İstanbul 18°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Altılı Masa'dan gayrı Anayasal bir söylem

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 9, 2023

Altılı Masa'dan gayrı Anayasal bir söylem

Artık her güne “Altılı Masa’nın liderleri seçimi kaybetmek için bugün ne yapacaklar” diye haberlere bakarak başlıyorum. Allah selamet versin, Masa’daki hemen hemen tüm liderler güne “Bugün ne desek de bize gelme olasılığı olan seçmeni tedirgin edip AK Parti’ye geri yollasak” yarışı içindeler. Burada en tutan söylem ise “Başkanın bir yetkisi olmayacak. Liderler karar verecek. Liderlerin talimatları doğrultusunda Başkan yönetecek” söylemi. Bu o kadar etkili bir söylem haline geldi ki, seçmen “Yahu bir zurnanın son deliğini mi seçeceğiz. Parlamenter sisteme geçinceye kadar iki üç seneyi kayıp mı edeceğiz” diye düşünmeye başlıyor ve yetkisiz, etkisiz bir Cumhurbaşkanı seçmek zorunda kalmaktan huzursuz oluyor. Bu söylemin olumsuz etkisine rağmen, Masa’daki partiler, özellikle de anketlere göre oy oranı düşük partilerin liderleri ve sözcüleri bu saçma cümleden vazgeçemiyorlar. “Başkanı biz yöneteceğiz.” Bunu muhtemelen kendi seçmenlerine “Merak etmeyin. Kazanımlardan geri dönüş olmaz. Biz izin vermeyiz” mesajı vermek için söylüyorlar tam tersi etki yaratıyorlar ve zaten bunu söylemenin yolu bu değil.

Son olarak Ahmet Davutoğlu da bu söyleme tutundu ve “Cumhurbaşkanı içeriden veya dışardan olsun, genel başkanlar her kararda doğrudan Cumhurbaşkanı gibi imza yetkisine sahip olacak” dedi. Hani bunu tecrübesiz biri söylese anlarım da, Dışişleri Bakanlığı yapmış, Başbakanlık yapmış, AK Parti’ye tarihindeki en büyük seçim zaferini kazandırmış bir siyasetçi söyleyince gerçekten anlamak zor oluyor. Çünkü söylediği şey mümkün değil. Olmaz. Olamaz. “Hayır Ahmet Bey, böyle bir şey yapamazsınız” demem lazım. Çünkü yapamazlar. Türkiye’nin iyi kötü bir Anayasa’sı var ve Türkiye bugün bile bu Anayasa’ya göre yönetiliyor. Eğer seçim sonrası Anayasa rafa kaldırılmayacaksa böyle bir şey mümkün değil. Çünkü Cumhurbaşkanı’nın yetkileri Anayasa ile belirlenmiş ve neyi yapıp neyi yapamayacağı ya da Cumhurbaşkanı’nın siyasi tabanını oluşturan partilerin ve genel başkanlarının yetkilerinin neler olacağı Anayasa ile sınırlı. Ahmet Davutoğlu’nun söylediği “Parti genel başkanlarının imza yetkisi” Anayasa’da yok. Anayasa’da olmayan bir yetkiyi Cumhurbaşkanı’nı kısıtlamak için kullanmak Anayasa’yı değiştirmeden mümkün değil. Yani Altılı Masa’dakilerin sıklıkla söylediği son olarak da Davutoğlu’nun ifade ettiği bu şey bir Amerikan tabiri ile “Bull Shit” Yani “zırvalık”. Yani “saçmalık”. Yani “manasızlık”. Bu saçmalığı dillendirmek yerine “Bizim Cumhurbaşkanı adayımızın yol haritası Altılı Masa’da üzerinde mutabakata varılan metin olacaktır. Cumhurbaşkanı seçilen kişi bu yol haritasına uymazsa 6 Parti TBMM’de gereğini yapar. Ve Cumhurbaşkanı’nın şimdiki gibi kafasına göre hareket etmesini engeller. Zaten demokrasi de bu demektir” deseler hem Anayasal hem de demokratik bir söylem tutturmuş hem de seçmeni tedirgin etmemiş olurlar. Ama kim bilir belki de amaçları seçmeni tedirgin etmek. Ne de olsa ayinesi iştir kişinin. ***

Orta gelir

Okumuşsunuzdur ya da duymuşsunuzdur. Yeni bir konut edindirme kampanyası başlatıldı. Burada taksit ödemeleri, hane halkının gelirinin yüzde 40’ını aşmama esası getirildi. Ailenin satın alacağı evi kredilendirmek için, kredi taksitlerin eve giren “yasal” gelirin yüzde 40’ını aşmaması gerekiyor. Benim bu kampanyadan anladığım bu kampanyaya özellikle İstanbul’dan maaşlı çalışan kimse katılamaz. Hatta vergi beyanlarına ve açıkladıkları gelirlere bakılırsa, doktorların, avukatların, serbest çalışanların da önemli bir bölümü katılamaz. Çünkü bugün İstanbul’da bir ailenin oturabileceği bir evin fiyatı 4 milyon TL’den aşağı değil. O da ya kent merkezinin epey dışında ya da kentin içinde, göçmen işgali altındaki bölgelerde ya da varoş diye anılan semtlerde. Mesela birkaç gün önce, bir cenaze için gittiğim İkitelli’de, ilk depremde yerle bir olacağı her halinden belli gecekondudan bozma bir binadaki daireye 4 milyon TL istendiğini kulaklarımla duyduğum için, 3 milyon TL çok da iyimser bir fiyat aslında. Biz yine de iyimserliğimizi koruyalım İstanbul’da yaşayan bir aile bu kampanya ile 4 milyon TL’ye bir ev almaya kalkışırsa, bunun yüzde 25’ini kendi birikimlerinden peşinat olarak karşılasa bile aldığı 3 milyonluk krediyi 10 yılda geri ödeyebilmek için ayda 37 bin TL, 15 yılda geri ödemek için ayda 28 bin TL taksit ödemek zorunda. Bu durumda krediyi 10 yılda geri ödemeyi planlayan ailenin hane gelirinin aylık gelirinin 92 bin 500 TL, 15 yılda geri ödemeyi planlayan ailenin aylık gelirinin ise 70 bin TL olması gerekiyor. Bu durumda herhangi bir kamu çalışanının, bırakın kamu çalışanını ortalama olarak bir asgari ücretli kadar vergi beyan eden esnafın, kuyumcuların büyük bölümünün, doktorların ciddi bir kısmının, esnafın, tüccarın bu kampanyadan faydalanması pek mümkün görünmüyor. Kamu çalışanları açısından bakarsak, 2023 yılında yapılan zamlarla beraber vali maaşı 42 bin TL oldu. Eşi de vali olan bir vali 3 milyon TL’lik evi ancak 15 yıl vade ile alabiliyor. Karı koca genel müdür olsa 22 bin TL gelir ile kampanyayı ucundan yakalıyor. Bir alt düzey kamu çalışanının, kaymakamın, genel müdür yardımcısının, şube müdürünün karı koca kazansalar da böyle bir şansı yok. Üstelik eşlerin ikisi de vali bile olsa, 15 yıl boyunca boşanmak, karı kocadan birinin emekli olması falan gibi bir durum söz konusu olamaz. Vergi beyanlarına bakarsak, serbest çalışanların yüzde 95’i de benzer hatta beter durumda. İş gücüne katılanların yüzde 30’unun asgari ücretle çalıştığı, çalışanların yüzde 70’inin asgari ücretin yüzde 70 üzerinde bir maaş aldığı ülkede, bir iktidar orta gelir grubu için bir konut kampanyası düzenliyor ve burada orta gelirden minimum 70 bin TL ile 90 bin TL hane geliri kast ediyorsa, bunun gerçekçi bir durum olduğunu söylemek pek mümkün olmaz. Bir yandan 32 milyon kişiye sosyal yardım ulaştırmakla övünülürken böyle bir kampanya sadece servet beyanı niteliğinde olacaktır. ***

Tabii ki tarafım

Bu sezon ilk kez Türkiye Süper Ligi'nden bir maçı başından sonuna kadar izledim. Lig TV’nin anti Galatasaray tavrına gıcık olduğum için Süper Lig aboneliğimi, Digitürk’ün kuruluşundan bu yana ilk kez yenilememiştim ve maçları da izlemiyordum. Ancak ısrarlara dayanamayarak Fenerbahçe-Galatasaray maçını ASY 1905 Derneği’nde, Galatasaraylı arkadaşlarımla izledim. Hakem Halil Umut Meler’e de çok ama çok sinirlendim. Olmayan fauller çaldı, olan faulleri çalmadı, kendine yönelik hareketlere sarı kartı gösterdi ama Galatasaraylı futbolculara yönelik hareketlere sarı kartlar konusunda çok cimri davrandı. Zaten maçtan sonra da tüm spor programlarında kötü hakemliği eleştiri konusu oldu, vazifesi hakemleri korumak olan programcılar bile ağır eleştiriler yönelttiler. Ben de maç sırasında birkaç tweet atarak tepkimi gösterdim. Sonra da eşimden gelen talimat ile tweetleri sildim :)) Bu arada bazı okurlar da, “Fatih Bey tarafsız kalamıyorsunuz” diye tepki gösterdiler. Haklılar mı? Haklılar. Ama spor konusunda tarafsız olduğumu hiç söylemedim ki! Galatasaraylıyım. Adaletsiz değilim ama tarafsız da değilim. Mesela Ali Koç’a "Tarafsız değilsin" diye kızabilir misiniz! Saçma olmaz mı! Tabii ki taraf. Ben de Galatasaray Spor Kulübünde, yöneticilik yaptım, 2. Başkanlık yaptım. Tabii ki tarafım. Bu yüzden de takımıma haksızlık yapılırsa doğal olarak kızarım. Tarafsız değilim. Kesin. Ama olabildiğince objektif olmaya çalışıyorum. Çabam tarafsız olmak değil, adaletsiz olmamak. ***

Ev ve taş

Yıllardır sürekli alışveriş yaptığım manava gittim. Kardeşi oradaydı. “Abin nerde” dedim. Küçük bir operasyon için hastanede imiş. Benim eve 100 metre mesafedeki bir hastanede olduğunu öğrenince, eve gidip aldıklarımı bıraktım ve hastaneye ziyaretine gittim. “Abi zahmet ettin” dedi. Gayet iyi görünüyordu. “Hayırdır” dedim. Böbreğinden taş aldırmış. “Düşüremeyince aldılar” dedi. Sonra ekledi, “Abi ekonominin durumunu iyice anladım. 2002 senesinde Altunizade’de ev aldığım fiyata şimdi böbreğimden taş aldırdım” dedi. Güldük. Ağlasa mıydık!

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Kifayetsiz muhterisle, kifayetli muhteris arasındaki farkın anlık olduğunu anladığımız zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Kifayetsiz muhterisle, kifayetli muhteris arasındaki farkın anlık olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Ekrandaki şiddetin sorumlusu RTÜK zihniyeti
Köşe Yazıları
Ekrandaki şiddetin sorumlusu RTÜK zihniyeti

Fatih Altaylı

Nisan 21, 2026

Umursamazlık
Köşe Yazıları
Umursamazlık

Fatih Altaylı

Nisan 20, 2026

Modern zamanın Gertrude Bell özentisi
Köşe Yazıları
Modern zamanın Gertrude Bell özentisi

Fatih Altaylı

Nisan 19, 2026

  • Videolar

Tümü
Adalet bir duygu mudur? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapAdalet bir duygu mudur?Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Adalet ve Annem Şefika kitaplarını ele aldık. Felsefe ve kişisel anlatı ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 01:00 Spor izleyicisi olmak 06:01 Kültür-sanat takipçisi olmak 11:15 Michael J. Sandel’in “Adalet” kitabı 34:22 Nuriye Ortaylı’nın “Annem Şefika” kitabı 46:50 “Yan Yana” serileri 55:32 Artemis II 1:02:51 Kapanış
Nisan 20, 2026
"Plastik ambalajlı her ürün tehlikeli!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Sedat Gündoğdu & Fatih Altaylı - Teke Tek Bilim"Plastik ambalajlı her ürün tehlikeli!"Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 01:59 Plastik nedir? 08:27 Plastik poşetlerin üzerindeki geri dönüşüm logoları ne anlama geliyor? 08:43 Monomer ve polimer 10:34 Plastik ve naylon farkları 13:07 Tek kullanımlık plastikler 16:13 Plastik doğada çözünebilir mi? 16:52 Plastik mikroplastiğe nasıl dönüşür? 22:58 Mikroplastiğe en çok nerelerde rastlanıyor? 26:21 Sigaralardaki plastikler 30:26 Bu plastiklerin insana zararı nedir? 37:44 Plastik barındıran en tehlikeli ürünler neler? 38:44 Çöp ithalatı 46:43 Organik çöplerin yakılarak elektriğe dönüştürülmesi 48:15 Çöpler yakılmadan ne yapılabilir? 50:14 Dünyada sıfır atık projesi uygulayan ülke var mı? 54:05 Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ortak projeleri var mı? 55:01 Türkiye sıfır atık projesinde ne kadar başarılı? 1:01:34 Türkiye dünyada çöp üretimi ve yönetimi konusunda ne durumda? 1:03:30 İthal edilen çöpe para ödeniyor mu? 1:03:46 Çöp ithalatı ile organize suçlar bağlantılı olabilir mi? 1:04:52 Kapanış
Nisan 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Seçmediğim işler hep uzun sürdü!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Rıza KocaoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Seçmediğim işler hep uzun sürdü!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:39 İzmir’de doğmak nasıl bir his? Ailesi nasıldı? 07:07 Düşünceleri yüzünden linç yiyor mu? 08:06 Göztepe taraftarlığı nereden geliyor? 13:09 Oyunculuğa nasıl başladı? 17:30 Belediyenin tiyatro kursundan sonra ne yaptı? 17:58 İlk profesyonel sahne deneyimi neydi? 22:46 Diziye geçiş süreci nasıl oldu? 25:05 Kaçırdığı projelere üzülüyor mu? 26:54 Yılmaz Erdoğan’la çalışmak ve BKM’nin oyunculuğa katkısı 29:19 İnci Taneleri neden bitti? 30:34 Organize İşler süreci nasıl gelişti? 31:42 Çukur dizisi hakkında 33:41 Sanatçı gözüyle siyaset ve gençler 35:03 Kız kardeşi nasıl oyuncu oldu? 36:23 Fit kalmak için neler yapıyor? 40:14 Göz önünde bir hayat yaşamak rahatsız edici mi? 42:43 Gelecek planları neler? 43:36 Yeni proje veya dizi var mı? 45:42 Yargısal süreçler hakkında 46:36 Neden ayda sadece 2-3 oyun sahneliyor? 48:35 Oyunculuğun yanında yazarlık/yönetmenlik düşünüyor mu? 50:00 Gelecekteki projeleri neler? 51:07 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 19, 2026