İstanbul 29°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Tatil

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 8, 2022

Tatil

Geçen hafta tatil yapmam okurlarımı epey bir kızdırdı. “Bu kadar tatil yapmaya hakkın yok” diyen epey bir mail aldım. Hoşuma da gitmedi değil. Beni “seçilmiş belediye başkanı” yerine koyuyorlarmış meğer. Tabii muhalefet partisi belediye başkanı. Madem öyle ben, iktidar partisi üyesi gibi yanıt verip, şöyle diyeceğim. “Tatilde değildim. İnceleme gezisi yapıyordum.” Gülmeyin. Gerçekten öyle. Türklere, “Yunan adalarına gitmeyin” diye talimat veren gazetecilerin bu talimatlarına uyup uymadığını gözlemleme işindeydim. Niyetim bu gözlem işine Mikonos’tan başlamaktı. MİKONOS’TAN UZAK DURUN Ama bir dostumun “Sakın ha!” demesi ile başlama noktamı değiştirip, başka bir adaya yöneldim. Çünkü Mikonos esnafı artık işin cılkını hatta bokunu çıkarmış. Şöyle yapmaya başlamışlar. Diyelim ki, bir lokantada yer ayırttınız. Lokantaya gidince sizi kapıda karşılayan kız size masaları uzaktan gösteriyor.

İyi ve manzaralı bir masada oturmak istiyorsanız listedeki pahalı şaraplardan içmek zorundasınız. Mesela iyi bir masa için şişesi 1500 Avro olan şaraplardan iki şişe açmak zorundasınız. Her masanın, yerine göre bir şarap tarifesi var. Minimum konsomasyon diye bir şey duymuştum ama böyle bir öküzlük hayatımda görmemiştim. Müşteriye bayağı bir sağmal inek muamelesi. Paralı plajlarda da durum çok farklı değilmiş. Orada da denize yaklaştıkça, daha fazla içki daha pahalı içki tarifesi geçerli. “Peki Türkler var mıydı?” diye sordum. Hala varmış ama bizim millet böyle muameleyi sevmez. Seneye Mikonos’a pek aklı başında bir Türk vatandaşın gideceğini zannetmiyorum. Gitse gitse bir grup paralı hanzonun arasında bulunup, para saçmayı marifet zannedenler gider. PAROS Bunun yerine Yunan adalarındaki araştırma görevime en güzel adalardan biri olan Paros’la başlamayı tercih ettim. Atina üzerinden gittiğimiz Paros, oldukça kalabalıktı. Hem turistler hem Yunanlar adayı işgal etmişti. Rahatsız edici olmayan, hoş bir kalabalık. Hiçbir görgüsüzlüğe sahne olmayan plajlar, çok makul fiyatlı iyi lokantalar, meyhaneler, tavernalar. En şık lokantalar bile kabul edilebilir fiyatlara iyi mönüler sunuyordu. Bunun karşılığını da kaliteli bir kalabalıkla alıyordu ada. Epey de vatandaşımızla karşılaştık.
Ancak çoğunluk bizim gibi uçakla gelmişti. Teknesi ile gelen Türk pek yoktu. Bunun sebebi büyük ihtimalle temmuz başından beri Ege’nin bu bölümünü rahat bırakmayan sert havaydı. ANTİ’Sİ Bir gün de Paros’tan 7 dakikalık bir feribot yolculuğu ile ulaşılabilen Antiparos’a, Paros’un karşısına geçtik. Sting gibi sanatçıların ve Yunan zenginlerin evlerinin bulunduğu Antiparos’taki plajlar da çok güzel ama yeni açılmış The Rooster otele bayıldım. Bizim Bodrum’daki Aman Ruya havasında. Tabii mimarı Turgut Cansever olmadığı için Bodrum Aman kadar güzel değil ama yine de çok hoş bir otel olmuş. EN GÜZEL PLAJLI ADA Paros’tan sonra tekne ile Koufonisia’ya geçtik. Muhtemelen tüm Yunan adalarının en güzel plajlarının olduğu minicik bir ada. En güzel plaj ise Pori. Hayal kırıklığı ise buradaki Wave adlı minik lokantanın pandemi ve personel eksikliği nedeniyle menüsündeki seçenekleri azaltmış ve değiştirmiş olmasıydı. Akşam üzerini ve hatta geceyi ise limanın hemen yakınındaki Sorokos Bar’da kafayı çekerek geçirdik. Koufonisia’da bir tek Türk vatandaşı daha görmediğimizi söylemeliyim. Bir ihtimal “Yunan adalarına gitmeyin” diyen bilmişlerimizi dinlemişler. Büyük ihtimal ise fırtınada denize açılmayacak kadar akıllı davranmışlar. Bu arada bu güzel adanın, karşılaştığım tek polisine de insanlığından dolayı ayrıca teşekkür ediyorum.
Sonraki durağımız ise Astipalya adasıydı. İlginçtir. Astipalya’da da vatandaşlarımıza rastlamadık. Hafiften Santorini havasını yakalamaya çalıştığı her halinden belli Akti Restoran'da güzel bir yemek yedik. PİŞMAN OLMAK Ardından memleketten önce son durağımız olan Simi’ye doğru 80 millik yolculuğumuza başladık. Yıllar önce Maltalı bir kaptan “Fırtınalı bir havada yelkenli kaptanı limandan çıktığına pişman olur, motor yat kaptanı ise anasından doğduğuna pişman olur” demişti. Böyle bir pişmanlığa neden olabilecek bir rüzgar altında Simi’ye doğru ilerledik. Beni en çok şaşırtan bu ada oldu. Normal şartlarda küçük limanında yer bulunamayan ve bir tarafı Türklere ait yatlarla diğer tarafı ise Türk bandıralı guletlerle dolu olan doğal marinası neredeyse bomboştu. Az sayıda teknenin büyük bölümü yine Türk bayraklıydı ama alıştığımızın yarısı kadar bile değildi. Akşamları Türklerle dolup taşan lokantalarında masaların çoğu boştu. Datça yarımadasındaki bir otelde de lokantası olan Manos ile biraz sohbet ettik. Türkiye’deki lokantasında işlerin çok çok iyi olduğunu ama Simi’de eskisi kadar yoğunluk olmadığını anlattı. Türk ekonomisini yakından izliyordu. Durumu kurlardaki artışa bağladı. Simi’de bir gece konakladıktan sonra Türkiye’ye giriş yapmak için Simi’nin burnunun dibindeki Bozburun’a yöneldik.
BOZBURUN’DA GİGA YATLAR Bozburun nispeten daha kalabalıktı. Ama yine de burada da geçmiş yılların yoğunluğu görülmüyordu. Ama Bozburun için alışmadık derecede fazla mega, hatta gigayat vardı. 108 metrelik Benetti yapımı sıradışı yat Luna neredeyse Bozburun koyunun girişini kapatmıştı. Sağında solunda 40, 50, 70 metrelik yatlar bile sürat teknesi gibi duruyordu. Sahilde sohbet ettiğimiz bir charter tekne kaptanı, “Abi 8 tonluk depo 200 bin TL’ye doluyor. Hal böyle olunca da millet tekneye geliyor ama bir yere gitmiyor. Bağlayan bağladığı yerde kalıyor. Bu sene yine iyi. Seneye şu koyları peşkeş çektikleri şirketler de para kesmeye başlasın bak bakalım bir tane tekne görebilecek misin buralarda. Millet açıkta alargada duracak” dedi. Sonuç olarak izlenimim şudur. Yunan adalarına Türklerin rağbeti azalmış. Belki denizdeki havadan, belki ekonomideki havadan. Muğla’daki koyların ve kıyıların iktidar destekli bir grup tarafından kontrol edilmesi ve iktidar partisinden bir milletvekiline ait bir şirkete kiralanması da Türkiye’deki yat turizmini ve yatçılığı bayağı olumsuz etkileyecek gibi. Ama yine de marinalarda Türklere ait yat sayısında özellikle de büyük yatların sayısında ciddi bir artış var. Ama bunlar pek denize açılmayan ve bir yere bağlayıp durmayı tercih eden yeni model tekne sahiplerinin.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Pahalı olan kırmızıydı beyaz değil
Köşe Yazıları
Pahalı olan kırmızıydı beyaz değil

Fatih Altaylı

Haziran 14, 2026

Özgür Özel ile sohbet
Köşe Yazıları
Özgür Özel ile sohbet

Fatih Altaylı

Haziran 12, 2026

Yeşilyurt vakası olmasın!
Köşe Yazıları
Yeşilyurt vakası olmasın!

Fatih Altaylı

Haziran 11, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Radyocuların çalışabileceği bir radyo kurdum" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Nihat SırdarFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Radyocuların çalışabileceği bir radyo kurdum"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:49 Radyoculuğa nasıl başladı? 11:49 "Nihat'la Sivrisinek" programı nasıl başladı? 15:35 Best FM'den nasıl ayrıldı? 21:39 Kafa Radyo'ya nasıl başladı? 29:27 "90'lar Kafası" etkinlikleri 36:12 Nihat Sırdar'ın klasik otomobilleri 39:51 Kanaltürk'teki gece programları 49:03 Nihat Sırdar'ın yazdığı kitaplar 54:50 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Haziran 14, 2026
Tanrı, insanların yarattığı bir efsanedir görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Ahmet Arslan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimTanrı, insanların yarattığı bir efsanedirShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:47 Neden iyimser olmalıyız? 14:48 Yaratılan efsaneler nelerdir? 26:15 Kuzey Kore nasıl değişmeden kalabildi? 28:51 Matematik Köyü nasıldı? 34:17 Söyledikleri sonrasında tepki geliyor mu? 42:10 Dinlere inananlarda bir azalma var mı? 47:52 Avrupa'da dinin zayıflamasında kilisenin etkisi var mı? 1:00:34 Allah'ın “İnsanı neden yarattın?” sorusuna cevabı 1:04:05 Kapanış #işbirliği
Haziran 14, 2026
Çin’in inanç tarihi: Konfüçyüs mü, Buda mı, Tao mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Kürşad Demirci - Teke Tek BilimÇin’in inanç tarihi: Konfüçyüs mü, Buda mı, Tao mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:09 Çin’in tarihi 11:32 Bütün Çinliler birbirleriyle anlaşabiliyor mu? 13:38 Çin yazısında belirgin bir değişiklik var mı? 17:40 Çinlilerin ten rengi gerçekten sarımtırak mı? 19:43 İlk Çin İmparatorluğu ne zaman kuruldu? 24:50 “Çin” kelimesi ilk nasıl kullanıldı? 32:42 Dinler peş peşe mi ortaya çıktı, yoksa birlikte mi var oldular? 37:48 Legalizm nedir? 47:34 Çin’de din dağılımı nasıl? 48:45 Nüfusun ne kadarı hangi dine mensup? 53:03 Mançular kimdir? 58:15 Afyon Savaşları 1:04:21 Mango kültürü 1:06:54 Konfüçyüsçülük nedir? 1:14:25 Konfüçyanizm nedir? 1:21:02 Taoizm nedir? 1:24:51 Simyacılar kimdir? 1:25:04 Taocuların cinsellikle ilişkisi ne? 1:26:34 Mohizm nedir? 1:29:46 Çin’de cenaze gelenekleri var mı? 1:30:49 Kapanış #işbirliği
Haziran 7, 2026