İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Anlaşıldı, seçim dönemine girdik

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 13, 2022

Anlaşıldı, seçim dönemine girdik

Dr. Canan Kaftancıoğlu’na verilen ceza bir şeyi gösterdi. “Türkiye seçimlerin startı verildi.” Artık seçim atmosferindeyiz. Şimdi sırada başka davalar var. Tabii ki, herkesin izlediği ve bildiği Demirtaş davası. Muhtemelen o da “müebbet hapis” ile sonuçlanacak. Ardından Anayasa Mahkemesi’ndeki HDP davası var. Parti kapatmaya karşı bir partinin iktidarında kapatılan parti olmak HDP’ye nasip olacak. Muhtemelen burada zamanlama önemli olduğu için bekleniyor ve tabii bir Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın yaklaşan emekliliği. Ve elbette “Altın Vuruş” olarak da İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı hakkında açılacak olan davalar ve ardından gelecek olan “görevden alma”. Tüm bunlarda hesaplanan şey “siyasi etki”. Kararlar buna göre veriliyor, zamanlama buna göre yapılıyor. İktidar sözcüleri, Canan Kaftancıoğlu davasının sonuçları ile ilgili olarak “Dosyaya bakın, her şey hukuka uygun” diyeceklerdir. Biliyorsunuz. Kaftancıoğlu, 10 yıl önce yazdığı bazı sosyal medya mesajları için, 2 yıl önce açılan bir davada yargılandı ve mahkum edildi ve siyasi yasaklı hale getirildi. Peki madem her şey hukuki. Şimdi iktidar yandaşı gibi görünen ama son 10 yıl içinde FETÖ terör örgütü ve lideri Fetullah Gülen’i öven sosyal medya paylaşımları yapan, bırakın sosyal medyayı televizyonlarda, sahnelerde, bu terör örgütünü ve liderini övenlere bir dava ne zaman açılacak? O zaman son 10 yıl içinde PKK terör örgütünü övenler, ele başını büyük lider diye selamlayıp övgüler düzen tweetler atanlar ne olacak! Onların yargılanmaması da “Hukuka uygun” mu olacak… Yoksa "zamanaşımı" diye kapatılacak mı! Bundan böyle, bu ülkede geçerli olan hukuk “galiplerin “ ya da “muktedirlerin” hukuku” mu olacak! ***

Her hukuk Adalet midir!

Geçmişte 16 “hukukçunun” yargılandığı çok ünlü bir dava vardır. Bir dönemin en güçlü, en önemli, en etkili 16 önemli hakimi ve avukatının, uluslararası bir mahkeme önüne çıktığı toplamda 12 dava. Bu davada sanık hakimler ve avukatlar tüm kararlarını “Mevcut yasalara uygun olarak” verdiklerini, yasaları hazırlayanın kendileri olmadığını söyleyerek savunma yaptılar. Ancak bu savunma onları kurtarmadı. Mahkeme sanıklara “Adalet sağlamayan yasalarla yargılama yapıyor olmak bir hukuk adamının adil almayan kararlar vermesinin gerekçesi olamaz” diyerek mahkum etti. Kendilerini savunun hukukçular “Muktedirin Adaletini” uyguladıklarını savunmuşlardı. Onları mahkum eden mahkeme ise “Galiplerin Adaletini” uygulamıştı. ***

Utanmıyor musun!

Ben adamlara kızmıyorum. Ben onların eşlerine, çocuklarına kızıyorum artık. Yaşını başını almış, kazık kadar adam. Kızı hatta torunu yaşındaki bir kadın sanatçının göğüslerine takmış kafayı. Belli ki, bu yönde bir takıntısı var. Çünkü geçmişte de Adnan Oktar'ın oturak alemlerinde boy göstermiş. Bir genç sanatçının aylar haftalar önce giydiği bir kıyafetin dekoltesi belli ki, aklına nakşedilmiş. Çıkmış televizyon programında kadını ve giyimini suçluyor. Dediğim gibi ben bu adamlara kızmıyorum. Ben bunların ailelerine kızıyorum. Bu adam eve gittiğinde karısı, kızı hadi onlar yapamıyorsa anası, bacısı "Ulan torunun yaşındaki kızın göğüslerine göz dikip televizyon programlarında onun bunun memesinden bahsetmeye utanmıyor musun" diye buna bir ayar vermezler mi ya! Sana ne kardeşim kimin ne giydiğinden. Biz seninkine karışıyor muyuz! Ya da yarın iktidar değiyse, birisi gelip sana bir giyim tarzı dayatsa hoşuna gidecek mi! Beğenmiyorsan bakmazsın. Rahatsız ediyorsa izlemezsin diyeceğim ama rahatsız olmadığın belli. Bundan rahatsız olsan Adnan Oktar'ın bol dekolteli oturak alemlerinde ne işin vardı! ***

Hurafe

Türkiye’yi yönetenler ya da idare edenler, ekonominin en basit kurallarını tersine çevirebilecekleri konusundaki inançlarını koruyorlar. İnançlı olmakta elbette bir mahsur yoktur. Yeter ki, inanç bilime ters olmasın. Mesela en basitinden bir tayyareyi inançla uçuramazsınız. Atomu inanarak parçalayamazsınız. Ekonomide de öyledir. İnançla olmaz. İstediğiniz kadar inanın, paranın maliyetini düşürdüğünüz anda o parayla satın alabileceğiniz şeylerin fiyatını arttırırsınız. Ev almak için gereken paranın fiyatını düşürürseniz evin fiyatı, otomobil almak için gereken paranın maliyetini düşürürseniz otomobilin fiyatı artar. Konut kredisi maliyetini düşürünce, konut fiyatını arttırana kızarak ekonomide işleri yoluna koyamazsınız. Her gün akaryakıta zam yapıp, maliyetinin önemli bir bölümü lojistik ve enerji maliyeti olan ürünün fiyatındaki artışı marketçinin açgözlülüğüne bağlayamazsanız. Ortalama ücretin 6 bin TL civarında olduğu bir ülkede 28 bin TL aylık kredi taksidi ödeyerek ev almayı kolaylaştırmakla, insanları mutlu edemezsiniz. ***

Celal'den mektuplar

Birkaç gün önce yazdığım sansür başlıkla yazımdan sonra dostum Celal Şengör bir mektup yolladı. Paylaşayım: “Sevgili dostum, Muhtemeldir ki, son de bilirsin ama bugün sana Alman komedyen, aktör ve yazar Werner Finck’i (1902-1978) hatırlatmak gereğini duydum. Finck, özellikle Nazi Almanyası döneminde ülke yöneticilerine yönelttiği hicivlerle büyük şöhret yapmış, özgürlüğüne dokundurtmadığı gibi, ceza da almamıştır. Bir günlüğüne işgüzar polisler tarafından Ersterwegen konsantrasyon kampına yollanmış, fakat sık sık hicvettiği Hermann Göring’in emriyle derhal tahliye edilip, hürriyeti kendisine iade edilmiştir. Aşağıda sana sadece iki kabare skeçini yazıyorum (önce Almanca orijinal, sonra Türkçe tercüme; Almanca orijinali vermemin nedeni orada Finck’in yaptığı şahane kelime oyunlarıdır): 1) Finck elinde Hitler’in çerçeveli bir portresiyle sahneye çıkar: ‘Ich kann mich nicht entscheiden: soll ich ihn aufhängen oder an die Wand stellen?’ Karar veremiyorum: onu asayım mı, yoksa duvara mı dayayım? Burada ‘duvara dayamak’ (=an die Wand stellen) iki anlamlıdır: duvara dayamak aynı zamanda kurşuna dizmek demektir!  Aufhängen (=asmak) de portreyi duvara asmak olarak da anlaşılabilir, Hitler’i idam etmek olarak da anlaşılabilir. 2) Finck elinde üç domuz heykeciği ile sahneye çıkar. Domuzların ikisi büyük, biri küçüktür: ‘Hier ist die Familie Mann. Dies ist das Kind Mann; dies die Frau Mann; und hier ist der Herr Mann’ Bu Mann ailesi. Bu çocuk Mann, bu Bayan Mann, bu da Bay Mann. Burada Bay Mann da çift anlamlıdır: Herr Mann hem Bay Mann olabilir, hem de Hermann olarak Hermann Göring’i kastediyor olabilir, yani Göring’e ‘domuz’ denmiş olabilir ki bu Almanca’da hakarettir. Finck’in buna benzer nice kelime oyunlarıyla Nazi büyüklerini tiye aldığı, hattâ onları hakaret sayılabilecek sözlerle aşağıladığı skeçleri vardır. Halk kültürü ve Propaganda Bakanı Dr. Goebbels’in tüm çabalarına rağmen, Finck tutuklanmamış, hattâ cephedeki askerleri eğlendirmek için gönüllü olmuş, Fransa, Rusya ve İtalya cephelerinde görev yaparak meşhur Demir Haç nişanını kazanmıştır (Eiserner Kreuz). Cephedeki hicivleri Goebbels’i sinirlendirmiş, Goebbels Finck’in Gestapo’ya teslim edilmeni istemişse de bunu gerçekleştirememiştir. Siyasi hiciv, Nazi Almanyası’nda bile varlığını koruduğuna göre, Türkiye’de korumaması için herhalde bir hiç sebep yoktur” ***

Ne olur hacklenmiş olsun

Emniyet Genel Müdürlüğü'nün sosyal medya hesaplarını kim yönetiyor ya da yanıt mekanizmasını kim çalıştırıyorsa, ilginç bir tarzı var. Belli ki, devlet geleneği nedir, devlet adabı nedir pek bilmiyor. Sürekli atarlı giderli bir tarz. Zannedersin devletin çok ama çok önemli bir kurumunun sosyal medya hesabı değil de, bir ergenin ya da bir troll'un sosyal medya hezeyanları. Son olarak Canan Kaftancıoğlu'na destek veren eski bir Emniyet mensubuna yönelik bir paylaşım yaptılar ki, "Yok daha neler" dedirtti. Lütfen Emniyet Genel Müdürlüğü'nden birisi çıkıp "Hesabımız hacklenmiştir" diye bizi rahatlatsın. Ama tabii ki böyle bir şey olmayacak. Hatta şimdi bir atarlı yanıt da bana verecekler. Emin olabilirsiniz. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Liderler para değil mutluluk dağıttığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
İhanetin her türlüsü
Köşe Yazıları
İhanetin her türlüsü

Fatih Altaylı

Mayıs 12, 2026

Eczane rafları çok şey anlatıyor
Köşe Yazıları
Eczane rafları çok şey anlatıyor

Fatih Altaylı

Mayıs 11, 2026

Yollar, köprüler ve anneler
Köşe Yazıları
Yollar, köprüler ve anneler

Fatih Altaylı

Mayıs 10, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Sezen Aksu’nun ilk albüm teklifini reddettim” görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Emre AltuğFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Sezen Aksu’nun ilk albüm teklifini reddettim”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 03:38 Konservatuvara ne zaman başladı? 04:36 Şarkıcılık kariyeri nasıl başladı? 08:35 Müzik eğitimi aldı mı? 11:18 Oyunculuk kariyeri nasıl başladı? 14:48 Çağla Şikel ile olan geçmiş evliliği 26:11 Planlanan bir dizi projesi var mı? 29:05 Rusya'daki popülerliği 30:39 "Bir Pop Masalı" projesi 41:54 Evlenmeyi düşünüyor mu? 45:24 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Mayıs 10, 2026
Yapay zeka kimin kontrolünde? görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Altan Çakır & Ozan Sihay - Teke Tek BilimYapay zeka kimin kontrolünde?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 01:58 Üniversitelerdeki "Veri Bilimi ve Analitiği" bölümü 05:10 Üniversitelerin öğretimlerini 3 yıla düşürme planı 09:16 Türkiye ve dünyanın diğer ülkeleri arasında araştırma kültüründe farklılıklar var mı? 18:44 Yapay zeka uygulamalarının birbirlerinden farkları neler? 22:54 Physical AI nedir? 33:50 Yapay zeka ile ilgili neden bu kadar panik var? 38:07 Yapay zeka ile yapılan müziklerin hakları kime ait oluyor? 49:23 Yapay zeka kimlerin kontrolünde? 50:56 Egemen yapay zeka nedir? 54:52 Yapay zeka en hızlı hangi alanlarda gelişiyor? 1:01:15 Yapay zeka hayal edebiliyor mu? 1:13:31 Egemen yapay zekaya sahip olabilecek uluslar 1:19:41 Yapay zeka insanlara karşı kendi uygarlığını oluşturabilir mi? 1:32:13 Yapay zeka kültürü oluşacak mı? 1:46:11 Kapanış
Mayıs 10, 2026
Tatlı su kamyoneti değil! Toyota Hilux GR Sport incelemesi görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekTatlı su kamyoneti değil! Toyota Hilux GR Sport incelemesiTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:06 Hilux’ın tarihi 05:01 Hilux’ın en dolu modeli: Hilux GR Sport 07:45 Hilux’ın donanımları 13:35 Tasarım özellikleri 19:00 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 4, 2026