiyeme” diyeceksin de diyemiyorsun. ***

İnandınız mı gerçekten

Adını sanını kimsenin pek de duymadığı bir işadamı, birkaç hafta önce “Chelsea’yi satın alacağım” diye ortaya çıktı. 4 milyar dolarlık Chelsea’yi alacak bir serveti Türkiye’de görünmüyordu. Hemen “Asıl işleri yurt dışında” denildi. Yurt dışındaki işlerinin ne olduğu da asla bilinmedi. Sadece “işleri” vardı. Ve sonunda Chelsea’yi almak için pazarlık masasına oturacakların kimler olduğu açıklandı. Bu kim olduğu flu işadamı ve şirketlerinden herhangi biri bu listede yoktu. Hemen “Bir karışıklık oldu” açıklaması geldi. Peki size bir soru sorayım. Bir tekiniz bile bu kişinin Chelsea’yi alacağına ciddi ciddi inandınız mı! Bir an olsun inanan oldu mu! ***

Kanıt

Beni son günlerde en çok neşelendiren olayı söyleyeyim mi! Yılın doktoru Alim Çökük. Alim Bey, Seyhan Devlet Hastanesi’nde sözleşmeli hekimmiş. Hangi başarısından ötürü bilinmez “Yılın doktoru” seçilmiş. Ödülünü en üst düzeyde almış. Ama ortaya çıkmış ki, Alim Bey, yılın hekimi seçildiği yıl bir kez bile hastaneye gitmemiş, sözleşmeli olduğu hastanede bir tek hasta bile bakmamış. Başhekim yardımcısı tarafından açılan kayıtlarla hastane olmadığı halde hasta bakmış gibi gösterildiği ama Acil Servis kayıtlarında hastaneye dahi gelmediği ortaya çıkmış. Diyeceksiniz ki, “Buna niye neşelendin.” Neşelendim çünkü bir dönemi bundan daha iyi anlatan bir olay olamazdı. Hani hep diyoruz ya, “Liyakate önem vermediğiniz için bu hale geliyoruz” diye. Haklılığımızı daha iyi ne kanıtlayabilirdi! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Devlet ciddiyeti yöneticilerin suratına değil, yönetme biçimine yansıdığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026