İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Pırıltısı sönüyor

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mart 22, 2022

Pırıltısı sönüyor

Birileri ister kabul etsin, ister etmesin "fakirleşiyoruz”. Hızla 80’lere hatta 80 öncesine dönüyoruz. Bunu ilk olarak bir yıl kadar önce yazdım galiba. Şişli’de, Şişli Camii’nden, Taksim’e kadar yürümüştüm ve gözlemim şuydu. 10 yıl önce şıkır şıkır mağazalarla dolu olan caddenin pırıltısı sönüyordu. Yerli veya yabancı marka dükkanlar azalmış, vitrinler çirkinleşmiş, vitrinlerdeki ürün kalitesi düşmüş, şık ithal mal satan butikler kapanmıştı. Cadde can çekişiyordu. Sadece bol miktarda büfeler, harcı alem yeme içme mekanları, yabancı çabuk yemek zincirleri çoğalmıştı. Aynı durum İstiklal caddesi için de, Bağdat Caddesi için de geçerli idi. Dün cep telefonuma gelen bir mesaj bana 1 yıl kadar önce yaptığım bu gözlemi hatırlattı. Yıllardır Türkiye’de faaliyet gösteren ve orta sınıfa hitap eden bir hazır giyim markası “Türkiye’deki operasyonlarımıza son veriyoruz. Büyük ucuzluk yapıyoruz” haberi veriyordu. Aslında çok da pahalı olmayan, orta gelir düzeyini hedef alan lüks olmaktan uzak, kaliteli bir markaydı. İki nedenle Türkiye’yi terk ediyordu. Birincisi fiyat belirleyemiyordu. Sattığı her ürünü, bir sonraki sezon yerine koymak için yeni sermayeye gerek duyuyordu. İkincisi akıl dışı biçimde değer kaybeden TL yüzünden zaten artık fiyatları orta sınıfın erişebileceği bir noktanın üzerine çıkmıştı. Ama bunun böyle olacağı öylesine aşikardı ki! Türkiye’de de oldukça yaygın olarak bulunan ve ucuzluğunun yanı sıra standartlaşmış fiyatı ile meşhur bir firma, hadi adlı adınca söyleyelim Zara için bir tanıdığım şöyle bir tabir kullandı. “Zara, Chanel olmuş da haberimiz olmamış.” Kast ettiği şuydu. İki yıl önce Chanel'in fiyatları ile bugün Zara’nın fiyatları aynı noktaya gelmişti. TL’nin değer kaybı o kadar fazlaydı. Üstelik de bu firma Türk pazarını bir tür outlet olarak kullanmasına, Avrupa’da satamadığı ürünleri buraya getirmesine rağmen bu kadar pahalı hale gelmişti. Ve Zara’nın da Türkiye pazarı ile ilgili uzun vadeli fikirlerinin olumlu olmadığı biliniyor. Açıkça görülen o ki, Türkiye ışığı sönmekte olan bir ülke haline geldi. Önce parlaklığını kaybetti, şimdi ışığını kaybediyor. Köhneleşiyor. Ve veriler daha kötüsüne işaret ediyor. Ve tüm bunlar 1 ay önce Ukrayna ile Rusya birbirine girdi diye olmadı. Emin olun. ***

Bir yanlış özelleştirme hikayesi

Okurlar “Türk Telekom hikayesi nedir yazsanız da okusak” diyorlar bir süredir. Şirketin bir kez daha el değiştirmesi, Tansu Çiller’in açıklamaları falan derken herkes Türk Telekom’u merak etmiş belli ki! Hikaye uzun, bu köşeye sığmaz, tefrika olur, yazı dizisi olur. Ama madem çok istediniz bir özet geçelim. Türk Telekom, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne ait bir Kamu İktisadi Teşekkülü idi. Yani devlete ait bir şirket. 1980’lerde ciddi bir atılım yapmış, kendini modernize etmiş, 1990’ların ilk yarısında ciddi, önemli, dünyadaki benzerleri kalitesinde bir şirkete dönüşmüştü. Teknolojisi gayet yerinde, köklü, yaygın ve kârlı bir şirketti. Bu yüzden de herkesin iştahını kabartıyordu. Öyle ki 1990’ların ortasında şirkete biçilen değer Türkiye’nin o günkü toplam dış borcu kadar hatta belki de fazla idi. (O sırada Türk Telekom’a biçilen değer 25-30 milyar dolar, Türkiye’nin toplam dış borcu ise 26 milyar dolardı.) Ancak o özelleştirme bir türlü gerçekleştirilemedi. Ve bu işi yapmak 2005 yılında AK Parti iktidarına nasip oldu. Türk Telekom’un yüzde 55’i, açık bir ihale sonucunda Lübnan Cumhurbaşkanlığı da yapmış, Hariri ailesine ait Oger Telekom’a satıldı. Fiyat 6,5 milyar dolardı ama iddialara göre şirketin kasasında 2 milyar dolar nakit vardı. Kasada para var mıydı, yok muydu görmedim ama bildiğim o sırada şirketin kârı 1,5 milyar dolara yakındı ve şirket 4 çarpanla elden çıkmıştı ve bu fiyat oldukça ucuzdu. Ama sonuç olarak açık bir ihale olduğu için bir şey demek mümkün değildi. İki yıl sonra peşin ödeme indiriminden de yararlanan Oger Telekom, borcunun 4,2 milyar dolarlık kısmını da Türk bankalarından aldığı kredi ile ödedi ve şirketin tamamının sahibi oldu. Sonrası ise tam bir rezalet. Oger, Türk Telekom’un elindeki varlıkları, aslında kamuya ait olan ve kendisinde sadece kullanma hakkı bulunan gayrimenkulleri, Türk Telekom’un değerli bakır hat altyapısını satmaya başladı. Eleştirilere karşılık “Modernleşiyoruz. Yatırım yapıyoruz” deniliyordu. Ve sonuçta Hariri’lere ait Oger, Türk Telekom’un 13 yıl boyunca karını alıp gitti. Sonunda tüm borçları Türk bankalarına yıkıp Türkiye’yi terk etti. Derenin taşıyla derenin kuşunu vurmuş, kuşun etlerini yiyip, kemiklerini bırakıp gitmişti. Kimilerine göre Türkiye’nin bu işten toplam zararı 11, kimilerine 13 milyar dolardı. Satışı yapan iktidar kanadı ise bunu yalanlıyor, ortada bir zarar olmadığını iddia ediyordu. Türkiye şeffaflık liginde pek de üst sıralarda yer almadığı için tam gerçeği bilmek çok güç. Ama son olarak anladığımız şu. Sadece Türk bankalarının bu işten zararı 5 milyar dolar olmuş. Memlekete toplam zararını ise muhtemelen hiçbir zaman öğrenemeyeceğiz. ***

Şahan Gökbakarsky

Geçen yaz Türkiye’yi saran ve Orman Bakanlığı'nın “seyretmesi” sonucu bir milli felakete dönüşen orman yangınları sırasında komedyen Şahan Gökbakar’ın ailesi ile birlikte yaşadığı Muğla’daki evi de yangın alanı içinde kalmış, Şahan da buradan yaptığı yayınlarla milyonların orman yangınının o bölgedeki seyrini düzenli olarak izlemesini sağlamıştı. Açık söylemek gerekirse, bu yayınlar Gökbakar’a büyük popülarite de sağlamış ama siyasi tartışmaların da odağına oturtmuştu. Özellikle iktidar yanlıları ve iktidar medyasının hedefi olan Şahan Gökbakar, muhalif politik bir figür haline gelmişti. Gökbakar bu durumdan çok memnun olmadığını, tarafsız olduğunu gösterecek birtakım çabalarda bulunup, eleştiri oklarını muhalefete de yönelterek denge kurmaya çalışsa da iktidar tarafında bu çabalar kabul ve takdir görmemişti. Bilmem sizin de gözünüze çarpıyor mu ama ben Şahan Gökbakar kardeşimizin son zamanlarda giderek artan bir biçimde politik figür haline geldiğini ve bu durumdan kendisinin de hoşnut olmaya başladığı gözlemliyorum. Özellikle, Ukrayna’da Zelenskiy’nin Rusya ile mücadelesiyle birlikte yükselişi ve Batı’da artan popülaritesi sanki Şahan Gökbakar’a ilham vermiş gibi görünüyor. Günahını almayayım ama bendeki izlenim bu genç komedyenin “Benden de bir Zelenskiy çıkabilir” havası içine girdiği. Yakışır mı! Niye yakışmasın. Şahan Gökbakar’ın Zelenskiy’den eksiği yok fazlası var. Zelenskiy adamsa, Şahan 10 kat daha adam. Üstelik de, o da cesaretini orman yangınları sırasında kanıtladı. Ama olmaz. Olmaz çünkü Zelenskiy sadece Zelenskiy değildi. Arkasında Ukraynalı oligarkların sermaye gücü ve uluslararası ilişkileri vardı. Şahan ise tek başına. Yani politik romantizm tek başına yeterli değil. Türkiye’de Zelenskiy olmaya en yatkın isim Acun Ilıcalı olabilir ama onun da böyle bir niyeti yok. Yine de Şahan'ın gençlere ilham vermesini çok isterim. Çünkü politize bir gençliğe çok ihtiyacımız var. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Yanlışı bile bile savunmanın yeni yanlışlara neden olduğunu unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026