İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazılarıFatihAltaylı
detail banner reklam

Kılıçdaroğlu, Terim olmak ister mi!

FatihAltaylı
Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Aralık 7, 2022

Kılıçdaroğlu, Terim olmak ister mi!

Kemal Kılıçdaroğlu’nun tüm hevesine ve çevresinin tüm arzusuna rağmen Cumhurbaşkanı adayı olmayacağına ilişkin düşüncem giderek pekişmeye başladı. Kemal Bey, bir kez daha sahada oyuncu olmaktansa, kenarda iyi bir teknik adam olmayı tercih edecek gibi duruyor. Ben buna “Fatih Terim paradigması” diyeceğim. Fatih Terim Galatasaray’da yıllarca futbolcu olarak sahaya çıktı. 14 yıl boyunca. Tüm bu süreç boyunca tek bir şampiyonluk dahi göremedi. Öyle ki, Terim’in adı taraftarlar arasında “Uğursuz” a çıktı ve 1985 yılında jübilesini yaptığında taraftar bir “Oh” çekti. Nitekim Terim’in bırakmasından bir yıl sonra 1986-87 sezonunda Galatasaray şampiyon oldu. Ama aynı Terim 1996 yılında Galatasaray’da saha kenarında teknik sorumlu oldu. Uğursuz denilen adam Galatasaray tarihini değiştirdi. Terim’le beraber Galatasaray, şampiyonluk sayısında çok gerisinde olduğu ezeli rakibini geçerek en fazla şampiyonluk kazanan takım oldu, üstüne üstlük bir de UEFA kupası şampiyonluğu kazandı. Sahadaki “Uğursuz” saha kenarında “İmparator’a dönüştü.

Zannederim Kılıçdaroğlu da sahada oyuncu olmak yani Cumhurbaşkanlığına aday olmak sevdasından vazgeçmiş gibi duruyor. Onun yerine teknik direktör olarak efsane olmayı seçecek gibi. Haksız da sayılmaz. 2019 sezonunda şampiyon olamasa da mahalli ligin kupasını kazanmış idi. Aynı başarıyı 2023 sezonunda da tekrarlamak isteyecektir. Olası kadrosunu da yarın anlatırız inşallah. ***

Bunu da BİM yaptıysa

Marketlere sözlü saldırı fiili saldırıya dönüştü. Sözlü saldırının ise dozu attı. Tehditler başladı. Tehdit edenlerin siciline baktığınız zaman, ciddiye almamak mümkün değil. Benim anlamadığım, kimse Türkiye’nin Turgut Özal’dan bu yana serbest piyasa kuralları ile yönetildiğini niye kimse hatırlamak istemiyor? Diyelim ki, ben 11 yıldır kullandığım, neredeyse 200 bin kilometreye gelmiş otomobili satışa koydum ve “5 milyon TL” fiyat biçtim, bir Allah'ın kulu da bana gelip, “Kardeş, bu kadar pahalı satamazsın” diyemez. Deseler deseler “Bu herif kafayı tam yedi” derler ve giderler aynı otomobili 300 bin TL’ye satışa koyan makul ve delirmemiş birinden satın alırlar. Ben de sittin sene müşteri beklerim. Ya da fiyatı mecburen düşürürüm. Mesele bu kadar basittir. Ürünler başka yerde daha ucuza satılıyor ya da satılabiliyorsa, tüketici de aptal değildir. Gider ucuza satılan yerden alır. “İlle de senden alacağım” demez, satıcıyı döverek fiyatı indirmeye çalışmaz. Peyniri falan bırakın da, siz asıl trafik cezalarındaki ve tabii tüm ceza, vergi ve harçlardaki artışı gördünüz mü? Mesela hatalı park cezası 196 TL’den 437 TL’ye çıkıyor. Şerit ihlali 427 TL’den 952 TL’ye. Telefonla konuşmanın cezası da aynı. Hız sınırı ihlalinde eğer aşım yüzde 50’den fazla ise ceza 1.823 TL’den 4 bin 64 TL’ye yükseliyor. Ehliyetsiz araç kullanmanın cezası ise 3 bin 674 TL’den 8 bin 90 TL’ye yükseliyor. Açıklanan resmi enflasyon yüzde 85. Cezalardaki artış yüzde 130’un üzerinde. Oysa ne cezaların hammadde fiyatlarında böyle bir artış var ne de uluslararası piyasalarda ceza fiyatları artmış. Her şey yüzde 100 yerli. Tamam BİM’e falan kızıyorsunuz, tüm satıcılara öfkelisiniz. Allah aşkına söyleyin bana. Enflasyonun yüzde 84 olduğu yerde ceza ve harçlara bu zammı da BİM mi yaptı? Eğer öyle ise haklısınız. İndirin camını çerçevesini. NOT: Bu arada elektrik faturam geldi. Zannederim benim elektrik faturasında da BİM’in parmağı var. ***

Seçime kadar kayyum atayın

Eğer iddia edildiği gibi, temel tüketim maddelerindeki fiyat artışlarının nedeninin üç harfli marketlerin aralarındaki gizli işbirliği olduğuna ve bu market zincirlerinin iktidarın iddia ettiği gibi FETÖ ile bağlantılı olduğuna inanılıyorsa, iktidarın ya da aynı anlama gelen Devlet’in elinde çok güçlü bir koz var. Kayyum. Hemen bu üç harfli marketlerin başına birer kayyum atayın. Fiyatlar bir anda düşsün, enflasyon belasından bir anda kurtulalım. Hatta burada dönen gizli işler de böylelikle ortaya çıksın, gizli, şeytani anlaşmalar da önümüze koyulsun. En azından seçime kadar buraları kayyum yönetsin. Madem sebep bunlar, böylelikle enflasyon belasından da kurtulalım. Seçimden sonrası Allah kerim, o ayrı. Ama zaten her alanda öyle değil mi! ***

Başka zaman olsa

Bugün tehdit ve saldırı altında olan ucuzluk market zincirlerinin sahipleri kimler biliyorsunuz değil mi… Birinin sahibi Türkiye’nin köklü İslamcı ailelerinden, AK Parti liderliğine en yakın isimleri barındıran ehl-i tarikat Topbaş Ailesi. Diğerinin sahibi yıllarca Türkiye’de yeşil sermayenin sembolü haline getirilmiş, laik kesimin boykot etmeye doyamadığı ama gofretlerini gizli gizli yediği Ülker Ailesi. Neredeyse hepsinin kuruluşunda, Türkiye’nin sıkı İslamcılarından ve iktidarın uluslararası PR’cısı Zapsu Ailesinin payı var. Hala bu işin içindeler. Yani anlayacağınız “ucuz zincir market” sektörünün tamamı “Müslüman” sermayenin elinde. Eğer bu market zincirlerine yönelik geliştirilen söylemi geliştiren biz olsa idik. Bu adamları tehdit eden iktidarın karşı tarafından birileri olsa idi... Şimdi tüm iktidar yanlısı medyada ve tabii iktidar sözcülerinin ağzında “İnançlı insanların zengin olmasını istemiyorlar. Kendi beceriksizliklerinin suçunu 'Müslüman' iş adamlarını hedef göstererek onlara yıkmaya çalışıyorlar” nidası yükselirdi. Hatta bu marketleri hedef gösterip, yakıp yıkanlara “derin devlet içindeki çeteler” muamelesi yapılırdı. Haklı mı olurlardı. Vallahi galiba haklı olurlardı ***

Siz onları muhalif mi zannetmiştiniz!

CHP’nin cumartesi günü yaptığı toplantı hala haber televizyonlarının, daha doğrusu tartışma televizyonlarının bir numaralı gündem maddesi. İktidar sözcüsü gazeteciler ve akademisyenler ile kabul edilebilir düzeyde muhalif isimler ekranlarda hala bunu tartışıyorlar. Elbette ki, iktidar yanlısı medya ve akademiya “CHP yapıyorsa kesin yanlıştır” tezine sıkı sıkıya sarılmış eleştiriyor. Benim şaşırdığım ise bunları dinleyenler. Çünkü ne diyecekleri o kadar belli ve tavırları o kadar net ve değişmez ki, dinlemek vakit kaybı. Fikre veya olaylara ve verilere bağlı olmayan kesin bir karşıtlık. CHP, Hazreti Ömer’i mezardan çıkarıp getirse ve “İktidar olursak Diyanet İşleri Başkanımız olacak” dese iktidar yanlılarının beğenmeyeceği ve Hz. Ömer’e bile demediğini bırakmayacağı açık. Bu kafada dinlenip öğrenecek ne olabilir ki vakit harcayayım. Bir diğer eleştiri ise Batı’dan gelecek direkt yatırımlara bile ülkenin satılması gözüyle bakıp, eleştiren iktidar yanlılarının Rusya’dan ya da körfezden gelen ve niye geldiği belli olmayan milyarlarca dolara çıt bile çıkarmamaları. Fakat milleti asıl şaşırtan muhalif olduğu ve CHP’ye yakın olduğu düşünülen bazı gazetecilerin de iktidar yanlısı gazetecilerle aynı tonu tutturmaları ve aynı eleştirileri yapmaları.
Tabii ki, eleştiri en doğal haktır ama CHP’nin yanlışlarını bile savunanların, seçim yaklaşırken doğrularını bile eleştirmeye başlamaları izleyenleri şaşırtan. Öyle ki, CHP'nin vizyon toplantısını savunmak aslında milliyetçi kökenden gelen Prof. Ersan Şen'e kalıyor. Bazıları için şaşırtıcı olan bu durum, beni hiç ama hiç şaşırtmıyor. Çünkü bunun böyle olacağını ben size çoktan söylemedim mi! Seçim yaklaştıkça bakın daha neler görecek, nelere şahit olacaksınız. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

FatihAltaylı
  • Geçmiş yazılar

TümüFatihAltaylı
217
Köşe Yazıları
217

Fatih Altaylı

Şubat 20, 2026

Mevzu bahis
Köşe Yazıları
Mevzu bahis

Fatih Altaylı

Şubat 19, 2026

Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı
Köşe Yazıları
Anayasa değişikliği ve başkan yardımcılığı

Fatih Altaylı

Şubat 18, 2026

  • Videolar

TümüFatihAltaylı
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026
"Sanatçının bitti demesi zor" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Zekiye Sarıkartal"Sanatçının bitti demesi zor"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:12 Bir günü nasıl geçiyor? 01:45 Yönünü sanata nasıl çevirdi? 12:01 Öğrencilerine hep neyi anlattı? 16:42 Soru-Cevap 17:56 Kapanış
Şubat 6, 2026
"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Nilgün Öneş"Senaryo yazmak bir dünya kurmaktır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:10 Süper Baba hikayesi nasıl başladı? 02:14 Kendi görsel dünyasını nasıl geliştirdi? 04:37 Geçmişten günümüze senaryolarda yazılan hikayelerde ne gibi değişiklikler oldu? 07:14 "Ağlamak Yok" kitabı 09:13 Uzun yazılan senaryolar ve hikayeleri insanlara ne katıyor? 11:33 Günümüzde senaryolardaki hikayelerde nasıl değişimler oldu? 13:02 Senaryo yazarken unutamadığı anıları var mı? 15:05 İyi bir senaryo yazarı nasıl çalışır? 18:06 Belirli bir dönemin ya da bir olayın hikayesini yazmak ister miydi? 19:18 "Ayrılık da Sevdaya Dahil" dizisi 23:50 Önümüzdeki süreçte planları neler? 24:29 Senaryo yazarı olarak yapay zekadan faydalanabiliyor mu? 27:12 Sinemada büyük ve uzun hikaye anlatım dönemi bitiyor mu? 28:50 Tek kelimelik soru-cevap 30:32 Kapanış
Ocak 30, 2026