İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

O konutları da 5 müteahhit mi yapacak!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 5, 2022

O konutları da 5 müteahhit mi yapacak!

Dün demedim. Birkaç hafta ya da birkaç ay önce de söylemeye başlamadım. Yeni uyanan ya da uyanmış gibi yapanlardan da değilim. Yıllardır söylüyorum, anlatıyorum. Neredeyse yalvarıyorum. “Yapmayın” diye. "Türkiye’nin en önemli beka sorunu" diyorum yıllardır. Dilim döndüğünce, sesim çıktığınca anlatıyorum. Neredeyse yalvarıyorum. Bakın arkadaşlar, ekonomik kriz var. Çok gördük. Evet bu hepsinden ağır. Evet iktidar kriz var deyip, tedavi edeceğine inkar ederek krizi derinleştiriyor, her şey kötüye gidiyor kabul. Evet, yap işlet devretlerle ya da AK Partice adıyla KOİ’lerle torunlarımız bile borç ödeyecek 5 müteahhide, geçilmeyen köprülere, uçulmayan havalimanlarına, açılmadan bozulan yollara. Evet yasalarla çok fazla oynandı, evet devletin kurucu ilkelerine epey bir hasar verildi, evet toplum kutuplaştırılmaya çalışıldı. Hepsine evet. Ama emin olun bunların hepsini kendi içimizde çözeriz. Er veya geç çözeriz. Zor olur ama hallederiz. Borçsa öderiz. Biz ödeyemezsek torunlarımız öder. Krizi bu iktidar yaratmış ve inkar ediyor olabilir, iktidar değiştirir çözeriz. Bunların hepsi emin olun bizim için önemli ama çözülebilecek sorunlar. Bunların hiçbiri için bağırmadım, yalvarmadım. Bir tek şey için yalvardım. Şu göçmen meselesi için. İçişleri Bakanlığı’nın verdiği sayılarla konuşsak bile 4 milyona yakın Suriyeli var. Resmi olarak. Afgan’ı, Iraklısı, Orta Asyalısı, Afrikalısı, oralısı buralısı toplamı 7 milyona yakın, belki aşkın, düzenli ya da düzensiz göçmen. Ne ekonomik kriz ne kötü yönetim bu ülkenin geleceğini yok etmez. Ama bu kadar fazla sayıda, kontrolsüz göçmen bir ülkenin geleceğini karartır. Yok eder. Beka meselesidir. Dedim dedim dedim. Dilimde tüy bitti. Ne faşistliğimiz kaldı ne ırkçılığımız. Sonunda toplumun, sözde toplum önderlerinden daha önce tehlikeyi görmesiyle şimdi herkes bu meseleyi konuşmaya başladı. Önce politika üretmekten aciz muhalefet uyandı konuya, onlar uyanınca epey geç de olsa iktidar. Bence uyanmadı da, uyanmış gibi yapmaya başladı. Uyandı ama yine yanlış yerden kalkıyor gaflet uykusundan. 1 milyon göçmeni “gönüllü olarak” geri yollayacaklarmış. Dahası bunlar için dönecekleri ülkelerinde yüzbinlerce konutu da biz yapacakmışız, gönüllü olsunlar diye ev vereceğiz diyorlar yani. Ceplerine de biraz dolar koyun. Şöyle beş on bin. Para bol ya! Dağıtın. El kesesinden cömertçe. İşe bakın ya! Memlekette vatandaşımızın başını sokacak evi yok. Kiralar uçmuş gitmiş. Asgari ücrete ahır bulmak mümkün değil. Vatandaş sokakta kalacak yakında. Öğrenciler desen zaten sokakta. Ne ev bulabiliyorlar ne yurt. Üstelik de ev bulamadıklarını söyledikleri zaman terörist ilan ediliyorlar. Ama Suriye’ye geri gitmelerini rica edeceğimiz göçmenlere 100 bin ev yapacağız. O da ilk etapta. Gerisi de gelir muhtemelen. Ne de olsa ağanın eli tutulmaz. Ne güzel değil mi! Artık Suriyeliler için yapacağınız konutları da o 5 müteahhide yaptırırsınız. Onun da parasını torunlarımız öder. NOT: Türkiye açısından telafisi göçmen meselesi kadar olmasa da zor olabilecek iki önemli hata daha var. Ona da başka bir gün değiniriz. ***

İzlemedim ama iyimserdir

Göçmen sorununu çözmenin en kolay yolunu buldu iktidarımız. Sorundan söz edenleri içeri tıkmak. Eski yöntemdir. Bir ara Gülen Cemaati kötüdür diyenleri içeri tıkıyorlardı, komplolarla. Sonra 17 Aralık, ardından darbe girişimi. Sonrası rabbim bizi affetsin durumu. Şimdi de göçmen tehlikesi var diyenlere göz dağı. “Suç duyurusu, gözaltı, tutuklama” Bildik yöntemler. Mucidi bunlar değil. El kitabından okuyorlar. Sessiz İstila adlı mini filmin yapımcısını almışlar. Ümit Özdağ, Sinan Ogan ve Bengi Başer hoca hakkında da Göç İdaresi suç duyurusunda bulanacakmış. Göçmenlerle ilgili “abartılı sayılar” verdikleri iddiası ile. Abartılı sayı vermeye gerek yok, sayının orijinali zaten yeterince abartmış kendini. TÜİK tarzı resmi sayılarla bile abartılı. Göç İdaresi Başkanlığı’na göre 2019 yılında 3.576.370 2020 yılında 3.641.370 2021 yılında 3.737.369 2022 yılında 3.762.680 Geçici sığınmacı adı altında kayıtlı göçmen yani Suriyeli var. Peki buraya nereden gelmişiz. Suriye’de iç çatışma başladığı yılın ertesi 2012 yılında Suriye’den gelen göçmen sayımız 14.237 2013 yılında 224.655 2014 yılında 1.519.286 2015 yılında 2.503.549 2016 yılında 2.839.441 2017 yılında 3.426.786 Yani iddia edildiği gibi dönen falan yok. Sürekli bir artış var. Ve bunu dert edip, bunun Türkiye’nin geleceği için bir risk olduğunu söyleyip, konuya ilgisiz ilgilileri uyarmak suç. Yapımcısı gözaltına alınan “Sessiz İstila” filmine dönersek. İnternette yayınlanmadan önce, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ whatsapp üzerinden tam bitmemiş halini yolladı. “Çok etkileyici. 20 sene sonra İstanbul” diyerek. Ne yalan söyleyeyim. İzlemedim. İzlememe gerek yok. Çünkü bir önlem alınmaz ise 20 sene sonra İstanbul’un ve eğer hala var ise Türkiye’nin ne halde olabileceğini öngörebiliyorum. Her senaryo iyimser kalır. Söyleyeyim. ***

Rize'de göçmen gördünüz mü!

Ben abartıyordum. Ben uyduruyordum. Ben sallıyordum. Ben faşisttim. Şıracının şahidi Beyoğlu Belediye Başkanı idi. Beyoğlu'nda hiç göçmen falan yoktu. Beyoğlu kozmopolitti. Ben ne bilirdim ki, Beyoğlu'nu zaten. Ne oldu... Şimdi Beyoğlu videoları ortalıkta geziyor. Beyoğlu'ndaki bir sokağı Pakistanlılar işgal etmiş bayramın ilk günü, seks peşinde bağırıyorlar. İstiklal Caddesi'nde Türkçe konuşan yok. Yüzde 95'i erkek bir güruh. Sultanahmet Meydanı'ndaki, sahillerdeki, Adalar'daki görüntülere değinmiyorum bile. Peki İstanbul bayramı böyle kutlarken, bana yalancı diyen, bana faşist diyen, Suriyeli falan yok, onlar kozmopolit diyen nerede? Nerede olacak, İmamoğlu ile beraber Rize'de. İmamoğlu'nun fotoğraf çok şey anlatıyor aslında. Belli ki, İmamoğlu da ekibi doğru kurmuş, Rize'ye pervaneli uçakla gitmiş. İlginç manzara. Ama ekipte bazı eksik kişiler var. Kimler olduğunu siz de tahmin edersiniz. İnşallah bir dahaki geziye. Yoksa çok ayıp olur! ***

Palavradan abi, harbiden abla

Sağlık Bakanlığı Corona salgınını resmen bitirdi. Hayat oldukça normale dönmüş vaziyette. Herkes rahat rahat geziyor. Pandemiden geriye kalan tek şey "musiki yasağı" Corona önlemleri kapsamında alınan ve başlangıçta zorla da olsa makulleştirilebilen bu yasak, tüm yasaklar kalktıktan ve hayat normale döndükten sonra bile devam ediyor. Ve ne yazık ki, müzisyenler dışında kimsenin de umurunda değil. Pandemi sürecinde 100 kadar müzisyenin intiharı da kimsenin umurunda olmamıştı zaten. Ne iktidarın simitçisi Hülya Avşar ne de her iktidarın şakşakçısı ve bu iktidarın "Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu" üyesi olarak yetkilisi Orhan Gencebay'ın umurunda değil bu yasaklar ve kimi ölen, kimi sürünen sanatçılar, müzisyenler. Bir tek kişi hariç. Demet Akalın. Yemin ederim helal olsun kadına. Saray'a gitti, söyledi, sosyal medyada sürekli söylüyor. Sürekli müzisyenler için çırpınıyor. Yılların Orhan Abi'si boş çıktı. Kof çıktı. Yalan çıktı. Bundan sonra ona Demet abla demek lazım. Palavradan bir abiden on kat daha adammış. ***

Edep yahu

Sözcü gazetesinden bir spor muhabiri. Hiç tanımıyorum. Adını bile duymamışım. Benim Galatasaray seçiminde Burak Elmas’ın Galatasaray seçimlerinde aday olacağını, Ali Dürüst’ün Burak Elmas’ın listesinde yer alacağını, benim de Burak Elmas ile görüştüğümü yazmış. Ben de twitter'da gördüğüm haberi, twitter’dan yalanladım. Çünkü Burak Elmas’la görüşmek bir yana kendisini aylardır görmedim. Burak Elmas’ın veya herhangi başka birinin listesinde yer almam söz konusu değil. Galatasaray’da yöneticilik yapmayı asla düşünmüyorum. Ben yalanlayınca Alper Mert de, “Ben duyduğumu yazdım. Yalan olmasına çok sevindim. Yalandan bile olsa Altaylı’nın listede olmasına üzülmüştüm.” Bunun adı edepsizliktir. Yahu ben ulaşılmaz bir adam mıyım! Bir telefon açıp “Fatih Abi ya da Fatih Bey böyle bir şey duydum doğru mu!” diye gazeteciliğin birinci şartını yerine getirme, yalanı yaz. Sonra yalan uzmanı mıyım diye hadsizce atarlan. Söylenecek çok şey var ama değecek adam var değmeyecek adam var. Hatta adam var mı acaba! ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kimlik kartında fotoğrafın önemini anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Amaç siyasi zararı azaltmak
Köşe Yazıları
Amaç siyasi zararı azaltmak

Fatih Altaylı

Ekim 4, 2026

TFF’de istifa ya da istifalar yakın
Köşe Yazıları
TFF’de istifa ya da istifalar yakın

Fatih Altaylı

Ekim 2, 2026

SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı
Köşe Yazıları
SPK hâlâ suç duyurusunda bulunmadı

Fatih Altaylı

Ekim 1, 2026

  • Videolar

Tümü
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026
Yapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emre Onur Kahya & Fatih AltaylıYapay zeka 2030'da insanlığı yok edecek mi?00:00 Giriş 01:34 Yapay zeka üzerine çalışma yapmak için yurtdışına gitmesi 04:36 Jacob Coxon'un paylaştığı twit ve yapay zeka tehlikesi 20:51 Hugging Face saldırısı 36:33 Hugging Face nedir? 39:41 Hugging Face bu saldırıyı farketmese ne olurdu? 46:52 Yapay zeka devletlerin elinde daha mı güvenli? 55:41 Yapay zekanın gelişimi insanlara gösterilenin daha mı ilerisinde? 1:13:33 Yapay zeka çok tehlikeli hale gelmesi durumunda fişini çekmek mümkün mü? 1:19:03 Kapanış #işbirliği
Eylül 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Ali Türkkan & Fatih AltaylıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Şampiyon olacağım dedim oldum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:33 Dünya Gençler Şampiyonluğu ne demek? 02:30 Kaç pilot yarışıyor? 03:37 Ralli pahalı bir spor mu? 04:33 Otomobil sporuna nasıl başladı? 06:42 Bu işten ne zaman para kazanmaya başladı? 07:01 Neden ralliyi tercih etti? 08:59 Ralli mi, pist mi daha zor? 10:09 Dünya Şampiyonası’na nasıl katıldı? 11:29 Sponsorları az mı? 13:07 Yarışlarını nasıl izleyebiliriz? 14:37 Bu seneki hedefi ne? 17:57 WRC ile WRC2 arasında ne fark var? 19:18 Rallide araç kullanımında başka bir boyuta geçiliyor mu? 21:22 Dünya şampiyonu olunca ne hissetti? 22:48 Eğitim hayatı nasıl ilerledi? 23:59 Kariyer planlaması nasıl olacak? 25:20 Ford ile şampiyon olmaya devam edebilir mi? 26:55 Bir yıllık çalışma takvimi nasıl ilerliyor? 27:52 WRC2’de hedefi ne? 28:22 Federasyon yeterince destekliyor mu? 30:01 Formula 1 izliyor mu? 30:30 En zor otomobil sporu hangisi? 32:12 Nasıl bir antrenman programı izliyor? 33:14 Özel hayatını nasıl etkiliyor? 34:37 İşin duygusal boyutu nasıl? 38:54 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 27, 2026