İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Akşener masayı devirmedi yerden kaldırdı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 29, 2022

Akşener masayı devirmedi yerden kaldırdı

Meral Akşener’in Teke Tek’te söylediklerinden sonra “Altılı masayı dağıttı” diyenler var. Dün gün boyu bu yöndeki yorumları dinledim. Doğrusunu isterseniz tam aksini düşünüyorum. Meral Akşener tam tersini yaptı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Ben adayım” şeklinde algılanan açıklamasından sonra dağılan altılı masayı yeniden ayağa kurdu ve yerle yeksan olan toplumsal muhalefetin moralini toparladı. Çünkü 6’lı masa denilen muhalefet organizasyonu “Toplumdaki tüm siyasi eğilimlerce kabul görecek ve kazanma şansı azami olan” bir adayı belirlemek ve bu adayın başkanlığında yeni bir parlamenter sistem inşa etmek için kurulmuştu. Kuran da yabancı biri değil, Kemal Kılıçdaroğlu’nun ta kendisi idi. Egosunu ayakları altına almış, futbol tanımı ile vasat bir oyuncu olmaktansa iyi bir teknik direktör olmayı tercih etmişti. Bir tür Guardiola gibiydi hatta Fatih Terim gibiydi. Terim futbolculuğu döneminde 14 yıl boyunca şampiyonluk görememişti ve Galatasaray’da uğursuz olarak nitelendirilmişti ama teknik direktör olarak geldiğinde üst üste şampiyonluklar elde etmişti.
Nitekim Kemal Kılıçdaroğlu da teknik direktör olarak çıktığı ilk turnuvada ligi değilse bile Türkiye Kupası’nı kazanmış yerel seçimlerde büyük bir başarının mimarı olmuştu. Ancak iktidarın son dönemde çok ciddi hasar almasından sonra CHP içindeki bazı klikler Türkiye’yi değil, sadece kendi ikballerini düşündükleri için Kemal Kılıçdaroğlu’nu doldurmaya başladılar. “Siz olmayacaksınız da kim olacak. Seçim çantada keklik. Başkasına gerek yok. Pabucunuzu koysanız kazanırız.” Bildiğim kadarı ile Kemal Bey bunlara başta direndi. Ama sonunda o da herkes gibi yalakalık yoluyla çıkar sağlama peşinde olanlara inandı. Ve kendi kurduğu masanın, kendisi tarafından belirlenen felsefesine aykırı biçimde “Aday benim” dayatmasını yaptı. İyimserler “Açık kapı bırakıyor” dedi ama parti içi yalaka taifesi yeni cumhurbaşkanına göre kariyer palanlarını yapmıştı ve “Kapı mapı yok” dediler. Masa değilse bile felsefesi dağılmıştı. Masanın da dağılması pamuk ipliğinden bile bir ince ipe bağlıydı. Meral Akşener işte o ipi sağlama aldı. “Daha bitmedi. Masada konuşuruz” diyerek masadaki diğer 5’liyi rahatlattı. Doğrudur, Akşener’in sözleri bir şok yarattı. İlk anda iktidar yandaşlarını çok da sevindirdi. Ama daha önemlisi Kemal Kılıçdaroğlu’na da önemli bir koz sağladı. Akşener’in yarattığı şok, bir tür defibrilatör gibi, masada kalanı hayata döndürdü. ***

Rehavetin yansımaları

Ana muhalefetin “Rahat kazanırız” rehaveti, seçmene o kadar hızlı yansımış ki, şaşırmamak elde değil. Dün Türkiye’nin önemli kamuoyu araştırma şirketlerinden birinin başkanı aradı. Muhalefete daha yakın olduğunu açıklamış bir isim. Meral Akşener’in konuk olduğu programla ilgili fikirlerini aktardı önce. “Bizimkiler masada konuşamadıkları şeyleri medya aracılığı ile birbirlerine söylüyorlar. Meral Akşener masada Kemal Bey’e masada tartışmadan aday olmayın demiş olsaydı Kemal Kılıçdaroğlu adaylığını açıklamaz, Meral Hanım da senin programda böyle bir açıklama yamak zorunda kalmazdı” dedi. Masadaki belirsizliğin oy oranlarına yansıdığını da aktardı. Önünde fırından yeni çıkmış bir anket duruyordu. Henüz müşterilerine bile sunmamıştı. Israrım üzerine detayına girmeden anketteki bazı bilgileri paylaştı. Cumhurbaşkanı aşağıdakilerden hangisi olmalı sorusuna verilen yanıtlarda yüzde 50 oranını geçebilen tek bir kişi vardı. Mansur Yavaş. Onu takip eden isim mevcut Cumhurbaşkanı idi. Ancak yüzde 50’ye yaklaşamıyordu bile. Bir önceki ankette Akşener’in gerisinde kalan Kemal Kılıçdaroğlu öne geçmişti ve 3. sıradaydı.
“Meral Hanım'ın aday değilim sözlerinin etkisi” olarak görüyordu bu durumu. Kılıçdaroğlu’nu az farkla Akşener, onu da İmamoğlu takip ediyordu. “Kemal Bey’in adayım demesinin etkisi” dedi. Siyasi partilerin sıralaması ise ilginçti. Birkaç ay önce 26’ya kadar gerileyen Ak Parti yaz aylarını iyi değerlendirmiş ve gerek dış politikada verilen fotoğraflar, gerekse sosyal konut projesi gibi işlerle kısa sürede 8 puana yakın artış sağlamıştı. “AK Parti'nin başarısından çok muhalefetin başarısızlığı demek lazım” diye yorumladı bu durumu anketçi dostum. CHP yüzde 25’in az üzerinde idi. İyi Parti ise sağlam bir gerileme yaşamış, 6 puandan fazla kaybetmişti. Yüzde 13'e yakın bir oyu vardı. HDP eski seçim kanununa göre bile baraj sorunu yaşamıyordu. MHP ise yeni seçim sistemine göre barajı kıl payı da olsa geçiyordu. MHP’yi takip eden parti ise Zafer Partisi ya da Ümit Özdağ idi. Tek söylemle yüzde 4’ün üzerinde bir orana çıkmıştı. DEVA gerilemiş, Memleket Partisi yükselmişti. Yakın oy oranları vardı. Yeniden Refah’ın yükselişi durmuş, istatistiki bir anlama sahip olmasa da oy kaybetmişti. Gelecek Partisi de çok ama çok düşük bir noktaya gerilemişti. Bu sonuncuların oylarını AK Parti’ye kaptırdığı varsayılmalıydı. Yani anlayacağınız muhalefete yapılan “Erken havaya girdiniz” uyarıları haklıydı. ***

İdeolojik tavırdan değil, tersoluktanmış

Doğu Perinçek’in gazetecilere verdiği yemeğin notlarını sağda solda okuyunca çok eğlendim. İktidarın parçası haline gelmiş olmak Doğu Perinçek’e yaramış. Doğu Bey eskiden de zaman zaman gazetecileri ağırlardı. Partisinin ve kendisinin fikirlerini anlatır, AK Parti’yi en ağır şekilde eleştirir, seçimin favorisi olduklarını ve bu kez iktidar olacaklarını anlatırdı. Mekan olarak da, partinin bütçesine uygun, Florya, Yeşilköy civarında küçük, ehven fiyatlı ve tahmine göre partiye yakın kişilerin sahip olduğu, daha halk işi yerler olurdu. Doğu Perinçek o yemeklere genelde beni de davet ederdi. Ben de genelde böyle işlere katılmayı pek sevmediğim halde, ayıp olmasın diye giderdim. Başka kimleri davet ederdi bilmiyorum ama Doğu Bey’in bu yemeklerine katılım da çok yüksek olmazdı. Genelde sol medyadan isimler, birkaç emekli general, ulusalcı bazı kalemler, Cumhuriyet gazetesinden Ataol Behramoğlu ve belki birkaç kişi daha olurdu. Ben de bu durumu partinin tavrına, halkçı olmaya çalışmalarına, lükse ve şatafata önem vermemelerine bağlardım hep. Meğer mesele o değilmiş.
Dediğim gibi iktidara eklemlenmek, Doğu Perinçek’e yaramış. Bu kez gazetecilere verdiği davet, öyle İstanbul’un banliyölerinden birinde, halk tipi bir küçük lokantada değil. Tam aksine lüksün göbeğinde, İstanbul’un muhtemelen en pahalı ve en havalı otellerinden birinde, Boğaz kıyısındaki Mandarin Oriental Otel’de konuklarını ağırlamış Doğu Perinçek. Konuklarını ise hiç saymayayım. Ama Perinçek’in geçmiş yıllardaki davetlerinde gördüğümüz tipler olmadığını söyleyeyim. Baş köşede Nagehan Alçı ve aile dostları Ertuğrul Özkök’ün oturduğunu söylemekle yetineyim. Açıkçası Doğu Perinçek adına sevindim. Sonunda o da iktidarın nimetlerinden faydalanmaya başlamış olmalı. Ve anladık ki, lüks olmayan lokantalardaki davetlerde mesele tavır değil para imiş. Parayı bulunca çevre de değişmiş. ***

Delikanlı ol ciğerimi ye

Ne zaman insan oluruz?

Anlatılana inanmayı değil, anlatılmayanı öğrenmeyi tercih ettiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Sanki sıra İBB’de
Köşe Yazıları
Sanki sıra İBB’de

Fatih Altaylı

Eylül 9, 2026

En iyi uzman bizde, danışan var mı!
Köşe Yazıları
En iyi uzman bizde, danışan var mı!

Fatih Altaylı

Eylül 8, 2026

Gelir ortaklığı senedi ile satın
Köşe Yazıları
Gelir ortaklığı senedi ile satın

Fatih Altaylı

Eylül 7, 2026

  • Videolar

Tümü
Dünyada IQ sorunu var! görseli
FatihAltaylı
Bugün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapDünyada IQ sorunu var!Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 01:56 Dünyada IQ problemi var! 05:24 Medrese V. Üniversite 21:58 Hangi Liberal Demokrasi 24:38 Konuşulmayan Erkeklik 26:27 Odysseus 28:50 Girne'deki gemi faciası 33:03 Altın Günlerden Kurşun Gecelere 36:06 Clara'ya Mektuplar 38:08 Hermeneutik Dersleri 40:16 A Line In The Sand 43:12 Fatih Altaylı'nın anjiyo hikayesi 48:00 Bilim Tarihi 52:51 Dış haberler servislerine ne oldu? 55:37 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Eylül 9, 2026
Roma'da mühendislik görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Göksel Göksoy & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimRoma'da mühendislik00:00 Giriş 02:13 Roma ne zaman kuruldu? 07:04 Roma’da nasıl bir sistem vardı? 10:27 Roma’nın en geniş sınırları nelerdi? 13:02 Roma’nın gelir kaynağı ne? 16:57 Kuzey Avrupa’ya neden gitmiyorlar? 18:53 Her yol Roma’ya nasıl çıkardı? 24:43 Su yolları nasıl yapıldı? 31:27 Mühendisliği nereden öğreniyorlar? 39:27 Büyük binalar gösteriş için mi, ihtiyaç mı? 51:12 Roma para birimi nedir? 53:22 Roma’da insanlar nasıl yaşıyorlar? 58:54 Roma’da eğitim sistemi nasıl? 1:01:20 Roma’daki yol ve bina örnekleri 1:26:27 Kartaca ve Roma çatışmaları 1:29:20 Roma’daki gastronomi 1:33:56 Roma yıkılmasaydı? 1:37:41 Kapanış
Eylül 6, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Babam oyuncu olmamı istemedi!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Kerem AlışıkFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Babam oyuncu olmamı istemedi!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com 00:00 Giriş 02:45 Sanatçı bir ailede doğmak nasıl bir his? 12:26 Dayısı nasıl etkiledi? 14:53 Dayısının sol görüşüne özendi mi? 16:45 İlk şiirini ne zaman yazdın? 18:09 Kaç şiir kitabı yazdı? 20:12 Sevdiği şairler kimler? 22:01 Kaç şiir biliyor? 25:23 Eleştirici yorumlar şair olarak kendisini üzüyor mu? 28:27 İlk sahnesi 33:10 Hep şiir gibi mi konuşur? 37:13 Ödülleri nasıl değerlendiriyorlar? 43:54 Nietzsche mi, Schopenhauer mı? 46:30 Türkiye’de edep meselesini nasıl görüyor? 54:43 Kitap yazmayı düşünüyor mu? 55:36 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 6, 2026