İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

LİMAK işi bıraktıysa hayra alamet değildir

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 21, 2022

LİMAK işi bıraktıysa hayra alamet değildir

Diyarbakır'dan gelen haber aslında ekonomik olarak ne durumda olduğumuzun en iyi göstergesi. LİMAK, yani bu dönemin en simge, en güçlü, iktidarın iltifatına en mazhar şirketlerinden biri... 10 ay önce Diyarbakır'da Diyarbakır Şehir Hastanesi inşaatının ihalesini kazanıyor. 1.1 milyar TL'ye. İnşaat işini bilen, iktidarla iş kotarmayı bilen, bu döneme uygun müdebbir bir tacir olduğunu kanıtlamış bir şirket. Aradan 10 ay geçiyor ve işi bırakıp kaçıyor. "İnşaat maliyetlerindeki artışı karşılamam mümkün değil" diyerek, teminatını yakarak. LİMAK kaçıyorsa, LİMAK işi tamamlayamıyorsa gerisini varın siz düşünün. Ama Sezar'ın hakkını da Sezar'a vermek lazım. LİMAK hiç değilse efendice işi bırakmış. Aslında şöyle de olabilirdi. İhale sudan bir sebeple iptal edilir. Tekrarlanır ve LİMAK bu kez aynı işi yüzde 200 artışla alabilirdi. Aynı Erdemli-Silifke-Taşucu otoyolunda olduğu gibi. Orada da ihale tekrarlanmış, aynı üstlenici, "Yapı-Yapı" firması 4 ay önce verdiği fiyatın yüzde 100 fazlasına işi yeniden almıştı. Hiç değilse LİMAK bu pis yolu seçmemiş. En azından "Yapamıyoruz" deyip bırakmışlar. Şimdi başka bir "sevilen" müteahhit yeniden yapılacak ihalede geçen yıl 1.1 milyara verilen işi belki de fazlasına alacaktır. Bunlar bugünün Türkiye'sinde sıradan işler.

Haber değeri bile yok. Ama ekonomiyi gözlerden okumak mümkünse eğer. Bu kez Nihat Özdemir'in gözlerinden okuyoruz. Ve "Durum parlak değil" diyor. ***

Cehalet ve Sorosçular el ele

Yarattığı onca soruna ve halkın büyük ve haklı tepkisine rağmen iktidardaki “göçmen sevicilik” hiç azalmıyor. Bu çok açık ulusal güvenlik tehdidini ve beka sorununu görmezden gelmelerinin nedenini anlamak mümkün değil. Ama bizim bilmediğimiz, çözemediğimiz bir sebebi mutlaka olmalı diye düşünüyor herkes. Millet ekonomik krizden kırılırken, göçmenlerin yarattığı ekonomik yük artık taşınamaz hale gelmişken, çöken sağlık sistemi hala göçmenlere bedelsiz hizmet verirken ve bu durum haklı olarak oylara da yansırken bu “sevgi” ilginç. Hal böyle olunca, iktidarın paralı trolleri de göçmenlerin korumak, kollamak için her şeyi yapıyorlar. Ve metotları da zaten yabancı olmadığımız metotlar. Önce göçmenlerin yarattığı sorunlara dikkat çekenleri “ırkçılıkla” ve “faşistlikle” suçla. Sonra da her konuda yaptığın gibi bu konuda da bilgileri çarpıt. Olmayan bir tarih yaz. Başkalarını ırkçılıkla suçlarken asıl ırkçılığı kendin yap. Birkaç gündür sosyal medyada yeni bir kampanya başlattılar. Tek merkezden düğmeye basıldığı çok açık bir şekilde başlatılan kampanyada şöyle diyorlar: “Selanik 135 yıl bizdeydi. Oradan gelenler yalılarda oturuyor, Türk oluyor. Suriye 850 yıl bizdeydi. Oradan gelenler çöp oluyor, Arap oluyor.” Tek kelimesi doğru olmayan bir metinle, Suriyeli göçmenlere kol kanat geriliyor. “Selanik 135 yıl bizdeydi” cümlesi, baştan sona yalan. Selanik, İstanbul’dan önce Osmanlı toprağı olmuştu. Oldukça uzun süren Osmanlı-Venedik Savaşı sonucunda Sultan 2. Murat zamanında, 1430 yılının Mart ayında Selanik Osmanlı İmparatorluğu tarafından ele geçirildi. Balkan Savaşı sırasında, 1912 yılının 9 Kasım günü ise Osmanlı Selanik’i kaybetti. Selanik 488 yıl 9 ay boyunca Türk toprağı oldu. İçindeki Türk nüfus ise Osmanlı politikası olarak Anadolu’dan yollanan Türklerden oluşturuldu. Suriye’nin Osmanlı hakimiyetine geçmesi ise 1516 yılı Ağustos sonunda Yavuz Sultan Selim komutasında Mercidabık Savaşı'nın kazanılması ile olmuştur Yani Selanik’in alınması ile Suriye’nin fethi arasında 3 padişah ve yaklaşık 86 yıl fark vardır. Suriye’nin elden çıkması ise 21 Eylül 1918 yılında Nablus Savaşı'nın kaybedilmesi ile gerçekleşmiştir. Toplamda Selanik 82 yıl daha fazla Türk toprağı olarak kalmıştır. Selanik’in kaybedilmesinden sonra oradaki Türk nüfus Yunanlılar tarafından katledildiği için Türkiye’ye kaçmak zorunda kalmıştır. Siz şimdi yarın Balkanlarda Türkler katledilmemiştir de dersiniz o ayrı. Ama gelenler Yunan değil, özbeöz Türk evladıdır. Evladı Fatihandır. Suriye’de ise elbette bir İngiliz planı olarak Türkmen diye anılan Türkler de vardır. Ama iktidar ne Suriye’de ne de Irak’ta Türkmenlere kucak açmamıştır. Bugün Suriye’den gelen göçün içinde az sayıda Türk ve Kürt olsa da gelenler yüzde 99 oranında Araplardır. Bugün Trakya’ya Yunanistan’dan 4 milyon Yunan'ın gelmiş olmasından hiç farkı yoktur. İktidar trolleri ve Soros beslemeleri el ele vermiş, bir kez daha tarihi utanmadan çarpıtmaktadır. Güvendikleri ise hitap ettikleri kitlenin cehaletidir. ***

Belli ki örtbas

Datça yangının sorumlusu bir “kişi” olsa idi çoktan yakalanmış ve teşhir edilmiş olurdu. Ne alkolikliği kalırdı ne de dinsiz imansız oluşu. Ama bu kez yakan kişi değil. Öncelikle ilgili Bakan söyledi “Trafodan çıkmış” diye. Bölgeden gelen tüm haberler ve bilgiler de öyle diyor. “Trafo ve bakımsız iletim hatları ihtimali yüksek” diyorlar. İlgili firma ise eşyanın tabiatına uygun olarak “Bizimle ilgisi yok” diyor. “Bizim kabahatimiz” demelerini beklemiyorduk zaten. Beklediğimiz şeffaf, kontrol edilebilir bir denetim ve inceleme. Bakan Kirişci, herhalde uydurmadı “Trafo” diye. Kendisine verilen bir bilgiye dayandı. Ama bir yerlerden kendisine “Sus” denmiş olmalı ki, kendi lafının bile arkasında duramıyor. Sessizliğe büründü. Datça’dan bilgi yağıyor. Orman çalışanlarından. “Kesinlikle elektrik hatlarından ve trafodan” diye. Bilemem. Araştırılmalı. Ama belli ki araştırılmayacak. Bakan kendi lafını yutacak. Hükümet destekçisi gazeteciler nerede çekildiği belli olmayan trafo fotoğrafları yayınlayıp “Trafolardan değilmiş” diyecekler. Muhalefet konunun üzerine gitmeyecek. Konunun üzeri kapatılacak. Olacak olan bu. Ben de isyan edeceğim. Mideme ağrılar girecek. Yazık lan bu memlekete. Düşman toprağı değil burası. Bizim memleket. Benim şahsen gidecek başka yerim yok. Gitmeye niyetim de. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Haksızlığa isyan ettiğimiz zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Haksızlığa isyan ettiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026