İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

EPDK bu işten sıyıramaz

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 1, 2022

EPDK bu işten sıyıramaz

Köpeksiz köyde değneksiz gezmeye alışıp, bildiğince at oynatıp, milletin kaynaklarını ve parasını canının çektiğine peş keş çekmeye alışanlar, en küçük itiraza tahammül edemez hale gelmişler. EPDK ile ilgili iki gündür yazdığım yazılara, bahse konu kurumdan sözde bir açıklama geldi. Açıklama dediğin aslında açıklamama. Baştan sona mugalata. Benim yazdıklarıma satır yanıt yok. Tam aksine kendi kendini yalanlama var. Neymiş ben lobiler için yazıyormuşum, neymiş medya gücü imiş. Hadi canım sizde. Kast ettikleri Habertürk’ün içinde bulunduğu grubun enerji alanında iş yapması. Kendilerince aba altından sopa gösterecekler. Beni susturacaklar. Çalıştığım grup bu konunun tarafı bile değil. GES üretimi ise yok. Bakın sizin küçük sanayiciyi, çiftçiyi zor durumda bırakan kararınız sonra en sert tepkiyi kim verdi hatırlıyor musunuz? Elazığ Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Suat Öztürk.

Suat Öztürk kim? Ak Parti milletvekili Tahir Öztürk’ün kardeşi. Yazayım da, sizin için neler dediğini okurlarımız da duysun. Aynen şöyle dedi EPDK için: “Cumhurbaşkanımız yerli ve milli diyordu. Bu mu yerli ve milli felsefesi” dedi ve devam etti Suat Öztürk “Siz gangster misiniz, siz şehir eşkıyası mısınız da üreticinin yatırımına bedavadan çöküyorsunuz?” Emin olun ben bu kadarını söyleyemedim, hadi bana verdiğiniz gibi bir yanıt da ona versenize. Dahası Elektrik Üreticileri Derneği size, yani Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’na dava açtı bu yaptıklarınızdan ötürü. Bu grubun enerji tarafı o derneğin yönetiminde bile değil üstelik. Dava dilekçesi yanında benim yazım çocuk ninnisi gibi kalır. O kadar net ifadelerle yaptığınız hata yüzünüze vuruluyor ki, yönetmeliğiniz yargıdan dönecek muhtemelen. Tabii yaptığınıza hata denirse. Çünkü siz hata yapmıyorsunuz. Siz göz göre göre birilerinin cebine para koyuyorsunuz. Siz bile bile milletin kaynaklarını heba ediyor, milletin parasının birilerinin cebine girmesini sağlıyorsunuz. O yüzden o saçma sapan açıklamalarla kendinizi kurtaramazsınız. Neymiş, EPDK’nın düzenlemesi bazıları tarafından kötüye kullanılmış. Bu yüzden uygulamadan yani sanayicinin, çiftçinin güneş enerjisinden lisanssız ürettiği elektriğin satın alınmasından vazgeçilmiş.
Doğruluk payı var mı? Var. Bazı uyanıklar, küçük sanayicinin çatılarına ve fabrika arazilerine GES’ler kurmuşlar. Doğru. Ama EPDK’nın işi bunları bulup cezalandırmak. İşini doğru yapanı cezalandırmak değil ki! Kim yapıyorsa ondan alımı kes. Niye herkesi zor durumda bırakıyorsunuz! Bana verdiğiniz sözde yanıtta, “Yönetmeliğin nihai amacının tüketilen elektrik enerjisinin yerinde üretilmesi ve şebekeye olan ihtiyacın en aza indirilmesidir” diyorsunuz. Ama bizim eleştirdiğimiz son yönetmelikte “Tüketim noktasına en yakın ibaresi ve küçük ölçekli kaynakların etkin kullanımının sağlanması ibaresi kaldırılmıştır” yazıyor. Siz ya hazırladığınız yönetmeliği bilmiyorsunuz ya da o yönetmelikleri siz hazırlamıyor, okumadan yayınlıyorsunuz. Ayrıca kimi sübvanse ettiğiniz konusundaki soruma yanıt bile vermemiş, geçiştirmişsiniz. Çünkü verecek yanıtınız yok. Elbette bir şey diyemezsiniz, çünkü yerli ve milli kaynakları değil, yabancı kaynakları ve bu kaynaklarla üretim yapanları koruyup teşvik ederken, yerli kaynakları kendi hatalarınızın bedelini ödetmek için kullanıyorsunuz. Onu anlatacağım ama siz de şunu bilin EPDK yöneticileri. Ben de sizin bildiğiniz o gazetecilerden değilim. O ucuz tehditvari açıklamalarınızla beni sindiremezsiniz. Haaa, kimlere avantaj sağladığınızı, milletin parasını cebinden nasıl buharlaştırdığınızı da aşağıdaki yazıda anlatayım. Dünkü yazımla ilgili EPDK'nın açıklaması ***

Milletin 9 milyar dolarını çalan yönetmelik

Sevgili okurlar, emin olun ki bu ülkede hala çok sayıda onurlu, vatansever, namusunu koruyan, bu ülkeyi düşünen düzgün bürokrat var. Şimdi size aşağıda göstereceğim hesap bu ülkenin onurlu bürokratları tarafından, EPDK’da çalışan bazı namuslu bürokratlar tarafından hazırlanıp bana yollandı. Bakın Türkiye bu EPDK yüzünden nasıl para kaybediyor, devletin ve milletin parası bu EPDK sayesinde nasıl birilerinin cebine aktarılıyor. Aşağıdaki tabloyu lütfen inceleyin. Tablo Ağustos ayının elektrik fiyatlarını gösteriyor. Yönetmelik değişikliği öncesi 12 günlük ortalama fiyat 2.763 TL/MWh. Çünkü lisansız üretim yapan küçük ölçekli GES’lerden gelen ucuz elektrik de sisteme giriyor ve fiyatları belirli bir noktada tutuyor. Bu üretimin toplama oranı düşük ama etkisi yüksek. 11’nde EPDK’nın yönetmeliği devreye giriyor ve lisansız GES’lerden gelen elektriğe para ödenmeyeceği söyleniyor. Buradan sisteme gelen ucuz ve beleş enerji anında kesiliyor. Bir anda fiyat artmaya başlıyor. Ve yönetmelik değişikliğinden sonraki 12 günde ortalama fiyat 3.262 TL oluyor.
Elektrik fiyatı bir yönetmelik değişikliği ile anında yüzde 18 artıyor. Bunun Türkiye’ye bedeli günlük 300 milyon TL fazla ödemedir.[(25GW*24 saat (3262-2763)*1000] 10 günde 3 milyar, yüz günde 30 milyar, 1 yılda 109 milyar TL. Bugünkü kurla 6 milyar dolar. EPDK’nin sadece bu kararının ülkeye verdiği zarardır bu. Ve bu para halkın cebinden çıkıp, bir avuç büyük elektrik üreticisinin cebine girecektir. Yerli kaynakları cezalandırır, ucuz enerjiyi devre dışı bırakırlar. Sonra da yerli ve milli olmaktan bahsederler. Yerler sizin yerli ve milliliğinizi. NOT: EPDK konularına yarın da devam edeceğiz. Ya iş bilmezlikten ya denetimsizlikten ya da söylemeye bile dilimin varmadığı bir başka nedenden dolayı Türk halkının nasıl pahalı enerjiye muhtaç hale getirildiğini anlatacağız. ***

Kurtuluş Savaşı'nı yok sayma hazırlığı

İsmail Kahraman isimli şahıs, yaptığı bir konuşmada Rize’nin ve diğer kentlerin kurtuluş günlerinin kutlanmasına karşı çıkarak “Şehirlerin kurtuluş yıldönümleri kutlanıyor. Kesinlikle karşıyım. 2 Mart’ta Rize kurtulmuş, kim diyor? Yok Erzurum şu Mart’ta. Şehirlerin düşman işgalinden kurtuluşu dolayısıyla kutlama yapılmaz. ‘Ben esirdim, esaretim bitti, ben köleydim’ diye ikrarda bulunulmaz. Tarihi zengin ve engin bir milletiz biz. Biz köklü bir devletiz. Zaferlerle dolu bizim tarihimiz. İstanbul’un kurtuluşu 6 Ekim, kim demiş? İzmir’in kurtuluşu 9 Eylül, kim demiş? Ne münasebet. Cihan harbi bitti, müstevliler alacaklarının birkaç kat mislini aldı ve öyle gittiler, çekildiler. Kurşun sıkmadık ki. 2 Mart’ta da aynı şey var. Ruslar çekildi gitti. Çarpışmadık, dövüşmedik, vuruşmadık. Tarihi doğru dürüst niye bilmiyoruz? Övünecek büyük bir tarihimiz varken kölelikten kurtulduğumuz tarihe niye bayram diyeceğiz. Fethettiğimiz tarihe diyeceğiz” Buradaki alçakça niyeti herhalde sezinliyorsunuz. Kurtuluş Savaşı’nı ve onun kahramanlarını yok saymak. Osmanlı’nın payitahtının, İstanbul’un 4 yıl düşman işgalinde kaldığını dahi unutturmak. Yıllar önce İstanbul’un işgalinin yeterince bilinmediğini, bu konuda yeterli yayın olmadığından yakınmıştım. Bu canım şehir, 4 yıl boyunca işgal güçleri tarafından yönetilmişti. Şimdi İsmail Kahraman gibiler diğer kentlerimizin de işgalini de unutturmak niyetinde belli ki. Sonunda 30 Ağustos’u da tarihimizden silmek arzusunda oldukları aşikar. Bu topraklar hiç işgal edilmemiş, Kurtuluş Savaşı hiç olmamış gibi yapacaklar. Osmanlı’yı da bir grup iç isyancının yıktığı tezini işleyecekler muhtemelen. O zaman Maraş’ın başındaki Kahraman, Urfa’nın başındaki Şanlı, Antep’in başındaki Gazi sıfatlarını da silin bir zahmet. Sonra biri çıkıp sorar “Bu şehirlere niye Kahraman, Şanlı ve Gazi diyoruz?” diye. Sonra apışıp kalırsınız. “Biz ne anlarız kahramanlıktan, gazilikten, biz kim şanlı olmak kim” diyecek haliniz yok ya! ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Yüksek sesle bağırarak yaparak suçumuzu örtbas edeceğimizi zannetmediğimiz zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Yüksek sesle bağırarak yaparak suçumuzu örtbas edeceğimizi zannetmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026