İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Bir mühendislik şirketi: Metropoll

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 19, 2022

Bir mühendislik şirketi: Metropoll

Türk siyasetinin “Ölçme ve değerlendirme” bölümünde ilginç bir kişi, enteresan bir kurum var. Kurumun adı Metropoll, kişi Özer Sencar. Bir dönem AK Parti’ye oldukça yakın bir araştırmacı idi. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası FETÖ ile bağlantılı olmak suçlaması ile gözaltına alındı. Daha sonra “muhalif” olarak görülmeye ve AK Partililer tarafından oldukça sert ifadelerle eleştirilmeye başlandı. “Anket yapmıyor, algı yapıyor” suçlamaları ile karşı karşıya kaldı. Bir röportajında söylediği “Öncelikle karşı tarafın kaybedebileceğine inandırmamız gerekiyor” cümlesi “Algı mimarlığı” yaptığı iddialarına dayanak oldu. Ancak son zamanlarda AK Partililerin Sencar’ın “algı” yaratması ile ilgili şikayetleri kesilmeye başladı. Ben ise Sencar’a hala büyük bir şüphe ile bakıyorum. Bu şüphemin nedeni Sencar’ın algı yaratmadaki hedef değişikliği değil. Sencar’ın peş peşe yayınladığı daha doğrusu “bahsettiği” anketler. Metropoll araştırmanın “ziraatçi” patronu neredeyse günde iki kere son derece sofistike sorular ve detaylı yanıtlarla anket sonuçları açıklıyor.

Sorular o kadar detaylı ve incelikli ki Türkiye’de bu soruları yanıtlayabilecek akademisyen sayısı bile sınırlıdır muhtemelen. Ama soran Metropoll oldu mu, bu sorular hızla yanıtlanmış oluyor ve aynı hızla da bu denli detaylı bir şekilde bu yanıtlar değerlendiriliyor. Ardından da Sencar tarafından açıklanıyor. Sencar’ın anket sonucu açıklamalarına bakınca “Bu şirketin en az 2000 anketörü var ve bunlar her gün sokakta anket yapıyorlar” diye düşünüyor insan. Dünyanın en büyük ve yaygın anket şirketleri bile bu kadar düzenli ve geniş anket yapamazlar. İPSOS’un 500 düzenli anketörü var, onlar bile bu kadarını yapamıyorlar. Metropoll, dünyanın en büyük araştırma şirketi GALLUP’un global olarak yaptığı anketlerden fazlasını Türkiye’de tek başına bir günlük olarak yapıyor gibi bir durum var ortada. Bana sorarsanız ortada Motropoll’un yaptığı bir anket falan yok. Masa başı siyaset mühendisliğini “anketçilik” olarak sunuyor. Kendi fikirlerini “anket sonucu” diye pazarlıyor. Günlük köşe yazılarını “anket süsü” olarak bize iteliyor. Hiç kimse bu kadar detaylı, bu kadar sofistike, bu kadar incelikli sorularla oluşturulmuş anketleri bu kadar sık ve bu kadar düzenli biçimde yapamaz. Çok açık ki, Özer Sencar tamamen siyasi mühendislik yapıyor, algı oluşturmak için "araştırma şirketi” adını kullanıyor. Bana sorarsanız kendisinden ve şirketinden mümkün olduğunca uzak durmak, yayınladığı “sözde anketleri” asla ciddiye almamak, hatta bunlardan bahsetmemek bile lazım.
En ufak bir güvenilirliği yok. Araştırma adı arasına saklanmış son derece profesyonel bir siyaset mühendisi. Muhtemelen aslında matematikçi ya da istatistikçi olmadığı ve ziraatçı olduğu için, ne ekerse ne biçeceğini iyi biliyor. Tarlayı kendi yüksek verimine uygun biçimde sürüyor. Ha şimdi bazıları “Adam artık AK Parti’ye yanaştı diye bunu yazıyorsun” diyecektir. Bunu diyenlere yanıtım şu olur. En en muhalif olduğu dönemde ben bu zatı Teke Tek’e çıkarmadım, referans almadım. Çünkü hiçbir zaman güvenemedim. Şimdi bu yazıyı okuyunca bana bir sürü sözde belge ve evrak gönderir. Oysa ben ona “Kılıfın yok” demiyorum ki, "Minare nerede" diyorum. ***

Kömür madenlerindeki ölüm sayılarına biraz da bu gözle bakın

Bartın’daki felaket hala canımızı acıtıyor. Düşündükçe insan kahroluyor. Tabii mesele mukadderat denilerek geçiştirilemeyecek kadar önemli Felakete sadece bir sayı üzerinden bakmak ve o sayı üzerinden bahane üretmek de anlamsız. Bazıları “Çin’de de maden kazası oluyor, gelişmiş ülkelerde de” diyor. Doğru, oluyor. Ama benim için hiçbir sayı tek başına bir anlam ifade etmiyor. Anlam ifade etmesi için o sayıları bir başka sayı ile karşılaştırmak, bölmek çarpmak lazım. Maden çalışanları ölümlerinde de durum farklı değil. Kömür madeni kazalarında en fazla can kaybının yaşandığı ülke Çin değil mi! Bunu biliyoruz. İyi de Çin ne kadar kömür çıkarıyor onu biliyor musunuz! Çin’in yıllık kömür üretimi 3 milyar 708 milyon ton. Türkiye’nin ne kadar dersiniz? 87 milyon ton. Hindistan’ın üretimi 900 milyon ton. ABD’nin üretimi 750 milyon ton. Güney Afrika’nın 250 milyon ton. Almanya’nın 195 milyon ton. ABD 750 milyon ton çıkarırken 50 kayıp vermiş. Her 15 milyon ton için 1 kayıp. Milyon ton başına kayıp 0,066. Güney Afrika 250 milyon ton için 100 kayıp vermiş. Milyon ton başına kayıp 0,4. Çin 3,7 milyar ton çıkarırken 2000 işçiyi kaybetmiş. Milyon ton başına kayıp 0,55. En kötü sicilli olanda milyon ton başına ölüm oranı 0,5 düzeyinde. Buna sadece patlama veya göçük nedeniyle olan ölümler değil, herhangi bir iş kazası nedeniyle kömür madenlerinde meydana gelen tüm ölümler hesaba katılıyor. Bizde tüm kömür madeni ölümlerini eğer bir büyük patlama ya da göçük nedeni ile oluşmamışsa bilmiyoruz. Elimde güvenilir bir istatistik yok. Kömür madenlerindeki ölüm sayılarına biraz da bu gözle bakın. Bunun bir kader değil, bir tercih olduğunu anlarsınız. ***

BTK şu telefonları durdursun

Telefonumda 200’e yakın engellenmiş numara var. Bunların tamamı “pazarlama” aramaları. Gece, gündüz, sabah akşam demeden telefonum çalıyor. Kimi 850 ya da 860 ile başlayan kimi 216, 212 alan kodları ile arayan “tanımadık” numaralar. Sabahın köründe başlıyorlar, gecenin bir vaktine kadar arıyorlar. Hepsi pazarlama şirketi. Genelde açmıyorum. Ama acaba kendi bankam mı ya da eve çağırdığım bir servis mi falan diye bazen açıyor insan. Karşında önce bir sesli mesaj. Bir şey pazarlıyor. Genelde internet aboneliği. Ya da yayın platformu. Veya bir GSM operatörü. İşim yok ise ilgili kişinin bağlanmışına izin veriyorum. Kibarca “Kardeşim senin hatan yok biliyorum ama şirketine söyle beni cep telefonumdan rahatsız etmeye hakları yok” diyorum. Karşımdaki kadın ya da erkek hiç fark etmiyor. Beni dinlemiyor bile. Başlıyor aboneliğin avantajlarını anlatmaya. İşin saçmalığı ben zaten bunların bazılarına aboneyim. Mesele en çok arayan Digitürk. Yahu kurulduğu günden beri aboneyim. Ne ha bire arayıp duruyorsunuz diyorum. Anlatamıyorum. Bu numaraları engelliyorum haliyle. Ertesi gün başka bir numaradan aynı şirket yine arıyor. Delirmemek işten değil. 800’lü numarayı açmasam bu kez normal hattan arıyorlar. Israrla arayınca insan mecburen açıyor, belki bir tanıdığın başına bir şey geldi, bir ihtiyaç falan var diye. Hop karşında “İyi günler. Size en avantajlı internet paketini sunuyoruz” diyen şuh bir ses. Hay sana da internetine de paketine de… Bu sadece benim sorunum olsa sorun değil. Çevremdeki herkesin durumu aynı. Sürekli bir taciz BTK’dan rica ediyorum. Bu rezaleti durdursunlar. Yoksa ağzımı çok fena bozacağım. Önceden söyleyeyim. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Karşımızdakilerin aklıyla alay etmediğimiz zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Karşımızdakilerin aklıyla alay etmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Ekrandaki şiddetin sorumlusu RTÜK zihniyeti
Köşe Yazıları
Ekrandaki şiddetin sorumlusu RTÜK zihniyeti

Fatih Altaylı

Nisan 21, 2026

Umursamazlık
Köşe Yazıları
Umursamazlık

Fatih Altaylı

Nisan 20, 2026

Modern zamanın Gertrude Bell özentisi
Köşe Yazıları
Modern zamanın Gertrude Bell özentisi

Fatih Altaylı

Nisan 19, 2026

  • Videolar

Tümü
Adalet bir duygu mudur? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapAdalet bir duygu mudur?Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Adalet ve Annem Şefika kitaplarını ele aldık. Felsefe ve kişisel anlatı ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 01:00 Spor izleyicisi olmak 06:01 Kültür-sanat takipçisi olmak 11:15 Michael J. Sandel’in “Adalet” kitabı 34:22 Nuriye Ortaylı’nın “Annem Şefika” kitabı 46:50 “Yan Yana” serileri 55:32 Artemis II 1:02:51 Kapanış
Nisan 20, 2026
"Plastik ambalajlı her ürün tehlikeli!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Sedat Gündoğdu & Fatih Altaylı - Teke Tek Bilim"Plastik ambalajlı her ürün tehlikeli!"Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 01:59 Plastik nedir? 08:27 Plastik poşetlerin üzerindeki geri dönüşüm logoları ne anlama geliyor? 08:43 Monomer ve polimer 10:34 Plastik ve naylon farkları 13:07 Tek kullanımlık plastikler 16:13 Plastik doğada çözünebilir mi? 16:52 Plastik mikroplastiğe nasıl dönüşür? 22:58 Mikroplastiğe en çok nerelerde rastlanıyor? 26:21 Sigaralardaki plastikler 30:26 Bu plastiklerin insana zararı nedir? 37:44 Plastik barındıran en tehlikeli ürünler neler? 38:44 Çöp ithalatı 46:43 Organik çöplerin yakılarak elektriğe dönüştürülmesi 48:15 Çöpler yakılmadan ne yapılabilir? 50:14 Dünyada sıfır atık projesi uygulayan ülke var mı? 54:05 Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ortak projeleri var mı? 55:01 Türkiye sıfır atık projesinde ne kadar başarılı? 1:01:34 Türkiye dünyada çöp üretimi ve yönetimi konusunda ne durumda? 1:03:30 İthal edilen çöpe para ödeniyor mu? 1:03:46 Çöp ithalatı ile organize suçlar bağlantılı olabilir mi? 1:04:52 Kapanış
Nisan 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Seçmediğim işler hep uzun sürdü!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Rıza KocaoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Seçmediğim işler hep uzun sürdü!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:39 İzmir’de doğmak nasıl bir his? Ailesi nasıldı? 07:07 Düşünceleri yüzünden linç yiyor mu? 08:06 Göztepe taraftarlığı nereden geliyor? 13:09 Oyunculuğa nasıl başladı? 17:30 Belediyenin tiyatro kursundan sonra ne yaptı? 17:58 İlk profesyonel sahne deneyimi neydi? 22:46 Diziye geçiş süreci nasıl oldu? 25:05 Kaçırdığı projelere üzülüyor mu? 26:54 Yılmaz Erdoğan’la çalışmak ve BKM’nin oyunculuğa katkısı 29:19 İnci Taneleri neden bitti? 30:34 Organize İşler süreci nasıl gelişti? 31:42 Çukur dizisi hakkında 33:41 Sanatçı gözüyle siyaset ve gençler 35:03 Kız kardeşi nasıl oyuncu oldu? 36:23 Fit kalmak için neler yapıyor? 40:14 Göz önünde bir hayat yaşamak rahatsız edici mi? 42:43 Gelecek planları neler? 43:36 Yeni proje veya dizi var mı? 45:42 Yargısal süreçler hakkında 46:36 Neden ayda sadece 2-3 oyun sahneliyor? 48:35 Oyunculuğun yanında yazarlık/yönetmenlik düşünüyor mu? 50:00 Gelecekteki projeleri neler? 51:07 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 19, 2026