İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Ne onlar biliyor ne biz

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mayıs 14, 2022

Ne onlar biliyor ne biz

Siz hangi siyasi partinin hangi konuda ne düşündüğünü, hangi soruna nasıl bir çözüm önerdiğini, Türkiye’yi nereye götürmek istediğini, nasıl bir Türkiye hayal ettiğini biliyor musunuz! Biliyorsanız lütfen bana da anlatın. Çünkü ben bilmiyorum. İktidar partisi dahil, hiçbir partinin ne yapmak istediğini, neyi hedeflediğini ben çözemiyorum. Mesela iktidar partisi. Neyi, niçin yapıyorlar emin olun bilmiyorum. Mesela göçmen konusu. İktidar göçmenler meselesinde, 15 gün kadar önce “1 milyon göçmeni Suriye’ye geri yollayacağız. Bunlar için en az 100 bin konut inşa edeceğiz” dedi mi? Dedi. Hem de en yetkili ağızdan. Bundan 1 hafta sonra aynı en yetkili ağız, bu kez bu göçmenlere en fazla iş veren patronların derneği MÜSİAD’da “Göçmen misafirlerimizi hiçbir yere yollamıyoruz. Suriyelisi, Afganlısı, Pakistanlısı hepsinin başımızın üzerinde yeri var” dedi mi? Dedi! Peki gerçek fikri hangisi! Hangisini yapmayı planlıyor biliyor muyuz! Tabii ki, hayır… Ya da dış politika. Bir buçuk ay önce Batı ittifakının vazgeçilmez parçasıyız, NATO ile birlikte hareket ediyoruz. Türkiyesiz bir NATO düşününler hayal görüyor dediler mi! Dediler. Dün ne yapıldı peki! Nedenini kimsenin anlamadığı bir şekilde Finlandiya ve İsveç’e veryansın etmeye başladık ve NATO’nun bu yöndeki gelişme planını veto edeceğimizi belirttik. Neymiş, teröristler bu ülkede imiş. Yahu teröristlere ABD’den fazla destek veren mi var, Rusya’dan fazla yüz veren mi var ya da bu teröristler bu ülkeye dün mü gitti diye sormadan soralım “Batı ile ilişkilerimiz konusunda iktidar ne yapmayı düşünüyor” bilen var mı? Tabii ki yok. Muhtemelen bu yoka iktidarın kendisi de dahil. Keza bölge politikası, keza Arap politikası hepsi bu bilinmezliğin içinde. Peki iktidar böyle de, muhalefet ya da Ana Muhalefet farklı mı! İktidara gelirse CHP’nin ABD ile ilişkileri nasıl yöneteceğini, AB planını, Rusya ile mevcut hem sorunlu hem dostane ilişkileri ne yapacağını, Arap politikasının nereye evrileceğini, bölge politikasının ne olacağını bilen var mı! Yok. Bırakın onu, başımızdaki göçmen belası ile ilgili CHP’nin ne düşündüğünü bilen, anlayan var mı! Birkaç yıl önce “Suriyeli göçmenler raporu” hazırladılar. Rapor, bir entegrasyon planıydı aslında. Bu insanları Türkiye nasıl sorunsuz biçimde kendi içinde eritir planı. Geri göndermekten falan söz etmiyordu. Buna mukabil genel başkanları birkaç hafta önce çıktı “Geri göndereceğiz” dedi. Peki o rapor niyeydi o zaman? Şimdi de bir başka CHP’li çıktı “Burada doğan çocuklar bizim çocuklarımız, gönderemeyiz” diyor. 1 milyon çocuk doğmuş. Peki çocuklar burada kalacaksa ana babaları yollayıp 1 milyon çocuğu Türk ailelere mi dağıtacaksınız. Yok eğer doğal olarak ana babaları da kalacaksa siz kimi geri yollayacaksınız bir anlatsanıza. Başta da dediğim gibi, en temel ve basit mesele dahil, hangi partinin ne düşündüğünü, ne yapmayı planladığını, ne istediğini bilmiyoruz. O yüzden de içimizde sürekli varolan his, “Binmişiz bir alamete…” hissi. Bu yüzden de aslında hiçbir yere gidemiyoruz. Olduğumuz yerde debelenip duruyoruz. ***

Veto mu!

Türkiye’nin NATO’nun Rusya’nın Kuzey komşularına doğru genişlemesine yönelik vetosu, Batı ama özellikle ABD basınında bir süredir ortadan kaybolan Türkiye karşıtı fikirlerin yeniden hortlamasına yol açtı. “Atın bu Türkiye’yi NATO’dan” lobisi devreye girdi. “İsveç ve Finlandiya in, Türkiye out. Bundan daha iyi formül yok” demeye başlayanlar var. Tabii bunlar salaklar. Türkiye’nin NATO’dan atılması imkansız ama elbette bu vetonun bir bedeli olur. Türkiye NATO içinde biraz daha fazla üvey evlat muamelesi görür. Ancak şunu da açıkça söylemekte fayda var. NATO’nun “büyükleri” bu vetoyu çok da aşılamaz bir engel olarak görmüyor, çok da fazla ciddiye almıyorlar. Genel görüş, Türkiye’nin bir vetoyu bir pazarlık aracı olarak kullanmak istediği ve “Bedeli mukabilinde” bu vetosunu geri çekeceği. Zor durumdaki ekonomiye nefes aldıracak bir yardım paketi ve göçmenler konusunda sağlanacak bir maddi destek programı karşılığında Türkiye’nin vetodan vazgeçeceği inancı NATO içinde yaygın bir inanç. Haksızlar mı üç vakte kadar görürüz zaten. ***

Pahalı sigara sorun değil kaçak var

Sigara fiyatları aldı başını gidiyor. Yakında en ucuz sigaranın paketinin 40 TL olacağını yazdı bizimkiler. Ama iktidar böyle bir durumu “Avrupa’da 80 TL, bizde yarı fiyatına” diye savunacaktır muhtemelen. Zaten artık artan sigara fiyatları kimsenin umurunda değil. Çünkü memleket ahalisinin büyük bölümü artık “kaçak sigara” içiyor. Büyük kentlerin düşük gelirli muhitlerinde, Anadolu’nun hemen her yerinde artık yasal sigara bulmak mümkün değil. Dağ taş kaçak sigara. Bu kaçakçılıkla mücadele etmesi gereken birimlerin yöneticileri bile kaçak sigara içiyor, kaçak sigara tezgahları eskiden karakolların yanında kurulurdu şimdi artık bayilerde satılıyor. İş o hale gelmiş ki, artık kaçak sigara getirmiyorlar, memlekette kaçak sigara fabrikası kurmuşlar. Geçen hafta İzmir Torbalı’da, Türkiye’nin en büyük sigara üreticisi çok uluslu firmanın fabrikasının yakınında kaçak sigara fabrikası ortaya çıkarıldı. Adam fabrika kurmuş, harıl harıl üretim yapıyor ama adı kaçak. Hadi lan ne kaçağı. Kamyon kamyon tütün geliyor, TIR TIR sigara çıkıyor. Kimse mi görmüyor! Belli ki, cılkı çıkmış memlekette bu işe birileri yol vermiş. Hazine yerine onlar kazanıyor her kimse o yol veren. Muhtemelen şu yakılmadan içilen sigaraların Türkiye’de resmi ithalat ve satışına izin vermeyerek milyarlarca liralık bir kaçak pazar oluşmasına yol açan kimse aynı kişilerdir. En az birkaç milyar dolarlık, bu kadar büyük bir gelir, bu kadar büyük bir rant, içeriden biri olmadan kimseye yedirilmez. Bunca yıllık tecrübe ile sabittir. Mesele içerideki adamlarını bulmaktır. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Seyirci kalmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026