İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Şiddeti tedavi etmemeli

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Temmuz 7, 2022

Şiddeti tedavi etmemeli

En sonunda oldu. Konya’da bir doktorumuzun devlet hastanesindeki odasında katledilmesine şaşıran var mı! “Hiç beklemezdik, nasıl oldu?” diyebiliyor musunuz! Hekimlere yönelik aşağılama, hakaret sürdükçe sonunda böyle bir şey olmaması mümkün müydü! Aslına bakarsanız, bizim gibi az gelişmiş toplumlarda hekime şiddet her zaman vardı. Konya Devlet Hastanesi’nde katledilen Ekrem Karakaya, hekimlerimizin ne ilk ne de son şehidi. Daha önce de yerine koyulması imkansız hekimlerimizin öldürülmelerine tanık olduk. Ama bu kez farklı. Nesi farklı diyeceksiniz. Farklı olan iklim. Farklı olan hava. Sorun tekil şiddette değil, sorun bu şiddeti körükleyen ve sonrasında haklı ve mazur görmeye hazır iklimde. Dün doktor Karakaya’nın öldürülmesi ile ilgili bir sosyal medya paylaşımı yaptım. Altına yazılanları okusanız, ülkeyi terk edip kaçarsınız. “Doktorlar da haddini bilsin”den başlayıp, “Hepsi paracı bunların"la devam eden, “Hak etmiştir”e kadar uzanan cümleler.

Bir doktorun öldürülmesinin eleştirilmesini dahi iktidar eleştirisi olarak algılayıp, saf tutanlar. İklimden kastım bu. Son 10 yılda sağlık çalışanlarına yönelik 110 bin şiddet olayı gerçekleşmiş. Ve bununla ilgili tek bir önlem alınmamış. Tam aksine, yıllardır sağlık sistemi ile övünen iktidar, şimdi sağlık sistemindeki çöküşün faturasını üstlenmek yerine, hekimleri hedef göstermeye başlamış. Elbette sadece iktidarı ya da siyaseti eleştirmek doğru değil. Doktorların, hekim örgütlerinin de kendi yanlışlarını, kendi eksiklerini düşünmeleri, tartışmaları lazım ama yine de bu asıl meselenin iklim olduğu, şiddet iklimi olduğu gerçeğini ortadan kaldırmıyor. 10 yılda sağlık çalışanlarına yönelik 110 bin saldırı az uz bir şey değil. Bu duruma Sağlık Bakanı Fahrettin Koca dışında sessiz kalınması ise ayrı bir mesele. Daha önceki bir hekime şiddet olayında “Hekimlerin sağlık çalışanlarına yönelik şiddet uygulayanları tedaviyi reddetme hakkı olmalıdır” dedim diye çok eleştirilmiştim bazılarınca. Ben hala bu fikirdeyim. Kimse katilini tedavi etmek zorunda değil. Kendilerini katillerinin önüne atanları tedavi ediyor olmaları bile yeterince büyük bir fedakarlık zaten. ***

Mars'ta tarım yapacağız deseler şaşırmam

Türkiye’de tarımı bitirip, tarımsal üretimi yerle yeksan edip 20 yılda üretimi arttırmak bir yana üretimi azaltan iktidarımız biliyorsunuz Sudan’da toprak kiralayıp tarım yapma hevesinde. Duyduğumuz kadarı ile şimdi bu hevese bir de Venezuela eklenmiş. Orada da toprak kiralayıp hububat üretimi yapacaklarmış. Ben hayatımda bilimsellikten bundan daha uzak bir şey ne gördüm ne duydum. Küresel ısınma sonucunda tarımsal üretimi en hızlı düşecek ve iklim krizi nedeniyle toprakları en hızlı kuraklaşacak ülkelerin başında Venezuela geliyor. Venezuela zaten bir hububat cenneti değil ama küresel ısınma bu şekliyle sürerse, ki sürecek gibi duruyor, 20 yıl içinde daha da beter olacak. Değil buğday, çalı bile yetişmeyecek. Sudan’ın durumu da çok farklı değil. Evet, Afrika’da bazı bölgeler iklim değişikliği nedeniyle daha verimli hale gelebilecek ama Sudan bunlardan biri gibi görünmüyor. Ben Türkiye’yi yönetenlerin bu çabalarını dünyayı yaşanabilir tutmaktansa, dünya bitince Mars’a yerleşiriz diyenlere benzetiyorum. Yahu bırakın Sudan’ı, Venezuela’yı, Türkiye’nin verimli topraklarında tarımı sürdürülebilir kılın. ***

Galatasaray yıldızları atsın

Fenerbahçe yönetimi, kendi kendine bir karar alarak formasındaki yıldız sayısını arttırma kararı almış. 5 yıldızlı forma giyeceklermiş. Kimsenin nasıl bir forma yapacağına karışma hakkımız yok elbet. İsterlerse 6, 7 hatta 8 yıldız bile koyabilirler. Evrende milyar kere milyar kere milyar yıldız var. Bu yıldızlardan 5’ini mi koskoca Fenerbahçe’ye çok göreceğiz. Üstelik benzer bir şeyi daha önce Beşiktaş da yapmıştı. Başta Galatasaraylılar olmak üzere bazı takımların taraftarları ve yönetimleri ise Fenerbahçe’nin bu tavrına tepki gösteriyor, bunun haksız, hukuksuz olduğunu söylüyorlar. Bugünün Türkiye’sinde hala haktan hukuktan bahsedebildikleri için ben de onlara gülüyorum. Oysa ben Galatasaray’ın yöneticisi olsam başka bir şey yapardım. Formadaki Galatasaray ambleminin üzerindeki 4 yıldızı hemen kaldırır, onun yerine bir UEFA Kupası bir de Süper Kupa koyardım. Sıkıysa “Biz onu da kazanmıştık eskiden” diyerek başkaları da koysun. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Günah keçilerinin bir de sahibi olduğunu unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026