İstanbul 22°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Dünya Kupası finallerindeki Türkiye

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 16, 2022

Dünya Kupası finallerindeki Türkiye

Siyasetten, siyasetçilerden, sonuçsuz tartışmalardan, memleketten çok kendini düşünen siyaset ve sözde aydın çevrelerinden, terörden, karanlık ve asla aydınlatılamayacak, aydınlatılmaya çalışılmayacak olaylardan sıkıldım. Birkaç gün köşemde farklı konuları işleyeceğim. Moralimi daha az bozmaya çalışacağım. Geçen hafta itibarıyla ligler “Dünya Kupası tatiline” girdi. Futbol dünyasında gözler Katar’a çevrildi. Futbolun kurumlarının hala tartıştığı, Dünya Kupası’nı nasıl aldığı belgesellere konu olan Katar’a. Katar’daki Dünya Kupası’nda ne yazık ki Türkiye yok. Elemeleri geçemedik. Ama Türkiye Katar’daki Dünya Kupası’nda farklı bir şekilde temsil ediliyor. Nasıl mı, anlatalım. Biliyorsunuz, Türkiye’de Mercedes ve VW’nin ticari minibüslerini müthiş lüks binek araçlarına dönüştüren firmalar var. Bunların bazıları çok çok başarılı ve kendi alanlarında dünyanın muhtemelen en iyileri. Bunların en bilineni ise üç kuşaktır otomotivci, eski ralli şampiyonu Şükrü Okçu’nun kurduğu “Okçu İndividual”. Okçu, yıllardır iç piyasaya hemen hemen hiç yönelmeden, Arap Yarımadası, Avrupa ve Amerika’ya özel dizayn, özel yapım araçlar yolluyor. Mercedes’in bu konudaki anlaşmalı çözüm ortaklarından biri ve Okçu İndividual’in başında artık Savni Okçu var. İki yıl kadar önce, Okçu İndividual’den üç Katarlı hükümet yetkilisi randevu alarak geliyor. Yapımı sürmekte olan araçları, bitirilmiş birkaç aracı, imalat detaylarını uzun uzun inceliyorlar. Sonra da dünyada benzer işler yapan pek çok firmayı incelediklerini ve Okçu’da karar kıldıklarını ve Katar Hükümeti adına 55 adet sipariş vermek istediklerini söylüyorlar. Ancak araçların VW ve M.A.N marka olmasını istiyorlar. Araçların Dünya Kupası’ndaki VIP misafirler için olduğunu belirtiyorlar. Uzun render çalışmalarından sonra Katar’ın milli renklerine yakın iç renklere sahip bir dizayn üzerinde karar kılıyorlar ve sipariş netleşiyor. Ancak bu arada pandemi nedeniyle Almanya’dan araç tedarikinde sorun var. Fakat VW’nin yüzde 18’ine sahip Katar için bu sorun değil. Türkiye’deki distribütör bile araç bulamazken, Katar için üretilecek minibüsler zamanında teslim ediliyor. Ve pandemi koşulları nedeniyle ortaya çıkan tüm aksamalara rağmen imalat başlıyor. Sipariş üç tip aracı kapsıyor. 8 kişilik VW Cratfter, 8 kişilik M.A.N GTE ve 5 kişilik VW Caravelle’ler. İlk Crafter geçen yılın sonunda teslim ediliyor. Katar Şeyhi Tamim, lik aracı askeri bir uçak yollayarak aldırıyor ve bu aracı kullanmaya başlıyor. O beğeniyor ki, Dünya Kupası sırasında gelecek yabancı devlet başkanlarının da bu araçlarla karşılanmasını istiyor. Bunun üzerine devlet başkanları için yeni bir sipariş geliyor. Sonunda tüm araçlar tamamlanıyor ve geçen hafta itibarıyla Katar’a yollanıyor. Bu arada Savni Okçu, Katar’a giderek araçları kullanacak tüm şoförlere birkaç aylık bir özel eğitim programı yapıyor. Tüm ekibiyle birlikte Dünya Kupası boyunca Katar’da araçlara bakım hizmeti verecek bir düzeni de kuruyor. Anlayacağınız Katar’daki Dünya Kupası’nda sahada yokuz ama saha dışında gayet iyi temsil ediliyoruz. Öyle ki, geçenlerde Katar’a giden VW’nin Başkanı Diess’i de havalimanından bir Okçu yapımı bir Caravelle alıyor ve Diess “Bizim böyle bir aracımız yok bu nereden çıktı” diyerek şaşkınlığını belirtiyor. Ve hikaye burada bitmiyor. Katar, bakanların ve dış temsilciliklerinin de bu araçlardan kullanmasını kararlaştırıyor ve Okçu İndividual’a yeni siparişler gelmeye devam ediyor. Bence hikaye oldukça gurur verici. Ve Okçu, Türkiye piyasasına araç yapmadığı ve zaten birkaç yıllık üretimi hali hazırda dolu olduğu için “Reklam yapma kaygısı” olmadan rahatça yazıyorum. Ve keşke Togg da Okçu’ya bir özel dizayn yaptırsa ve fuarlarda bu aracı gösterse diye düşünüyorum. ***

Seçim için seçenek

Şunu fark ettim. Altılı masa toplantıları artık kimsenin ilgisini çekmiyor. Neredeyse haber değeri bile kalmadı. Önceki günkü toplantının gündem maddelerinden biri BTP’nin de masaya alınıp alınmayacağı olmasa, toplantı haber bile olmayabilirdi. İlgi o düzeyde. Ancak ben bu durumu çok da önemsemiyorum. Hatta kim bilir belki de doğru yapıyorlardır, beklentiyi arttırmak fena fikir olmayabilir. Ama bu arada iktidarın gündemi ele geçirmesine karşı da bazı hamleler yapmaları gerekirdi. Birkaç ay öncesine kadar gündemi belirleyen taraf muhalefet iken, bu kez gündem belirleme işini iktidara kaptırdıklarını gözardı etmesinler. Dediğim gibi masa artık ilgi çekmiyor. Ama bu, çekmeyeceği anlamına da gelmiyor. Oluşturduklarını açıkladıkları yeni “Sivil” Anayasa’yı doğru düzgün bir biçimde sunabilirlerse, yeniden gündemi belirleme şansını kazanırlar. Hele hele uzun zamandır Godot’dan daha fazla beklenen adaylarını açıkladıkları anda siyaseten tüm kartlar yeniden dağıtılır. Çünkü şu anda Cumhurbaşkanlığı ile ilgili söylenen her söz, yapılan her anket, açıklanan her tercih aslında kocaman bir yalan. Bir yanda 20 yıldır ülkeyi iyi kötü yöneten, güçlü bir lider, diğer yanda ise bir masa var. Sonuçta lider ile masa yarışmayacak. Bir isim ile bir başka isim yarışacak. Siz hiç şöyle bir ganyan bahisi gördünüz mü! Yarışacak atlardan biri belli diğeri ise “Vallahi bizim eküriden bir at ama hangisi daha bilmiyoruz. Hatta belki bizim eküriden bile olmayabilir.” Böyle bir bahise, kim parasını önceden yatırır! Ganyan oynayabilmek için, ortada bir yarış, bir yarış olması için de koşacak en az iki yarışmacı gerek. Bir seçim olması için de, en az iki seçenek. O nedenle ben şu anda ne Erdoğan karşıtlığının yüzde 50’nin üzerinde olduğu iddiasını önemsiyorum ne de tersini söyleyenleri. Şu anda önemli olan tek şey altılı masanın hala dağılmamış olması. Gerçek yarış ise her iki aday da belli olduğu gün başlar. Tabii esas olarak Yüksek Seçim Kurulu’nun da iki adayından aday olma niteliklerini kabul ettiği gün. ***

Dostluktan güzeli var mı?

Bana kızmak için bahane arayan okurlardan biri kızmış. “Niye iki yazından birinde arkadaşlarla yemekteyiz, arkadaşlarla şuradayız, buradayız diyorsun. Sürekli liseden arkadaşlarından bahsediyorsun” diye. Haklı mı haklı. Evet, iki günde bir değil ama arada bir lise arkadaşlarımla buluşmalarımdan söz ediyorum. Bunun tek bir nedeni var. Özel hayatımı sergilemek değil o neden. Dostlukların, eski dostlukların önemini vurgulamak için yazıyorum bunu. Uzun, köklü dostluklar, elli yıla varan ve hatta aşan arkadaşlıklar önemlidir. Bana sorarsanız bir toplumu toplum yapan, bir kültürün yaşamasını sağlayan, yeni kuşakları, gençleri, olgunlaşmış bir toplum yaşamına hazırlayan şey o eski dostluklardır. Köklü dostlukları olmayanın, eski dostlukları olmayanların kökü yoktur. Oradan orayla savrulurlar. Birkaç yıl önce bir gazeteci için, dostları bir doğum günü partisi düzenlemişlerdi. Katılanların tamamı, o gazetecinin son 10-15 yılda mesleği gereği tanıştığı insanlardan oluşuyordu. Çok üzülmüştüm buna.
Ve niye oradan oraya savrulan, ilkesi olmayan biri olduğunu anlamıştım. Kökü yoktu. Eskisi yoktu. Sevdiği, gurur duyduğu, bağlı olduğu ve kendisine bağlı bir geçmişi yoktu. Haftanın en az iki üç günü buluştuğum dostlarım var. 75-80 yaşlarındalar. Arkadaşlarının tamamı en az 60 yıllık. Aralarındaki en yeni benim. Ben de 35 yıldır onlarlayım. Sınıf arkadaşlarım var. 50 yıldır beraberiz. Altımıza işediğimiz günden beri birbirimizi tanıyoruz. Eski dostluklar önemli, değerli. İnsan yaşlanınca aklında kalan tek şey dostlarla geçirilen güzel anlar. Satın aldığınız hiçbir şey size anı olmuyor. Geçmişe bakınca onları anımsamıyorsunuz. Ama dostlarla geçirilen her güzel anı, yapılan şakaları, paylaşılan varlıkları veya yoklukları, seyahatleri aradan uzun yıllar geçse de hatırlıyorsunuz. Evet arada eski dostlarla olduğumu yazıyorum. Gençlere tavsiye olarak. Dostlar ve aile. Gerisi hikaye… ***

NATO üyesi değil miyiz!

Rusya bu kez de Polonya'yı vurdu. Ukrayna sınırındaki küçük bir kasabaya, Rusya kabul etmese de, iki Rus füzesi düştü. İki kişi hayatını kaybetti. Tabii bu saldırı Bali'deki G20 zirvesine de bomba gibi düştü. Biden, saldırı sonrası zirvedeki NATO liderlerini acil olarak bir araya getirdi ve bir toplantı düzenledi. Ancak ilginçtir. Toplantı masasında Rusya ile Ukrayna arasında arabuluculuk yapan, tahıl koridorundaki çabaları nedeniyle Batılılar ve NATO liderleri tarafından sürekli takdir ve taltif edilen Cumhurbaşkanı Erdoğan yer almadı. Bunun mutlaka bir nedeni olmalı. Bu nedeni merak eden acaba sadece ben miyim! Müttefikler toplantısı ve Türkiye masada yok. ***

Karanlık

İstanbul'daki bombalı saldırının çok karanlık bir saldırı olduğunu yazmıştım. Bu konudaki haklılığım giderek daha fazla ortaya çıkıyor. Bombacının telefonla görüştüğü kişiler arasında bir MHP'li ilçe başkanının bulunduğu iddiası, söz konusu ilçe başkanının "Sahte belge ile adıma telefon çıkarmışlar" şeklindeki savunması gibi pek çok karanlık olay peş peşe ortaya çıkıyor. Bu konu ile ilgili yazı yazmak şu andan itibaren çok sıkıntılı. En iyisi biraz beklemek. Nasıl olsa doğruların ortaya çıkmak gibi bir huyu var.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Algıyla değil akılla hareket ettiğimiz zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Algıyla değil akılla hareket ettiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kurşun atana af, saçını örene ihraç
Köşe Yazıları
Kurşun atana af, saçını örene ihraç

Fatih Altaylı

Ağustos 20, 2026

Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”
Köşe Yazıları
Güzelaydın: “Ali Dürüst Sportif A.Ş.’nin başına geçmeli”

Fatih Altaylı

Ağustos 19, 2026

Yapay zeka tartışmaları
Köşe Yazıları
Yapay zeka tartışmaları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2026

  • Videolar

Tümü
Osmanlı'da modernleşme görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimOsmanlı'da modernleşmeShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:55 Modernleşme nedir? 12:00 Osmanlı'da modernleşmenin ilk adımları 18:40 Modernleşme ve gelenekçilik 23:32 Osmanlı'da bankacılık sistemi neden kurulamadı? --shorts 26:45 Osmanlı'nın zengin tebaası var mıydı? 39:29 Türk aydınları kendi çağdaşları arasında geride mi? 52:25 Batı’nın teknolojisi hariç başka bir şeyini almamak mümkün mü? 56:07 Mısır modernleşmesi niye durdu? 1:03:21 İran modernleşmesi 1:16:48 Kore modernleşmesi 1:21:15 Kapanış #işbirliği
Ağustos 16, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Faruk SabancıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Plajlarda çalmayı sevmiyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:04 Neden sanayici olmadı da DJ oldu? 07:46 Zengin bir aileden gelmek bu işte avantaj mı? 09:55 Tiësto onu nasıl keşfetti? 12:29 Nasıl bir hayat geçirdi? 15:16 DJ'liğe nasıl başladı? 17:36 Parçaları sürekli değiştiriyor mu, yoksa aynı parçaları mı çalıyor? 21:47 Günde kaç saat müzik dinliyor? 23:18 Hangi ülkelerde konser verdi? 24:11 Örnek aldığı DJ'ler var mı? 25:28 DJ'likte hedefi ne? 27:07 Türk sanatçılarla projeler düşünüyor mu? 30:15 Canlı orkestrayla birlikte çalmayı planlıyor mu? 30:43 Yapay zekânın DJ'liğe etkisi 35:57 DJ'likte para var mı? 38:05 DJ'likte telif meselesi nasıl oluyor? 38:41 Bir DJ en çok nerede çalmak ister? 42:42 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 16, 2026
Üniversiteye gitme isteği azalıyor mu? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erhan Erkut & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÜniversiteye gitme isteği azalıyor mu?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 03:26 Üniversite tercihleri ve önemleri 09:49 Üniversitelerin 3 senelik eğitime düşmesi planlanması 13:00 Üniversite kontenjanlarının dolmaması ve sonrasında azaltılması 17:44 Yapay zeka ile birlikte açılan bölümler 21:48 Üniversite sınavına giren kişi sayısının azalması 26:29 Üniversite fiyatlarının artışı 38:29 Sınavlarda sıfır çeken öğrenci sayısının artması ve eğitime etkisi 41:11 Yurtdışına eğitime gidenlerin sayısı artıyor mu? 43:18 Türkiye'deki öğrenci kalitesi düşüyor mu? 49:58 Devlet üniversitelerinin düşüşü, özel ve vakıf üniversitelerinin yükselişi 53:02 Bugünkü bilgi birikimi ile bir tercih yapacak olsa hangi bölüm ve okulda okumak isterdi? 55:13 Kapanış #işbirliği
Ağustos 9, 2026