İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Kabak ve düdük

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 24, 2022

Kabak ve düdük

Kabak çekirdeğinin, bir yılda yüzde 150 zam görmesinin hangi mantıkla olabileceğini sordum.
Bir kuruyemiş üreticisinden yanıt geldi.
Geçen yıl üreticiden 20 TL’ye alınan kabak çekirdeği, temizlenip kavrulduktan sonra 30 TL’ye pazarlama firmalarına satılıp, onların da üzerine kendi kârlarını eklemesi ile birlikte üç harfli zincirlerde 50 TL, kuruyemişçilerde ise 80-90 TL’ye tüketiciye ulaştırılıyormuş.
Bazı lüks kuruyemişçilerde ise fiyat benim de sözünü ettiğim 100-110 TL'yi bulabiliyormuş.
Ancak bu yıl kabak çekirdeği rekoltesi geçen yılın yüzde 20’si civarında gerçekleşmiş.
Bu da geçen yıl çiftçiden 20 TL’ye alınan kabak çekirdeği fiyatını 60-65 TL seviyesine çekmiş.
Bu da nihai tüketiciye ulaşan kabak çekirdeği fiyatını 200 TL civarına taşımış.
İşçilik, enerji, taşıma ve depolama maliyetlerindeki artışlar göz önüne alındığı zaman bu artış normal, hatta oransal olarak düşükmüş.
Doğru.
20 TL’ye üreticiden alınan kabak çekirdeği benim kuruyemişçide 120 TL ise, 65 TL’ye üreticiden alınan kabak çekirdeğinin benim kuruyemişçide en 390 TL olması lazım.
Aslında tüm ürünlerde benzer bir vaziyet var.
Bunun tek nedeni ise ülkenin “yönetilmiyor” olması.
Savunma sanayii ile övünmek, Togg'la keyiflenmek iyi hoş da, hayat bundan ibaret değil.
Tarımdan söz eden yok mesela.
Kabak çekirdeği ilginç bir gösterge aslında.
Fiyat artışlarında üretim düşüşü büyük etken.
Tarımsal girdi maliyetlerindeki kontrolsüz artış ve belirsizlik de daha büyük etken.
Ne bir üretim planlaması var ne bir üretim öngörüsü.
Derdini anlatmaya çalışan üreticiye Bakan düzeyinde fırça, aşağılama.
Kimse bugün üretip sattığı ürünü, yarın kaça mal edeceğini bilmiyor.
Ekonomi politikasını ciddiye alamadığı, güvenemediği, bilmediği için de var olduğu söylenen enflasyonu değil, var olacağına inandığı enflasyonu fiyatlara yansıtıyor.
Geçen ay 27 TL’ye satılan bir mutfak malzemesinin, bu ay 79 liraya satılmasını gerektirecek ne bir kur artıyı söz konusu ne de emtia fiyat artışı.
Tek neden belirsizlik, güvensizlik.
Pahalılığı birtakım terör örgütlerine bağlamak ise ülkeyi küçük düşürmekten başka bir şey değil.
Üstelik çok övünülen Tarım Kredi Kooperatifleri’ndeki fiyatlar da terör bağlantılı denilen ama aslında çoğuna iktidara çok yakın isimlerin sahip olduğu üç harfli market zincirlerinden çok da aşağı değil.
Çok açık ki, bugünkü hayat pahalılığının asıl nedeni, yönetim beceriksizliği ve bunun artık aşikar hale gelmiş olması.
Herkes biliyor ki, sonsuz basınca dayanacak bir düdüklü tencere yok. Altındaki ateşi söndürmedikçe bir yerde patlar. Bugünkü durumun nedeni herkesin patlamaya hazır olmaya çalışması. Ateşi söndürmeyi düşünen ise yok. Sadece düdüğü susturmaya çalışıyorlar. ***

Kiralık akıldan dertsizi yok

Sisi ile el sıkışma ve mango suyu muhabbeti sonrası, Esad ile barışmaya da iktidarın küçük ama güçlü ortağından yeşil ışık geldi.
Büyük ortak da bizim yıllardır söylediğimiz ama her söylediğimizde hakarete uğradığımız ve ilkesiz olmakla suçlandığımız “Dış politikada kalıcı küslük ve koşulsuz dostluk olmaz" cümlesini terennüm etmeye başladı.
Bunlar olumlu gelişmeler.
Ama birinde 9, diğerinde 11 yıllık yanlış politika ve inadın diyetini halk ve ülke ödüyor.
İktidar ise daha önce küslüğün rantını yedi, şimdi ise barışmanın rantını yemeye hazırlanıyor.
Akıllarını kiraya vererek kolay yaşam yolunu seçmiş olanlar ise şimdi patronlarından daha hızlı bir dönüş ile dün sövdüklerini, bugün övüyorlar, dün doğru dedikleri politikanın tam tersine bugün de doğru diyorlar.
Rabia heykelleri Irak’taki Saddam heykellerinden daha hızlı bir şekilde indiriliyor, indirilemeyenlerin altına “4 çay” yazılıyor.
Bu durumu alkışlayanların, yarın 180 derecelik bir dönüş daha olsa onu da öveceklerinden ve doğru bulacaklarından kuşkumuz yok.
Acı olan ise bu ilkesizlikte komşuluk yapmak.
Benim merak ettiğim ise şu.
Yarın, bugün terör örgütü olarak tanımlanan bazı oluşumlarla ya da en azından o oluşumların bazı kanatları ile aynen Sisi ve Esad gibi hızlı bir barışma sürecine girilirse, bu yancılar ona da alkış tutacaklar mı!
Yoksa o iş çoktan oldu da, bizim mi haberimiz yok! ***

Siz hiç korkar mısınız!

Dün Celal Şengör’ün sert uyarısını yazıp, İstanbul’u bekleyen deprem tehlikesine bir kez daha dikkat çekince pek çok okurun tepkisini de çektik.
“Bunu yazarak eline ne geçti? Ne yapalım yani gidecek yerimiz, çıkacak evimiz mi var? Niye bizi korkutuyorsunuz! Bizim elimizden ne gelir ki! Bundan ne çıkarınız var?” diyen okurlar oldu.
Sizin elinizden gelen çok şey var ama siz bunun farkında değilsiniz.
Deprem gerçeğini göz önüne almayan, yaşadığınız kentleri depreme hazırlamayan, sizin, çocuklarınızın, torunlarınızın hayatlarını kurtaracak planlamayı ve dönüşümü yapmayıp bu parayı abuk sabuk yerlere harcayan, doğru düzgün afet planlaması yapmayan, yapamayan, deprem toplanma alanlarını bile üç kuruş rant için imara açanlara hesap soracaksınız.
Sizin elinizden gelen bu ve bundan daha güçlü hiçbir şey yok.
Dün deprem sonrası pek çok İstanbullu kendini sokaklara attı.
Toplanacak yer bulabildiniz mi!
Tabii ki bulamadınız.
Yer olmadığı için, kavşak göbeklerinde toplanan insanlar gördüm.
Olası bir İstanbul depreminde içecek su, yiyecek tek kap yemek, sıçacak bir yer bulabilecek misiniz hiç düşündünüz mü!
Şehir hastaneleri şahane, çok güzel.
Peki bir deprem anında herkes o hastanelere ulaşabilecek mi, ulaştırılabilecek mi!
Kent içinde hastane olmasının ne kadar önemli ve değerli olduğunu hatırladınız mı! Celal Şengör, dünyanın en önemli deprem bilimcilerini Türkiye'ye getirdi. Dünyanın en iyi üniversitelerinin, jeoloji alanındaki, jeofizik alanındaki anıt isimlerini. Bir tek kamu yöneticisi, bir tek bakan ya da belediye başkanı kendilerini davet edip görüşmedi. Parayla değil, bedavaydı. Çünkü bilginin önemli olduğu bir yönetim anlayışımız yoktu bu ülkede.
Ve siz buna tek kelime etmediniz. Çünkü siz de elinizdeki gücü bilmiyorsunuz. Kullanmıyorsunuz.
Sonra Celal’e ve bana kızıyorsunuz, “Bizi korkutuyorsun” diye.
Güldürmeyin beni.
Sizi zangır zangır titreyen binalar, çatlayan duvarlar, 7 büyüklüğünde depremler korkutamıyor.
Biz mi korkutacağız? ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Korkusuzluğun cesaretten değil, aptallıktan veya cehaletten kaynaklandığını bildiğimiz zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Korkusuzluğun cesaretten değil, aptallıktan veya cehaletten kaynaklandığını bildiğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Golü ye, tehlikeyi atlat
Köşe Yazıları
Golü ye, tehlikeyi atlat

Fatih Altaylı

Mayıs 22, 2026

Dostu olmayan adam
Köşe Yazıları
Dostu olmayan adam

Fatih Altaylı

Mayıs 21, 2026

Hiçbir şey yeni değil
Köşe Yazıları
Hiçbir şey yeni değil

Fatih Altaylı

Mayıs 20, 2026

  • Videolar

Tümü
"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Atatürk'ü anlamak için tek kitap yeterli değil!"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 03:27 Atatürk hakkındaki kitaplar 05:52 Lord Kinross'un "Atatürk" kitabı 11:13 Nutuk 12:38 Afet İnan'ın "Atatürk hakkında hatıralar ve belgeler" kitabı 20:25 Edward Casey "Mekânın kaderi" kitabı 21:26 Turan Farajova'nın "İstanbul Apartmanları" kitabı 24:21 Fabio Grassi'nin "Atatürk" kitabı 26:07 Ahmet Kuru'nun "İslam" kitabı 34:29 19 Mayıs 36:56 Şiir kitapları 39:12 Kapanış #işbirliği
Mayıs 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum” görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Alper KulFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Ticarette başarısız olduğum için tiyatrocu oldum”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:22 Trabzonlu olması 05:10 Amerika'da neden tiyatro okumaya gitti? 07:34 Boş vakitlerinde hammallık mı yapıyordu? 11:23 Ferzan Özpetek'le Hamam filmindeki rolü neydi? 13:00 BKM'nin kuruluşundan beri orada mı? 19:50 Oynadığı diziler neler? 23:49 Askerlik anıları 29:00 Güldür Güldür'de oynamak yorucu değil mi? 33:53 Güldür Güldür'den neden ayrıldı? 35:33 Barselo oyunu nedir? 38:15 En sevdiği branş hangisi? 39:38 Çocuklarının isimleri 40:27 “Erkekler kendini ifade etmekte zorlanıyor” cümlesi 43:43 Evlilik nasıl gidiyor? 48:21 Ticari girişimlerindeki başarısı? 1:00:11 Şu anda olan oyunları neler? 1:01:09 Ortam sanatçı açısından zorlayıcı mı? 1:04:03 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mayıs 17, 2026
Hantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Önder Ergönül & Fatih AltaylıHantavirüs, Covid-19’dan daha büyük tehlike mi?Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/collections/ozel-fiyatlar?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_April26 https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:08 Hantavirüs nedir? 08:22 Hantavirüs türleri 10:29 Hantavirüs yayılan gemideki ilk vakalar ve dünyadaki geçmişi 24:01 Türkiye'deki hantavirüs vakaları 27:22 Hantavirüsün belirtileri 31:49 Kırım Kongo Kanamalı Ateşi 37:58 Hantavirüs yayılan gemideki insanların karantinaya alınması gerekiyor mu? 39:26 Bu gemideki hantavirüs solunum yolu ile mi yayılıyor? 40:26 Dünya Sağlık Örgütü gemideki insanların durumlarını tek tek takip ediyor mu? 41:38 Koç Üniversitesi'ndeki çalışmaları nasıl gidiyor? 44:38 Hantavirüs ismi nereden geliyor? 45:33 Önümüzdeki dönemlerde korkmamız gereken yeni virüsler olacak mı? 46:27 Grip ve zatürre aşıları 47:46 Aşıların kalp krizi yapma riskleri var mı? 51:03 Kapanış
Mayıs 17, 2026