İstanbul 9°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Akşener masayı devirmedi yerden kaldırdı

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Eylül 29, 2022

Akşener masayı devirmedi yerden kaldırdı

Meral Akşener’in Teke Tek’te söylediklerinden sonra “Altılı masayı dağıttı” diyenler var. Dün gün boyu bu yöndeki yorumları dinledim. Doğrusunu isterseniz tam aksini düşünüyorum. Meral Akşener tam tersini yaptı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Ben adayım” şeklinde algılanan açıklamasından sonra dağılan altılı masayı yeniden ayağa kurdu ve yerle yeksan olan toplumsal muhalefetin moralini toparladı. Çünkü 6’lı masa denilen muhalefet organizasyonu “Toplumdaki tüm siyasi eğilimlerce kabul görecek ve kazanma şansı azami olan” bir adayı belirlemek ve bu adayın başkanlığında yeni bir parlamenter sistem inşa etmek için kurulmuştu. Kuran da yabancı biri değil, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ta kendisi idi. Egosunu ayakları altına almış, futbol tanımı ile vasat bir oyuncu olmaktansa iyi bir teknik direktör olmayı tercih etmişti. Bir tür Guardiola gibiydi hatta Fatih Terim gibiydi. Terim futbolculuğu döneminde 14 yıl boyunca şampiyonluk görememişti ve Galatasaray’da uğursuz olarak nitelendirilmişti ama teknik direktör olarak geldiğinde üst üste şampiyonluklar elde etmişti.
Nitekim Kemal Kılıçdaroğlu da teknik direktör olarak çıktığı ilk turnuvada ligi değilse bile Türkiye Kupası’nı kazanmış yerel seçimlerde büyük bir başarının mimarı olmuştu. Ancak iktidarın son dönemde çok ciddi hasar almasından sonra CHP içindeki bazı klikler Türkiye’yi değil, sadece kendi ikballerini düşündükleri için Kemal Kılıçdaroğlu’nu doldurmaya başladılar. “Siz olmayacaksınız da kim olacak. Seçim çantada keklik. Başkasına gerek yok. Pabucunuzu koysanız kazanırız.” Bildiğim kadarı ile Kemal Bey bunlara başta direndi. Ama sonunda o da herkes gibi yalakalık yoluyla çıkar sağlama peşinde olanlara inandı. Ve kendi kurduğu masanın, kendisi tarafından belirlenen felsefesine aykırı biçimde “Aday benim” dayatmasını yaptı. İyimserler “Açık kapı bırakıyor” dedi ama parti içi yalaka taifesi yeni cumhurbaşkanına göre kariyer palanlarını yapmıştı ve “Kapı mapı yok” dediler. Masa değilse bile felsefesi dağılmıştı. Masanın da dağılması pamuk ipliğinden bile bir ince ipe bağlıydı. Meral Akşener işte o ipi sağlama aldı. “Daha bitmedi. Masada konuşuruz” diyerek masadaki diğer 5’liyi rahatlattı. Doğrudur, Akşener’in sözleri bir şok yarattı. İlk anda iktidar yandaşlarını çok da sevindirdi. Ama daha önemlisi Kemal Kılıçdaroğlu’na da önemli bir koz sağladı. Akşener’in yarattığı şok, bir tür defibrilatör gibi, masada kalanı hayata döndürdü. ***

Rehavetin yansımaları

Ana muhalefetin “Rahat kazanırız” rehaveti, seçmene o kadar hızlı yansımış ki, şaşırmamak elde değil. Dün Türkiye’nin önemli kamuoyu araştırma şirketlerinden birinin başkanı aradı. Muhalefete daha yakın olduğunu açıklamış bir isim. Meral Akşener’in konuk olduğu programla ilgili fikirlerini aktardı önce. “Bizimkiler masada konuşamadıkları şeyleri medya aracılığı ile birbirlerine söylüyorlar. Meral Akşener masada Kemal Bey’e masada tartışmadan aday olmayın demiş olsaydı Kemal Kılıçdaroğlu adaylığını açıklamaz, Meral Hanım da senin programda böyle bir açıklama yamak zorunda kalmazdı” dedi. Masadaki belirsizliğin oy oranlarına yansıdığını da aktardı. Önünde fırından yeni çıkmış bir anket duruyordu. Henüz müşterilerine bile sunmamıştı. Israrım üzerine detayına girmeden anketteki bazı bilgileri paylaştı. Cumhurbaşkanı aşağıdakilerden hangisi olmalı sorusuna verilen yanıtlarda yüzde 50 oranını geçebilen tek bir kişi vardı. Mansur Yavaş. Onu takip eden isim mevcut Cumhurbaşkanı idi. Ancak yüzde 50’ye yaklaşamıyordu bile. Bir önceki ankette Akşener’in gerisinde kalan Kemal Kılıçdaroğlu öne geçmişti ve 3. sıradaydı.
“Meral Hanım'ın aday değilim sözlerinin etkisi” olarak görüyordu bu durumu. Kılıçdaroğlu’nu az farkla Akşener, onu da İmamoğlu takip ediyordu. “Kemal Bey’in adayım demesinin etkisi” dedi. Siyasi partilerin sıralaması ise ilginçti. Birkaç ay önce 26’ya kadar gerileyen Ak Parti yaz aylarını iyi değerlendirmiş ve gerek dış politikada verilen fotoğraflar, gerekse sosyal konut projesi gibi işlerle kısa sürede 8 puana yakın artış sağlamıştı. “AK Parti'nin başarısından çok muhalefetin başarısızlığı demek lazım” diye yorumladı bu durumu anketçi dostum. CHP yüzde 25’in az üzerinde idi. İyi Parti ise sağlam bir gerileme yaşamış, 6 puandan fazla kaybetmişti. Yüzde 13'e yakın bir oyu vardı. HDP eski seçim kanununa göre bile baraj sorunu yaşamıyordu. MHP ise yeni seçim sistemine göre barajı kıl payı da olsa geçiyordu. MHP’yi takip eden parti ise Zafer Partisi ya da Ümit Özdağ idi. Tek söylemle yüzde 4’ün üzerinde bir orana çıkmıştı. DEVA gerilemiş, Memleket Partisi yükselmişti. Yakın oy oranları vardı. Yeniden Refah’ın yükselişi durmuş, istatistiki bir anlama sahip olmasa da oy kaybetmişti. Gelecek Partisi de çok ama çok düşük bir noktaya gerilemişti. Bu sonuncuların oylarını AK Parti’ye kaptırdığı varsayılmalıydı. Yani anlayacağınız muhalefete yapılan “Erken havaya girdiniz” uyarıları haklıydı. ***

İdeolojik tavırdan değil, tersoluktanmış

Doğu Perinçek’in gazetecilere verdiği yemeğin notlarını sağda solda okuyunca çok eğlendim. İktidarın parçası haline gelmiş olmak Doğu Perinçek’e yaramış. Doğu Bey eskiden de zaman zaman gazetecileri ağırlardı. Partisinin ve kendisinin fikirlerini anlatır, AK Parti’yi en ağır şekilde eleştirir, seçimin favorisi olduklarını ve bu kez iktidar olacaklarını anlatırdı. Mekan olarak da, partinin bütçesine uygun, Florya, Yeşilköy civarında küçük, ehven fiyatlı ve tahmine göre partiye yakın kişilerin sahip olduğu, daha halk işi yerler olurdu. Doğu Perinçek o yemeklere genelde beni de davet ederdi. Ben de genelde böyle işlere katılmayı pek sevmediğim halde, ayıp olmasın diye giderdim. Başka kimleri davet ederdi bilmiyorum ama Doğu Bey’in bu yemeklerine katılım da çok yüksek olmazdı. Genelde sol medyadan isimler, birkaç emekli general, ulusalcı bazı kalemler, Cumhuriyet gazetesinden Ataol Behramoğlu ve belki birkaç kişi daha olurdu. Ben de bu durumu partinin tavrına, halkçı olmaya çalışmalarına, lükse ve şatafata önem vermemelerine bağlardım hep. Meğer mesele o değilmiş.
Dediğim gibi iktidara eklemlenmek, Doğu Perinçek’e yaramış. Bu kez gazetecilere verdiği davet, öyle İstanbul’un banliyölerinden birinde, halk tipi bir küçük lokantada değil. Tam aksine lüksün göbeğinde, İstanbul’un muhtemelen en pahalı ve en havalı otellerinden birinde, Boğaz kıyısındaki Mandarin Oriental Otel’de konuklarını ağırlamış Doğu Perinçek. Konuklarını ise hiç saymayayım. Ama Perinçek’in geçmiş yıllardaki davetlerinde gördüğümüz tipler olmadığını söyleyeyim. Baş köşede Nagehan Alçı ve aile dostları Ertuğrul Özkök’ün oturduğunu söylemekle yetineyim. Açıkçası Doğu Perinçek adına sevindim. Sonunda o da iktidarın nimetlerinden faydalanmaya başlamış olmalı. Ve anladık ki, lüks olmayan lokantalardaki davetlerde mesele tavır değil para imiş. Parayı bulunca çevre de değişmiş. ***

Delikanlı ol ciğerimi ye

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026