İstanbul 11°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Harcamak

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 27, 2022

Harcamak

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu beni şaşırtmaya devam ediyor. Dün de iktidarın, İstanbul’da Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik baskılarını arttırması üzerine iktidara bir çağrıda bulundu ve “İstanbul’da erken yerel seçime gidelim” dedi. Bu hayatımda duyduğum saçma demeye dilim varmasa da, en anlamsız siyasi çağrılardan biridir. CHP’nin lideri, CHP’nin adayının bu seçimi 2019’da zaten kazandığını ve daha iki yıl elinde tutmanın yasal hakkı olduğunu unutmuşa benzemektedir. Bu çağrıda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı’nın siyasallaşmış yargı vasıtası ile el değiştirtilmeye çalışılması ya da siyasi baskı altındaki Mülkiye tarafından suçlayıcı raporlarla görevden alınması ihtimaline yönelik bir itiraz yoktur. Burada tam aksine yerel seçimler öncesi kendi bulduğun, kendi aday gösterdiğin ve 2 partinin müthiş desteği ile kendi seçtirdiğin belediye başkanını gözden çıkarma, harcama ve hatta iktidar desteğiyle kendi belediye başkanından kurtulma hamlesi vardır. Burada iktidara verilen mesaj ancak “İmamoğlu’ndan biz de vazgeçtik. Ama bırakın yenisini de biz belirleyelim ve oya sunalım” olabilir.

Bu sözleriniz adaletsizliğe bir isyan, adaletin iktidarın bir manivelası haline gelmesine bir itiraz görünmemektedir. Gazeteci Tolga Şardan İBB’de denetim yapan mülkiye müfettişlerinin başındaki kıdemli müfettişin, aynen yargılamadaki ilk hakim gibi baskı nedeniyle görevden çekildiğini duyururken, siz bunu gündeme getireceğinize, bunu gündemde tutacağınıza, “Yenisine bakalım” anlamına gelen çok garip bir mesaj vermeyi tercih etmektesiniz. Bu nasıl bir genel başkanlıktır, bu nasıl bir partinin belediye başkanına sahip çıkmak daha doğrusu çıkmamaktır! Şimdi sakın “Biz Ekrem Bey’in de katılacağı bir seçimden söz ediyoruz” falan demeyin. Sizin manasız çağrınıza uyulmasını gerektirecek şartlar, zaten İmamoğlu’nun görevi yasal olarak bırakması gerektiği anda oluşur. Ve bu durumda Ekrem İmamoğlu seçime giremez. Yok eğer “Biz bunu kabul etmiyoruz ve İmamoğlu’nun da seçime girmesi gerektiğini söylüyoruz” derseniz bu daha vahim ve daha da garip bir vaziyettir. Bu durumda sizin güçler ayrılığı prensibinden haberiniz dahi olmadığı ortaya çıkar. Yargı kararlarının yerini siyasi kararlar alır, siyasetle yargı bypass edilir, adalet siyasete kurban verilir. Bunu bunca yıldır isteyen de aslında bugünkü iktidardır. Böyle bir talep, aynı siyasetin laciverti olduğunuzu ortaya koyar. ***

Seçimden sonraya kalmasın da

Altılı Masa adayını açıklamadıkça sinirler geriliyor. Merak artıyor, olmayan aday bile yıpranıyor. Bir süre önce adayın yılbaşından sonra açıklanacağı söylenmişti. Dün ise “Seçim kararı alındıktan sonra açıklanacağı” söylendi. Korkarım ki, bu gidişle seçimden sonra açıklayacaklar. Çünkü gelişmeler muhalif seçmeni tedirgin ediyor. Çünkü herkesin kafasında “Aday üç aşağı beş yukarı bellidir ama açıklamıyorlardır. Günü gelince söylerler” inancı vardı. Bugün artık o noktada değiliz. Çünkü muhalefet kanadından gelen açıklamalara baktığınız zaman, bırakın adayın belli olmasını, adayın hangi yöntemle belirleneceği bile belli değil. Bunun yarattığı karamsarlığın iktidara yaradığı ise çok net. 6 ay önce toplamı yüzde 30’ları bulamayan iktidar oyları, bugün yüzde 40’lara doğru ilerliyor. Ülkede tüm olan bitene rağmen muhalefet değil, iktidar yeniden seçilmesine yetmeyecek oranda bile olsa güç kazanmaya başlamışsa muhalefette, muhalefetin siyaset yapma biçiminde bir sorun var demektir. Muhalefetin farkına varamadığı, bu tavır ile Türkiye’nin gerçek ve derin sorunlarının değil, muhalefetin sorunlarının gündem olmasıdır. ***

Faşist faşisttir

HDP’li Sezai Temelli, Paris’te PKK’lıların başlattığı ve Paris sokakların savaş alanına döndürüldüğü olaylar sonrasında bir sosyal medya paylaşımı yaparak “Bırakın Paris yansın” dedi. Gerçi yediği haltın farkına vardıktan sonra paylaşımını silip, özür de diledi ama artık “Sirkatini söylemişti” bir kere. Çünkü böyle bir cümleyi kendini aydın, demokrat gören birisi değil, ancak ve ancak aşırı milliyetçi bir Türk söyleyebilirdi. Bu cümle “Eee, etme bulma dünyası, bunca yıl size bunların terörist olduğunu söyledik anlamadınız. Madam Mitterand’dan bu yana bu teröristlere kucak açtınız. Şimdi gördünüz gününüzü. Bunca yıl teröre destek verdiniz. O zaman yansın Paris”  düşüncesini ifade eder. Bunca yıldır terör örgütüne kucak açmış, yıllarca hamiliğini yapmış, eski Cumhurbaşkanı’nın eşi bir terör örgütü destekçisi ile aşk yaşamış bir ülkenin güzelim başkentini 70 yaşında bir aşırı sağcı saldırgan, göçmen olarak gördüğü Kürtleri hedef aldı diye ateşe vermek, üstelik de saldırgan gözaltına alınmış, yargı devreye girmişken bunları yapmak ancak ve ancak “terör düşkünlüğü” ve terörden başka bir yöntem bilmemek, kabul etmemek olarak algılanır. Adalet istemek bir şeydir, Adalete şans tanımadan terör estirmek başka bir şeydir. Bu, terörü ırkçılık temelinde haklı göstermeye çalışmak ve desteklemek ise bambaşka bir şey. Kim tarafından söylenirse söylensin, “Yansın Paris” aşırı milliyetçi, faşist bir söylemdir. Kökeni İtalyan olsa da, faşist düşüncenin milliyeti, ırkı, rengi yoktur. Faşist, faşisttir. ***

My terörist

Gelelim Paris’te yaşananlara. İçinde zerre şaşırtıcı bir şey yoktur. Teröre destek verirseniz, teröristi hoş görürseniz, benim teröristim, senin teröristin ayrımı yaparsanız başınıza gelecek olan her zaman budur. Er veya geçtir ama budur. Bunu ilk yaşayan da Fransa değildir. Fransa’ya bakarak bıyık altından gülmek de doğru değildir. Türkiye de bunun sıkıntılarını yakın zamanda yaşamadı değil. Türkiye’de de bazıları bir grup siyasal İslamcı teröriste, “Bunlar da bizim çocuklar ama biraz yoldan çıkmışlar. Sonuçta bizim çocuklar” muamelesi yaptılar. Sonuç ne oldu… Büyük kentlerimizde bombalar patladı, sınır kentlerimiz kan gölüne çevrildi, gece kulüpleri basıldı, yılbaşlarında eğlenen insanlar öldürüldü. Teröristi terörist saymamanın, teröristi seninki kötü benimki iyi diye ayırmanın acı sonuçlarını yaşamayan yoktur. O yüzden Fransa’ya bakıp eğlenmenin, “Oh olsun” demenin alemi yoktur. ***

Kaça sustunuz

Zincir marketler ne oldu da affa uğradı sorusunun yanıtı hala yok. Düne kadar hayat pahalılığının, enflasyonun, haksız fiyat artışlarının sorumlusu bunlardı. Haklarında demediğinizi bırakmıyordunuz. Cam çerçeve indiriyordunuz. Çoluk çocuk asgari ücrete çalışan kasiyerleri tehdit ediyordunuz. Ne oldu da birden durdunuz? Bir yerden durun emri mi geldi, iktidar yanlısı gazetelere verdikleri ilanlardan pay mı aldınız! Bildiğim kadarı ile o günden bugüne olumlu bir değişim yok. Tam aksine, bu market zincirlerinin birbirleri ile anlaşarak, haberleşerek fiyat oluşturduğu, rekabet kurullarını ihlal ettiği, oligopol bir piyasa oluşturmak için işbirliği yaptığı belgeleriyle ortaya çıktı. Yani suçlulukları kanıtlandı. Çünkü serbest piyasa ekonomisinde fiyat arttırmak suç değildir ama bunu anlaşarak yapmak suçtur. Bugün artık suçları kanıtlandığı halde sustunuz aniden. Neden! Hangi bedel mukabilinde? Söyleyin de bilelim. ***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Komşuya gülmediğimiz zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Komşuya gülmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Gazeteci ile kavga edilir mi!
Köşe Yazıları
Gazeteci ile kavga edilir mi!

Fatih Altaylı

Nisan 6, 2026

Bu benzetme haksızlık
Köşe Yazıları
Bu benzetme haksızlık

Fatih Altaylı

Nisan 5, 2026

Uğurcan
Köşe Yazıları
Uğurcan

Fatih Altaylı

Nisan 3, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mert Ramazan DemirFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Oyunculuk para için yapılacak iş değil!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli 00:00 Giriş 01:29 Yeni aldığı motoru 04:14 Hayatının göz önünde olmasından rahatsız mı? 06:10 Karşı cinsin ilgisinden rahatsız mı? 07:10 Oyunculuğa ne zaman başladı? 14:19 Ailesi neler yapıyor? 15:42 İstanbul'daki ilk günleri 22:15 Dijital platform işlerini özellikle mi seçti? 26:23 Disney'deki yeni işi onu tatmin etti mi? 27:30 Yapım işlerine dahil oluyor mu? 28:01 Tiyatro hakkında ne düşünüyor? 29:33 Kazandığı parayı nasıl değerlendiriyor? 33:15 Ailesi dizilerine dair yorum yapıyor mu? 33:56 Evlilik düşüncesi var mı? 35:06 Gelecek planları neler? 36:58 Oyunculuğu nasıl öğrendi? 38:28 Spor yapıyor mu? 46:24 Kapanış Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 5, 2026
Geçmişten günümüze kütüphaneler görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Oğuz Selim Başar & Fatih AltaylıGeçmişten günümüze kütüphanelerhttps://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-temizleyicisi?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_hava_temizleyici_kampanyasi_march26 https://www.sharkninja.com.tr/collections/kablosuz-supurgeler?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_kampanyasi_march26 #işbirliği 00:00 Giriş 04:50 Kütüphane nedir? 06:06 Bir yerin kütüphane olması için kaç kitap barındırması gerekli? 11:50 Parşömen nedir? 22:16 Eski kütüphaneler 27:19 İskenderiye Kütüphanesi 31:36 İskenderiye Kütüphanesi nasıl yok oldu? 35:46 Bergama Kütüphanesi 42:56 Celcus Kütüphanesi 44:13 Beytü'l Hikme 45:39 Joanina Kütüphanesi 47:03 Bodlean Kütüphanesi 58:43 Düşes Anna Amalia Kütüphanesi 1:01:49 Klementinum Kütüphanesi 1:04:02 Avusturya Milli Kütüphanesi 1:06:04 Bibliothèque nationale de France 1:06:45 Kitaplar nasıl muhafaza edilmeli? 1:13:25 Britanya Milli Kütüphanesi 1:15:58 ABD Kongre Kütüphanesi 1:17:58 Cumhurbaşkanlığı Kütüphanesi 1:21:03 Oğuz Selim Başar'ın kütüphane merakı nereden geliyor? 1:24:08 Efemera nedir? 1:29:21 Bir kütüphane nasıl kullanılmalı? 1:32:50 Kapanış
Nisan 5, 2026
"Her sanatçı çağının tanığıdır" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Fırat Engin"Her sanatçı çağının tanığıdır"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 02:32 Heykel bölümü nasıldı, imkanlar neydi? 03:11 Heykel bölümünde öğrenciyken hangi malzemeleri sevdi? 08:33 Sanatçının yolculuğunda farklı dönemler nasıl belli oluyor? 11:13 "Bu iş oluyor" dediği nokta neresiydi? 12:10 Bugünün dünyası sanatını nasıl etkiledi? 14:33 Yeni hangi projelerle uğraşıyor? 15:12 Teknolojinin heykele katkısı nasıl? 17:26 Kapanış
Nisan 3, 2026