İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Cumhuriyet'in bir kazanımı daha gidiyor

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 9, 2022

Cumhuriyet'in bir kazanımı daha gidiyor

Birkaç yıl önce Güneydoğu Anadolu’ya yaptığımız bir gezi sonrası önce ben sonra eşim hastalandık. Hatta eşimi hastaneye kaldırmak zorunda kaldık. Uzun tetkikler sonrasında, rahatsızlığımızın bir bakteriden kaynaklandığı ortaya çıktı. Eşime müdahale eden hekim, “Ne yazık ki, Türkiye’de artık daha önce görüp tanımadığımız bakteri ve virüslerle karşı karşıya kalıyoruz. Özellikle Suriye’den yoğun göç alan bölgelerde bunları daha fazla görüyoruz ama her yere yayılıyorlar” demişti. Dikkat ederseniz son günlerde, Birlik Sağlık Sen Genel Başkanı Ahmet Doğruyol'un da işaret ettiği gibi Türkiye’de kökü kuruyan ya da kurumaya yüz tutmuş birtakım hastalıkların yeniden canlandığını okuyoruz. Son olarak poliomyelit yani çocuk felci vakalarında hızlı bir yükseliş olduğu bilgisi geldi. Oysa daha pek çok hastalık gibi çocuk felci de, Türkiye Cumhuriyeti’nin 1920’lerde oluşturduğu aşı politikası ile ortadan kalkmış hastalıklardan biriydi. Kurucu Mustafa Kemal Atatürk, 1922 yılında TBMM’de aşılamanın önemine değinmiş, Cumhuriyet kurulup kurulmaz Osmanlı döneminden kalma sıtma, tifüs, difteri, verem, trahom gibi hastalıklarla mücadele başlamış, 1927’de yoğun bir verem aşısı kampanyası başlatılmış, 1930’da ise çiçek aşısı zorunlu hale getirilmiş, difteri, tetanoz, boğmaca aşıları uygulanmaya başlamıştı.

Hıfzısıhha Enstitüleri salgınlar ve hastalıklarla toplumsal mücadelenin öncüsü olmuştu. 1950’lerin ortasında Jonas Salk’ın çocuk felci aşısını bulup, önce kendi çocukları üzerinde deneyip, sonra da dünyaya armağan etmesinden sonra 2 yıl içinde ABD’deki çocuk felci vakalarında yüzde 90’lık azalma görülmesi üzerine bu aşı da Türkiye’de uygulanmaya başlamıştı. Benim yaşıtlarım ve benden büyükler hatırlayacaktır. Bizim okul yıllarımızda, sınıflarımızda mutlaka birkaç çocuk felci geçirmiş ve bunun izlerini taşıyan arkadaşımız olurdu. Zaman içinde Türkiye’nin başarılı aşı uygulamaları sayesinde bu hastalık da ortadan kaybolup gitti. Şimdi “Yeni Türkiye” iddiasındakilerin göç uygulamaları sayesinde çocuklarımızı hedef alan bu hastalık da hortladı. Suriye ve Afganistan başta olmak üzere pek çoğu çok geri kalmış ülkelerden gelen “göçmenler” Cumhuriyet’in yok ettiği bu hastalıkları Türkiye’ye yeniden getiriyorlar. Böylelikle Cumhuriyet’in kazanımlarından birini daha, üstelik de çocuklarımızın sağlığını ve geleceğini tehdit edecek bir biçimde kaybediyoruz. Zaten zannederim göç politikasının amacı da buydu. Uygulayanlara hayırlı olsun. ***

Barkey'in açıklaması neye delalet

Osman Kavala’nın haksız ve hukuksuz bir biçimde uzun süredir tutuklu kalmasının sürekli değişen ve yenilenen gerekçelerinden biri de CIA ile bağlantılı olduğu bilinen, Amerikalı ama aynı zamanda Türk vatandaşı akademisyen ve Ortadoğu uzmanı Henry Barkey ile Karaköy’de buluşması idi. Bu buluşma iddiası ile Kavala 15 Temmuz darbe girişimine bağlanmaya çalışılıyordu. Kavala ise ısrarla Henry Barkey ile buluşmadığını söylüyordu. Henry Barkey 6 yıl boyunca bu konuda tek bir açıklama yapmadı. Ne buluştum dedi. Nu buluşmadım. Ve 6 yıl sonra, her nedendir bilinmez ağzını açtı ve “O akşam Osman Kavala ile buluşmadım” dedi. Dahası kiminle buluştuğunu da açıkladı. Aslı Aydıntaşbaş ile. Aslı, son yıllarda giderek artan muhalif tavrı ile göze çarpıyordu. ABD’de de ciddi bağlantıları vardı. Ülkenin önemli gazetelerinde görüşleri, makaleleri yayınlanıyordu. New York Times gazetesi yıllardır Aslı Aydıntaşbaş’ın görüşlerine ve yazılarına yer verirdi. Barkey’in 6 yıllık “omerta” sonrası Aydıntaşbaş’ı “satması” bu açıdan ilginç. Aslı Aydıntaşbaş ise “zamanlamayı ve açıklamayı” manidar bulduğunu söylüyor. Haklı. Bence de fazlasıyla manidar. Ve bana göre ABD’nin Türkiye politikası ile ilgili bir değişimin ya da ABD’nin Türkiye’deki iktidara bakışında bir farklılaşmanın habercisi. Büyük ihtimalle seçime doğru gidilirken iktidarın elini rahatlatacak bir yol açmaya çalışıyor. Yeni bir zemin yaratılıyor. Tabii her zaman söylediğim bir şeyi bir kez daha tekrar etmekte fayda var. Gazeteci yaptığı her türlü görüşmeyi, içeriği yazılmamak koşulu ile yapılmış bile olsa kamuoyu ile paylaşmak zorunda. Paylaşmadığınız zaman böyle sıkıntılı durumlar oluşabiliyor. Aslı Aydıntaşbaş,  Barkey’in açıklamasını manidar buluyor. Ama kendisinin bu konuyu bunca yıl açıklamamış olması, Kavala davası bu kadar gündemde iken “Yahu o kaynak Barkey ile yemek yiyen bendim” dememiş olması da bir o kadar manidar. Bunu en başından söylemiş olsa, bugün bu manidar zamanlama ve açıklama ile karşı karşıya kalmayacaktı. Şimdi bunu okuyunca kızacaktır ama elini vicdanına koy ve söyle, “Haksız mıyım Aslı”. ***

Her şey trolleşecek mi!

Aslında çoktan olması gerekiyordu ama sonunda Cemal Enginyurt’a nasip oldu. Stüdyoda bu kez harbiden kavga çıktı. Bir gazeteci, bir milletvekilinin yanında gelen ve mafyatik olduğu iddia edilen bir şahıs tarafından tartaklandı. Bana defalarca ağır hakaretler etmiş, mahkemelik olduğum, hakaretlerinden ötürü tazminata mahkum ettirdiğim Cemal Enginyurt’u savunacak halim yok. Yok da… Düşmanıma bile olsa haksızlık haksızlıktır. Şimdi iktidar yanlısı medya ve troller, Cemal Enginyurt’a kıyasıya saldırıyorlar. Geçmişte Enginyurt onların ittifakının bir üyesi iken ve yine aynı tavırlarla bu kez muhalefete saydırırken aynı iktidar yanlıları Enginyurt’u pek seviyor, yere göğe koyamıyorlardı. Enginyurt’un bizlere ettiği hakaretlerden pek memnun, pek hoşnut görünüyor, bu hakaretleri haber babında tekrarlamaya bayılıyorlardı. Şimdi ise Enginyurt Cumhur İttifakı’ndan ayrılıp, kendince muhalif konuma geçince hedef oldu. Hele bir de yanındaki şahıslar iktidar yanlısı bir gazeteciye saldırınca iyiden iyiye tefe konuldu. Eee çocuklar, Cemal aynı Cemal, tavır aynı tavır. Ne oldu da dün baş tacınız iken bugün terbiyesiz diyorsunuz. Hadi bunlar iktidar trolleri. Ya yargıya ne demeli. Dün aynı anda bir hekime kesici aletle saldıran bir kişi ile iktidara yakın gazeteci Latif Şimşek'e saldıran kişi aynı neredeyse eş zamanlı olarak yargı önüne çıktı. Doktora kesici aletle saldırıp yaralayan serbest bırakıldı. Latif Şimşek'e yumrukla saldıran ise tutuklandı. Kadınlara saldıranlar tutuksuz, hekimlere saldıranlar tutuksuz, muhalif gazeteciye saldıranlar tutuksuz. İktidar yanlısı gazeteciye saldırınlar ise tutuklu. Acaba Cemal Enginyurt hala iktidarı savunuyor olsa ve yine böyle bir olay gerçekleşmiş, muhalif bir gazeteci tartaklanmış olsa yine aynı karar mı alınacaktı! Gazeteciye yapılan saldırıyı küçümsüyor ya da onaylıyor değilim, sakın yanlış anlamayın. Ama bu adaletsizliği de onaylamıyorum. Hadi trolleri anlıyorum. İktidardan besleniyorlar. ***

Kabulü çaresizlik gösterir

Bir eski subay var. Oradan oraya savrulan. CHP'de başladı girdi Meclis'e. Ardından Memleket Partisi'ne geçti. Sonra oradan da ayrıldı. İddia o ki, şimdi de AK Parti'ye gidecekmiş. AK Parti'nin bu kişiyi kabul etmesi, saflarına alması iktidar partisi açısından büyük bir zafiyet göstergesi olacaktır. Böyle bir tipe kapı açıp buyur etmek, çaresizliğin itirafı, kaybetmişliğin göstergesi, ilkesizliğin ayyuka çıkması olur. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

ÖSYM hırsızlığın mucitleri ekran ekran dolaştırılıp bu hırsızlık ilk kez olmuş gibi ağırlanmadığı zaman.

Ne zaman insan oluruz?

ÖSYM hırsızlığın mucitleri ekran ekran dolaştırılıp bu hırsızlık ilk kez olmuş gibi ağırlanmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026