İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Adam kazandı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 24, 2022

Adam kazandı

Hafta içinde, bölgemizde ilginç bir görüşme gerçekleşti. Türkiye’de yeterince yankı uyandırmasa da, Ortadoğu’nun yakın geleceği açısından önemli bir görüşme ya da buluşmaydı. Filistin İslami Direniş Hareketi Hamas’ın üst düzey bir yönetici grubu, yıllar önce terk ettikleri Şam’a gittiler ve Şam’da Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la bir araya geldiler. Toplantı sonrası Hamas İslam Dünyası ile İlişkiler sorumlusu El Hayye, “Filistin davasının asil bir destekçiye ihtiyacı vardı” diyerek 11 yıllık dönemin sona erdiğini açıklamış ve geçmişin defterini kapatıp, geleceğe bakacaklarını söylemiş. Bu ziyaretin tek bir anlamı var. Esad'ın kazandığının resmen kabulü. Hamas’ın el sıkıştığı Esad’ı artık Ortadoğu’da hiçbir güç “İslam dışı” ilan etme kudret ve kuvvetine sahip değil. Bu görüşme Suriye iç savaşının bittiğinin fiili ilanı. Türkiye’nin Suriye politikasının iflasının da mahkeme ilamı. Bu politikanın sorumluları ve 11 yıllık uygulayıcıları Muharrem İnce’nin yenilgiyi kabul ederken söylediği gibi açık açık söylerler mi bilmiyorum ama “Adam kazandı”.

Şu andan itibaren Türkiye’nin Esad’la görüşmekten ve “Sen kazandın arkadaş” demekten başka şansı yok. Türkiye’de 20 yıldır iktidar olan fikriyatın, en iddialı konu olan Ortadoğu politikasının tümden çöküşüne şahitlik etmek çok acı. Katil Suudi Arabistan, darbe destekçisi Birleşik Arap Emirlikleri politikalarında 180 derecelik dönüşler. Mısır politikasında 180 derecelik dönüş çabaları ortada. Şimdi artık Suriye’de de düşman ilan edilen Esad’ın zaferine şahit olarak uzlaşmak zorunda kalmak. Elbette bunu da “Büyük uluslararası başarı” diye satacaklar ve her kör satıcının bir kör alıcısı olduğu gibi bunu da satın alacak birilerini bulacaklardır. Ama tüm bu sürecin sonunda elde kalan 8 milyon sığınmacı, yanı başımızda patlamaya hazır cihatçı terör yuvası İdlib ve Suriye sınırımızda kurulmuş bir PKK devleti olacak. Ama neyse ki, Putin’le aynı masada oturabiliyoruz. Bir de tahıl koridorunun mimarıyız. Çok şükür. ***

İktidar ekmeğini yağlayanlar

Zaman, bazen de çok kısa zaman bizi haklı çıkarıyor. Seçim dönemine girildiği zaman CHP ve HDP içinden iktidarın çok ama çok işine yarayacak çıkışlar yapılacağını söylemiştim hatırlarsanız. O günden beri peş peşe pek çok şeye şahit olduk. Sonuncusu ise “kimyasal silah” olarak patlatıldı. PKK, Türk Ordusu’nun kimyasal silah kullandığına ilişkin bir suçlamada bulundu. Önce Türk Tabipler Birliği Başkanı olacak kişi hiçbir delile dayanmayan, çirkin bir açıklama yaptı. Onu da Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir milletvekili takip etti. 40 yıllık terörle mücadele tarihinin, en sert dönemlerinde bile kimyasal silah kullanmamış bir ordunun bugün böyle bir şey yapma ihtimali sıfıra yakındır. Bu gerçek ortada iken, böyle bir iddiayı sanki tamamen gerçekmiş havası yaratacak şekilde bu denli yüksek tondan sahiplenmek yapılabilecek en aptalca işlerden biridir. “Türk ordusunun şanlı sicilinde böyle bir şey yoktur. TSK bu çirkin yakıştırmayı araştıracak ve yanlışlığını kanıtlayacak kadar da güçlü ve kendine güvenen bir ordudur” demek başka bir şeydir, kendi mensuplarına yaptığı infaz ve işkencelerle tanınan bir terör örgütünün iddiasını peşin peşin kabullenmek de başka bir şeydir. Ama emin olun seçime kadar başta CHP olmak üzere muhalefet içinden iktidarın ekmeğine yağ sürecek daha çok şey gelecektir. ***

Unutkan Kurt

İktidarımız bir şeyi çok iyi biliyor. “Bu millet hızla alışır ve hızla unutur.” Gerçekten de her şeye alışıyor, her şeyi çok çabuk unutuyoruz. Sorunlar ortadan kalkmasa bile çok hızlı biçimde o sorunla birlikte yaşama alışkanlığı geliştirebiliyoruz. Kiralar uçuyor. Birkaç gün gürültü patırtı. Sonra unut gitsin. Doğalgaz faturaları astronomik. Biraz itiraz, biraz öfke. Sonra yapacak bir şey yok öderiz. Elektrik faturaları keza. Bir yılda 3 katına çıkmış. Önce kızgınlık, sonra 5’li çeteyi dövecek halimiz yok ya, verelim gitsin. Market, kasap, manav faturalarına karşı tavrımız da farklı değil. Sadece ekonomik değil, toplumsal meselelerde de uzun süreli bir tavrımız yok. İlk kızgınlıktan sonra mücadeleyi değil, unutup hayatımıza devam etmeyi seçiyoruz. Böyle meselelerden biri de öğrencilerin yurt sorunu. Önce öfke, kızgınlık, tepki. Sonra hızlı bir tevekkül. Oysa bu sorun ortadan kalkmış değil. Artarak sürüyor. Şu feryadı birlikte okuyalım: “Oğluma nihayet KYK’dan yurt çıktı. Hemen o gece e-devlet'ten işlemleri yaptı, ücretini de yatırdı. Yurt kaydını yaptırmak için Buca'ya gitti. Ahmet Tatari denen yurdun A blokunda işlemleri yaptırıp yeni açılan ve uzak mesafede olan D blokundaki odasına yerleşmeye elinde bir bavul ve bir valiz sırtında çantayla gitti. Bir de ne görsün D blok daha açılmamış. Faal değil yani. Görevliler, faal olan bloklarda boş yer arıyorlar. Açık olan bloklara yerleşenlerin büyük bölümü faal olmayan blokta yeri olan öğrenciler. Haftalardır burada yer bekliyorlar. Ne sıcak su var, ne Internet ne de eşyaları koyacak dolap. Sadece yatak var. Yani Fatih Bey kısaca aceleye getirilip 15 gün önce açılan yurtlarda geçtim interneti, ne eşya koyacak dolap ve ne de sıcak su var. Yurt çıktı denilen öğrenciler de başka bloklarda ve kendilerine çıkan yatağa geçmeyi bekliyorlar. Ama duş almadan günlerdir perişanlar. GSB yurt sorununu gerçekten çözmüş. Sonuçta oğlum kendisine çıkan yurt binası henüz açılmadığı (açılmadı ise nasıl çıkıyor ve parası isteniyor) için bavulları ile ortada kaldı. Uzaktayız elden de bir şey gelmiyor. Bir otele gidip yerleşmesini söyledim mecburen.” Bu nevi çok şikayet var yurtlarla ilgili. Ama kimsenin umuru değil ve ses seda çıkaran yok, çıkaranı da duyuran yok. Çünkü sorun çözülmedi ama modası geçti. Hani bir laf vardır “Kurt kışı atlatır ama yediği ayazı da unutmaz” diye. Bu kurdun bizi Ergenekon’dan çıkaran Bozkurt olmadığı aşikar. Çünkü biz kışı atlatıyoruz ama ayazı da hemen unutuyoruz. Bunu da en iyi iktidar biliyor. ***

Tanklar ve dronelar

BMC CEO’su Murat Yalçıntaş ve BMC Genel Müdürü Mehmet Karaaslan’ın ziyaretlerini yazdım iki gün önce ve tabii anlattıklarının “yazılabilir” bölümlerini. Gerisini de ileride yazacağım umarım. Bu arada geleceğin savaşlarında tankların rolü olup olmayacağını da sordum Karaaslan’a. Çünkü son zamanlarda, özellikle de Azerbaycan-Ermenistan arasındaki Karabağ savaşında ve Ukrayna-Rusya savaşında SİHA’lar karşısında çaresiz duruma düşen zırhlı birlik görüntüleri ve kullanılamaz hale getirilmiş tanklar, droneların dünyasında tankların bir önemi kalmadığı izlenimini doğruyordu. Küçük bir drone tarafından etkisiz hale getirilebilen 70 tonluk bir tankın savaşta bir fonksiyonu kalmış mıydı! Karaaslan’a bunu sordum. Tam da damarına basmışım. “Fatih Bey, bunu 6 saat konuşabiliriz” dedi. Karaaslan’ı göre tanklar ve kara birlikleri olmadan bir savaşı dronelar ya da sadece hava gücü ile kazanamazdınız. Tam ve gerçek sonuca ulaşmak için kara birliği, kara birliğinin sonuca ulaşabilmesi için de tank şarttı. Ve tanklar geleceğin savaşlarında da etkili ve gerekli olacaktı.
Karaaslan’a göre drone saldırıları karşısında etkisiz kalan ve imha edilen tanklar eski nesil tanklardı. “Eskiden tanklar için tehdit yerden gelirdi. Bildiğimiz savaş uçakları tanklara karşı önemli bir tehdit oluşturmazdı. Karadan atılan anti tank füzelere karşı kendini koruyabilen bir tank büyük oranda korunmuş olurdu. ABD bunu değiştirmek için A10 açıklarını geliştirdi. Ancak sonra ortaya çıkan drone teknolojisi asıl büyük değişikliği getirdi. Ancak bu tehdit, tankları da kendilerini savunma konusunda yenilik arayışına yöneltti. Artık bugünün yeni tanklarında buna karşı da savunmalar var. Akıllı mühimmatlar geliştirildi. Yerden havaya koruma silahları tanklara koyulmaya başlandı. Sürü dronelara karşı havada patlayan şarapnel etkili akıllı mühimmatlar var. Başka birçok yeni savunma teknolojisi var. O gördüğünüz drone kurbanı tanklar yeni nesil modern tanklar değil. Artık yeni tanklar geliyor. Almanya Leopard 3’leri geliştiriyor. Bizim Altay da bu sistemlere sahip. Tanklar bitmiyor. Çağa ve yeni savaş konseptlerine uyumlu hale geliyor” dedi. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Fikri olmayanın zikrine güvenmediğimiz zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Fikri olmayanın zikrine güvenmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026