İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Edep aramıyorsanız adam haklı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 4, 2022

Edep aramıyorsanız adam haklı

Herkes adama kızdı ama ben çok da haksız bulmadım. Bahsettiğim kişi, AK Parti’nin yani iktidarın Elazığ Milletvekili Zülfü Demirbağ. Uzun süredir “iktidarın” yanında. AK Parti’nin pek çok önemli ismi gibi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden başlayan iktidara yakınlık, milletvekili olarak sürmüş. Ama artık isyanda. Yok yok memleketin haline değil. Kendi haline. “İstanbul Belediyesi’nden danışmanlık ve yönetim kurullarında üyelikler yaparken daha iyi para kazanıyordum. Milletvekili maaşı yetmiyor” demiş ve 40 bin TL milletvekili maaşını komik bulmuş. Haklı mı! Bence haklı. Mayıs ayı itibarıyla “yoksulluk sınırı”nın 20 bin TL olduğu bir ülkede 40 bin TL milletvekili maaşı azdır. Ben yıllardan beridir milletvekillerinin iyi maaş almaları gerektiğini söyledim hep. Ama liderin değil, milletin vekili olmaları kaydı şartı ile. Milletvekili olabilmek için milyonlar harcayanları ise hiç ama hiç anlamadım. Peki Batı’da bu milletvekili maaşları nasıl?

İsterseniz ona da bir bakalım. Bizim milletvekili maaşı hemen hemen 2 bin 300 Avro’ya denk geliyor. Asgari ücret ise 260 Avro desek, hemen hemen 9 asgari ücret. Komşumuz Bulgaristan’da milletvekili maaşı 3000 Avro. Asgari ücret ise 311 Avro. O da 9,5 asgari ücret gibi. Daha gelişmiş ülkeler bakarsak. Mesela Almanya. Milletvekili maaşı 10 bin Avro. 1600 Avro olan asgari ücretin 6,25 katı. Fransa’da milletvekili maaşı 7200 Avro. Ortalama 1540 Avro olan asgari ücretin 4,6 katı. Yani anlayacağınız milletvekili şikayet ediyor ama ortada bir haksızlık yok. Sorun maaşta değil, sorun ülkenin halinde. Ve Türk milletvekilleri oransal olarak Fransız ya da Alman milletvekillerinden daha yüksek maaş alıyor. Ve tabii Türkiye’de milletvekilleri enflasyondan ötürü giderek daha fakirleşiyor. Ama sorun şu ki, en azından iktidar milletvekilleri bu ekonomi politikasını destekledikleri için, bu fakirleşmeyi de hak ediyorlar. Üstelik de maaşından şikayet eden Elazığlı vekil, çok değil birkaç ay önce “2 kilo yerine yarım kilo et alacağız, iki kilo domates yerine 2 domates alacağız" diyerek fakirlikle mücadele dersi veriyordu. Bu dersi verip, vatandaşın aldığından misli misli maaşı az bulan vekile maaştan daha fazla gereken şey edep. Bundan böyle o da 10 kilo et yerine 2 kilo alıversin. Bir kasa yerine 2 kilo domates alsın. ***

Tahsisli

Sedat Peker’in aylardır anlattıklarını herkes gibi ben de merak ve ilgi ile izliyorum. Bu anlatılanlara karşı yaprak kımıldamamasını ise herkes gibi ben de garip buluyorum. Yine de anlattıkları tarihe not düşüyor. Söylediklerinin pek çoğu aslında bilinen, konuşulan, duyulan, dedikodusu yapılan ama belgesi olmadığı için yazılamayan şeyler. Belli ki, Peker’de bunların bazılarının belgesi de mevcut. Son tweet dizisinde anlatılanların aşk meşk tarafları çok konuşuluyor olsa da beni asıl ilgilendiren işin o tarafı değil. Bana göre kimseyi de ilgilendirmemeli. Sonuçta ortada bir kamu menfaati söz konusu değil. Ancak yine de bir konu galiba sadece benim ilgili çekti. “Tahsisli plaka” meselesi. Bir spiker kadın, siyasi gücü olduğunu düşündüğü sevgilisinden “tahsisli plaka” istiyor. O da gerçeği edinmek pahalıya mal olur diye sahtesini bastırıp sevgilisi kadının otomobiline taktırıyor. Böyle bir şeyi ilk kez duyuyorum, ilk kez görüyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devleti başta PKK ve birtakım İslamcı terör gruplarının tehdidi altında olduğum için bana 25 yıl boyunca koruma tahsis etti. Bir gün bile aklıma “tahsisli plaka” istemek gelmedi. Bırakın istemeyi, teklif etseler “Ne haddime” diye reddederdim. Ama gelinen noktaya bakın ki, bir spiker bunu istiyor. Hadi bu da olabilir. Sevgilisi bunun sahtesini bastırıp veriyor. Bu ortaya çıkıyor. Tık yok. Kimseden tık yok. Ne bir araştırma, ne bir soruşturma, ne bir sahtecilik incelemesi. Bu işin bir boyutu. Bir başka boyutu ise kim olduğunu, ne iş yaptığını bilmediğim, adını bir otele çökme olayı nedeniyle duyduğum bir işadamına “tahsisli plaka” verilmiş. Daha bilmediğimiz kimlere verilmiş Allah bilir. Biz otomobilimizin muayenesini bir gün geç yaptırsak, trafik sigortasını üç gün geciktirsek cezayı yapıştırıp, otomobilimizi bağlayan devlet, kim bilir kimlere sahte plaka ile dolaşma hakkı vermiş. Yahu bu ülkenin gerçekten çivisi çıkmış be. Hakikaten bitmişiz. Emin olun okeye dönüyoruz. ***

Diplomasi zaferi

Türkiye’nin diplomatik zaferi sonucunda terör örgütlerine karşı tavır almayı kabul eden bir bu sayede Türkiye’nin NATO’ya girişlerine onay verdiği ülkelerden İsveç’te dün ne vardı biliyor musunuz! PKK gösterisi. Öcalan bayrakları ile yürüyüş. Ama şimdi adamlara bir şey demeye kalksak, "Söz vermiştiniz. Bu ne iş" falan diyecek olsak “Ne var canım, siz de devlet televizyonunda adamın mesajını okutmadınız mı, terörden mahkum kardeşiyle devlet televizyonunda röportaj yapıp yayınlamadınız mı?” deseler, verecek yanıtımız yok. ***

Memlekete hoş geldin

Tatilin ilk bölümünü bitirip dün itibarıyla memlekete döndüm. Oh be… Medeniyete kavuştum. Şişli’den gazeteye gitmek için taksi beklemeye başladım. Önümden bomboş en az 20 taksi geçti. Birine bile binmeyi başaramadım. Evet. Dünyanın tüm büyük metropollerinde taksi bulmak zordur ama taksiler dolu olduğu için zordur. Boş taksinin müşteri almadığı metropol yoktur İstanbul’dan başka. Ben taksi beklerken, ters yönden gelen bir motorlu kurye gelip çarptı. Gidonu bacağıma saplanacaktı. Süren çocuğa “Ne yapıyorsun evladım, delirdin mi tersten gelinir mi?” diye sertçe çıkıştım. Öyle bir küfür etti ki. Kulaklarıma inanamadım. Elimi kaldırdım, bir tane patlatacaktım. Durdum “Fatih Altaylı kurye çocuğu dövdü” haberleri canlandı gözümde. “Hadi git başımı belaya sokma” dedim. Sunturlu bir küfür daha yedim. Kim bilir belki de canımı kurtardım. Muhtemelen bıçak çekip bir tarafıma saplayabilirdi de! Ardından bir taksiye attım kendimi. Sürücü “Maslak tarafına gidiyorum. Yolum üzerindeysen bin. Yok değilsen in” dedi. İndim. Yürümeye karar verdim. Nargile kafeler arasında, tek kelime Türkçe duymadan, sanki bir Arap şehrindeymiş gibi gazeteye kadar geldim. Gazetenin yakınında karşıdan karşıya geçerken, duran bir otobüsün şoförünün camdan salladığı tükürükten bir vücut hareketi ile son anda kurtuldum. Gazetede işlerimi hallettikten sonra gazeteden otomobili alıp çıktım. 100 metre gitmeden tek yönlü yolda tersten gelen bir otomobille burun buruna geldim. İnatlaşmamak, kavga etmemek için mecburen 50 metre geri geri gidip yol verdim. Kırmızı ışıkta bekleyip, U dönüşü yaparken ters yönden gelen bir martı ve üzerindeki iki kişiyle çarpışmaktan son anda acı bir fren yaparak kurtuldum. Eve giden tek yola park etmiş ve bütün yolu bloke ederek içindeki malları indiren kamyoneti 10 dakika kadar bekledikten sonra eve ulaşabildim. Tam eve girecekken kaldırımdaki köpek pisliğine bastım. Sonuçta hoş bulduk. Memlekete dönmek böyle bir şey işte. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Olan bitene şaşırmaya başladığımız zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Olan bitene şaşırmaya başladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026