İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Çocuklar büyüdü

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 11, 2022

Çocuklar büyüdü

Yanlış hatırlamıyorsam sene 2014. Telefonum çaldı. Tanımadık bir Ankara numarası. Zaten Ankara’da tanıdık numara da pek yok. Belli ki, “resmi” bir arama. Açtım. Hattın diğer ucunda Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç. “Fatih Bey, biraz sohbet etmek için uygunsanız bu hafta Anayasa Mahkemesi’nde sizi ağırlamak isterim” dedi. “Tabii ki" dedim, sözleştik. İki gün sonra Haşim Bey’i makamında ziyaret ettim. Uzun bir ziyaret oldu, epeyce sohbet ettik. Açık söyleyeyim, o güne kadar kendisi ile ilgili olumlu fikirlere sahip değildim. Uzun sohbette demokrat tavra sahip, muhafazakar ama özgürlükçü biri izlenimi yarattı üzerimde. Ve bana göre tüm sohbetin en önemli cümlesi şuydu: “Fatih Bey, Turgut Bey beni buraya atadığında hukukçu olmamam çok tartışılmıştı. Aradan neredeyse 20 yıla yakın bir zaman geçti. Turgut Bey’in bana tavsiyesiyle tüm bu zamanı bir tek şey için harcamaya çalıştım. Hukukun üstünlüğünü sağlamak ve demokratik hukuk devleti üzerindeki her türlü vesayete karşı çıkmak. O zaman bu vesayetten kasıt askeri vesayetti ve ben tüm varlığımla bu vesayeti kaldırmak için savaştım. Ama bugün geldiğimiz noktada şunu söylemek isterim ki, biz bu vesayeti ortadan kaldırmak isterken yerine başka vesayet gelsin diye savaşmadık. Hele hele bireysel vesayet gelsin diye hiç savaşmadık. Kişisel vesayet, kurumsal vesayetten beterdir. Çünkü kurumsal vesayette en azından bir ortak akıl, bir ortak kaygı vardır.” Bu sohbette Haşim Kılıç, emeklilik süresi gelmeden önce istifa etmeyi planladığını da söylemişti. Kılıç’ın bu sözlerini zannederim daha önce de yazdım. Peki şimdi niye tekrar yazıyorum? Durun anlatacağım. Birkaç yıl önce eski Bakan, eski TBMM Başkanı, AK Parti kurucusu Bülent Arınç ile sohbet ediyoruz. Bülent Arınç, o sırada da partinin üst yönetimine karşı sert çıkışlar yapıyor. Binali Yıldırım’a kızgın, Ahmet Davutoğlu’nu haklı buluyor. Abdullah Gül’e kızgın, Ali Babacan’a hak vermiyor. Ben de kendisine “Bu kadar yakın olan bir ekip nasıl odu da böylesine darmadağın oldu?” diye soruyorum. Yanıtı çok ilginç, hiç aklıma gelmeyen bir şey. “Çocuklar büyüdü Fatih Bey, çocuklar büyüdü.” Bu iki eski hikayeyi anlatmamın sebebi “çocuklar”. Şimdi Haşim Kılıç’ın Cumhurbaşkanlığına aday gösterilmesi gündemde. Ve çocuklar büyüdü. Haşim Kılıç’ın çocukları da. Haşim Kılıç’ın oğlu FETÖ suçlaması ile karşı karşıya. Yurt dışında. Her ne kadar Haşim Bey, oğlunun zaten yurt dışında yaşadığını söylese de ortada böyle bir durum var. Keza Sayıştay’da çalışan kızı da benzer bir suçlama ile görevden alındı. Damadının Melih Gökçek döneminde Ankara Büyükşehir Belediyesi ile fazla içli dışlı ilişkileri olduğu o zamanlar çokça yazıldı. Alenin bir diğer ferdinin, Melih Gökçek döneminde belediyeye yüklü miktarda ağaç ve süs bitkisi satan bir şirketin sahibi olduğu sır değil. Tüm bunları üst üste koyduğunuz zaman Haşim Kılıç tek başına “muhafazakar demokrat” bir aday olarak milletin önüne çıkarılabilir. Ama Bülent Arınç’ın dediği gibi “Çocuklar büyüdü”. Ve galiba Türk muhafazakar siyasi kültüründe, çocuklar fazlası ile işin içinde. ***

Ekonomik kriz yargısı

Kaşıkçı cinayeti sonrası Suudi Arabistan Türkiye ilişkileri iyice gerilirken, Suudiler Kaşıkçı dosyasındaki belge ve bilgilerin kendilerine verilmesini talep etmişlerdi. Türkiye’nin en üst düzey yanıtı ise oldukça iddialıydı. “Verelim de onları da yok edin değil mi! Siz herkesi enayi mi zannediyorsunuz!” Geçen hafta ise davaya bakan mahkemenin savcısı, bu belgelerin Suudi Arabistan’a verilmesi yönünde bir mütalaa verdi mahkeme heyetine. Ben de şöyle yazdım: “Siz bugünün Türkiye’sinde bir savcının kendi kendine böyle bir mütalaa verebileceğine inanıyor musunuz? Belli ki, tepeden emir gelmiş” demiştim. Nitekim mahkeme heyeti de savcının mütalaasına katıldı ve dosyanın Suudi Arabistan’a verilmesine karar verildi. Bu kararı da bağımsız Türk yargısı verdi diyeceklerdir. Aynen rahip Brunson, aynen Deniz Yücel kararları ya da kararsızlıkları gibi. O zaman şimdi sorma sırası bizde. “Siz herkesi enayi mi zannediyorsunuz!” diye. Şimdi ben merakla Kavala’yı bekliyorum. Ekonomik kriz derinleşirse, Kavala için de bir şans doğabilir. ***

Suçlu kurye mi şirket mi!

Bir polis memurunun, trafik kurallarına uymadığı için çevirdiği motosikletli kuryeyi “Kafana sıkarım” diye tehdit etmesi kabul edilebilir bir şey değil. Kamu görevi gereği, yasal olarak silah taşıyan ve asayişi sağlamakla görevli bir kişinin, mafya ağzıyla konuşup vatandaşı tehdit etmesi olacak iş değildir. Konu yargıya taşındığı için yargı gereğini yapacaktır mutlaka. Ancak bu durum, hemen hiçbir trafik kuralını takmadan, yollarda hem kendi canlarını hem de hepimizin canını tehlikeye atan kuryelerin kural tanımazlığını haklı çıkarmaz. Başta İstanbul olmak üzere, tüm büyük kentlerimizde, online ticaretin artması ve özellikle de Yemeksepeti, Getir, Trendyol gibi uygulamaların çok yaygınlaşması nedeniyle ciddi bir kurye terörü var. Binlerce moped, yollarda hiçbir kural tanımaksızın cirit atıyorlar. Sadece yollar olsa iyi, kaldırımlarda, merdivenlerde, her yerde. Tek yönlü caddeler motokuryeler için geçerli değil. Ters yönden istedikleri gibi gelebiliyor, trafiğin içinde aksi istikamette yol almakta hiçbir sakınca görmüyorlar. Kaldırımda motoru üzerinize sürebiliyor, tepki göstermeniz halinde üzerinize yürüyebiliyorlar. Bunlar için hiçbir kural geçerli değil. Tabii işin bu hale gelmesinde firmaların “çabuk teslimat” uygulamaları da etkin. Vaktinde teslim edemedikleri zaman, paraları kesiliyor, hatta ürün bedeli kendilerinden isteniyor. Acelelerini buna bağlıyorlar. Üstelik de bu durumdan en çok onlar zarar görüyorlar. Her gün pek çok kurye ya yaralanıyor ya hayatını kaybediyor. Bu duruma acil çözüm bulmak lazım. Galiba asıl çözüm üç kuruşa canlarını tehlikeye atan kuryeleri değil, onları canları pahasına çalıştıran şirketleri cezalandırmak... ***

Arda ve Arda

Fenerbahçe-Galatasaray arasındaki maçı izlemedim. Manchester City-Liverpool maçını izlemeyi tercih ettim. Maçla ilgili tek söyleyeceğim şudur. Takımı gençleştirme operasyonu yapan Galatasaray'da maçın son bölümünde 35 yaşındaki Arda Turan, kurtarıcı olarak sahaya sürülürken Fenerbahçe'de 16 yaşındaki Arda Güler oyuna dahil oldu. Bana göre maçın değil ama Galatasaray'ın özeti buydu. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Dolduramayacağımız koltuklara talip olmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Dolce far niente ya da aylak herifin notları
Köşe Yazıları
Dolce far niente ya da aylak herifin notları

Fatih Altaylı

Ağustos 16, 2026

Cemaat döverken sirkatin söylemek
Köşe Yazıları
Cemaat döverken sirkatin söylemek

Fatih Altaylı

Ağustos 14, 2026

Ankete inanmayın, anketsiz kalmayın
Köşe Yazıları
Ankete inanmayın, anketsiz kalmayın

Fatih Altaylı

Ağustos 13, 2026

  • Videolar

Tümü
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesi görseli
FatihAltaylı
YouTube
Kerim MüderrisoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Atelier Rebul'un 130 senelik hikayesiTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:46 Atelier Rebul nasıl kuruldu? 08:58 Beyoğlu'ndaki eczane duruyor mu? 10:20 Parfüm yapmaya nasıl başladılar? 13:01 Kokuları nasıl üretiyorlar? 16:04 Parfümörlük nedir? 16:37 Rebul parfümlerindeki oryantal havası 20:33 Bir parfüm nasıl oluşur? 23:45 İyi bir parfüm nasıl belli oluyor? 28:21 Yapay zekanın sektördeki yeri 40:30 Türkiye'de esans üretimi 43:41 Parfüm şişeleri nasıl tasarlanıyor? 47:42 Rebul parfümleri neden leke yapmıyor? 50:37 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 9, 2026
Türk AI girişimine 4 milyon dolar! görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. İbrahim Ethem HamamcıTürk AI girişimine 4 milyon dolar!Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:51 İbrahim Ethem Hamamcı kimdir ve akademik çalışmaları neler? 10:54 Kendi şirketlerini kurma süreçleri 11:37 ETH Zurich'de bu araştırma fikri ile nasıl karşılandı ve neden bu araştırmayı tercih etti? 12:39 Yapay zekayı kullanarak tıpta ne geliştirmeyi amaçlıyorlar? 16:33 Yapmaya çalıştıkları gelişim için ne kadar sürede tamamlanmasını öngörüyorlar? 17:08 Kendisine gelen iş tekliflerini neden kabul etmedi? 18:38 Şirketleri nerede ve ekipleri nasıl? 19:07 Şirketlerine yatırım alabiliyorlar mı? 19:48 Şirketlerinin gelişme planları nasıl? 20:27 Şirketlerinde tam olarak ne üretiyorlar? 23:33 Üzerinde çalıştıkları yapay zekanın kişiye özel ilaç üretiminde bir faydası olacak mı? 24:36 10 yıl sonra bu geliştirdikleri iş ile kendisini nerede görüyor? 25:03 Üniversite tercihi yapacak olan gençlere tavsiyeleri neler? 30:48 Bu yaptıkları işi Türkiye'ye taşımayı düşünüyorlar mı? 31:48 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 4, 2026