Seçim varmış meğer
Fatih Altaylı
Haziran 13, 2022
Seçim varmış meğer
Yemin ederim Türk basınını okumasam haberim olmayacaktı.
15 gündür Fransa’dayım.
Dün Fransa’da seçimler varmış, emin olun fark etmedim.
Ne bir bayrak ne bir afiş ne bir poster ne sağda solda liderlerin, Cumhurbaşkanlarının gökyüzüne doğru anlamlı bakışlar fırlatan apartman boyu fotoşoplu fotoğrafları ne bir kalabalık ne televizyonlarda birbirine hakaret eden liderler ne miting ne başka bir şey.
Zaten seçimler Fransızların da pek umurunda değil.
Sabah kahvaltı ettiğim sokak kahvesinde birkaç kişiye seçimlerle ilgili düşüncelerini sordum.
Seçim olduğundan benim gibi haberi olmayanlar bile vardı.
Çoğunluk ise sandığa gitmeyi düşünmüyordu.
“Al birini vur öbürüne. Bunlardan hangisi için rahatımı bozmaya değer” diyenler Cumhurbaşkanlığı seçiminde Le Pen tehlikesine karşı oy kullanmışlardı ama milletvekili seçimlerini pek de umursamıyorlardı.
Aynı Türkiye gibi burada da “ittifaklar” oluşmuş.
Buradaki Fransız arkadaşlarımın çoğu Melenchon’un sol ittifakına oy vermiş.
Üstelik pek çoğu solcu olmadığı halde.
“Macron makul, mantıklı ve tutarlı bir siyasetçi değil. Onu Meclis’te dengelemek gerekiyor” diye oy vermişler.
İnşallah bir gün Türkiye’de de böyle gerilimsiz, kavgasız, gürültüsüz, kimsenin seçim sonuçlarını kendi yaşam tarzına karşı tehlike olarak görmediği, kimsenin kimseye bağırıp çağırmadığı rahat seçimler yaşarız.
***
Durum raporu
Hadi bugün biraz Fransa’dan söz edelim.
Dediğim gibi iki haftayı aşkın bir süredir, Güney Batı Fransa’da turistik olmayan küçük bir kasabadayım.
Hemen her yıl buraya geliyorum zaten.
Boğa güreşleri ile ilgili geçmişte yazdıklarımı okuyanlar bilir.
Fransa’nın en sevdiğim bölgesidir.
Eskiden Rus Çarları da bu bölgeyi severmiş.
Şimdi de Putin’in kızının “saray”ı ve bazı oligarkların malikaneleri buraya yakın.
Size anlatılanların aksine, burada bir ekonomik kriz falan yok.
Ya da Fransa, pandemi sonrası ekonomik sorunları en az hasarla aşan ülkelerden biri diyelim.
Enflasyon yüzde 5 civarında.
Gıda fiyatlarındaki enflasyon daha da düşük, bunun temel sebebi, Fransa’nın hala çok büyük bir tarım ülkesi olması.
Ülke elektrik enerjisinin büyük bölümünü nükleer kaynaklardan elde ettiği için enerji fiyatlarındaki artıştan da minimum etkilenmiş.
Akaryakıt fiyatları hayli artmış. Yüzde 50 civarı artıştan herkes şikayetçi.
Pandemi nedeniyle turizm gelirlerinin düşmesi Fransa’da da sorun olmuş.
Gayrimenkul fiyatlarında çok ciddi bir artış yaşanmamış ancak lüks konut fiyatlarında özellikle Rusya’ya bağlı nedenlerden dolayı bazı bölgelerde düşüş olmuş.
Hem de ciddi düşüşler.
Benim açımdan burada olmanın en iyi tarafı haftalardır tek bir Suriyeli, Afganlı görmedim.
Televizyonu açtığım zaman da abuk sabuk tartışmalar ya da bas bas bağıran siyasetçiler görmüyorum.
Polis araçları ve ambulanslar dışında yollarda tek bir çakarlı otomobil yok, emniyet şeridinden giden tek bir araç yok, iki kilometre uzunlundaki plajda tek bir izmarit yok, gündüz lebalep dolu plaj akşam boşalırken geri kalan bir tek pet şişe, tek bir plastik poşet yok.
Emin olun buraya geldiğimden beri tansiyonum bile düştü.
Nazar değmesin diye söylemeyeceğim ama bu kadar düşük tansiyon iyi mi kötü mü bilmiyorum.
Bildiğim şey ise kaç dişi kalmış bilemem ama medeniyet hiç de fena bir şey değil.
Gerek Osmanlı’nın, gerekse Cumhuriyet’in yüzünü Batı’ya dönmesi boşuna değil.
***
GES'lere yok sattıracak öneri
Gelire Endeksli Senetlerin hangi gelirlere endeksli olacağı ortaya çıktı.
Ama yine de kimse pek bir şey anlamadı.
DHMİ ve Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nün Hazine’ye aktardığı paylara endeksli olacakmış.
Yani bu kurumların Hazine’ye aktardığı miktarın artış oranı ne ise, GES sahiplerinin alacağı “faiz olmayan faiz” de bu oranda olacakmış.
Bu gelirlerden stopaj ve vergi de alınmayacakmış.
Getirinin yaklaşık yüzde 25 civarında olacağı öngörülüyor.
Benim ise bambaşka bir teklifim var.
GES’lere talebi patlatacak, herkesi GES almaya yönlendirecek bir teklif.
Gelire Endeksli Senetleri, 5 artı 1 müteahhidin gelirlerine endeksleyelim.
Sistem çok basit.
Hazine’den her yıl bu müteahhitlere yapılan garanti ödemeler TL olarak hangi oranda artıyorsa GES’lerin geliri de o oranda artsın.
Mesela Çanakkale Köprüsü’ne ya da Osmangazi Köprüsü'ne yapılan ödemeler TL bazında ne kadar arttı ise, GES getiri oranı o olsun.
Ya da Rönesans İnşaat’ın yapmakta olduğu kamu işlerine ne kadar yıllık hangi oranda artış veriliyorsa, GES’lerin getirisi de aynı oranda olsun.
GES’lerin getirisini buna göre yapın yok satmazsa şerefsizim.
Ben evi barkı satar bu GES’e yatırırım.
Emin olun yabancı sermaye bile akar bu getiriye.
Türkiye iki senede batar ama önemli değil.
2023'e bir sene var nasıl olsa...
***
Zırvayı tartışmak
Cem Uzan Türkiye’de Cumhurbaşkanı adayı olacakmış.
Millet de ciddi ciddi bu saçmalığı tartışıyor.
Yahu adam Türkiye’de yargılandı, 23 yıl hapse mahkum oldu.
Nasıl aday olabilir?
Yargılamalar adildi, bu cezalar yüzde 100 haklıdır demiyorum.
Yıllarca bu ailenin Türkiye’ye verdiği zararları yazmış, bunlarla mücadele etmiş biri olarak dahi bunu söyleyemiyorum ama sonuç olarak mevcut durumda kesinleşmiş ama infaz edilememiş bir mahkumiyeti var ve Türkiye’ye gelemiyor bile.
Bu durumda ciddi ciddi adaylığından bahsedenlere gülüyorum haliyle.
İktidar yanlısı yazarlar ise şaşırmışlar, “Yahu bu adam yakın zamana kadar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı yere göğe koyamıyor sürekli övüyordu. Şimdi ne oldu da saldırıyor” diye.
Ben onlara söyleyeyim de haberleri olsun.
Yakın zaman değil ama Uzan’ın iktidar ile anlaşma umudu vardı.
Aracılar vasıtasıyla görüşüyor, uygun koşullar ve bedeli mukabilinde Türkiye’ye dönüş imkanları yaratmaya çalışıyordu.
Bir noktaya da vardığı zannı ve umudundaydı.
Ancak kardeşi Hakan Uzan’ın İtalya’da Erdoğan'ın aile fertlerine dönük suç duyurusunda bulunması sonrası bu umutlar suya düştü.
Hatta iddia o ki, Cem Uzan bu nedenle Hakan Uzan’la sıkı bir kavga etti.
***
Suriye yoksa Yunanistan var
Şimdi de Yunanistan ile gerilen ilişkileri ve Yunanistan’a verdiğimiz ayarı konuşuyoruz.
Suriye’nin kuzeyine yapacağımız müthiş operasyon unutuldu zannederim.
ABD karşı çıktı, Rusya karşı çıktı.
Şimdi Suriye olmadı, Yunanistan verelim durumu mu ortaya çıkıyor acaba demekten kendini alıkoyamıyor insan.
Eğer mesele Yunanistan’daki ABD üsleri ise ben yıllardır televizyonda ve burada “Bu üsler Türkiye’ye karşı kuruluyor” derken iktidar yanlısı isimler “Ne alakası var. Rusya’ya karşı kuruluyor” diyorlardı.
Bu üsler dün kurulmadı.
Ben dün uyarmadım.
Yılların işi.
En az bu üsler kadar vahim olan bir başka duruma yine çok önce bu köşede dikkat çektik.
ABD ile Yunanistan Ege’de Yunan karasularının korunması için ortaklık anlaşması yaptılar.
Yani ABD Ege’de Yunanistan ile yaşadığımız her sorunun tarafı haline geldi. Yunan donanması ile değil ABD donanması ile sürtüşme tehlikemiz ortaya çıktı.
Bunu da yazdık.
Hepsini yazdık, dikkat çekmeye çalıştık.
Aylar önce, yıllar boyunca.
Tınmadılar bile.
Adaların silahlandırılması, Türkiye’ye ait bazı kayalıkların ve adacıkların ilhakı ise AK Parti iktidarı boyunca sürmüş bir durum.
Eski MGK Genel Sekreteri zavallı Ümit Yalım’ın dilinde tüy, kaleminde mürekkep bitti bu durumu yazıp hatırlatmaktan.
Onu da dinleyen olmadı.
Görmezden geldiler, görmezden gelmeyi tercih ettiler.
Her şey olup bitti.
Aradan yıllar geçti.
Şimdi birdenbire Yunanistan gündeme geldi.
Ne diyelim.
Hayırdır inşallah.
***
İktidara Alevi soruları
İYİ Partili bir densiz Alevilik meselesinde kaş yapayım derken göz çıkarınca çarşı karıştı.
Meral Akşener acil bir özürle durumu toparlamaya çalıştı ise de iktidar ve iktidar yanlısı kalemler hemen durumu değerlendirmeye giriştiler.
6’lı masanın mermerinde bir çatlak görüp, masayı buradan kırar mıyız demek için hepsi “Alevici” kesildi.
Madem Aleviler konusunda bu kadar hassassınız.
Ben de yaptığınız sözde Alevi açılımları, Alevi çalıştayları sırasında sorduğum bir soruyu tekrar sorayım.
Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları arasında ben diyeyim 10, siz deyin 15 milyon Alevi inancına sahip yurttaşımız var.
Alevi yurttaşlarımızın genel olarak ortalamanın üzerinde bir eğitim aldıklarını, üniversitelileşme oranlarının genelin üzerinde olduğunu da biliyoruz.
Ben de yıllardır sorduğum bir soruyu bir kez daha sorayım.
AK Parti iktidarı döneminde kaç Alevi müsteşarlık yaptı?
Başkanlık sisteminde şu anda kaç Alevi bakan yardımcısı var?
Kaç kamu kurumuna Alevi genel müdür atadınız?
Kaç Alevi yurttaşımız kamu bankası genel müdürlüğü yaptı?
Şu anda kaç sözde bağımsız kurulda AK Parti’yi temsil eden kaç Alevi vatandaşımız mevcut?
Söyleyin de bilelim.
Kaç?
İktidar yanlısı kalemler biraz da bunu sorsunlar, öğrensinler ve ahkam kessinler.
Alevi yurttaşlarımıza karşı yapılan bir ayıp varsa asıl olarak budur.
Bir densizin söylediği aptalca bir cümle değil, sistematik bir yok saymadır ayıp olan!
Bu soruları da ilk kez bugün sormuyorum.
Yıllardır sordum.
Ben cevap alamadım.
Belki iktidarcı kalemlere cevap verirler.
Tabii sorabilirlerse.

YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6
🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz.
00:00 Giriş
03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar
05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı
11:13 Nutuk
12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı
20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı
21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı
24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı
26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı
34:29 19 Mayıs
36:56 Şiir kitapları
39:12 Kapanış
#işbirliğiMayıs 19, 2026

YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
00:00 Giriş
02:22 Trabzonlu olması
05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti?
07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu?
11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi?
13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı?
19:50 Oynadığı diziler neler?
23:49 Askerlik anıları
29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi?
33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı?
35:33 Barselo oyunu nedir?
38:15 En sevdiği branş hangisi?
39:38 Çocuklarının isimleri
40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi
43:43 Evlilik nasıl gidiyor?
48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı?
1:00:11 Şu anda olan oyunları neler?
1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı?
1:04:03 Kapanış
YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.Mayıs 17, 2026


YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin:
https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26
https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26
Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26
#işbirliği
00:00 Giriş
04:08 Hantavirüs nedir?
08:22 Hantavirüs türleri
10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi
24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları
27:22 Hantavirüsün belirtileri
31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi
37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu?
39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor?
40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu?
41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor?
44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor?
45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı?
46:27 Grip ve zatürre aşıları
47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı?
51:03 KapanışMayıs 17, 2026