İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Üretenden alın, betoncuya verin

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 16, 2022

Üretenden alın, betoncuya verin

Gerçekten durumun eleştirilecek bir yanı kalmadı. Artık gülüyorum. Başka yapacak bir şey yok. Siz de gülün. Çünkü üzüle üzüle bir yere varamayacağımız ortada. Aylar önce, Merkez Bankası’nın kasalarının boşaldığı ortaya çıkınca iş bilir iktidarımız hemen bir formül bulmuş ve ihracatçının ülkeye getirdiği dövizin yüzde 25’ini Merkez Bankası’nda bozdurma zorunluluğu getirmişti. Son derece hatalı bir karar ve çok zararlı sonuçları olabilecek bu uygulamaya karşı pek sesini çıkaran olmasa da, ben bu köşede “Yapmayın, Bu durumda ihracatçı dövizi Türkiye’ye getirmez. Çift fatura çalışır. Parayı yurt dışında tutar. Böyle zorlamalar olmaz” demiştim. Tabii ki, dinleyen olmamıştı. Şimdi durum daha da vahimleşmiş olsa gerek ki, bu kez bu oran yüzde 40’a çıkarıldı. İhracatçı bu kez ülkeyle kazandırdığı dövizin yüzde 40’ını Merkez Bankası’na verecek. Böyle bir karar, 1 dolarlık ihracat yapabilmek için 80 centlik ithalat yapmak zorunda olan ihracatçıyı batırır, ihracat yapamaz hale getirir. Bakın Türkiye’de imalat yapıp, ürünlerinin tamamını ABD’ye satan bir ihracatçı bana aynen şöyle yazmış: “Sevgili Altaylı, bu karar bizim gibi binlercesine dokunacak. Biz üretim aşamasında kullandığımız malzemenin en az yüzde 80’ini döviz ile alıyoruz. O kadarla da kalmıyor. Yerli ürünler de artan enflasyon nedeniyle artık dolar ile fiyatlandırılıyor. Yerli taşeronlarla yaptığımız anlaşmalar da artık dövize endeksli. Yurt dışındaki pazarlama giderlerim de haliyle döviz cinsinden. Ve şimdi ben ciromun yüzde 80’ini Merkez Bankası’nda bozduracağım. Bu bana Türkiye’deki tesisi kapa, ya Polonya’da, Bulgaristan’a taşı ya da yıllardır ABD’deki iş ortaklarımızın yalvardığı gibi üretimi de Amerika’ya taşı demek. Emin olun ki, bu işi oraya taşısak çok daha rahat ederdik ama biz yıllarca bu ülkeye faydamız olsun, yıllardır beraber çalıştığımız emekçi kardeşlerimiz işinden gücünden olmasın diye burada kaldık. Galiba bize gidin diyorlar.” Durum tüm sektörler için. Bütün bir millet didinecek, çalışacak. Parayı getirip Merkez Bankası’na koyacak! Niye? Üç beş müteahhit dolar üzerinden garanti ödemelerini almaya devam edebilsinler diye. Koca ülkenin emeği yağma Hasan’ın böreği. Yiye yiye bitiremediniz demek isterdim. Ama galiba sonunda bitti. Ama iyi bile dayandı. ***

Bangladeş dedik inanmadınız!

Geçenlerde iktidarın en yüksek sesi olan gazetelerden birinde, bir yazar “Memlekette gıda fiyatları artıyor diyorsunuz ama ihracatçılar yatlarını büyütüyor haberiniz var mı” manasına gelen bir yazı yazdı. Okudum güldüm. Yukarıda da dediğim gibi artık her şeye gülüyorum. Çünkü memleketin ciddiye alınır tarafı kalmadı. Bu yazıyı yazan hanımefendi ve tüm iktidar borazanları “Çin modeli kalkınma” naraları atarak, zayıf TL’yi marifet gibi savunma emri almışken, biz bu köşede “Bu Çin değil, Bangladeş modelidir” diye yazıyorduk. Şimdi bunların anlattığı bu modeldir. Zayıf TL nedeniyle içerde alım gücü düşer, düşük kurdan ötürü Türkiye ucuz bir üretim üssü haline gelir, işçinin, çiftçinin alın terini ucuza pazarlarsanız üreten değil ama bunu pazarlayan kazanır. Şanslı olan üç kuruşa buralarda parya gibi çalışır, şansı olmayan o kadarını bile bulamaz. Sınıflar arası uçurum giderek büyür. Milletin çoluğu çocuğu kötü yola düşer, ahlak diye bir şey kalmaz. Sefalet açlığa evrilir. Sizin Çin modeli zannettiğiniz ve millete yutturmaya çalıştığınız modelin doğal sonucudur bu. Bir de işin beteri, o üretimi kendi vatandaşımızın ucuz işgücü ile bile değil mülteci diye ülkeye sokulan, köle işgücü ile yapılıyor olmasıdır. En vahimi ise bir grup “aç gezerin” bu durumu hala alkışlıyor olması, sözde liberal salakların ise hala bu meselenin özünü ya anlamamış olması ya da yalak ve satılmış oldukları için anlamamış gibi yapmasıdır. ***

Mazlumun zalimi

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’deki değişimi, demokratik bir liderin “otokrat birine”, yavaş yavaş sayılmayacak bir hızla bir diktatöre dönüşmesini izliyor musunuz! Dış tehdide maruz kalan her ülkede olduğu gibi, ülkenin hemen hemen tüm güçlerinin, yöneticinin arkasında toplanmasını fırsat bilen ve savaş ortamını kendi lehine bir yönetim biçimine düştürmeye başlayan Zelenskiy, hızla ülke içindeki muhalefeti yok etmeye, muhalif liderleri her ülkede sık sık kullanılan dış güçler bahanesiyle önce suçlayıp sonra içeri atmaya başladı. Tüm ülke ve tüm siyaset üzerinde ciddi bir baskı kurdu. Üstelik de bunu Batı’dan bulduğu büyük destekle yüzsüzce sürdürür oldu. Bir yandan da tüm dünyayı bir savaşın içine çekmeye ve ABD adına bir vekalet savaşı yürüterek ABD desteğini kendi otokratik yönetiminin arkasına almaya çalıştığı aşikar. Zelenskiy savaş ve milli tehdit bahanesinin arkasına sığınan her lider gibi “mazlum” bir milletin “zalim” diktatörü olma yolunda hızla ilerliyor. Arkasında ise demokrasilerin yılmaz savunucusu ABD var. Her yerde olduğu gibi. ***

Halkın değil devletin görevi

Türkiye'ye gelen, gönderilen ve kabul edilen mültecilere karşı toplumsal bir örgütlenmeye girişmek, yapılabilecek en büyük yanlış, bu mülteci meselesini tezgahlayanların amacına hizmet edecek en hatalı hareket tarzıdır. Eğer gerçekten böyle bir şey planlayanlar var ise bu plana dahil olmayı düşünenler bu işten derhal vazgeçmeli, bu tip organizasyonlardan mümkün olduğunca uzaklaşmalıdır. Kuvvetle muhtemel, bu organizasyonlar yani mültecilere karşı toplumsal örgütlenme ve sonrasında şiddete varabilecek eylemleri tetikleyenler yabancı istihbarat örgütlerinin ve Türkiye'yi karıştırmak isteyenlerin ajanlarıdır. Bu sorunla mücadele etmek devletin görevdir. Bizim yazılarımız devleti ve devleti yönetenleri uyarmaya, bu büyük soruna kamu yönetimi olarak çözüm bulunmasına yöneliktir. İktidarın elinde "Tüh yine kandırıldık" dememesi içindir. Birileri kendini devlet yerine koysun diye değil. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Siyaseti sosyal medyada yapılan bir şey zannetmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

Deniz Göktaş KKK’na ne dedi
Köşe Yazıları
Deniz Göktaş KKK’na ne dedi

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026