İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Brandweek'te Togg ile muhabbet

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 15, 2022

Brandweek'te Togg ile muhabbet

Hafta içinde Brandweek’te konuşmacıydım. 50 yıllık yakın arkadaşım, mektep arkadaşım, aile dostumuz Levent Erden davet edince gitmemek olamazdı. Levent Erden’in moderasyonunda iki konuklu bir oturumda konuklardan biri idim. (Gülmeyin ama diğeri Özer Sencar’dı.) Kendi oturumumuzdan sonra biraz gezelim dedik ve Brandweek’teki Togg standına denk geldik. Tabii Togg’daki dostlarla. Hemen sohbet başladı. “Çok yüklendin bize” dediler. “Yüklenmedim. Soru soruyorum. Çünkü merak ediyorum" dedim. Önce üretim planında olmayan yan ayna yerine yan kamerası olan araçla ilgili “Bu araç üretimde yok. Eski araç” demem konusu açıldı. “Bu araç eskiden gösterdiğimiz prototiplerden değil. Yeni” dediler. “Yahu siz kendiniz bana üretilmeyecek bu araç dediniz. Hatta ben Gürcan Karakaş’a ‘Opsiyon olarak olsaydı keşke’ dedim. O da bunun opsiyonel olarak üretilmek için çok pahalı bir seçenek olduğunu bu yüzden üretmeyeceğinizi söylemedi mi?” “Haklısın. Söyledi ama daha sonra focus gruplardan gelen veriler ışığında bunu da bir seçenek olarak üretme kararı alındı.”

“Peki bunu bana bir mail ya da telefonla söyleyemediniz mi, söyleseniz hemen anlatırdım” dedim. “Üretim bandı çalışmıyor dediniz.” “Hayır öyle demedim. Üretim bandının çalışmadığı dedikoduları var. Açılış sırasında içeriden görüntü vermemeniz ve gazetecileri içeri sokmamanız bu iddiaya dayanak teşkil ediyor, üretim bandının ve robotların çalışırken görüntülerini yayınlamanız lazım dedim.” “Evet öyle dediniz biz de yayınladık.” “Peki niye TESLA gibi üretim bandının ve fabrika içinin canlı görüntülerini internet sitenizden sürekli olarak yayınlamıyorsunuz?” diye sordum. “Yayınlıyoruz” yanıtını verdiler. “Her gün internet sitenize bakıyorum. Böyle bir şey görmedim” dedim. “Youtube’da yayınlıyoruz.” “Togg.com.tr’de yayınlasanız, Togg.com.tr’nin açılış sayfasına bu yayını bir köşeden koysanız, en azından orada bir link verseniz daha iyi olmaz mı?” diye sordum. “Olabilir” dediler. “Fabrika açılalı 10 günü geçti. Her gün 20 araç yapsanız şu anda otoparkta 200 araç olması lazım. Bunları da niye paylaşmıyorsunuz” diye sordum. “Çünkü çıkan araçlar hemen TIR’lara yüklenip homologasyon ve tip onay belgesi testleri için Almanya’ya gidiyor” dediler. “O zaman TIR’lara yüklenen araçların görüntülerini, fotoğraflarını koymak zor mu?” dedim.
Togg’la ilgili başka şeyler de konuştuk ama lafı uzatmayayım. Bana göre mesele şu. Ben bu otomobilin sadece iktidarseverleri değil, başta otomobilseverler olmak üzere herkesi heyecanlandırmasını, herkes tarafından benimsenmesini istiyorum. Siyasiler ve trolleri hiç umurumda değil ama Togg ekibinin bunu anladığını zannediyorum. NOT: Togg'a ön sipariş vermek isteyen İBB'ye verilen yanıt son derece yanlış. "Cumhurbaşkanı'ndan başkasının siparişlerini kabul etmiyoruz" demek yerine "Şu anda sadece Cumhurbaşkanlığı makamına tek bir adet sipariş kabul ettik. Sipariş kabulüne henüz başlamadık. Markamıza gösterdiğiniz güvene çok teşekkür ederiz" şeklinde çok daha düzgün bir yanıt verilebilirdi. İBB'ye verilen yanıt son derece kabadır. Marka ve markanın sahipleri açısından utanç vericidir. Üstelik böyle bir sipariş siyasi açından da iktidarın çok işine yarayabilirdi. ***

Küçük kalkar büyüğe bakar

Bu Z kuşağı meselesine asla inanmadım. Gençleri alfabenin çeşitli harfleri ile sınıflandırmayı doğru bulmuyorum. Gençler gençtir ve hızlı bir biçimde büyürler. Bu yüzden başına herhangi bir harf koymadan gençler diyerek, gençlerin siyasi tercihlerine bakalım. Elimde birkaç ayrı firmanın 1996 ila 2002 arasında doğmuş ve bu seçimde oy kullanacak genç seçmenlerle ilgili verileri var. Bunların hepsini bir araya getirince ortaya şöyle bir tablo çıkıyor. Genç seçmenlerin AK Parti’den uzak olduğu cümlesi tam olarak doğruyu yansıtmıyor. Gençler arasında AK Parti’nin oy oranı yüzde 30 civarında. AK Parti’nin genel oyu yüzde 48 iken genç seçmen arasında oylarının düşük olduğu doğru idi. Bugün durum bu değil. Genel oyu ile gençler arasındaki oyu hemen hemen aynı. CHP’de ise tam tersi bir durum var. CHP’de genç seçmenlerin oyu yüzde 35’e yakın. CHP’nin genel oyundan 7-8 puan kadar daha yüksek. Genel oy oranına oranla gençlerden en fazla oy alan parti ise Ümit Özdağ’ın Zafer Partisi. 18-26 yaş arasındaki seçmende Zafer Partisi’nin oy oranı yüzde 13’ün üzerinde. Bu da Zafer Partisi’nin genel oy oranının 4 katı, 50 yaş üzerinde seçmenden aldığı oyun ise tam 10 katı. Diğer partilerde ise gençlerin oyu, genel oylarının epey altında. Yine de gençlerin, tercihlerinde büyüklerinden etkilendiklerini ve benzer bir siyasi hizalanma yaptıklarını söylemek çok yanlış olmaz. ***

Trajedi komedi

Yıllar önce yazmıştım bunu. Bu dediğim Hegel’in bir tespiti. Ünlü filozof şöyle der: “Tarihte bütün büyük olaylar ve kişiler hemen hemen iki kez yinelenir.” Bu cümleye eklemeyi Karl Marx yapar: “İlkinde trajedi ikincisinde komedi olarak.” Hangi olaya istinaden yazdığımı hatırlamıyorum ama bunu yıllar önce paylaşmıştım okurlarla. Şimdi yine aklıma geldi. Türkiye’nin yakın tarihinde bir kırılmadır Recep Tayip Erdoğan’ın okuduğu şiirdeki bazı cümlelerin halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği gerekçesiyle mahkum edilip hapse atılması. Böylece o gün kendi partisinin yönetimince bile çok fazla benimsenmemiş ama başarılı bir belediye başkanı hapse atılmış ve siyaseten yasaklı hale gelmişti. O gün yazdığım gazete “Muhtar bile olamaz” başlığı atarken ben kendi köşemde “5 yıl içinde Başbakan olacak adamı biz bugün hapse attık” demiştim. Şimdi o birkaç aylık hapisten 20 yıllık mağduriyet çıkaran bir siyasi hareket, yine bir İstanbul Belediye Başkanı’nı hapse atmak ve siyasi yasaklı hale getirmek için kendisine karşı uygulanan taktiği kullanıyor. Tayyip Erdoğan’ın hapse atılması Türk siyaseti için bir trajediydi ve sonuçlarını hala yaşıyoruz. Şimdi Tayyip Erdoğan’ın partisi kendisi için tehlikeli gördüğü bir başka İstanbul Belediye Başkanı'nı hapse atmak için yırtınıyor. Bu çok açık bir komedidir. Türk siyaseti için gülünecek bir durumdur. 2019 yerel seçimleri sonrası iktidarın seçimi geçerli saymayacağını ilk günden görüp söyleyen ve “Bunu yaparsanız İmamoğlu çok daha güçlü şekilde kazanır. Konya’da yıllar önce aynı şey yaşandı. Mehmet Keçeciler’in kazandığı seçim iptal edildi. Tekrarlanan seçimde bu kez fark atarak kazandı” demiştim. Tam da öyle oldu. Belli ki AK Parti yönetimi tüm bunlardan ders almıyor. Siyaseti komediye çevirmeyi seviyor. Ya da kim bilir belki de İmamoğlu’ndan bir kahraman yaratmak istiyorlar. Yoksa bu kadar da öngörüsüz olamazlar. ***

Tatbikat değil rezalet

Dün akşam Türkiye'de ciddi bir komedi vardı. Hayatımda gördüğüm en komik sözde tatbikat. AFAD'ın deprem tatbikatı. Günler öncesinden cumartesi akşam saat 18.57'de deprem tatbikatı yapılacağı duyuruldu. Ama son derece programsız, organizasyondan uzak bir tatbikat olduğu başından belli idi. Ciddi bir tatbikatta 18.57'de alarmlar çalar, mesajlar gelir, en kısa süre içinde de deprem toplanma alanlarında toplanılır, bu arada AFAD, itfaiye ve cankurtaran servislerini alarma geçirir, bunlar sözde yangın ve yıkılan binalara harekete geçer, kurtarma ekipleri hemen organize olup AFAD'ın haber verdiği adreslerin önünde buluşur falan. Bunların hiçbiri olmadı. Çünkü muhtemelen deprem toplanma alanları imara açılıp yok edildiği için bunun ortaya çıkmasını istemediler. Ama zaten tatbikatın gerisi de rezaletti. Biz 7 mektep arkadaşı bir lokantada idik o saatte. Tatbikat saati öncesi "Biz burada bir masanın, tezgahın arsasına sığınmış gibi yaparız da, acaba Fenerbahçe maçında statta olanlar tatbikatı nasıl yapacak" falan diye konuşuyorduk. Sonra saat 18.57 oldu. Ne bir mesaj, ne bir alarm. Tık yok. Sonra masadaki 7 kişinin 7'sine de ayrı ayrı saatlerde, hemen hemen 1,5-2 saat farkla mesajlar gelmeye başladı. Bana mesaj saat 20.19 gibi geldi, ekranda belirdi. Açmaya çalışırken yok oldu. Bulunduğumuz lokantadaki herkes aynı durumda idi. Herkese farklı saatlerde mesaj gelmişti. Aynı yeri farklı saatlerde vuran ilginç bir fay hattı vardı AFAD'ın. Ve kimse de ne yapacağını bilmiyordu. Boş, saçma sapan bir tatbikat oldu. Tam bir dostlar tatbikatta görsün durumu. Şunu anladık ki, saati belli bir sözde tatbikatı dahi beceremeyen bir sistemle depremi bekliyoruz. Allah hepinizin yardımcısı olsun diyeceğim. Çünkü belli ki işimiz Allah'a bırakılmış. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

İnsanlara insan gibi davrandığımız zaman.

Ne zaman insan oluruz?

İnsanlara insan gibi davrandığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLC görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek140 yıllık mirasın sonucu! Mercedes-Benz yeni GLCMercedes-Benz’in 140 yıllık inovasyon ve mühendislik yolculuğu, otomobilin geçmişinden geleceğine uzanan güçlü bir hikâye. DİREKSİYONDA TEKE TEK’in bu bölümünde Fatih Altaylı’dan Mercedes-Benz’in 140 yıllık tarihini ve bu yolculuk boyunca şekillenen inovasyon anlayışını dinliyoruz. Ardından, bu köklü mirasın geleceğe uzanan temsilcisi Yeni Elektrikli GLC’yi direksiyon başındaki deneyimleriyle keşfediyoruz. Mercedes-Benz’in geçmişinden geleceğine uzanan bu yolculuğa siz de eşlik edin. #MercedesBenzTürkiye #DireksiyondaTekeTek #YeniElektrikliGLC #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:11 Mercedes-Benz’in tarihi ve GLC’nin üretimi 03:20 800 Volt mimarisi nedir? 04:26 Dış tasarım 07:22 Yan görünüm ve içine ilk bakış 09:41 Kokpit tasarımı 11:43 Teknik bilgiler ve sürüş izlenimi 15:25 Cam tavan ve multimedya 16:20 Otonom sürüş kabiliyeti 17:05 Konforu arttıran detaylar 20:31 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli
Ağustos 21, 2026
Osmanlı'da modernleşme görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026