İstanbul 12°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Batı karşıtlığı yarışında bir CHP'li

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 30, 2022

Batı karşıtlığı yarışında bir CHP'li

Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, gerçekten iyi bir insan olduğunuzu düşünüyorum. Girdiğiniz ortama gerilim değil, olumlu bir hava taşıdığınıza da hep şahit oldum. Millet İttifakı’nı ayakta tutmak için sarf ettiğiniz çabayı, egonuzu ayaklar altına almış olmanızı da saygı ile karşılıyorum. İyisiniz, hoşsunuz. Da… Lütfen biraz da siyaset öğrenin artık. Önceki gün kalkıp dediniz ki, “Türkiye’deki NATO üslerini kapatma konusunu TBMM’ye getirin destekleyelim.” Kemal Bey, lütfen söyleyin, bu politika mı! Yıllardan beri mevcut iktidara yöneltilen en önemli eleştiri ne? Türkiye’yi Batı’dan koparmaya çalışmakla, bu Devlet’in Osmanlı’nın kuruluşundan bu yana Batı’ya dönük olan yüzünü Doğu’ya çevirmeye çalışmak, Batı değerlerinden koparmaya çalışmak değil mi! Peki Kemal Bey bana söyler misiniz, bugün Türkiye’de Batı ile Batı değerleri ile ilgili elimizde kalan tek köprü NATO değil mi! Türkiye’nin geleneksel tüm düşmanları, ister devlet olsun ister kişi, Türkiye’yi NATO dışına itmek için ellerinden geleni yapmıyor mu! Bugün elimizde kalan tek Batı bağlantısı NATO olmasa Türkiye nasıl bir ülkeye dönüşür ve nasıl bir tehdit altında kalır farkında mısınız! Bugün NATO şemsiyesi altında olmasak, Batı’nın gözünde Türkiye ABD işgali öncesi Irak’tan, müdahale öncesi Libya’dan ve hatta iç savaşı kışkırtılan Suriye’den farklı bir ülke mi olur sizce! Bugün elimizdeki tek Batılı değer NATO üyeliğimizdir. Türkiye'yi sadece Doğu'ya ve Kuzey'e değil Batı'ya karşı da koruyan yegane kalkanımızdır. Gelecekte tekrar Batı kulübünün bir parçası olma çabası içine gireceksek, bu üyeliğin çok önemli bir fonksiyonu olacaktır. Sayın Kılıçdaroğlu, Batı karşıtlığında öne geçmeye çalışmak size, partinize ve Türkiye’ye ne kazandıracak çok merak ediyorum. Hem Türkiye’de, hem de dünyanın gözünde. Siz böyle konuştukça tüm Batı Dünyası’nın “Erdoğan bağırıp çağırıyor ama en azından Batı’tan tam olarak kopmuyor” demesini mi istiyorsunuz. Atatürk'ün muasır medeniyet hedefini falan bir tarafa bıraksak bile, reel siyasete dahi son derece aykırı bu durumu nasıl oluyor da politika diye önümüze koyabiliyorsunuz. Gerçekten siyaseti bu kadar mı bilmiyorsunuz? Yoksa bile bile mi yapıyorsunuz. Hangisi Sayın Kılıçdaroğlu, hangisi! ***

Seçim mi olacak ne!

Altılı masa ne yapıyor, ne düşünüyor, ne planlıyor bilmiyoruz. Daha çok havanda su döver gibi bir halleri var. Ancak bir şeyin farkında olmaları lazım. İktidarın tüm adımları sanki Sonbahar’da bir yerel seçim olacakmış gibi atılmaya başlandı. Sonbahar’da tüm imkanlar zorlanacak yaratılacak bir yalancı bahar havası ile seçime gidilecek gibi görünüyor. İktidar ekonomide kısa süreli de olsa bir bolluk, bir iç gerilim, bir karşıtlık, arada bir de askeri başarı ve biraz da göçmen yollama operasyonu yapıp, bir fırsat penceresi açabilirse kesin seçime gidecek. Toplantıdayken duymayabilirler,  ben haber vereyim. ***

CİMER'in cılkı

CİMER konusu artık ciddi bir sorun haline geldi. Vatandaşlar, özellikle de işi gücü olmayan, takıntılı vatandaşlar olur olmaz her şeyi CİMER’e şikayet ediyorlar. Şikayet mekanizması çok da kolay olduğu için, belli ki buraya her gün binlerce, on binlerce şikayet yağıyor. Sistem de Allah var iyi çalışıyor. Tüm şikayetler değerlendiriliyor ilgili birimlere yönlendiriliyor ve yanıtlanıyor. Sorun da bu yönlendirmelerde başlıyor. CİMER şikayet konusu meseleyi derinlemesine değerlendirilmesi için ilgili birimlere yolluyor. Bazen savcılar, bazen yerel yöneticiler oluyor. Ve o noktada iş çığrından çıkıyor. Son örnek Eskişehir. Aylağın biri, Eskişehir’de parkta yoga yapanları CİMER’e şikayet ediyor. CİMER de, şikayeti Eskişehir’deki yerel yönetime iletiyor. Yerel yönetim de yogayı yasaklıyor. Al başına belayı. Muhtemelen CİMER bu yönlendirmeyi yasak gelsin diye değil vatandaşa doğru düzgün bir yanıt verilsin, “Sayın şikayetçi, vatandaşın spor yapma özgürlüğüne müdahale etme yetkimiz yoktur” gibisinden bir yanıt verilir diye düşünüyor CİMER’i yönetenler. Ama yerel yöneticiler “Şikayet Cumhurbaşkanlığından geldiğine göre gerekeni yapalım” diye yalakça bir tavır içine girince ortaya bu saçma sapan yasaklar çıkıyor. CİMER abuk sabuk bir yasak mekanizmasının motoru haline geliyor. Vatandaşın sesini duyurması için kurulan sistem, hukuk dışı bir yasaklama merkezi gibi çalışıyor. Yasaklama bahanesi gibi işlev görüyor. Tabii gerçekten amaç da bu olabilir. Kim bilir! ***

Cahilin övgüsü utanç getirir

Bazen diyorum ki, “Oğlum Fatih, kafayı üşüteceksin. Yazmayı bırakman yetmez, okumayı, görmeyi ve bilmeyi de bırak.” Hakikaten kafayı yiyeceğim. Sadece siyasetten değil, memleketteki genel seviyesizlikten, genel cehaletten. Yazacağım konu size çok alakasız gibi görünebilir ama bana göre önemli. Adı büyük bir yazar, Formula yazmaya karar vermiş. Ama başlangıç aşamasında olduğu için Formula 2’den başlamış. Belli ki, yazarımızı Monaco’ya götürmüşler, o da götürenlerin hakkını vermek için yazmış. Buraya kadar bir beis yok. Bu da bir gazetecilik anlayışı. Formula 2’deki Türk yarışçı Cem Bölükbaşı için götürülmüş oraya. O da Cem Bölükbaşı’yı methediyor. Bizim birkaç yıldır bilip tanıdığımız Cem kardeşimizi belli ki yeni duymuş, anlatmışlar. Ona methiyeler düzüyor. Bunda da bir beis yok. Cem Bölükbaşı, yazarın iddia ettiği gibi bir süper yetenek değil ama Formula 2’de yarışan ilk Türk. Yakışıklı, fotojenik, sponsor bulabilme imkanları da olduğu için Formula 2’nin ortalama takımlarından birinde kendine bir yer buldu. Takımın diğer sürücüsü Enzo Fittipaldi. Yazar dostumuz belki bu soyadını hiç duymamıştır ama 1970’li yılların efsane sürücülerinden birinin, 2 kez Formula 1 Dünya Şampiyonu, 35 Formula 1 birinciliği olan Brezilyalı Emerson Fittipaldi’nin torunu. Dediğim gibi elbette Cem Bölükbaşı’nı övmekte, kendisinden gurur duymakta bir sakınca yok. Hele hele oralara kadar götürülmüşsen ve bunu meslek edinmişsen. Ama sallamanın, uydurmanın, işkembeden atmanın da, övüleni utandıracak kadar cahilce pohpohlamanın de alemi yok. Cem Bölükbaşı vasatın altı bir takımda vasatın üstü bir başarı elde etmiş, öyle diyor yazar. Hayır öyle değil. Tamamen uyduruyor, sallıyor. Aynı takımda, aynı motor ve aynı şasi ve hemen hemen aynı özellikle sahip araçla yarışan takım arkadaşı Enzo Fittipaldi genel klasmanda 7. sırada. Cem Bölükbaşı 21. Sırada. Cem Bölükbaşı’nın 0 puanı var, takım arkadaşı Enzo Fittipaldi’nin 42 puanı var. Gönül istiyor ki, Cem de birkaç kere ilk 10’a girsin, birkaç puan alsın hatta belki bir iki kez podyuma çıksın. Ama ne yazık ki, Cem o noktada değil. Yazarın en büyük bombası ise Cem Bölükbaşı’nın Monaco’da 11. olmasına övgüler düzerken “Ve bunu başarırken henüz 24 yaşında”  demesi. Bunu okuyunca “Yuh artık. Tamam kardeşim öv övmesine de. Biz de Cem’i çok övdük hem de Monaco’ya götürülmeden övdük ama biraz da izan” demek zorunda kaldım. Niyesini herhalde tahmin edersiniz. Cem 24 yaşında imiş ve genç yaşta bu başarıları elde etmiş. Yahu zannedersin geçen sene Formula 1’de Dünya Şampiyonu olan Max Verstappen 65, onun en yakın rakibi Charles Leclerc 58 yaşında. Cem Bölükbaşı da o yaşa gelince F1 şampiyonu olacak. Cehaletten ya da ölçüsüz övgücülükle böyle inanmamızı istiyor. Ya da böyle olduğunu zannediyor. Yahu kardeşim... Max Verstappen geçen yıl Formula 1 şampiyonu olurken 23 yaşında idi. Cem Bölükbaşı ile bu senenin iki F1 şampiyon adayı, Verstappen ve Leclerc yaşıtlar. Tamam gençlerimizi övmesine övelim de. Cem Bölükbaşı ile gerçekten gurur duyalım. Ama bilmediğimiz konularda abartmayalım. Öveceğim derken genç bir sporcuyu da komik duruma düşürmeyelim. Herkesi de ahmak ve cahil zannetmeyelim. ***

Eyvallah

Sevgili ve değerli okurlar, özellikle de genç okurlar, Teke Tek Bilim izleyicisi gençler. Kusura bakmazsanız tatile çıkıyorum. Bakarsanız da çıkıyorum o ayrı. 1 ay yokum. Televizyon programlarına bir ay süreyle ara vereceğim. Daha önce de söylediğim gibi, çok uzun zaman önce planlanmış ailece bir tatil bu. Yazıları ise mümkün olduğunca aksatmamaya çalışacağım. Aksatırsam da affola. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Gittim diye arkamdan konuşmadığınız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Yüzde 39
Köşe Yazıları
Yüzde 39

Fatih Altaylı

Nisan 8, 2026

BYD’ye ceza yolda
Köşe Yazıları
BYD’ye ceza yolda

Fatih Altaylı

Nisan 7, 2026

Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026