İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Sahte muhafazakarlığın sindirdiği bir toplum

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 29, 2022

Sahte muhafazakarlığın sindirdiği bir toplum

Bekledim. Kim ne diyecek, kim ne yapacak göreyim istedim. Yanılmak istedim belki de. Ummadığım kadar karakterli duruşlar bekledim. Yanılmışım. Birkaç doğru düzgün sanatçının açık beyanatı, Funda Arar ve Derya Uluğ’un “Madem öyle biz de çıkmayız konsere” diyerek aslanlar gibi duruşu dışında ne bir kurumsal tepki ne bir hakiki destek kimseden. Meslek kuruluşlarından, müzik festivalleri düzenleyen kültür ve sanat vakıflarından hiçbir açıklama falan yok. Bahsettiğim konuyu anladınız herhalde. Melek Mosso’nun Isparta’da verilecek konserden “ahlaki nedenlerden” çıkarılmasından bahsediyorum. Melek Mosso’yu tanır mısınız bilmem. Asıl adı Melek Davarcı’dır. Kendini sokak şarkıcısı olarak tanımlar. Çocuk yaşta Denizli’de belediye konservatuarında türkü eğitimi ile müziğe başladı. Sanat lisesini bitirdi. Adnan Menderes Üniversitesi’nde müzik öğretmenliği okudu. Vapurlarda şarkı söyleyerek başladı. Sonra ünlü oldu. İnternette rekorlar kırdı. Edebiyle, insanlığı ile şarkı söyledi hep. Nereden mi biliyorum? Çünkü programıma konuk oldu. Sadece sevdiğim ya da sevmem muhtemel insanları çağırdığım Bire Bir’e geldi. Biliyor ama tanımıyordum. Orada tanıdım. İşte bu kızın konserini iptal etti belediye. Muhafazakar baskıdan. Kadına karşı şiddete hayır dediği için, İstanbul Sözleşmesi’nden yana olduğu için. Yoksa erkek dergilerine çıplak poz verdiğinden, ya da sözde muhafazakar ahlaka mugayir işler yaptığından değil. Zaten onları yapsaydı hiç sorun olmazdı. Sözde muhafazakarlarımızı, çocuk tacizcileri, yurtlardaki çocuklara kız erkek ayırt etmeden edilen tecavüzler, badeci şeyhler, çocukların gönderildiği kurslardaki rezil hocalar nasıl ki rahatsız etmiyorsa o da etmezdi. Ama Mosso’nun kadınları şiddete karşı koruyan, kadınlık onurunu muhafaza etmeyi amaçlayan İstanbul Sözleşmesi’nden ya da kadın haklarından yana tavrı rahatsız etti yalancı, sahtekar, sözde muhafazakarları. Ve Melek Mosso’nun çıkarılmadığı ve onunla “insani” dayanışma için Funda Arar ve Derya Uluğ’un çıkmayı reddettiği sahneye Seda Sayan çıkacakmış. Seda Abla tavrı ile meşhur Seda Sayan böyle bir şeyi nasıl kabul etti anlamak mümkün değil. Ama kabul etti ise demek ki yakışmış. Tabii bir de Saadet ve Yeniden Refah gibi partilerin tavrını merak ediyorum. Hani özgürlükçü muhafazakarlık, yaşam tarzlarına saygı falan, baskıdan uzak demokratik bir rejim falan diyorlardı ya. Bu meselede ne düşündüklerini pek öğrenemedik. Demek ki bu işler sosyal medyada hoş, keyifli muhalif videolar paylaşmakla olmuyor. Gerçek hayat dayatınca boyalar, pullar dökülüyor. Üç beş sahte muhafazakarın oyu için herkes sus pus oluyor. Beni de en çok bu delirtiyor. Gerçek edepliye, gerçek muhafazakara hiçbir lafım yok. Ama bu sahtekarlara. Gerçekten katlanamıyorum. ***

Bu tweet'in içeriği nasıl!

Beklediğim bir konu daha var. Bunu da savcılarımızdan ve “Tweet atmak suç değil, içeriği suç” diyen Adalet Bakanı Bozdağ’dan bekliyorum. SADAT adındaki paralı asker ve lejyoner şirketinin kurucu ve yöneticisi sandıktan çıkacak sonuçların önemli olmadığını, istemedikleri bir seçim sonucu olursa bunu tanımayacaklarını açık açık yazıp söyledi. Bunu söyleyen herhangi biri değil. Elinde ordusu, silahlı adamları, paralı askerleri olan ve sağa sola asker yollayan bir şirketin yöneticisi. Yani söylediğini yapabilecek değilse bile en azından deneyebilecek imkanlara sahip birisi. Kimseden çıt yok. Ne bir savcı ne de demokrasinin yılmaz bekçisi olduğu iddiasındaki iktidar. Duymaza, almaza, görmeze yatıyorlar. Bir tane de adam gibi savcı çıkıp “Sen ne diyorsun, gel bir bakalım bize de de anlat” demiyor. Adam tam olarak demokrasiye karşı silahlı ayaklanma yaparız diyor. Sandığı kabul etmeyiz diyor. Bir kişi bile bu sözlerin arkasındakini merak etmiyor. Hukuk devletinde kimsenin gıkı çıkmıyor. Bunu ben diyor olsa idin, bunu muhalif bir siyasetçi ya da elinde beylik silahından başka bir şey olmayan emekli bir asker diyor olsa idi bugün kıyamet kopuyor, savcılar bu kişinin ifadesini almak ve tutuklu yargılamak için sıraya giriyor olurdu. Ama SADAT yöneticisi deyince kimsenin gıkı çıkmıyor. Herhalde bunu da yargılamak için bir 10 yıl geçmesini bekliyorlar. ***

Pespayelik

Devlet ve adalet hiç bu kadar ayağa düşmemişti. Meğer Türkiye’de yargıya FETÖ’nün hakim olduğu günlerde hapse girmemek için yapılması gereken şey basitmiş. Dönemin etkili FETÖ’cülerinden, gazeteci kisvesi altında önümüze koyulmuş FETÖ’cülerden birini arıyorsunuz, o da sizi hapse girmekten koruyor. Bedeli mukabilinde mi, hayır işi olarak mı onu bilmiyoruz. Vay anam vay. Olaya bakar mısınız! Bunu ben söylemiyorum, birisi iddia etmiyor. Kendileri itiraf ediyorlar. Güç gösterisi olarak itiraf ediyorlar. Devleti, adaleti nasıl pespaye hale getirdiklerini, nasıl ayağa düşürdüklerini marifet gibi bir bir ortaya döküyorlar. Ve yine kimseden ses yok. O günler çok uzak değil hatırlıyorum. Anlı şanlı medya patronları, o patronların anlı şanlı yöneticileri bu tiplerle yakınlık kurarak kendilerini kurtarma peşindeydi. Ben ve benim gibi birkaç kişi ise o gün de, bugün de bunlarla mücadele ediyorduk. Muhabir arkadaşlar gelip “Abi Zekeriya Öz’ün masasında senin adın yazan dosya var, CD var” diyordu. Ben ise gülüp geçiyordum. Bir gün bile bunlardan birini aramak aklımın ucundan geçmedi. Bu kadar pespaye, bu kadar kıro, görgüsüz, sonradan görme, ayak takımı ile muhatap olmadım. Aklıma bile gelmedi daha doğrusu. Böyle bir güçleri olduğuna da asla inanmadım. Hala da inanmıyorum. İnansam da muhatap olmazdım. ***

Hakan Ural'ın tek rakibi İlber Ortaylı

Hakan Ural… Bana göre kendi kitlesi içinde başarılı bir televizyon programcısı. Sahte raporla askerden kaçmış ve yakalanmış. Beni hiç ilgilendirmiyor. Çünkü sonuçta yakalanmış ve cezasını çekmiş. “Vay efendim şimdi nasıl yerlilik ve millilik ahkamları kesermiş.” Diğer yerlilik ve millilik ahkamı kesenler ne kadar kesmeye hak sahibi ise o da o kadar hak sahibi bana göre. Hakan Ural’ın televizyonda ve yaptığı yorumlarda toplumsal bir karşılığı olduğunu düşünüyorum. Temsil ettiği kitlenin kültürüne, duygu ve davranış biçimine, meseleleri ele alma tarzına, anlama ve anlatabilme kapasitesine, birikimine, bilgisine uygun yorumlar yapıyor, ahkamlar kesiyor ve o yüzden de başarılı. Sakın yanlış anlamayın, fikirlerine, söylediklerine katılıyorum ya da doğru buluyorum demiyorum. Başarılı buluyorum ve başarısının nedenini anlıyorum sadece. Ancak bu kez tam anlamıyla saçmaladı ama emin olun ki, bu saçmalaması bile belirli bir kitlenin anlayışını yansıtıyor. Ural dedi ki, “Z kuşağı oy kullanmasın.” Niye? Çünkü genel algı şu. “Z kuşağı AK Parti ile barışık değil. Oylarını iktidar partisine vermeyi düşünen Z kuşağı gençlerin oranı düşük. Z kuşağı daha özgürlükçü, iktidar partisinin bahsettiği dönemler onlar için taş devri gibi bu yüzden de iktidar söylemlerinin etki alanına girmiyorlar.” O zaman ne yapmak lazım? Bu gençlerden duyulan rahatsızlığı somut bir tavra dönüştürmek lazım. En somut tavır ne olabilir? Bunları siyaset dışına itmek. O zaman bunlar oy kullanmasın. Gerekçe ise apolitik olmaları. Bilgisiz ve cahil olmaları. Çok isterim ki, bilgisiz ve cahil dediği o gençlerle Hakan Ural bir araya gelsinler ve tartışsınlar. Bakalım görelim kim daha bilgisiz, kim daha cahil. Ama zaten mesele bilgi değil zaten. Bilgisiz dediği o gençler AK Parti’ye oy verecek olsaydı sorun olmazdı. Sorun AK Parti’ye oy vermeyecek olmaları. O zaman daha basit çözümler var. AK Partili olmayanların oy hakkı olmasın desin Hakan Ural. Bence en iyi çözüm bu olur. İşin garip tarafı Hakan Ural’ın söylediği Aysun Kayacı’nın söylediğinin farklı bir versiyonu. Aysun’a kızanlar, Hakan Ural’a gık demiyor. Ne de olsa Z kuşağını yetersiz ve cahil bulan Hakan Ural’ın tek rakibi İlber Ortaylı. Öylesine bir kültür ve bilgi abidesi. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kavağın gölgesini o gölgede yatan itin gölgesi zannetmediğimiz zaman. 

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026