İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

İhracatı Türkler, ithalatı ecinniler yapıyor

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2022

İhracatı Türkler, ithalatı ecinniler yapıyor

Ne zaman ekonomide işler iyi gitmiyor diyecek olsak, bir troll ordusunun “İhracatta rekorlar kırıyoruz. Cumhuriyet tarihinin en yüksek ihracat rakamlarına ulaştık. Bunu çekemiyorsunuz" nidaları ile karşılaşıyoruz. Keşke daha çok ihracat yapabilsek. Keşke yaptığımız ihracatın katma değerini yükseltebilsek. Keşke ihracattaki yüksek teknoloji ürünü payını yıllardır azaltacağımıza, yıllardır yükseltebilsek. Ama ne yazık ki, ülkenin gerçekleri bunu göstermiyor. İhracatın ithalatı karşılama oranı her geçen yıl azalıyor. Dış ticaret açığı bir türlü kapanmıyor. Bu iş trollükle olmuyor. Doğru, ihracatımız rekorlar kırıyor da… Peki ya ithalatımızın eli armut mu topluyor? Ne yazık ki, ihracatımızın kırdığı her rekora karşılık, ithalatımız daha iyi derece ile bir başka rekor kırıyor. Gelin son iki ayın ihracatını ve ithalatını karşılaştıralım. İhracat rekoru kırdığımız Mayıs ayında Türkiye’nin ihracatı yüzde 15.2 artışla tam 18 milyar 973 milyon dolar olmuş. Peki aynı ay ithalatımız ne olmuş? O da yüzde 43.8 artışla 29 milyar 652 milyon dolara yükselmiş.

İhracattaki artış ile ithalattaki artış arasındaki fark üç misli ithalat lehine. Bir aylık dış ticaret açığı 9 milyar Amerikan doları. Peki bu Mayıs ayına özel tedrici bir durum mu? Gelin Nisan’a bakalım. Nisan ayında da ihracatımızdaki artışın oranı yüzde 24.6, ithalatımızdaki artışın oranı ise yüzde 39.9. 2022’nin ilk beş ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre ihracat artışımız yüzde 20,4. İthalat artışımız ise yüzde 40.9. Evet, dedikleri gibi ihracat rekorlar kırıyor. Ama ithalat da rekorlar kırıyor. Ve aradaki makas ithalat lehine giderek açılıyor. Biriyle sabahtan akşama, akşamdan sabaha övünüp, diğerini ise hiç gündeme getirmemek vatandaşı enayi yerine koymaktır. Şu anda dua edilmesi gereken yer turizm ve turizmcilerdir. Ve ambargolar nedeniyle Türkiye’ye mahkum olan Rus turistlerdir. ***

Turizm de olmasa

Turizm demişken, Kültür ve Turizm Bakanı’ndan söz etmemek olmaz. Muhtemelen kabinenin AK Parti örgütü tarafından en istenmeyen Bakanı olan Mehmet Ersoy, bana göre kabinenin en başarılı ve işini en iyi bilen bakanı. Bu yıl Rus-Ukrayna savaşı ile çıkan krizi ve bu krizin Türk turizmine yönelik olumsuz etkisini çok başarılı bir şekilde negatiften, pozitife çevirmeyi başaran kişi ya da ekip Turizm Bakanı ve takımı oldu. Şu anda Antalya lebalep Rus turist dolu. Üç ay önce “Acaba bu yıl açmasak mı?” diyen tesislerin tamamı dolu. Fiyatlar düşmek bir yana yükselmiş vaziyette. Lüks tesislerde, Avrupa’daki tesislerin fiyatlarına yakın fiyatlı odalar ve villalar bile dolu. Bodrum gibi daha çok yerli zenginlerin tercih ettiği bölgelerde bile alışılmışın çok ötesinde bir Rus, üstelik de çok zengin Rus yoğunluğu var. Geceliği 30 bin Avro olan çok özel oteller bile sezon sonuna kadar tüm kapasitelerini satmış vaziyette. Üstelik sadece Rus değil, diğer Avrupa ülkelerinden de çok ciddi oranda turist Türkiye’yi tercih ediyor. Bu başarının en önemli mimarı ise Turizm Bakanı Ersoy. Rusya-Ukrayna krizi patladığı anda öncelikle turizm yatırımcılarını ve Bakanlığın dikkatini Avrupa’ya çevirdi. Turizm yatırımcılarını “tek seçenek Ruslar değil”e getirdi. Bir yandan diğer alternatifleri geliştirmeye çalışırken, Bakanlık olarak Rusya’ya da odaklandı. Diğer bakanlıklarla koordineli olarak ambargo koşullarına rağmen nasıl turizm yapılabilir planlarını geliştirdi. En önemli sorun olan taşıma meselesini THY ve yerli havayolu şirketleri ile birlikte çözdü. Daha önce var olmayan bir kapasite yaratarak Rus turistleri Türkiye’ye taşıma yollarını buldu. Yukarıdaki yazıda belirttiğim dış ticaret açığının en azından yaz aylarında kapanmasında Turizmcilerin ve Turizm Bakanlığının bu çabalarının payı büyük. Ancak tabii bunun bir de bedeli var. Belki siz de farkındasınız artık Türkler, Türkiye’de tatil yapamıyor. Fakir Uzakdoğu ülkelerine döndük. Tayland, Vietnam, Kamboçya gibi. En güzel tesislere sahibiz. Ama ortalama vatandaşlarımız o tesislere ancak garson, aşçı, temizlik görevlisi, kat görevlisi olarak girebiliyor. Ve bu ekonomik gidişatla yakın bir gelecekte girmemiz pek de mümkün görünmüyor. En azından bu tesislerde şimdilik yatırımcılarımız ve yöneticilerimiz yerli. Pek yakında onlar da yabancı olunca sakın şaşırmayın! ***

Stabilite

Eski Türkiye yeni Türkiye falan palavra. Türkiye aynı Türkiye ve filozofun söylediğinin aksine aynı suda iki kere yıkanabildiğiniz ender yerlerden biri. Yine bir operasyon. Yine dolandırıcılık iddiaları. Yine aynı isimler. Yine Erol Evcil. Değişti zannediyorsunuz, değişmiyor Türkiye. Yenileri de geliyor ama Erol Evcillerden, Jet Fadıllardan kurtulamıyoruz. O yüzden Türkiye'nin değişiminden çok da umutlu olmamak gerek. Ne olumlu yönde, ne olumsuz yönde. ***

Serdar'ın deney tüpü

Serdar Turgut’a kızsam mı gülsem mi bilemiyorum. Yok yok ekonomi ile ilgili “Ekonomi kötü ise lokantalar niye dolu, niye otomobil satılıyor, niye millet para harcıyor” şeklindeki yazılarına değil. Dini cemaatlerle ilgili yazılarına. Serdar, bu kez de İsmailağa cemaati üzerinden, devlet ve dini cemaatler ilişkisi üzerine bir yazı yazmış ve cemaatlerle devletin ve toplumun diğer kesimlerinin bir diyalog içinde olmasının yararlarından söz etmiş. Ben Serdar Turgut’un yerinde olsam, bu konularda pek de kalem oynatmazdım. Bu işlerle işi olmaz ama bu meselelerin gerçek hayattaki anlamını ve niyetini çözmekten uzak, “in vitro” bir bakışı vardır. Ve deney tüpü elinde patlamıştır. Aynı deneyi farklı cemaatler üzerinden yapmanın pek de alemi yoktur. O tüpün devletin elinde ve hatta Gülen vakasında olduğu gibi içinde patlamasını engelleyen tek şey laikliktir. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Edepli olmak zafiyet olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026