İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bir cinayet bir başka cinayeti ortaya çıkardı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 5, 2022

Bir cinayet bir başka cinayeti ortaya çıkardı

Bir cinayet, bir memleketin halini, hali pür melalini bu kadar mı iyi anlatır, bu kadar mı iyi ortaya çıkarırdı. Kamuda çalışan, ikisi devletin müfettişi ve biri devletin üst düzey stratejik bir kuruluşunda mühendis üç kişi. Genç, kendi halinde, ailesini geçindirmek, evladını büyütebilmek için gece yarılarına kadar çalışan, işi olan şarkıcılık yapan birini sadece ve sadece istedikleri şarkıyı bilmiyor diye, istedikleri gibi söylemedi diye öldürdüler. Ankara’nın iyi bir okulunda okumuş, pek çok arkadaşımızın hayatına dokunmuş, pek çoğumuzun hayatına teğet geçmiş, hepimizin arkadaşı olabilecek birini, vahşice, bir hayvanın bile yapmayacağı bir şekilde yüzüne şişe saplayarak. Üç kamu çalışanı. Üç devlet memuru. İster istemez insan merak ediyor. Bunlar devlette nasıl memur oldu diye. Öyle ya, sizin, bizim çocuklarımız KPSS’de birinci olsa dahi, yüksek notlar alsa dahi mülakatlarda eleniyor, yanlışlıkla, isim benzerliği nedeniyle falan mülakatı da geçmiş olsa dahi memurluğu sırasında en ufak bir hata yapsa, meyhaneye gitse, kısa etek giyse, bir siyasi ya da sosyal etkinliğin kenarından geçse, LGBT yürüyüşüne bırakın katılmayı o sırada o bölgede dolaşsa devlet memurluğundan atılıyor.

Fakat bu caniler, her türlü sınavı ve mülakatı başarıyla geçtikleri, geçirildikleri yetmezmiş gibi, bir de görevleri esnasında devlet memurluğunda hoş görülmeyecek suçlar işlemiş olsalar dahi o işlerini sürdürüyorlar. Kamuda görev yapabiliyorlar. Normalde asla olmamaları gereken bir makamda olabiliyorlar. Şimdi anlamışsınızdır herhalde neden “mülakat” denilen sistemin getirildiğini. Şimdi anlamışsınızdır herhalde sınavların niye hep şaibeli olduğunu. Şimdi herkes “Bunlar nasıl devlet memuru olabilmiş” diye soruyor. Ben ise olamasalardı şaşardım. Bakın ailelerinde, çevrelerinde, memleketlerinde parti aidiyetine sahip kim var, kimler var, anlarsınız nasıl olduklarını. Ben iktidarın sadece üst düzey bürokraside “O işi en yapamayacak ve en layık olmayan kişi bulup atadığını” düşünürdüm hep. Meğer tepeden aşağıya böyle bir yetenekleri varmış. Devleti bitirmenin de zaten en sağlam yolu budur. Bu cinayet bir kişinin öldürülmesiyle kalmadı, cinayetin altından devletin de öldürülmeye çalışıldığı ortaya çıktı. Hem de taammüden. ***

Bir ülke çöplük oldu, muhalefet muhafazakarlık peşinde

Daha birkaç gün önce Türkiye’nin nasıl bir suçlu cennetine dönüştüğünü, Ortadoğu, Kafkas ve Balkan mafyalarının elemanlarının Türkiye’de fır döndüğünü, İstanbul’u hesaplaşma alanı yaptığı, bu mafyalardan birinin birbiriyle çatışmadığı, cinayet işlemediği tek bir gün bile geçirmediğimizi, bazı gettolaşmış bölgelerin bunların üssü haline geldiğini, bunların göçmen mafyalarına da yataklık edecek hale geldiğini, neredeyse her gün Türkiye’ye doğru yola çıkmış uyuşturucu yüklerinin bir yerlerde ele geçirildiğini, Türkiye’nin bölgenin yasaklı madde dağıtım üssü haline getirilmeye çalışıldığını tüm bunlara bakarak geleceğin çok daha kötü göründüğünü ve artık bizim gibi sıradan insanların sokaklarda gezmeye, sokağa çıkmaya korkar hale geldiğimizi, en azından benim korktuğumu yazdım. Yazı sonrasındaki tepkilerden bu korkumun genel olduğunu, pek çok iyi ve dürüst vatandaşın aynı korkuyu yaşadığını da anladım. Ama belli ki, bu durum iktidarımızı korkutmuyor. Hatta galiba yeni bir “Yetmez ama evet” dönemi yaşıyoruz. Bunu niye mi söylüyorum. Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşın unsurlarından, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırma gerekçeleri arasında yer alan “Azov Timleri” Türkiye’ye getirildi.
Rusya ile Ukrayna arasındaki görüşmelere aracılık eden Türkiye “Neo Nazi ilkelerini benimsemiş, işkenceleri ile ünlü, ırkçı katiller grubunu” Türkiye’de misafir etmeyi kabul etmiş. Yarın öbür gün savaş suçlusu olarak yargılanması muhtemel bu Neo Naziler, artık Türkiye’de ellerini kollarını sallayarak gezebilecekler, özgürce faaliyette bulanabilecekler. Dünyanın dört bir yanındaki sorunlu bölgelerden, başkalarının katillerini Türkiye’ye kabul ediyoruz. Afganistan’dan, Suriye’den, IŞİD’den, El Nusra’dan, Mısır’dan, Libya’dan nerede var ise oradan. Tüm katillere *Buyursunlar gelsinler” diye davet çıkarıyoruz. Bazen ABD, bazen Rusya istedi diye. Kendi okumuş yazmış pırıl pırıl insanlarımıza ise “Giderlerse gitsinler” diyor, gidişlerini de bir telefon arzusuna bağlıyoruz. Ama asıl garibime giden ise Türkiye’de sözde muhalefet yapanların tüm bunlara ağzını açıp tek kelime etmemesi. Tam aksine onlar “Biz de en az AK Parti kadar muhafazakarız” mesajı vermekle meşgul. Ülke dünyanın insan çöplüğüne dönüyor. Kimsenin umurunda değil. ***

Sütte sorun fiyat değil destek primindeki tutarsızlık

Süt meselesinde iddialar bitmiyor. Sütün fiyatlarından ötürü süt üreticilerinin inekleri kesmek zorunda kaldığını, süt üretiminin düşeceğini, önümüzdeki yıl daha da büyük sorunlar yaşanacağını anlatıyor herkes. Bunları okuyunca, işkembeden atmak yerine sektörün önemli oyuncuları ile konuşmayı ve gerçeği onlardan öğrenmeyi tercih ettim. Söyledikleri şu: 1. Süt üreticilerinin ineklerini kestiği falan yok. Kimse aptal değil süt veren ineğini kesmez. Evet şu sıralarda ineklerini kesenler var ama her yıl bu dönem yani kışa girerken üretici memesi körelmiş, verimi düşmüş ineği keser. Süt vermeyecek ineği yazın boşuna beslemektense tam da kilo aldığı dönemde kesip satar. Ama verimli ineklerin kesildiği doğru değil. 2. Türkiye'de yılda 10 milyon ton kayıt altında, 13 milyon ton olduğu iddia edilen kayıt dışı üretim var. Bu çok değişmiyor. 3. Sorun devletin ya da Tarım Bakanlığı'nın süt üretimine yaklaşımında. Dünyanın her yerinde süt üreticisine destek var. Türkiye'de de var. Ama sorun devletin destekleme biçiminde. Geçen sene kilo başına 1 TL destek açıklandı. Sonra durduk yere, ay ortasında bu destek 20 kuruşa düşürüldü. Üretici şaşırdı kaldı. Sonra yeniden düzenleme yapıldı, bu kez 50 kuruşa çıkarıldı. Bir yılda yüzde 150 enflasyon oldu ama destek yüzde 50 azaldı. Böyle tutarsız bir devlet olmaz. 4. Desteklerin yetersizliği bir yana ödemelerde de sorun var. Devlet açıkladığı destek primini zamanında ödemiyor. Üretici hala geçen bahardan kalan desteklerini tahsil edemedi. Bu da üreticinin maliyetini çıkarırken bu destekleri hesaba katmıyor. Bu yüzden de zarar ettiğini düşünüyor. Destekler madem veriliyor, o zaman zamanında ödensin. 5. Destek bir kafaya göre değil bir sabite bağlanmalı. Makul olan sabit destek primini yem fiyatlarına bağlamak. Doğru olan primin yem fiyatının 6'da biri olması. 6. Açıklanan fiyatın düşük olması öyle zannedildiği gibi büyük sorun değil çünkü bu tavan değil taban fiyat. Yani o kaliteli süt o fiyattan daha yüksek fiyata satılabiliyor. İyi sağılmış, iyi koşullarda üretilmiş, iyi koşullarda taşınmış, temiz bir çitliğin, yüksek yağlı sütü açıklanan taban fiyatın çok üzerinde fiyata satılıyor. Yani anlayacağınız, devletin açıkladığı desteğini doğru düzgün bir şekilde belirlemesi ve zamanında ödemesi sektördeki tartışmaları bitirecek en önemli unsur. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Rakibimize benzeyerek kazanmanın kaybetmek olduğunu anladığımız zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Rakibimize benzeyerek kazanmanın kaybetmek olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026