İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Müdahil Fincancı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 27, 2022

Müdahil Fincancı

Şebnem Korur Fincancı gözaltına alınınca kıyamet koptu. Kıyameti koparanlar haklı. İfadeye çağrıldığı anda geleceğini söyleyen birini, apar topar evinden almak bir Adalet değil olsa olsa bir şov, bir sözde milliyetçilik gösterisi olabilir. Milliyetçiliği ayaklar altına almaktan, radikal milliyetçiliğe doğru evrilen bir iktidar gücünün, seçim öncesi kendisini kanıtlama gösterisinden ibarettir. Ve ilginçtir, aslında mevcut iktidarın geçmişinde Şebnem Korur Fincancı ile fikri değilse bile fiili yol arkadaşlığı hiç de azımsanmayacak ölçüdedir. Mesela Ergenekon davası. Dönemin Başbakanı’nın “Ergenekon davasının savcısı” olduğunu ilan ettiği günlerde, Şebnem Korur Fincancı da aynı davanın tek müdahilidir. Fincancı, “Ergenekon davası sanıklarının faaliyetlerinden zarar gördüğünü” iddia ederek davaya sanıklar aleyhine müdahil olma talebinde bulunmuş ve bu talebi kabul görmüş tek kişidir. Zekeriya Öz’ün iddianamesini peşinen kabul eden kişidir Şebnem Korur Fincancı. Ancak yine de tutarlıdır. İktidarın FETÖ ile ve bağlı olarak FETÖ’cü savcılarla ve hakimlerle yolu ayrıldıktan sonra bile Şebnem Korur Fincancı bu davaya inancını sürdürmüş, herkes davanın bir FETÖ kumpası olduğunu kabul ettiği zamanda bile bu davanın bir kumpas olmadığı iddiasını dile getirmiştir. Fincancı bir insan hakları savaşçısı görüntüsü ile saygınlık kazansa bile özünde, insan haklarından daha çok devlet karşıtlığı temelinde şekillenen bir ideolojisi olduğu izlenimi oluşur insanda. Karanlıkta kalmış suikastların bazılarında sanıkların Şebnem Korur Fincancı’nın verdiği işkence raporları ile ceza almaktan kurtulduğu mağdur yakınları tarafından iddia edilmiştir (Ceyhan Mumcu’nun Aydınlık röportajı). Bu raporlardan bazılarının sanıkları fiziki olarak muayene etmeden verildiği de iddialar arasındadır. Şebnem Korur Fincancı’nın anlayışına göre devlet her zaman yanlışı yapan taraftır. Onun önkabulü devletin her zaman hatalı ya da suçlu olduğudur. Devlet yapmadığını kanıtlamalıdır. Bu açıdan bakıldığında, Şebnem Korur Fincancı’nın “TSK’nın kimyasal silah kullandığı” iddiasına verdiği destek de kariyeri boyunca yaptıklarından farklı değildir. Ergenekon davasına verdiği destekle, Mumcu ve Kışlalı cinayetlerinde sanıklardan yana aldığı tavırla tutarlıdır. O dönemde Fincancı ile aynı fikirde buluşan iktidar, bugün Fincancı’yı gözaltına aldırıyorsa burada ilkesel değişiklik yapan Fincancı değil, iktidar ya da iktidarın taraflarından biridir. Fincancı bildik Fincancı’dır. Ve böyle biri olmak Fincancı’nın gözaltına alınma gerekçesi olamaz. Fikrine, düşüncesine kızarak birini içeri atamazsınız. Hele hele Fincancı’ya kızarak, Türk Tabipler Birliği adından Türklüğü çıkarmaya kalkışmak son derece akıl dışı bir tutum olacaktır. TBMM çatısı altında, o günkü egemen fikre aykırı veya yanlış düşüncelere sahip olan biri çıkarsa TBMM’nin ilk T’sini de çıkaracak mıyız yani! Türklük bu kadar kolay vazgeçilecek bir şey mi! ***

Davet

Okurlar sorup duruyor, “Muhalif gazetecileri davet eden AK Parti seni de davet etti mi?” diye. Bana göre bu soru yanlış. Ben “muhalif gazeteci” değilim. Ben sadece “gazeteciyim”. Gazeteci özünde muhaliftir zaten ama her şeye muhaliftir. Sorgular, soruşturur, yanlışı dile getirir. Yanlışı yapanın kimliği önemli değildir gazeteci için. Konu siyaset ise bu iktidar da olabilir, muhalefet de. Hepsini eleştirir. Yetki ve güç iktidar tarafında daha fazla olduğu için ve sorumluluk iktidara ait olduğu için elbette iktidarı daha fazla eleştirir ama iktidarı eleştirirken, muhalefete karşı suskun kalmaz. Ve daha önemlisi gazeteci muhalif olma iddiası altında muhalefetten nemalanmaz. İktidarın elindeki kamu kaynaklarından beslenen gazeteci ile, muhalefetin elindeki belediye kaynaklarından beslenen gazeteciler arasında fark yoktur. İkisi de “besleme gazetecidir”. Tek farkları kimin beslediğidir ve yarın iktidar değiştiğinde şartları tam olarak eşitlenecektir. Bugün muhalefet tarafından beslenen gazeteciler, yarın iktidar değişikliği sonrası “Tamam sizinle işimiz bitti. Biz yine muhalefetten besleneceğiz” diyerek AK Parti ya da MHP saflarına katılmayacaktır. Ama bugün iktidardan beslenenlerin büyük bölümü yarın iktidar değiştiğinde büyük ihtimalle saf değiştirerek yeni iktidardan beslenme yollarını arayacaktır. Bunun işaretlerini bugünden bile görmek mümkündür. O yüzden sorudaki “Muhalif gazeteci” tanımını doğru bulmuyorum, kendimi muhalif gazeteci olarak tanımlamıyorum. Sorunun özüne gelirsek. Davet edilmedim. Edilmeyi beklemiyordum. Edilseydim de gitmezdim. Samimi bulmadığım hiçbir davete katılmam. Zaten onlar da beni bilirler. Karnı tok bir adamı davet etmezler. Ayrıca çok daha önemli işlerim var o gün yapacak. Eşim ve kızımla beraber olacağım. ***

‘Scooter'ın sözde kuralları

Scooter meselesinde soruları ben soruyorum yanıtları başkasına veriyorlar. Bu da beni çok güldürüyor. Birkaç gündür scooterların kural tanımazlığını, yasa bilmezliğini yazdım. Bu aletlerin en ufak bir güvenlik önlemi olmadan, ehliyete tabi olmadan, yaş sınırı olmadan kullanılıyor olmasındaki yanlışları anlattım ve “Bunları kim işletiyor da bu kadar başı boş bırakıyorsunuz” diye sordum. Baktılar ki, tehlike yakın yanıt verdiler. Tabii bana değil, iktidar sözcüsü gazeteciye. Hani şu Cumhurbaşkanı’nın tarafsız Ahmet Hakan’ı örnek göstererek “Ahmet Bey gereğini yapıyor, sen de gereğini yap” dediği zata. “Kural var, güvenlik güçleri, polis bu kuralları uygulasın denetim yapsın” diyerek. Elhak doğru. Birkaç kural var. Ben de bu kuralları CİMER’e sordurarak öğrendim. Bakın scooterlara getirilen kurallar ne: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Bakanlığımız tarafından hazırlanan Elektrikli Skuter Yönetmeliği 14 Nisan 2021 tarihli ve 31454 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş.
İgili bölüm şöyle diyor: "1) Ayrı bisiklet yolu veya bisiklet şeridi varsa taşıt yolunda sürülmesi, 2) Otoyol, şehirler arası karayolları ve azami hız sınırı 50 km/s üzerinde olan karayollarında sürülmesi, 3) İkiden fazlasının taşıt yolunun bir şeridinde yan yana sürülmesi, 4) Yaya yollarında sürülmesi, 5) Başka bir araca bağlanarak, asılıp tutunarak sürülmesi, 6) İzin alınarak yapılan gösteriler dışında, akrobatik hareketler yapılarak sürülmesi, 7) Manevra için işaret verme halleri dışında tek elle sürülmesi, 8) Kamu nizamını bozacak, özel mülkiyeti ihlal edecek ve yayalar, engelliler veya hareket kısıtlılığı olan kişilerin güvenli ve bağımsız hareketlerini, araç ve yaya trafiğini engelleyecek şekilde park edilmesi, b) E-skuterde; 1) Diğer araçlar izlenirken, geçilirken, manevra yapılırken; karayolunu kullananların hareketini zorlaştırıcı, tehlike doğurucu davranışlarda bulunulması, 2) Sürücü dışında başka kişilerin taşınması, 3) Sırtta taşınabilen kişisel eşya harici yük ve yolcu taşınması, yasaktır. (2) Kullanılacak e-skuterin; gece diğer araç sürücüleri ve yayalar tarafından rahat bir şekilde fark edilmelerini sağlamak üzere; önde beyaz ışık verecek ve en az 20 metre önü aydınlatabilecek şekilde bir adet far, arkada, kırmızı renkte ışık veren bir lamba ve kırmızı reflektör ile 30 metreden duyulabilecek ses çıkarabilen zil, korna veya benzeri ses aleti ile teçhiz edilmiş olması zorunludur. (3) E-skuter kullananlar 2918 sayılı Kanunda ve ilgili diğer mevzuatta belirtilen kurallara uymakla yükümlüdürler." Güvenlik ekipmanı, ehliyet ve yaş sınırı ile ilgili hiçbir şey yok. Bir plaka, bir tanımlayıcı işaret zorunluluğu da yok. Bir scooter size çarpsa ve kaçsa bulmanız mümkün değil. Sadece bu sözde kurallar var ve bu kurallar bile uygulanmıyor. Ve polislerin bile kurallardan haberi yok. Olmadığını bir trafik polisinin bana yazdıklarından teyit ediyoruz. Şimdi bu yanıtı cebime koydum. Gördüğüm polise göstereceğim. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Tek doğruyu kendimizinki zannetmediğimiz zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Tek doğruyu kendimizinki zannetmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026