İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Kemal Bey'in elektriğini kim kesti!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Nisan 22, 2022

Kemal Bey'in elektriğini kim kesti!

Kemal Kılıçdaroğlu, elektrik faturasını ödemeyerek elde etmek istediği etkiyi yakaladı. Dün Kılıçdaroğlu’nun evinin elektriği kesildi, Kemal Bey bu kesintiyi hemen fırsata çevirdi ve “Parasızlık nedeniyle evinin elektriği kesilen milyonların sesi olmak için 1 hafta karanlıkta oturacağım” dedi. Boy boy mum ışığında fotoğrafları yayınlanıyor, elektrik zamları bir kez daha gündeme geliyor. CHP lideri açısından başarılı bir kampanya. Fakat unutulan bir şey var sanki. CHP liderinin elektriğini kesen “Devlet” ya da “Kamuya ait bir şirket” değil. Ankara’nın ve çevre illerinin elektrik dağıtımı Başkent Elektrik Dağıtım AŞ, yine Ankara’nın da içinde olduğu aynı bölgenin görevli tedarik şirketi ise EnerjiSA’dır. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Sabancı Grubu’na ait EnerjiSA tarafından üretilen ve yine Sabancı Grubu'na ait Başkent Dağıtım AŞ tarafından evine iletilen elektriğin faturasını ödememiştir. Ve CHP Genel Başkanı’nın evinin elektriğini kesen de devlet değil, Sabancı’dır. Hani şu ekonomi bakanının toplantısından çıkarken programı öve öve bitiremeyen hanımefendinin başında olduğu grup. Elbette ki, Sabancı Grubu’nun ödenmeyen bir fatura karşısında yasal haklarını kullanarak elektriği kesmek ve faturalara da gecikme faizi uygulaması kabul edilebilir bir durumdur. Ancak herkesin merak ettiği, aynı faturayı ne bileyim mesela Beştepe’deki bir konut ödemeseydi aynı uygulamayı yaparlar mıydı! Tabii tam tersini de düşünmek mümkün. Tabii iktidar yanlıları da “Sabancı, Kılıçdaroğlu’nun elektriğini keserek iktidarı zor duruma düşürmek istedi” diye yorum yapabilirler. Her ikisini de düşünmek mümkün. Ne de olsa artık memlekette kimsenin kimseye güveni ve inancı kalmamış durumda. Kötülük sardı dört bir yanımızı. ***

1 milyar 500 milyon deve oldu

Mart başında OGS’lerin iptal edilip, tüm araçların HGS’ye geçirilmesindeki saçmalığı ve gereksiz harcamayı yazdım. Tabii ki, etkisi olmadı. Tasarrufu değil, harcamayı ve bu harcamaların belirli bir yöne olmasını isteyen bir yönetim anlayışı hakim Türkiye’de. Bu yüzden OGS’ler iptal oldu. Hepimiz HGS’ye geçtik. Emin olun dünyanın hiçbir medeni ülkesinde böyle zırt pırt değişiklikler anlamsız işler olmuyor. Bu zırvalar bize mahsus. Ama sağ olsun iktidarımız, bu sistem değişikliğinde de millete sokuşturma fırsatını değerlendirdi. 2 milyon OGS kullanıcısının depozitolarını cebe indirdi. OGS kullanıcıları OGS sistemine kaydolurken, araç başına 40-50 dolarlık bir depozito yatırdılar. Şimdi sistem iptal edilirken, bu depozitolar geri ödenmedi. Devlet “Depozito” diye aldığı paraya el koydu. Bunların toplamının bugünkü parasal karşılığı 1 milyar 500.000.000 TL. Belli ki, devletin bu paraya ihtiyacı varmış. Belli ki, 5 müteahhide ödemelerde sıkıntı var. ***

Huzur ve vicdan

Kamu ortaklığı bulunan şirketlerin yönetim kurulu üyelerine ödediği “Huzur hakkı” yani toplantıya katılma ücretlerindeki artış oranları ve bu ödemelerin toplam miktarları ekonomik kriz ortamında pek çok kişiyi en azından vicdanen rahatsız etti. Kafası çalışan herkes huzur hakkı ödemelerindeki yüksek oranlı artışların gerçek enflasyonu yansıtan bir oran olduğunu söylüyor. Muhtemelen de öyledir. Bana göre ise dev bir kurumu başarıyla yöneten yönetim kurulunun üyeleri, dünyanın her yerinde doğru düzgün bir ücret alırlar. Bu işi yapabilecek kapasitede olan insanlara iyi bir ücret ödenmesi normaldir. Ancak bu ödemelerin normal sayılması için ise iki şart vardır. Birincisi şirketin başarısı. İkincisi yönetime atanan kişilerin bu görevi yapabilme konusundaki yetkinlikleri. İlk kriter çok daha basit ve somuttur. Şirket kar ediyorsa, para kazanıyorsa yönetim kurulu üyelerinin aldığı huzur hakkı kimseye batmaz. Tabii bu huzur hakkı fahiş değilse. Bununla ilgili Türk yargısının içtihatları var. Yargıtay, huzur hakkı ödemelerinin şirketin karlılığına bağlı olması gerektiğini ve kara oranının yüksek olamayacağını açıkça söylemiş ve kimi yerde bu ödemeleri iptal etmiş. Yani hem şirket zarar edecek, hem yönetim kurulu huzur hakkı alacak pek olmuyor. Diğer mesele ise bana göre en az bu kadar önemli. Elbette bir ödeme alacaklar ama bunu hak etmek koşulu ile. Şirketin faaliyet alanında ya da faaliyetlerini genişletmek istediği alanlarda uzman olmak, şirkete katkı sağlayabilecek pozisyonda olmak şartı ile. Huzur hakkını eski milletvekilleri ve eski bakanlara para aktarma mekanizması olarak kullanmamak koşulu ile. Huzur hakkı vicdanları huzursuz etmemeli. Ediyorsa hak değildir. Net. ***

Aramıza kim saldınız

Dikkat ediyor musunuz bilmem ama artık dikkat çekecek kadar yüksek bir orana ulaştı. Son dönemde suç işleyenlerin büyük bölümünün yanında şöyle bir ibare var: “COVID nedeniyle cezaevinden salıverilen ….” Belli ki, COVID bahane edilerek cezaevlerinden epey bir adam çıkarılmış ve bunlar öyle hafif suçlular falan değil. Anlaşılan o ki, cezaevlerinde düşünce suçlularına yer açabilmek için epey bir yer suçlu salıverilmiş ve bunlar da bunun rahatlığı içinde yeniden suç işlemekte iç bir beis görmemişler. Acaba Adalet Bakanlığı’ndan “COVID bahanesiyle kaç kişi salıverildi ve bunların suç ve mahkumiyet dökümleri nedir” diye bir bilgi istesek alabilir miyiz! En azından kimlerle beraberiz, kimler serbestçe aramıza karıştı bilelim. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Bakmakla görmenin aynı şey olmadığını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026