İstanbul 27°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Adam kazandı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 24, 2022

Adam kazandı

Hafta içinde, bölgemizde ilginç bir görüşme gerçekleşti. Türkiye’de yeterince yankı uyandırmasa da, Ortadoğu’nun yakın geleceği açısından önemli bir görüşme ya da buluşmaydı. Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas’ın üst düzey bir yönetici grubu, yıllar önce terk ettikleri Şam’a gittiler ve Şam’da Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la bir araya geldiler. Toplantı sonrası Hamas İslam Dünyası ile İlişkiler sorumlusu El Hayye, “Filistin davasının asil bir destekçiye ihtiyacı vardı” diyerek 11 yıllık dönemin sona erdiğini açıklamış ve geçmişin defterini kapatıp, geleceğe bakacaklarını söylemiş. Bu ziyaretin tek bir anlamı var. Esad'ın kazandığının resmen kabulü. Hamas’ın el sıkıştığı Esad’ı artık Ortadoğu’da hiçbir güç “İslam dışı” ilan etme kudret ve kuvvetine sahip değil. Bu görüşme Suriye iç savaşının bittiğinin fiili ilanı. Türkiye’nin Suriye politikasının iflasının da mahkeme ilamı. Bu politikanın sorumluları ve 11 yıllık uygulayıcıları Muharrem İnce’nin yenilgiyi kabul ederken söylediği gibi açık açık söylerler mi bilmiyorum ama “Adam kazandı”.

Şu andan itibaren Türkiye’nin Esad’la görüşmekten ve “Sen kazandın arkadaş” demekten başka şansı yok. Türkiye’de 20 yıldır iktidar olan fikriyatın, en iddialı konu olan Ortadoğu politikasının tümden çöküşüne şahitlik etmek çok acı. Katil Suudi Arabistan, darbe destekçisi Birleşik Arap Emirlikleri politikalarında 180 derecelik dönüşler. Mısır politikasında 180 derecelik dönüş çabaları ortada. Şimdi artık Suriye’de de düşman ilan edilen Esad’ın zaferine şahit olarak uzlaşmak zorunda kalmak. Elbette bunu da “Büyük uluslararası başarı” diye satacaklar ve her kör satıcının bir kör alıcısı olduğu gibi bunu da satın alacak birilerini bulacaklardır. Ama tüm bu sürecin sonunda elde kalan 8 milyon sığınmacı, yanı başımızda patlamaya hazır cihatçı terör yuvası İdlib ve Suriye sınırımızda kurulmuş bir PKK devleti olacak. Ama neyse ki, Putin’le aynı masada oturabiliyoruz. Bir de tahıl koridorunun mimarıyız. Çok şükür. ***

İktidar ekmeğini yağlayanlar

Zaman, bazen de çok kısa zaman bizi haklı çıkarıyor. Seçim dönemine girildiği zaman CHP ve HDP içinden iktidarın çok ama çok işine yarayacak çıkışlar yapılacağını söylemiştim hatırlarsanız. O günden beri peş peşe pek çok şeye şahit olduk. Sonuncusu ise “kimyasal silah” olarak patlatıldı. PKK, Türk Ordusu’nun kimyasal silah kullandığına ilişkin bir suçlamada bulundu. Önce Türk Tabipler Birliği Başkanı olacak kişi hiçbir delile dayanmayan, çirkin bir açıklama yaptı. Onu da Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir milletvekili takip etti. 40 yıllık terörle mücadele tarihinin, en sert dönemlerinde bile kimyasal silah kullanmamış bir ordunun bugün böyle bir şey yapma ihtimali sıfıra yakındır. Bu gerçek ortada iken, böyle bir iddiayı sanki tamamen gerçekmiş havası yaratacak şekilde bu denli yüksek tondan sahiplenmek yapılabilecek en aptalca işlerden biridir. “Türk ordusunun şanlı sicilinde böyle bir şey yoktur. TSK bu çirkin yakıştırmayı araştıracak ve yanlışlığını kanıtlayacak kadar da güçlü ve kendine güvenen bir ordudur” demek başka bir şeydir, kendi mensuplarına yaptığı infaz ve işkencelerle tanınan bir terör örgütünün iddiasını peşin peşin kabullenmek de başka bir şeydir. Ama emin olun seçime kadar başta CHP olmak üzere muhalefet içinden iktidarın ekmeğine yağ sürecek daha çok şey gelecektir. ***

Unutkan Kurt

İktidarımız bir şeyi çok iyi biliyor. “Bu millet hızla alışır ve hızla unutur.” Gerçekten de her şeye alışıyor, her şeyi çok çabuk unutuyoruz. Sorunlar ortadan kalkmasa bile çok hızlı biçimde o sorunla birlikte yaşama alışkanlığı geliştirebiliyoruz. Kiralar uçuyor. Birkaç gün gürültü patırtı. Sonra unut gitsin. Doğalgaz faturaları astronomik. Biraz itiraz, biraz öfke. Sonra yapacak bir şey yok öderiz. Elektrik faturaları keza. Bir yılda 3 katına çıkmış. Önce kızgınlık, sonra 5’li çeteyi dövecek halimiz yok ya, verelim gitsin. Market, kasap, manav faturalarına karşı tavrımız da farklı değil. Sadece ekonomik değil, toplumsal meselelerde de uzun süreli bir tavrımız yok. İlk kızgınlıktan sonra mücadeleyi değil, unutup hayatımıza devam etmeyi seçiyoruz. Böyle meselelerden biri de öğrencilerin yurt sorunu. Önce öfke, kızgınlık, tepki. Sonra hızlı bir tevekkül. Oysa bu sorun ortadan kalkmış değil. Artarak sürüyor. Şu feryadı birlikte okuyalım: “Oğluma nihayet KYK’dan yurt çıktı. Hemen o gece e-devlet'ten işlemleri yaptı, ücretini de yatırdı. Yurt kaydını yaptırmak için Buca'ya gitti. Ahmet Tatari denen yurdun A blokunda işlemleri yaptırıp yeni açılan ve uzak mesafede olan D blokundaki odasına yerleşmeye elinde bir bavul ve bir valiz sırtında çantayla gitti. Bir de ne görsün D blok daha açılmamış. Faal değil yani. Görevliler, faal olan bloklarda boş yer arıyorlar. Açık olan bloklara yerleşenlerin büyük bölümü faal olmayan blokta yeri olan öğrenciler. Haftalardır burada yer bekliyorlar. Ne sıcak su var, ne Internet ne de eşyaları koyacak dolap. Sadece yatak var. Yani Fatih Bey kısaca aceleye getirilip 15 gün önce açılan yurtlarda geçtim interneti, ne eşya koyacak dolap ve ne de sıcak su var. Yurt çıktı denilen öğrenciler de başka bloklarda ve kendilerine çıkan yatağa geçmeyi bekliyorlar. Ama duş almadan günlerdir perişanlar. GSB yurt sorununu gerçekten çözmüş. Sonuçta oğlum kendisine çıkan yurt binası henüz açılmadığı (açılmadı ise nasıl çıkıyor ve parası isteniyor) için bavulları ile ortada kaldı. Uzaktayız elden de bir şey gelmiyor. Bir otele gidip yerleşmesini söyledim mecburen.” Bu nevi çok şikayet var yurtlarla ilgili. Ama kimsenin umuru değil ve ses seda çıkaran yok, çıkaranı da duyuran yok. Çünkü sorun çözülmedi ama modası geçti. Hani bir laf vardır “Kurt kışı atlatır ama yediği ayazı da unutmaz” diye. Bu kurdun bizi Ergenekon’dan çıkaran Bozkurt olmadığı aşikar. Çünkü biz kışı atlatıyoruz ama ayazı da hemen unutuyoruz. Bunu da en iyi iktidar biliyor. ***

Tanklar ve dronelar

BMC CEO’su Murat Yalçıntaş ve BMC Genel Müdürü Mehmet Karaaslan’ın ziyaretlerini yazdım iki gün önce ve tabii anlattıklarının “yazılabilir” bölümlerini. Gerisini de ileride yazacağım umarım. Bu arada geleceğin savaşlarında tankların rolü olup olmayacağını da sordum Karaaslan’a. Çünkü son zamanlarda, özellikle de Azerbaycan-Ermenistan arasındaki Karabağ savaşında ve Ukrayna-Rusya savaşında SİHA’lar karşısında çaresiz duruma düşen zırhlı birlik görüntüleri ve kullanılamaz hale getirilmiş tanklar, droneların dünyasında tankların bir önemi kalmadığı izlenimini doğruyordu. Küçük bir drone tarafından etkisiz hale getirilebilen 70 tonluk bir tankın savaşta bir fonksiyonu kalmış mıydı! Karaaslan’a bunu sordum. Tam da damarına basmışım. “Fatih Bey, bunu 6 saat konuşabiliriz” dedi. Karaaslan’ı göre tanklar ve kara birlikleri olmadan bir savaşı dronelar ya da sadece hava gücü ile kazanamazdınız. Tam ve gerçek sonuca ulaşmak için kara birliği, kara birliğinin sonuca ulaşabilmesi için de tank şarttı. Ve tanklar geleceğin savaşlarında da etkili ve gerekli olacaktı.
Karaaslan’a göre drone saldırıları karşısında etkisiz kalan ve imha edilen tanklar eski nesil tanklardı. “Eskiden tanklar için tehdit yerden gelirdi. Bildiğimiz savaş uçakları tanklara karşı önemli bir tehdit oluşturmazdı. Karadan atılan anti tank füzelere karşı kendini koruyabilen bir tank büyük oranda korunmuş olurdu. ABD bunu değiştirmek için A10 açıklarını geliştirdi. Ancak sonra ortaya çıkan drone teknolojisi asıl büyük değişikliği getirdi. Ancak bu tehdit, tankları da kendilerini savunma konusunda yenilik arayışına yöneltti. Artık bugünün yeni tanklarında buna karşı da savunmalar var. Akıllı mühimmatlar geliştirildi. Yerden havaya koruma silahları tanklara koyulmaya başlandı. Sürü dronelara karşı havada patlayan şarapnel etkili akıllı mühimmatlar var. Başka birçok yeni savunma teknolojisi var. O gördüğünüz drone kurbanı tanklar yeni nesil modern tanklar değil. Artık yeni tanklar geliyor. Almanya Leopard 3’leri geliştiriyor. Bizim Altay da bu sistemlere sahip. Tanklar bitmiyor. Çağa ve yeni savaş konseptlerine uyumlu hale geliyor” dedi. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Fikri olmayanın zikrine güvenmediğimiz zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Fikri olmayanın zikrine güvenmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Keşke şaşırsaydık
Köşe Yazıları
Keşke şaşırsaydık

Fatih Altaylı

Temmuz 3, 2026

Bankalar ve üç tip iş insanı
Köşe Yazıları
Bankalar ve üç tip iş insanı

Fatih Altaylı

Temmuz 2, 2026

Bu kadar paranın izi olur
Köşe Yazıları
Bu kadar paranın izi olur

Fatih Altaylı

Temmuz 1, 2026

  • Videolar

Tümü
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026
Anadolu'daki ilk imparatorluk: Hititler görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. İlknur Taş & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimAnadolu'daki ilk imparatorluk: HititlerShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 02:52 Hititler kimdir? 05:51 Hititçe çözülebildi mi? 06:55 Hititler neden Orta Anadolu'yu merkez alarak yerleştiler? 08:38 Diğer medeniyetler ile ilişkileri 11:14 Devlet nasıl kuruldu, kurucu imparator kim? 13:47 Hititlerin en parlak dönemleri 13:18 Hititlerin sınırları nereye kadar uzanıyor? 16:47 Hititlerin denizcilik tarafları 21:37 Hititler medeniyet kurabildi mi? 24:08 Neden Mısır ile bu kadar çok savaşıyorlar? 26:05 Kadeş antlaşması 27:47 Kendi tarihlerini yazmışlar mı? 32:11 Hitit ordusu ve kölelik sistemi 34:53 Hititlerin mimarisi 38:27 Ruhban sınıfı ve devlet üzerindeki etkisi 45:14 Hattiler ve hititler 47:18 Hitit medeniyetinde kraliçe nasıl bir öneme sahip? 50:00 Soylu sınıfı var mı? 51:34 Medeniyetin gelir kaynağı ne? 53:11 Hititler zengin bir medeniyet miydi? 54:08 Hititler neden yok oldu? 58:10 Hitit Kralı IV. Tudhaliya kitabı 1:00:31 Hitit devleti bir Hatti devleti midir? 1:03:41 Kapanış #işbirliği
Haziran 28, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Sette eğlenmek diye bir şey yok!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Seda BakanFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Sette eğlenmek diye bir şey yok!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 05:30 Hadise'yle olan uyuşmazlığının sebebi ne? 07:11 Zeytin Ağacı projesi nasıl ilerliyor? 18:51 Set ortamı diziyi etkiler mi? 21:00 Başka projeleri var mı? Netflix'te oynamak yeterli geliyor mu? 24:44 Çantalara merakı var mı? 26:53 Neden çocuk yetiştirmek eskisi gibi değil? 29:06 Gelecekteki planları ne? 30:25 Güzel iş dediği işler neler? 33:13 Ailesiyle arası nasıl ilerliyor? 38:14 Çocuklar "Oyunculuğu bırak" derse ne yapacak? 40:43 Çocukları sanata yönlendirici aktiviteler yapıyor mu? 44:15 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Haziran 28, 2026