İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Madem referandum, bunları da soralım mı!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 24, 2022

Madem referandum, bunları da soralım mı!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kuyuya attığı taşla başlayan “Türbana yasal güvence” konusunda el arttırma devam ediyor. AK Parti Genel Başkanı kendi bahçesine düşen topu değerlendirerek “Yasal değil Anayasal güvence sağlayalım” diyerek el yükseltmişti. Konunun keyfine daha varmak için olsa gerek, bu kez de türbana Anayasal güvence meselesini “referanduma götürme” çağrısı yaptı. Açıkçası bunun nedenini anlayamadım. Çünkü eğer gerçekten taraflar samimi ise, yani AK Parti ve CHP türbanın Anayasa ile güvence altına alınması konusunda uzlaşırlarsa bir referanduma falan Anayasa gereği lüzum yok. Anayasa değişikliği TBMM’den 400 oy ile geçerse türban ile ilgili değişiklik Anayasa’ya girmiş olur. Cumhurbaşkanı bunu veto ederse bir daha görüşülür. AK Parti ve CHP'nin toplam sandalye sayısı referanduma gerek bırakmayacağı için yine geçer. Yani iki partinin uzlaşması bile Anayasa değişikliğini her halükarda kesinleştirmiş olur. Ancak eğer Cumhurbaşkanı’nın canı istiyorsa, hiçbir gereklilik olmadığı halde bu değişikliği referanduma yine de götürebilir.

Referandum kararı için CHP’nin ya da Kılıçdaroğlu’nun bir yetkisi yok, olamaz da. Bunun için Kılıçdaroğlu’na çağrıda bulunmak son derece gereksiz ve manasız bir iştir. Ama eğer ille de referandum yapılacaksa. Fırsattan istifade Türk milletinin aşağıya sıralayacağım konulardaki fikri de sorulmalıdır: 1. Suriyeli ve Afganistanlı göçmenlerin ve sözde sığınmacıların Türkiye’de kalmasını istiyor musunuz? 2. Bu göçmenlere, sizin vergilerinizle hizmet sunulan devlet hastanelerinde bedavaya hizmet sunulmaya devam edilmesini istiyor musunuz? 3. Bu göçmenlerin vergiden muaf bir şekilde ticaret yapmaya devam ederek sizlerle haksız rekabeti sürdürmesini istiyor musunuz? 4. Bu göçmenlerin 1 milyona yakınının önümüzdeki seçimlerde oy kullanmasını istiyor musunuz? Hani hazır sandık vatandaşın önüne götürülmüşken halka bu sorular da sorulsa. Madem halka bu kadar değer veriyor ve TBMM’de rahatça çözebileceğiniz olmayan bir sorunu bile halkın önüne getiriyorsunuz. O zaman bu sorunu da halka sorun. Var mısınız baylar ya da beyler! ***

Baro seçimleri öncesi aymazlık

İki gündür İstanbul dışındayım. Nedeni ise mektep arkadaşlarımla buluşma. Galatasaray Lisesi’nden mezun oluşumuzun 40'ıncı, mektep arkadaşlarımızla tanışmamızın 50’nci yılı vesilesi ile 150 kadar devre arkadaşı bir araya geldik. İki gündür acayip eğleniyor, eski günleri yad ediyor, bir bölümünü uzun zamandır görmediğimiz arkadaşlarımızla yeniden bir araya gelmenin keyfini sürüyoruz. Keyifli ve mutlu gençlik yıllarımızdan söz ediyor, eski Türkiye’ye olan özlemimizi paylaşıyoruz. Bu yüzden de memlekette olan biteni çok da yakından izleyip, asabımızı en azından 2 günlüğüne de olsa bozmamaya çalışıyoruz. Ama biz gündemi takip etmesek de gündem bizi takip ediyor. Dün güne bir avukat arkadaşımın mesajı ile başladım. Ahmet Hakan’ın yazısını okudun mu diye sordu. Okumamıştım. Çok sinirliyim ve bunu seninle paylaşmadan edemeyeceğim diye aradı. İstanbul Barosu seçimleri öncesi cumhuriyetçi avukatlardan, Önce İlke Grubu'nun adayı Hasan Kılıç’a sinirlenmiş. “Bu genç avukat yıllardır meslekte yeni avukatlarla ilgilenen, her dönem aday olan ve kıl payı kaçıran birisi. Kazanmaya en yakın olduğu bu seçimde bir çuval inciri berbat ederek, gidip Ahmet Hakan’a röportaj vermiş. Ve daha da beteri Ahmet Hakan da yazısıyla ona referans olmuş. Yahu Ahmet Hakan’ın canla başla desteklediği iktidar gidip bu baroyu bölmüş. Uyduruk bir 2. Baro kurdurmuş. Sen gidip bu Ahmet Hakan’ın referansı ile sol, sosyal demokrat, Atatürkçü, ilerici avukatlardan oy istiyorsun. Böyle bir aymazlık böyle bir basiretsizlik olur mu! Oyumu bu çocuğa verecektim ama artık yüz oyum olsa birini bu zekaya vermem. İki kadın aday var gidip onlardan birine vereceğim. Ne varsa kadınlarda var” dedi.
Haklı mı! Bence haklı. Bu şuursuzlukla baro yönetilmez. Yok şuursuzluk değil, hesap kitapsa. Hiç yönettirilmez! ***

Şükür yerine küfür

CHP içinde aymazlık yapan olur da, AK Parti içinde olmaz mı! AK Parti’nin neyi eksik! CHP’de Sezgin Tanrıkulu var ise, AK Parti’de Mahir Ünal var. Mahir Bey Cumhuriyet’in dilimizi, kültürümüzü, lügatimizi hasılı bütün düşüncemizi yok ettiğini iddia ederek, Cumhuriyet’e olan karşıtlığını ifade etmiş. Baştan sona şuursuz bir cümle. Cumhuriyet’in öncesinde de sonrasında da halkın konuştuğu Türkçede bir değişiklik yok. Halk o gün neyi konuşuyorsa bugün de aynı şeyi konuşuyor. Cumhuriyet halkın diline dokunmadı, dokunsa da zaten başarılı olamazdı. Sadece devletin dili ile aydının dilini, halkın dilini yakınlaştırdı ki, halk da aydınla aynı dili konuşsun. Bunu da bir günde yapmadı. Yıllar içinde bu ikisi birbirine yakınlaştı. Tüm toplumlarda da dil böyle gelişir. Mesela baygını ve hastası oldukları Arapça da Kuran’daki Arapça ile farklı. Fransa’da da dildeki değişim büyük. Bugün İngilizler Shakespeare gibi konuşmuyor. “Dedelerimizin mezar taşını okuyamıyoruz” palavrası ise artık can sıkıcı boyutta.
O gün dedelerinizin mezar taşına yazı yazacak kadar okuma yazma bilmiyordunuz, başkasının yazdığı bir taşı okuyabilenlerin oranı da yüzde 10’u geçmiyordu. O gün de kitap okuyan falan yoktu. O gün vatandaşların tamamı şakır şakır yazıp okuyup, Avrupalı alimlerin kitapları çevriliyor ve yayınlanıyor, bilim üretiliyor olsa idi zaten Cumhuriyet de alfabeyi değiştirme gereği duymazdı. Aslında Cumhuriyete en fazla teşekkür etmesi, minnettar olması gerekenler Mahir Ünal ve benzerleri olmalı. Eğer Cumhuriyet olmasa idi bugün oturdukları makamları hayatlarında göremez, o koltuklara değil oturmak uzaktan bakamazlardı bile. Hala hele o makam arabaları, o uçaklar, o yatlar. Bir tekini rüyalarında bile göremezler, Padişah Efendileri biner ve uçardı. Onlar da köylerinden bakardı. Bu Cumhuriyet’tir ki, Aydınlı bir çiftçi çocuğunu, çoban lakaplı İslamköylü bir gariban evladını, Malatyalı bir köylüyü, Afyon doğumlu bir öğretmenin oğlunu, Kayserili bir küçük esnaf ailenin ferdini, Rizeli bir taka kaptanının oğlunu neredeyse padişah yetkileri ile bu ülkenin başına geçebilmesinin yolunu açmıştır. Bu Cumhuriyet’e en fazla şükretmesi gerekenlerin, bu Cumhuriyet’e en fazla küfredenler olması da kaderin garip bir cilvesi, cehaletin simgesidir. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Hayvanlarda bile minnet duygusu olduğunu hatırladığımız zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Hayvanlarda bile minnet duygusu olduğunu hatırladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026