İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Kıskanırım seni ben

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 7, 2022

Kıskanırım seni ben

Sosyal medya dışında pek yazan olmadığı için muhtemelen haberiniz olmamış olabilir. Türkiye’yi kıskanması ile ünlü Avrupa Birliği ülkesi Almanya'nın hükümeti, doğalgaz fiyatlarındaki ani yükselişin, Alman halkında ve sanayiinde yarattığı etkiyi azaltmak amacıyla bir karar aldı. Bu karar uyarınca Almanya’daki tüm evlerin, işyerlerinin ve küçük sanayi işletmelerinin doğalgaz faturalarını Alman hükümeti ödeyecek. Elbette cebinden ödemeyecek ama kamu kaynaklarından bu meblağ karşılanacak. Sonrasında ise doğalgaz faturalarına kamu desteği sürecek. 2023 yazına kadar, kullanılan doğalgazın belirli bir kilowata kadar olan bölümüne Alman hazinesinden destek sağlanacak. Bu destek “Doğalgaz piyasasındaki spekülatif durum ortadan kalkıncaya ve doğalgaz fiyatlarında stabilite sağlanıncaya kadar” devam edecek. Gerekirse 2024 yılında da uygulanacak. Alman hükümeti “koruma kalkanı” adını verdiği bu uygulama ile sanayiye ve hane halklarına toplamda 200 milyar Avroluk bir destek sağlamayı planlıyor. Bu iş için ayrılan bütçe 200 milyar Avro. Rusya’dan uzun süre gaz tedarik edilmeyeceği varsayılarak hazırlanan bu plana Avrupa Birliği’nin diğer ülkelerinden tepki gelirken, özellikle Polonya, Almanya’nın tek başına böyle bir uygulamaya geçmesinin AB içinde haksız rekabete neden olduğunu iddia ederek konuyu AB içinde tartışmak istiyor. Almanya’nın 200 milyar avroluk hane halklarına ve sanayiye destek planını Türkiye’ye uygularsak Türkiye’nin 3 yıl boyunca ithal ettiği tüm enerjiyi halka bedava dağıtmasının maliyeti ile aynı. Şimdi söyleyin bana. Bu durumda aslında kimin kimi kıskanması gerekiyor! ***

Referanduma doyamadılar

İktidar Partisi AK Parti, yine bir Anayasa değişikliği yapma peşinde. AK Parti hükümeti şimdiye kadar 3 büyük Anayasa değişikliği yaptı. Bunlardan ilki 2007 yılındaydı. Saçma sapan bir 367 meselesi yüzünden Cumhurbaşkanı seçimi akamete uğrayınca 2007 yılında Anayasa değişikliğine gidildi ve Cumhurbaşkanı’nın TBMM’de değil, halk tarafından seçilmesi Anayasa’ya girdi. Yüzde 68,9 oyla kabul edilen Anayasa değişikliğine o dönemki Kürt partisi DTP ve AK Parti destek verdi. MHP, TBMM’de "Evet" oyu kullansa da, referandum öncesi Devlet Bahçeli “Hayır” oyu çağrısında bulundu. TBMM dışındaki Saadet ve BBP gibi partiler de evetten yana tavır aldılar. Bir sonraki değişiklik ise 2010 yılında gerçekleşti. Oldukça kapsamlı bu değişiklik öncesi FETÖ lideri Fetullah Gülen “Ölüler bile oy kullanıp evet demeli” çağrısı yaptı. FETÖ’nün yargıyı ele geçirmesinde en önemli unsurlardan biri olarak görülen bu değişikliğe CHP, MHP ve BDP muhalefet etti. AK Parti ve FETÖ destek verirken, TBMM dışından da Saadet ve BBP evet oyu vermekten yana tavır aldılar. Değişiklik yüzde 57,8 oyla kabul edildi. AK Parti’nin son Anayasa değişikliği ise 2017 yılında idi. Türkiye’yi Başkanlık sistemine taşıyan kapsamlı değişikliğe CHP hayır oyu verdi. MHP 6 fire ile evet oyu kullandı. Bu Anayasa değişikliği MHP’nin bölünmesine neden oldu. Nihayetinde referandumda yüzde 51,4 ile Anayasa değişikliği kılpayı gerçekleşti. Ve şimdi niyeyse, bir kez daha AK Parti Anayasa değiştirmek istiyor. Üç kere değiştirdi. Ama her seferinde bir şeyleri eksik bırakıyorlar. Unutuyorlar herhalde. Ya da referandum yapmak hoşlarına gidiyor. Bilmiyorum. Basit bir yasal değişiklik ve birkaç yönetmelik değişikliği ile yapılabilecek bir kılık kıyafet düzenlemesini, Anayasa’ya koymak referandum ile çözmeye çalışmak son derece anlamsız. Hele hele AK Parti döneminde yapılan Anayasa değişikliklerinin memleketin başına açtığı sorunları düşününce gerçekten manasız. Ama daha önce de dediğim gibi, çözülmüş türban meselesini değil de şu “Suriye ve Afgan göçmenler meselesini” halka sorun. “Kalsınlar mı gitsinler mi?” diye bir fikrimize kulak verin. Var mısınız? ***

Fabrikayı gezdirmek bu kadar mı zor

Dün bir arkadaşım mesaj attı. “Hayırlı olsun TT olmuşsun" diye. TT dediği twitter’da gündem. Dün yazım yok. Televizyon programın yok. Evde oturuyorum. Olsa olsa tembelliğim TT olur. Açtım baktım. Üç günlük yazıma yeni uyanmış troller. Daha doğrusu yeni uyandırılmışlar. Saldırı emri almışlar saldırıyorlar. Yazıda dediğim de şu, “Ortalıkta TOGG üretim bandına ait olduğu söylenen görüntüler dolaşmaya başladı. Görüntülerde ortada bir üretim bandı yok, sağda solda tek tük TOGG’lar var. Muhtemelen bantta değil, elde üretiliyorlar. Mart’a kadar 3500 araç üretilip, tip onayı ve homologasyon için Almanya’ya yollanacak araçlar. Her gün elde 30 araç üretmek kolay olmaz. Üretim bandının devreye girmesi şart. İnşallah TOGG yönetimi yakın zamanda çalışmaya başlamış bir üretim bandı görüntüsünü servis eder de, bizim de içimiz rahatlar.” TOGG da çağrımıza kulak verip, bir üretim bandı videosu yayınlamış, tweet başına 5 liraya sülalesini satacak kalibrede troller de saldırıya geçmiş. TOGG’a görüntü yayınlayın diyen benim, ama trollere ve sahiplerine göre o video bana. Şimdi troll serserileri bir yana bırakırsak. TOGG yöneticisi dostlarıma bir tavsiyem var. Hemen fabrikaya bir gezi tertip edin. Birkaç güvenilir gazeteciyi (Bulmak zor olacaktır ama yine de deneyebilirsiniz) fabrikaya götürün ve üretim bantlarını gösterin. TESLA’nın California ve Almanya GIGA fabrikalarından yaptığı gibi fabrika içi görüntülerini internet sitenizde sürekli yayınlayın. Ve otomobili bakanlara değil, otomotiv basınının temsilcilerine ve yabancı otomobil dergilerinin editörlerine de test ettirin. Tercihen Antalya’da ya da Muğla’da trafiğe kapalı bir alanda bu otomobili ecnebi dergilerin ve gazetelerin otomobil yazarları denesin. Yazsın. Bu arada bir daha böyle bir gösteri yapacağınız zaman üretimde olmayan eski imalat araçları oraya dizmeyin. ***

Turizm Bakanı: Geceleme başı gelirde İspanya'yı geçtik

Birkaç gün önce turizmdeki turist sayısı artışı ile gelir artışı arasındaki orantısızlığı yazdım. Yayınlanmış verilere dayanarak. Turizm yönetimindeki başarısını her fırsatta vurguladığım Turizm Bakanı Mehmet Ersoy aradı hemen. Moğolistan'da idi. “Kesilirse kusura bakmayın. Dağ bayır geziyorum” diyerek. “Sayı artışının gelir artışına yansımadığını yazmışsınız. Bu doğru değil” dedi. Ben de kendisine bu sayıları yayınlayan kaynağı yolladım hemen. “Bu doğru değil” diyerek kendi elindeki istatistikleri paylaştı. Bakan Ersoy’un verdiği sayılara göre Türkiye, 2021 yılında geceleme başına gelirde ilk kez İspanya’nın önüne geçmişti ve Türkiye’ye gelen turistler geceleme başına 82 dolar bırakırken, İspanya’da bu 72 dolar olmuştu. Bakan’a göre 2022 yılında geceleme başı gelir daha da artacaktı. “Bu yıl zannederim geceleme başına 89-90 dolar gelir elde edeceğiz. Geceleme başı gelir hesabı daha doğru bir hesaptır. Kişi sayısından daha doğru bir sonuç verir” dedi. Bu artışı pandemi döneminde oturup beklemek yerine çok yoğun bir tanıtım yapmalarına bağlıyordu Ersoy. “200 ülkede çok yoğun bir tanıtım yaptık. Sonucunu da aldık. Hem ülke çeşitliğinde ciddi bir artış oldu, hem de turist kalitesinde. Pazar bağımlılığımız azaldı. Değişik ülkelere yöneldik. Aslında bu gelir daha da fazla olacaktı ama euro dolar paritesi euro aleyhine gelişince bizi etkiledi. Gelirlerimizin önemli bir bölümü euro ama hesaplama dolar. Euro gücünü korusaydı daha da yüksek bir gelir olurdu” dedi. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

İnsan gibi davrandığımız zaman.

Ne zaman insan oluruz?

İnsan gibi davrandığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026