İstanbul 30°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

KDV'yi de kaldırsaydınız

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 22, 2022

KDV'yi de kaldırsaydınız

Yıllardır talep edilen, yıllardır indirilmesi, hatta sıfırlanması istenen “Eğlence Vergisi” sonunda sıfırlandı. Özellikle sanatçılar, konser veren sanatçılar, film yapımcıları ekonomik kriz dönemlerinde zaten azalan talebin, bir de eğlence vergisi nedeniyle daha da pahalı hale gelmesinden, bu verginin bir olumsuz bir kısır döngü yaratmasından şikayet ederlerdi. Ben de birkaç kere bu köşede, genel olarak televizyonda ve özellikle de Bire Bir programında konuk ettiğim sanatçılarla bu verginin abesliğinden söz ederdik. Benim gibi düşünenlere göre, sanatsal faaliyetlerden ve halkı eğlendiren, toplum yaşamına katkı sağlayan bu gibi faaliyetlerden böyle bir vergi almak manasızdı. Ama yıllar boyunca kimse bu vergiye dokunmadı. Eğlence Vergisi adı altında sanattan ve sanatçıdan haraç kesildi. Ve dün birdenbire, bir Cumhurbaşkanlığı Kararı ile eğlence vergisi sıfırlandı. 20 yıllık AK Parti iktidarı boyunca yapılmayan bir iş bir anda yapılıverdi. Tiyatrocular, sinemacılar, konser organizatörleri ve bu işten para kazanan herkes mutlu. Yıllar önce yapılmış olması gereken bir iş yapıldı. Yapılması iyi oldu olmasına da peki sizce niye şimdi?

Elbette önemli bir etken “seçim arifesinde” olmamız. Ama bana göre daha önemli bir neden var. Eğlence Vergisi, Maliye Bakanlığı’na ya da doğrudan Hazine’ye değil, belediyelere ödenen bir vergiydi. İstanbul’daki tüm eğlence faaliyetlerinin, buna sinema, tiyatro biletleri, konserler, eğlence parkları, at yarışları dahil biletler üzerinden yüzde 10 Eğlence Vergisi alınıyordu. Yani bu para belediyelere gidiyordu. İstanbul’da ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne, Ankara’da ise Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne, İzmir’de ise İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne, Antalya’da ise Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne. Hangi kentte ise o kentin belediyesine. Aslan payının hangi ilde ya da illerle olduğunu tahmin etmek, bilmek zor değil. Şimdi o illerin belediyeleri bu gelirden mahrum kaldılar. Çünkü bu vergi artık alınamayacak, bu para belediyeye gidemeyecek. Ama Maliye Bakanlığı’nın aldığı, Hazine’ye giden KDV ise aynen yerinde duruyor. Yani merkezi idare kendi aldığı payı aynen korurken, belediyelerin aldığı payı bir anda sıfırladı. Hal böyle olunca da özünde doğru olan bir kararın, maksadı konusunda haklı olarak şüpheler oluştu. Madem sanatı ve sanatçıyı düşünüyordunuz. O zaman KDV’yi kaldırsaydınız. Niye cömertlik el kesesinden, belediye kesesinden. Bu gelirden en fazla yararlananlar başka partide oldukları için mi! ***

Numan Kurtulmuş noktayı 1 yıl önce koydu

Aylar, yıllar önce yazdık, bir kere daha yazalım. Hatırlattık, bir kere daha hatırlatalım. Çeşitli belediyelerde çalışan kişiler arasında terörle bağlantılı olduğu iddia edilen kişiler olduğu ve bu kişiler yüzünden belediye başkanlarına dava açılabileceği ve hatta bu nedenle görevden alınabileceği konusu bir kez daha gündeme geldi. Bu mevzu daha önce de konuşulmuştu. Ben de bu durumu AK Parti’nin önemli isimlerinden Prof. Numan Kurtulmuş’a sormuştum. Çünkü Numan Kurtulmuş, Mehmet Akif Ersoy’un programına katılmış ve “Belediye başkanlarının tedirgin olmasına gerek yok” demişti. Program çıkışı, Numan Bey ile biraz sohbet etmiş, bu sözlerinde samimi olup olmadığını sormuştum. O da aynen şöyle demişti. “Böyle söylemem gerektiği için böyle söylemedim. Böyle düşündüğüm için böyle söyledim.” Sonra da eklemişti. “Belediye kadrolarında terör örgütleri ile bağlantılı birtakım isimler olabilir. Buradan belediye başkanlarına sorumluluk çıkarılamaz. Eğer çıkarmaya kalkarsak o zaman Türk Silahlı Kuvvetleri’nde, Yargı’da, Emniyet’te, pek çok kamu kurumunda sayıları binlerle ölçülen terörist bulup ayıklandı. TSK’da bir terör örgütü ile ilişkili binlerce insan olduğu için Genelkurmay Başkanı’nı mı suçladık ki, belediye çalışanları arasında terörist bulunursa belediye başkanını suçlayalım. Böyle yaparsak, kendimizi inkar etmiş oluruz.” İktidarın önemli adamı Numan Kurtulmuş, aynen bunları söylemişti ve ben de aynen aktarmıştım. Ne zaman mı! Bu konunun gündeme geldiği 2021 Aralık ayının son haftasında. Yani tam 1 yıl önce. Bir yıl sonra yine aynı konuyu konuşuyoruz. Yazık bize. ***

Unutulmak

Türkiye’de idam cezası olmadığı halde, ölüme terk edilen ve her biri 80’li yaşlarının sonuna doğru yaklaşan kimi alzeheimer hastası, kimi başka hastalıklardan mustarip emekli generaller biraz vicdanı olan herkesin içini sızlatıyor. Bunlardan birinin oğlu Celal Şengör’e bir mektup yollamış. Hawai’de faaliyete geçen volkanları izlemekten dün dönen Celal arayıp mektuptan söz edince “Yolla bana” dedim. Mektup aynen şöyle: “Sayın Şengör, benim ismim Eray Kılınç ve bugün Sincan Cezaevi'nde hayatını kaybeden emekli Hava Korgeneral Vural Avar’ın oda ve silah arkadaşı emekli Jandarma Korgeneral Hakkı Kılınç’ın oğluyum. FETÖ'cü savcı ve hakimler tarafından, 28 Şubat davası adı altında yargılandıktan sonra hüküm giydirilen ve rütbeleri sökülen bu değerli komutanlar, yaş ortalamaları 80'in üzerinde olmalarına rağmen, yaklaşık 1.5 senedir cezaevinde hayatta kalma mücadelesi veriyorlar. Ve bugün öğrendiğimiz kadarıyla maalesef bu mücadeleyi kaybetmeye başladılar. Vural Paşa amca bu kahramanlardan sonuncusu. Kendisini en son yaklaşık 8 ay önce görmüştüm. Türkiye’ye babamı ziyarete gittiğimde, bir açık görüş vesilesiyle, en az kendisi kadar saygıdeğer eşleri Tuna Hanımefendi'yle birlikte görmüştüm. Henüz daha banyo kazası geçirip, kaburgalarını kırmamıştı. Ancak bedenen ve zihnen yorgun olduğu, diğer komutan amcalarda olduğu gibi belliydi. Maalesef çok yalnız bırakıldık. TSK, CHP, AYM ve aklınıza gelebilecek ne kadar kurum ve kişi varsa, ya korkudan ya menfaatten kimse aramıyor, sormuyor, destek olmuyor. Sadece bir grup gazeteci ve yazar kişi var etrafımızda, onlar sağ olsunlar bu durumu gündemde tutmaya çalışıyorlar. Benim babam, 1962 Harbiye mezunu, 2004 yılında emekli olana kadar, birçok defa Doğu’da hizmet etmiş (ben Mardin, Kızıltepe doğumluyum), dağda tepede bu ülkeyi savunmuş, son derece vatansever, Atatürkçü, dürüst, adil ve asker gibi bir asker. Ama gelin görün ki, görev yaptığı yıllarda, Jandarma teşkilatında, maiyetindeki personelin, kendisine adil ve dürüstlüğünden ötürü “Peygamber Hakkı” diye lakap taktığı halde, yeni Jandarma teşkilatı, 1.5 senedir, bir kere bile aramadı ve sormadı. Haddim olmayarak, sizden tek istirhamım, lütfen bize destek olunuz. Birçok defa kendisine ulaşmaya çalıştığımız, ancak bize cevap bile vermeyen yakın dostunuz Fatih Altaylı Beyefendi'ye durumu anlatıp, bizlere destek olması konusunda ikna ediniz. Lütfen bu Atatürkçü, cumhuriyetçi, laik ve modern kahraman komutanların cezaevinde kendi başlarına bir bir ölmelerine göz yummayın, yumdurmayın. Askerin tavır ve davranışlarını anlayabilen, kimseden bir menfaati bulunmayan nadir insanlardan birisi olduğunuz için, genç bir meslektaşınız olarak, sizlerden yardım diliyorum. Vaktinizi aldığım için sizden özür diler, saygılarımı sunarım. Eray Kılınç.” ***

Yemin ederim tansiyonumu çıkarıyorsunuz!

Yukarıda okuduğunuz mektupta, Eray Kılınç hemen herkes gibi bana laf sokuyor. Bana ulaşmaya çalışmışlar da, ben cevap bile vermemişim. Bir yandan adaletsizlikten şikayet edip, bir başka taraftan adaletsizlik yapmak bu halka özgü galiba. Bu paşalarla ilgili defalarca yazdım ve konuştum. Her gün bunu yazacak halim yok. Ayrıca. Bana ne zaman ulaşmaya çalışmışlar. Herhalde bir şekilde ulaştıklarını düşünmüşler ki, yanıt vermediğimden şikayetçiler. Benim bir sekreterim var. Kendisine sordum. Böyle bir kişi asla aramamış. Bir süredir doğrudan okumadığım ama yine de bir ekibin baktığı maillerimi baştan aşağı kontrol ettirdim. Böyle bir mail de yok. Doğru düzgün mail atan, yardım isteyen, sorun aktaran herkese yetişmeye çalışıyorum da, onlara mı yanıt vermemişim? Eray Kılınç Bey anlatın da öğrenelim. Bana nasıl ulaştınız, ulaşmaya çalıştınız da ben size yanıt vermedim, benimle mi konuştunuz, benim yakınımdaki birine mi ulaştınız da ben kale almadım ve şimdi beni suçluyorsun. Telefon mu açtınız, mail mi attınız, sekreterimle mi konuştunuz, yoksa Taksim Meydanı’nda Fatih Altaylı diye bağırdınız mı! Ulaşmaya çalışmak ne demek. Bana Diyarbakır'daki köylü bile ulaşıp derdini anlatıyor. Ben de yazıyorum. Türkiye'de benden daha ulaşılabilir gazeteci var mı bilmiyorum. Gece yarısı kafayı çeken Rizeli bile ulaşıyor da siz mi ulaşamıyorsunuz. Siz ne yaptınız da ulaşamadınız. Ben nerede hata yaptım da bana bir siz ulaşamadınız. Söyleyin de bileyim. Ona göre tedbir alayım. Ulaşmaya çalıştınız da ben yanıt vermedim öyle mi! Ayıptır, yalan söylemeyin. Neyim kardeşim ben! Şamar oğlanı mı! Önüne gelenin haksız ve hadsizce suçlayacağı biri mi! Edep yahu! ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

İnsanlık bende kalsın dediğimiz zaman.

Ne zaman insan oluruz?

İnsanlık bende kalsın dediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Medyanın kirli zincirinde daha kimler var?
Köşe Yazıları
Medyanın kirli zincirinde daha kimler var?

Fatih Altaylı

Ağustos 7, 2026

Böyle yasalar referanduma gitmez
Köşe Yazıları
Böyle yasalar referanduma gitmez

Fatih Altaylı

Ağustos 6, 2026

İnanca stok arası caiz midir!
Köşe Yazıları
İnanca stok arası caiz midir!

Fatih Altaylı

Ağustos 5, 2026

  • Videolar

Tümü
Türk AI girişimine 4 milyon dolar! görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. İbrahim Ethem HamamcıTürk AI girişimine 4 milyon dolar!Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:51 İbrahim Ethem Hamamcı kimdir ve akademik çalışmaları neler? 10:54 Kendi şirketlerini kurma süreçleri 11:37 ETH Zurich'de bu araştırma fikri ile nasıl karşılandı ve neden bu araştırmayı tercih etti? 12:39 Yapay zekayı kullanarak tıpta ne geliştirmeyi amaçlıyorlar? 16:33 Yapmaya çalıştıkları gelişim için ne kadar sürede tamamlanmasını öngörüyorlar? 17:08 Kendisine gelen iş tekliflerini neden kabul etmedi? 18:38 Şirketleri nerede ve ekipleri nasıl? 19:07 Şirketlerine yatırım alabiliyorlar mı? 19:48 Şirketlerinin gelişme planları nasıl? 20:27 Şirketlerinde tam olarak ne üretiyorlar? 23:33 Üzerinde çalıştıkları yapay zekanın kişiye özel ilaç üretiminde bir faydası olacak mı? 24:36 10 yıl sonra bu geliştirdikleri iş ile kendisini nerede görüyor? 25:03 Üniversite tercihi yapacak olan gençlere tavsiyeleri neler? 30:48 Bu yaptıkları işi Türkiye'ye taşımayı düşünüyorlar mı? 31:48 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 4, 2026
"Her kuruş yardımın hesabını vereceğiz!" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel & Fatih Altaylı"Her kuruş yardımın hesabını vereceğiz!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:58 Butlan kararı 05:58 Butlan kararı kimin meselesi? 11:32 Kılıçdaroğlu bu günlerin sinyalini vermiş miydi? 17:16 Halktan böyle bir destek bekliyor muydu? 25:40 CHP'den ayrılma kararı 30:09 AK Parti'ye geçişlerin duracağının garantisi var mı? 48:12 Cemil Tugay kalacak mı? 50:13 CHP'de Özgür Özel'e yakın isimler kaldı mı? 52:50 Yargıtay kararından eminken neden partiden ayrıldı? 56:53 İttifak arayışı olacak mı? 1:01:43 Seçim güvenliğini nasıl sağlayacak? 1:06:25 Ekrem İmamoğlu merkezli bir parti kuruldu? 1:10:03 Özgür Özel'in fezlekeleri ve dokunulmazlığın kalkma ihtimali 1:14:38 Anket sonuçlarına nasıl bakıyor? 1:18:30 Terörsüz Türkiye süreci 1:25:48 ASELSAN'ın özelleştirilmesi 1:26:59 Medyadaki operasyonlar 1:34:19 Bağışların sürmesi için çağrısı olacak mı? 1:41:40 Muhalif medyayla parasal ilişkileri var mı? 1:53:56 Abdest alırken yayınlanan fotoğrafı hakkında ne düşünüyor? 1:57:05 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 3, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Halef'te neler oluyor? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
İlhan Şen, Biran Damla Yılmaz, Mert DoğanFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: Halef'te neler oluyor?Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:46 Biran Damla Yılmaz dizi teklifi geldiğinde neler hissetti? 05:41 Oynadığı role nasıl büründü? 08:06 Mert Doğan nereli? 09:21 Mert Doğan'nı rolü ve şivesi 11:21 Oynadığı karaktere neler kattı? 17:52 İlhan Şen, ayakkabı eleştirisinden sonra Fatih Altaylı'ya gıcık oldu mu? 19:15 Oyuncular Urfa'yı sevdi mi? 20:40 Urfa'yı gezdiler mi? 22:22 Biran Damla Yılmaz nereli, nasıl bir ailesi var? 26:57 Şehirdışı diziler özel hayatlarını etkiliyor mu? 30:18 Mert Doğan'ın oyunculuk eğitimi nasıl? 33:52 İlhan Şen'in oyunculuk serüveni nasıl başladı? 35:47 Aziz Yıldırım mühendis olduğu için mühendisliği seçtiği doğru mu? 37:22 Best Model yarışmasına neden katıldı? 38:55 Urfa'da nasıl fit kalmayı başarıyor? 41:28 Yaşadığı ilin dışında çalışmak İlhan Şen'in özel hayatını etkiliyor mu? 44:53 Yurt dışında oyunculuk yapma fikrine nasıl bakıyorlar? 48:03 Dizide bu yıl neler olacak? 48:19 Gelecekte başka hedefleri var mı? 50:28 Verdikleri emeğin karşılığında maddi kazançları yeterli mi? 52:22 Senaryonun devamını bilmeden çalışmak zor olmuyor mu? 55:30 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 2, 2026